{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>                     \t\t                  <br><br>ESAS NO\t: 2015/1197 <br>KARAR NO\t: 2018/809<br><br><br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/12/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2018<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 09.01.2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan alacak (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, müşterilerinin  ticari veya özel eşyalarını  hava-deniz ve kara yoluyla  taşıma işlerinde lojistik destek ve aracılık hizmeti verdiğini, davalı  ..... da  yaklaşık 10 yıldır  müşteri  sağladığını,   kargo uçakları ile hava taşımacılığı işine aracılık ettiğini, müvekkilinin müşterisi olan .....  Hizmetleri Ltd. Şirketinin mallarını Almaata ve Bişkek'deki müşterilere taşınması  işini davalı ....'nin kargo uçakları ile gerçekleştirdiğini, taşıma hizmet bedelini müşterisi adına davalıya ödediğini,  ödemenin fazla olduğu dönemsel olarak gelen cass raporlarında fark edildiğini,  ancak   müvekkilinin cassa ödeme yapma zorunluluğu bulunduğundan  zorunlu olarak ödemenin yapılarak akabinde itiraz edildiğini,  cassın ise tüm hava yollarının tahsilatını takip eden teminat mektubu karşılığı çalışan havayolu adına navlun tahsilatı yapan bir şirket olduğunu,  davalıya İzmir ......Noterliğinin 02/07/2013 tarih .... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek 2012 yılı Almaata ve  ve Bişkek  varışlı  bagaj kargolarından doğan 113.274,- Euro alacağın ödenmesinin talep edildiği,  davalı ....'nin  havaalanına gelen kargoları tartarak tartım sonuçlarının müşteri tarafından bildirilen brüt kg ile aralarında fark olduğunu belirtilerek bu kilo farklarının davalı tarafından kargoturdan tahsil edilerek haksız ve sebepsiz kazanç sağlandığını, müvekkilinin ..... raporlarına yaptığı itirazlardan sonuç alamadığı için .... yetkilileri ile konuşup sorunu çözme yoluna gittiğini, nihayetinde ....'nin kilo farkları ile ilgili tahakkuk ettirilen tutarın % 75'lik  kısmının bir kereye mahsus olmak kaydı ile silinerek % 25'lik kısmının  Kargotur tarafından ödeneceği belirtilerek kilo farkının oluştuğu ve bunun davacı  şirketten tahsil edildiğini ikrar ve kabul ettiğini,  bu durumun dava dışı  ....şirketi tarafından da fark edilerek gerçekleştirilen yüklemeler neticesinde taşınan toplam 3.300 ton yüke istinaden 90 tona tekabül eden   128.000,- Euroluk kilo farkı faturalarının iade edildiğini, davalı ....'nin email yazışmalarında açıkça hatasını kabul etmesine rağmen bu hatanın telafisi olarak müvekkili şirkete teklif ettiği % 75'lik iadeyi gerçekleştirmediğini, davalının müvekkilinden haksız yere iktisap ettiği bedel ödenmeyince İzmir ......   Noterliğinin 02/07/2013 tarih ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek haksız tahsil edilen bedelin iadesinin talep edildiğini, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediğini,  ancak şirket genel müdürü .....'nun fazla kilo farkı bedelinin kendisine ödeneceği  şifahi olarak bildirilerek  İstanbul'a görüşmeye çağrıldığını,  müvekkilinin söz konusu ihtarnameyi bilgilendirme amacıyla .... şirketine de gönderdiğini,    hatalı tartımı ve fazla ödeme aldığını elektronik emaillerde yazılı olarak kabul eden davalının ödeme yapmayacağının anlaşılması üzerine TTK ve Vergi Usul Kanununa uygun olarak 02/07/2013 tarih A seri ...... numaralı 113.274 Euro bedelli kilo farkı faturası kesilerek faturanın Karşıyaka .....  