{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2016/20 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/972<br><br>DAVA\t: Alacak (Bankacılık Sözleşmesinden kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2018<br><br>Mahkememizde  görülmekte olan  Alacak (Bankacılık Sözleşmesinden kaynaklanan)  davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle : davacı müvekkilinin davalı banka nezdinde  ... Şubesinde ... numaralı hesabının bulunduğunu, müvekkilinin eşi tarafından alınıp keşide edilen çeklerden dolayı  müvekkilinin hesabında bulunan paraya 2005 yılından beri bloke konulduğunu,  son keşide edilen çekin tarihinin Aralık 2005 olmasına rağmen blokenin devam ettiğini, müvekkilinin blokajı kaldırmak için şifahi olarak bankaya müracaat etmesine rağmen netice alınamaması üzerine müvekkili tarafından ... 18. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile blokajın kaldırılması ihtarında bulunulduğunu, buna rağmen blokajın kaldırılmayacağına dair cevabi ihtarname keşide edildiğini, eldeki davadan evvel ... 33. Asliye Ticaret Mahkemesinden blokajın kaldırılması için ... esas sayılı davanın açıldığı, 10 yıllık zamanın olmamış olması nedeniyle davanın reddedildiğini, bu defa eldeki davanın açılması gerektiğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 12.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Kesin  hüküm itirazının bulunduğunu,  davacı ile Genel Kredi Sözleşmesi ve çek taahhütnamesi imzalandığını,  buna istinaden davacı tarafa çek karnesi verildiğini,  müvekkili bankanın çek garanti bedellerini ödemekle mükellef olduğunu, bu sebeple 3167 sayılı Çek Kanununun 10. Maddesine hapis hakkının bulunduğunu, 5941 sayılı Çek Kanununun geçici 3. Maddesine göre bu sorumluluğun 30/06/2018 tarihinde sona ereceğini, bu sebeple hapis hakkının bu tarihe kadar devam edeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>DELİLLER:<br>1-Genel Kredi Sözleşmesi ve Çek Taahhütnamesi.<br>2-... 18. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname.<br>3- ... 33. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı  dosyası.<br>4-Mahkememizce Bilirkişi ...'dan aldırılan bilirkişi raporu.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  bankacılık sözleşmesi nedeniyle davacı hesabına konulan blokenin kaldırılarak hesapta bulunan bedelin davacıya ödenmesi talebidir.<br>Davacı ile davalı arasında ticari mahiyetti bankacılık sözleşmesi bulunduğu, davalı tarafından davacıya  çek defteri verildiği, bu çeklerden bir kısmının ibraz edildiği, bir kısmının ibraz edilmediği konularında ihtilaf yoktur. İhtilaf, dava tarihi itibari ile  davalı bankanın çek garanti bedellerinin üçüncü kişilere ödenmesi ihtimali bulunup bulunmadığı, bu sebeple hapis hakkının var olup olmadığı noktalarındadır.<br>Taraflar arasında imzalanan çek taahhütnamesinin birinci maddesine göre davacı taraf kendisine teslim edilen çek defterini garanti miktarı olan karşılığa davalının bloke koymasına muvafakat etmiştir.  Bu sebeple bankanın teslim edilen çek defteri karşılığında hesaba bloke koymasında bir sakınca yoktur.  Dava tarihi itibari ile  her ne kadar teslim sürelerinin üzerinden 10 yıl geçmiş ise de  bilahare yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunun geçici 3. Maddesi daha önce müşterilere teslim edilen  çek karnelerinden dolayı banka sorumluluklarının 30/06/2018 tarihine kadar devam edeceğinin düzenlediği görülmüştür. Bu kanun 2009 yılında yürürlüğe girmesine rağmen, yani davacı tarafça bankaların sorumluluklarının bu tarihe kadar uzatıldığı bilinmesi gerekmesine rağmen eldeki davayı bu tarihten önce açmıştır.  Bu sebeple her davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğinden, eldeki dava açıldığı tarih itibari ile bankanın 3. Kişilere karşı sorumluluğu devam ettiğinden davanın dava açılış tarihi itibari ile reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : <br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Karar ve ilam harcı  35,90-TL nin  peşin alınan 204,93-TL'den   mahsubu ile bakiye  169,03-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği  hesap ve takdir olunan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafça yapılan 60,00-TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Taraflar tarafından yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,  <br>Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/10/2018  <br><br>Katip ...<br> E-imza<br> <br> <br>Hakim ...<br>E-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"76823391e8f2825b69418db1faef06b7","SID":"09b3efe7db5556dd"}}