{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2018/190 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/947<br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/02/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 07/09/2018<br><br>Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eğitim alanında hizmet vermekte olan bir şirket olduğunu, müvekkilinin, anlaşma sağladığı velilerine ilkokul eğitimi ve tüm gereklilikleri kapsamında hizmet verdiğini ve hizmetinin bedelini faturalandırdığını, bu kapsamda öğrenci velisi davalı ... ile   anlaştığını ve taraflar arasında bir ilişki kurulduğunu, müvekkilinin sahip olduğu eğitim kurumunda, davalıya velisi olduğu çocuğu için ilkokul 3. sınıf eğitimi verildiğini, bu gayede tüm gerekleri yaptığını ve bu hizmet bedelini faturalandırdığını, müvekkili ile davalı arasında süregelen ilişki neticesinde müvekkilinin davalı ile anlaştığı üzere hizmet vermesine ve hizmetini faturalandırmasına rağmen davalıdan bu alacağını tahsil edemediğini, davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak, davalının icra takibine 17.01.2017 tarihinde itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiğini, haksız ve mesnetsiz olarak yapılan bu itirazın iptali ve borçlu hakkında başlatılan takibin devamına,  davalı aleyhine toplam alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ve ihtilaf konusunun ticari olmadığını, ihtilafın tüketici hukuku mevzuatından kaynaklanması nedeni ile  Tüketici Mahkemesinin görev alanına girdiğini ve  davada Istanbul Tüketici Mahkemesinin  görevli ve yetkili olduğunu, öte yandan davacı tarafından daha önce ... Tüketici Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile de aynı konuda dava açıldığını ve   halen derdest olduğunu,  Yine aynı konuda ...Tüketici Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyası da bulunduğunu,   bu davada mahkeme dosya üzerinden yaptığı incelemede ihtilaf  İl Tüketici Hakem Heyetinin görev alanına girdiğinden bahisle usulden red kararı verdiğini, dolayısıyla derdestlik itirazlarının bulunduğunu, ... şirketi ... İlköğretim kurumunu bünyesinde barındırdırdığını, okulun bulunduğu semtte oturan müvekkilinin  de okulun tanıtım broşür ve ilanlarındaki hizmet kalitesi ve sunduğu vaadlere keza okul idaresince şifahen anlatılanlara inanarak ve güvenerek çocuğu ...'nu Eylül 2016 da okula  kaydettirdiğini, ancak herhangi bir eğitim sözleşmesi imzalanmadığını, davacı  eğitim kurumu vaad edilen  eğitim hizmetini hiçbir şekilde sunmadığını, davalı müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun  söz konusu  olmadığını belirterek, haksız ve hukuki himayeden yoksun davanın reddi ile davacı aleyhine  % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretininde davacı üzerinde bırakılmasını savunmuştur.<br>Davacı vekili UYAP'dan gönderdiği  22/06/2018 tarihli dilekçe ile; davadan  feragat ettiğini bildirdiği, 28/06/2018 tarihli dilekçe ile de;  yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğini bildirdiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı vekili ise; 07/09/2018 tarihli celsede; feragata bir diyeceğinin olmadığını ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin  bulunduğunu beyan ettiği  ve anlatımını imzası ile onayladığı anlaşılmıştır.<br>6100 Sayılı H.M.K’ nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacının feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; <br>1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 35.90-TL karar ve ilam harcı  peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6/1 maddesi uyarınca, hesap ve takdir olunan 1.090,00-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Dair  davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki hafta  içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br><br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10152a951624d3181cfebac1a7f135b1","SID":"005029c8a0e3dd92"}}