Noterliğinin 18/07/02014  tarih ...... yevmiye nosu ile  davalıya tebliğe gönderildiğini, faturanın davalı tarafından 22/07/2014 tarihinde tebliğ alındığını,  faturaya itiraz edilmediği gibi iade de edilmediğini, taraflar arasında süregelen  ticari ilişki bulunduğunun tarafların ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu,  davalı ....'nin kargo uçaklarının arızi taşıma hizmetleri için yazılı sözleşme yapmadığı, ancak elektronik ortamda email yolu ile işi kabul ettiği ve bu yolla ticaret yaptığını, davalının faturaya itiraz  ve iade etmediğinden fatura içeriğini kabul etmiş sayılmasının gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin  davalı tarafından  fazla tahsil edilen 113.274,- Euro kilo farkı bedeli alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>  Davalı vekili cevap dilekçesinde;  dava dilekçesinde davacı şirketin  hangi seferlere ait kargo taşımalarını dava konusu ettiği ve alacaklı olduğunu iddia ettiği meblağı nasıl hesapladığı açıkça anlaşılamadığından  davacıya iddiasını ispatlayacak yazılı delilleri  ibraz etmesi ve talebini somutlaştırması hususunda  kesin mehil verilmesi gerektiğini, huzurdaki davada 2012 yılına ait İstanbul-Almaata ve İstanbul-Bişkek seferlerinde davacı şirketten haksız yere tahsil edildiği ve bu suretle  müvekkili ortaklığın sebepsiz yere zenginleştiğinin iddia edildiğini, davacının İzmir  ....    Noterliğinin 02/07/2013  tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile  kendisinden haksız yere tahsil edildiğini iddia ettiği ödemeleri aylar sonra talep ettiğini ve 18/07/2014 tarihinde  ihtarnameyle alacağa  dayanak 02/07/2014 tarihli ...... nolu 113.274,- Euro bedelli faturayı gönderdiğini, huzurdaki davayı ise 16/11/2015 tarihinde açtığını, gerek eski TBK 66/1 mad. gerekse eski TTK 767/1 mad. belirlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle  davanın zamanışı sebebiyle reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacı iddialarının yerinde olmadığını,  ağırlık ve denge merkezinin  uçuşta olduğu kadar yer operasyonunda da son derece önemli olduğunu, emniyetli bir uçuş için her uçuştan önce ağırlık denge hesaplaması yapılarak üretici firmalar tarafından belirlenen  güvenli limitler sahası içerisinde uçulup uçulmadığının  kontrol edildiğini, bu nedenle  uçağın ağırlık  denge hesaplamalarının hatalı yapılması ve bunun sonucunda uçuş emniyetini tehlikeye düşürecek herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olamayacağını, kaldı ki yükü fazla olan bir uçağa alınacak yakıt miktarı daha fazla olacağından müvekkili ortaklığa ekstra maliyet oluşturacağını ve bu durumun müvekkili ortaklık menfaatine olmadığını, ayrıca davacı şirketin kargo gönderilerini dava dışı ...ne teslim etmekte, bu  şirket tarafından tartım yapılmasından sonra  kargoların  müvekkili ortaklığa  taşınmak üzere teslim edilmekte olduğunu, sistemin işleyişine örnek olarak  davacı şirketin 28/04/2012 tarihinde tanzim ettiği ..........   nolu konişmentoda İstanbul-Bişkek arasında taşınmasını talep ettiği kargonun ağırlığını 40.181 kg olarak,  taşıma ücretini de kg başına 0,55  olmak üzere  toplam 22.099,55 Euro olarak düzenlediğini, kargonun antrepo işleticisi ...ye teslim edilirken tartıldığında yük 41.345 kg  olarak tartılarak  kargonun  ....'ye 41.345 kg olarak teslim edildiğini, bu kapsamda 1.164 kg.  fark ağırlık   ile birlikte toplam taşıma ücretinin  41.345 kg. X 0,55 Euro = 22.739,75 Euro olarak düzeltildiğini, IATA CASS   tarafından müvekkiline ve davacıya gönderilen  10/05/2012 tarihli raporda da taşıma için 22.739,75 Euro navlun ücreti tahsil edileceğinin bildirildiği,  bu rapora göre  müvekkili ortaklıkça 30/04/2012 tarih ....... sayılı 175.305,53 Euro bedelinin   toplu fatura tanzim edilerek bedelinin ..... sistemi tarafından davacı şirketten tahsil edildiğini, tüm bu süreçte davacı acentenin hiçbir itirazda bulunmadığını, bu durumun somut verilen bir örnek olduğunu,   ihtilafın esasını oluşturan kargo ağırlık tartım işleminin ise müvekkili ortaklık tarafından yapılmadığını, kargonun taşınma ücretinde esas alınacak ağırlığın  ise yükleme öncesi antrepoda gümrüklü antrepo işleticisinin  (somut olayda Sistem Lojistik Hizmetleri A.Ş) tespit ettiği ağırlık  olduğunu,  usulsüz kilo farklarının  ve  bu kapsamda tahakkuk eden  meblağların davacı şirkete ödeneceğinin ikrar ve kabul edildiği idiasının da yersiz ve mesnetsiz olduğunu, fazla kilo farkı sebebiyle davacının fiyat farkını göndericiden tahsil edememesi nedeniyle bir mağduriyeti söz konusu olmuş ise bu mağduriyete bizzat davacının sebebiyet verdiğini, zira davacının basiretli bir tacir gibi hareket ederek  ücret farkını müşterisine yansıtmak, müşterisinden tahsil etmekle yükümlü olduğunun izahtan vareste bulunduğunu,  sadece faturaya itiraz edilmemiş olmasının davacıyı haklı çıkarmayacağını, bunun yanı sıra davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davayı kabul  anlamına gelmemekle birlikte Euro cinsinden açılan davada talep edilen yasal faizin 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince  Devlet bankalarınca euro cinsinden hesaplara uygulanan 1 yıllık mevduat faizi olması gerektiğini belirterek davanın öncelikle zaman aşımı nedeniyle reddine, aksi takdirde tamamıyla haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLER ve YARGILAMANIN ÖZETİ<br>Dava; taraflar arasındaki hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında fazla yük miktarı sebebiyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.<br>Dosyaya delil olarak Kargo teslim, tartım, taşıma, ücretlendirme sisteminin İşleyişine örnek amacıyla davacı/acentenin 28 04.2012 tarihli  .......  AWB no.lu konşimento île İstanbul-Bişkek arasında  kargoya ait belgeler , Tartım işlemini yapan ...... A.Ş/nin cihazının Türk Akreditasyon Kurumu’nun ‘Kalibrasyon Sertifikası” {Bkz. Cevap  Kargo kilo farkının tespit edildiği ve ilave tahsilat yapılacağının davacı/şirkete bildirildiğine ilişkin örnek yazışma Davacı/acente tarafından dava konusu edilen 2012 yılında İstanbul Bişkek / İstanbul Almaata taşımalarına ilişkin davalıdaki belge ve kayıtlar, ihtarname ve eksper yazısı dosya celb ve ibraz edilmiştir.<br>Konunun çözümü teknik bilgiliyi gerektirmesi sebebiyle HMK 266.madde kapsamında alınan bilirkişi heyetlerinin ek ve kök raporlarında <br>Bilirkişiler ...... Yrd. Doç. Dr.......  , ....  tarafından tanzim edilen 14/03/2017 tarihli raporda özetle; davacı ve davalı taraf defter ve belgelerinin anılan tarihler itibarı ile açılış ve kapanış noter tasdiklerinin yapılmış olduğu, beratlarının alınmış olduğu, eksik sunulan envanter defterleri nedeni ile nihai takdirin mahkemede olduğu, dava konusu 02.07.2014 tarih ve ..... no'lu 113.274 Euro fatura bedeli hariç taraflar arasında başkaca bir uyuşmazlığın olmadığı, dava konusu faturanın davacı taraf defter ve belgelerinde; 05.07.2104 tarih ve  ...... no’lu yevmiye ile kayıtlandığı, davalı tarafa söz konusu faturanın tebliğinin sabit olmadığı ve davalı ticari kayıtlarında da yer almadığı, ancak davalı tarafın itirazının faturalara değil borca olduğu, dava ve takip konusu fatura nedeni üe takip (11.08.2014) ve dava tarihi itibarı ile 28.12.2015) davacı tarafın davalı taraftan kendi defler ve belgelerine göre; 251,669,81 Tl alacaklı olduğu, bu kaydın tek taraflı kayıt olduğu, bunun da takibe konu fatura kaynaklı olduğu, davacının alacak mesnedi faturasının bir iş görme veya mal ve hizmet sunumuna bağlı olmayıp; fazladan ödendiği iddia edilen navlundan iade amaçlı düzenlenmiş bir fatura olduğu, bu faturanın tanzimi konusunda taraflar arasında sözleşmenin sabit olmadığı, esas itibarı ile davacı alacağının sebepsiz zenginleşme iddiasına dayandığı gözetilerek, girişilen takibin bir (1) yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapıldığı, davalı yanın süresinde zamanaşımı savunması yaptığı, davacının da bir aracı-taşıma işleri organizatörü olduğu gözetildiğinde gerçek Kg ile fiilen gerçekleşen Kg farklarından kaynaklı davacının alacaklı olabileceği, ancak davacının gerçekten iddia edilen miktar kadar zarara uğradığının sabit olmadığı, fazla navlun ödenmişse asıl zarar gören gönderenlerin zararı davacıya yansıttığı oranda rücu edebileceği, ancak bunun da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekeceği bildirilmiştir. <br>Bilirkişiler ....., Yrd. Doç. Dr. ....., ..... tarafından tanzim edilen 15/09/2017 havale  tarihli raporda özetle;davacı tarafından iade edilmesi istenen 113.274,00 Euro fazla navlun ve hava taşıma masrafı ödemesinin iadesi için davacının iddialarının sabit olmadığı, davalı tarafça düzenlenen navlun faturaları ve yapılan tahsilatların düzenlenen yük senetleri ile uyumlu olduğu, taşıma senetlerinde yazılı kg miktarları bakımından tartım farklılığının ortaya konulamadığı, kök rapor sonuç ve kanaatlerinin aynen devam ettiği bildirilmiştir. <br>Mahkememizce yukarıda zikredilen ve toplanan deliller ışığında dava konusu uyuşmazlık esasaen davacının acente olduğu yurt dışı navlun iadesi (2012 yılı Almaata ve Bişkek varışlı taşımacılıktan doğan kilo farkı),02-07-2014 tarihli fatura bedeli olan 113.274.00 EURO'nun nun yasal faizi ve masrafları ile birlikte davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı davalının sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği hususundadır. HMK 222.madde kapsamında incelenen defter ve kayıtlarda da  davacı tarafın davalı taraftan kendi defler ve belgelerine göre; 251,669,81 Tl alacaklı olduğu, bu kaydın tek taraflı kayıt olduğu, bunun da takibe konu fatura kaynaklı olduğu, davacının alacak mesnedi faturasının bir iş görme veya mal ve hizmet sunumuna bağlı olmayıp; fazladan ödendiği iddia edilen navlundan iade amaçlı düzenlenmiş bir fatura olduğu dikkate alındığında Dava dışı . ... firmasında celp olunan kayıtlara göre  davacının müşterilerine alt olan kargoların davalı uçakları İle 2012 yılında Bişkek ve Almaata'ya taşınmalarının yapıldığı sabit olup bu taşımalar esansında, kargoların ğerçek ağırlıklarının dava dışı ..... firması tarafından tartım hizmetleri verildiği ve  taşıma senetlerine yansıyan bürüt kg miktarları ile gerçek mal miktarları arasında farklılıklar olduğu, ancak tam olarak bu farklılıkların tespit edilemediği, havayolu ile eşya taşımalarında ... senedinde yer alan kayıtlardan esasen gönderen davacı tarafın sorumlu olduğu dikkate alınmış gelen kayıtlar ve bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi senet kayıtlarında yapılan farklılıkların her halde artış olarak değil bazen de eksik şeklinde tespit edildiği, hava yolu ile kargo taşımalarında taşıma bedelinin senet üzerinde yazan birim kg veya hesaplanabilir kg miktarı gözetilerek belirlendiği, bunun ticari uygulamayı yansıttığı; somut olayda sürdürülen taşıma sürecinde de davalının gerçek ağırlıkların üstünde kayıt tutmak suretiyle taşıhıa ücreti hesaplandığı görülmüş ve olağan olarak işlemin bu şekilde devam ettiği görülmüş  öte yandan dava dışı s.sistem lojistik firmasının kargoların ağırlıklarının tespiti konusunda gerek göndereni temsilen davacı için  ifa sürecinde yardımcı rolü üstlendiği dikkate alınmış ayrıca dava konusu kargo taşımaları ile ilgili olarak; kg farkının davacıya bildirildiği ve davacının müşterisinin beyan ettiği kargo ağırlığından farklı olarak kargoyu teslim ettiği antrepo işleticisinin (...) tartım belgelerine göre kilogram farkı tespit edilmiş İATA uygulamaları gereği davacıdan tahsili  talebi üzerine davacının davalıya itirazsız ödeme yaptığı  davacı şirketten davalının iddia olunduğu şekilde haksız olarak fazla tahsilat yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği de gözetilmiş olup davacının da taşıma işleri organizatörü ve hava kargo acentesi sıfatları gözetilerek; müşterilerinden aldığı navlun ile uygun  bir oranda davalı yana ödeme yapmasının esas olduğu fazla tartımdan dolayı ödeme yapıldığı talebinden davalının sorumlu olamayacağı dikkate alınarak sübuta ermeyen davanın tüm bu nedenlerle; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 35,90-TL maktu  karar ve ilam harcının davacılar tarafından  peşin yatırılan 6.187,91-TL  harçtan   mahsubuna, artan   6.152,01- TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına tayin ve takdir olunan 27.690,57 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-Davalı tarafından sarf edilen 26,00-TL tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>6-Avanslardan artan olur ise karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br> 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren  iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2018  <br><br>Başkan ...<br> ¸<br>Üye ...<br> ¸<br>Üye ...<br> ¸<br>Katip ...<br> ¸<br><br><br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2a69039b514665e967a2c19eb6fcc3e4","SID":"636d1cc704638476"}}