{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2018/142 <br>KARAR NO\t: 2018/869<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/05/2017<br>NUMARASI\t: 2015/1369 2017/450<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın dava dışı ... Ltd. Şti.'nde ortak ve müdür olduğunu, sonrasında bu şirkete  tasfiye memuru olarak atandığını,  müvekkilinin bu şirket aleyhine  Gebze 1.İş Mahkemesinde  tazminat davası açtığını, sonuç olarak mahkemece 12.698,59 TL maddi tazminat ve 45.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, maddi tazminat hususunda ...Ltd. Şti.'ne karşı icra takibi başlatıldığını, bu esnada şirketin tasfiye ve sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını, davalının  tasfiye memuru olarak resen, alacağı şirket pasifine kaydetmesi gerekirken kaydetmediğini ve bu şekilde müvekkilini zarara uğrattığı gerekçesiyle, müvekkilinin maddi tazminat alacağı olan 12.698,59 TL'nin olay tarihi olan 30/08/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 33.253,61 TL'nin davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir<br>Davalı vekili   cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından daha önceden Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında müvekkiline muhtıra gönderildiğini, bu muhtıraya karşı yapılan şikayet sonucu Kocaeli 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/418 esas 07/11/2013 tarihli kararı ile  şikayetin kabulüne, muhtıranın iptaline karar verildiğini, ortada kesin hüküm bulunduğu itirazını ileri sürdüklerini, tasfiye memuru olarak müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığından davacının tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, şirket iflas halinde olmadığından şirket alacaklıların sorumluluk davası açamayacaklarını, davacının süresinde alacağını yazdırmaması sebebiyle yargılama sürecindeki dava için şirketin borçlu olduğunun kabul edilemeyeceğini beyan ederek ve  ayrıca davanın zaman aşımına uğraması sebebiyle reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE  MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesi; ...Ltd. Şti.'nin tasfiye sonu terkin edildiği, bu terkinin 03/12/2012 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, bu sebeple davacının şirketin sicilinden terkinine ilişkin ilanı bilmediğini ileri sürmesinin mümkün görülmediği, bu nedenle mahkemece  davalının TTK 541. maddesinde öngörülen yükümlülüklerini öğrendiği tarihin  03/12/2012 olarak kabul edilerek  bu tarih esas alındığı, davacı tarafın 05/05/2014 tarihinde İstanbul Anadolu 1.ATM'de 2014/945 esas sayılı dosyada davalı aleyhine tasfiye memurunun sorumluluğu kapsamında dava açmış,  uğradığı zarar karşılığı şimdilik 1.000 TL talep etmiş, yargılama neticesinde talep konusunun miktarı  tartışmasız ve belirli ise  kısmi dava açılmasının mümkün olmadığı ve somut olayda alacak ilama dayalı olduğundan kısmi dava açılamayacağı gerekçesiyle usulden red kararı verildiği, bu kararın kesinleştiği, dava esastan reddedilmemişse  ve bu sebeple yeniden açılması mümkün olmakla birlikte davanın açıldığı gün ile reddedildiği tarih arasında geçen zaman içinde zamanaşımı süresi dolmuşsa TBK 158. maddesinde belli haller için  alacaklı yararına ek süre öngörüldüğü, TBK 158. maddesi kapsamında reddin kesinleştiği tarihten itibaren 60 günlük ek süre içerisinde alacaklının hakkını kullanabileceği, davacı tarafın kararın kesinleştiği 16/04/2015 tarihinden itibaren 60 günlük ek süre içinde 03/06/2015 tarihinde davasını açmış olduğundan, davalının ilk davaya konu edilmiş olan 1.000 TL yönünden zaman aşımı itirazının yerinde görülmediği ve davalının 1.000 TL ile sınırlı olmak üzere zarardan sorumlu olduğu kabul edilerek bunun dışında kalan taleplerin  zaman aşımı talebiyle reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın 1.000 TL alacak yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı  davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde; <br>Müvekkili tarafından  failin davalı ... olduğu hususunun  Kocaeli ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına gelen müzekkere cevabıyla 11/06/2013 tarihinde öğrenildiğini, bundan öncesinde müvekkilinin bu konuda hiçbir bilgisinin bulunmadığını ve bu hususu öğrenmekle 05/05/2014 tarihinde davayı açmış olması nedeniyle tazminat  isteme hakkının zaman aşımına uğramadığını, <br>Davalının borçlardan kurtulmak için  şirket merkezini  başka ile taşıdığını ve tasfiye işlemlerinin orada yürütüldüğünü,  müvekkilinin Kayseri'de  başka bir şirket adı altında yapılan ilanı  bilmemesinin mazeret sayılamayacağını kabul etmenin  hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini,<br> İstanbul Anadolu 1. ATM.'nde önceden açılmış bulunan davanın kısmi dava olması nedeniyle, bu davada verilen red kararının  kesinleşmesinden itibaren  60 günlük süre içinde açılan iş bu davanın  önceki davanın devamı mahiyetinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bu sebeple  iş bu dava 60 günlük ek süre içinde açılmış olduğundan,  alacağın tümü yönünden zamanaşımının geçmediğini belirterek, <br>İlk derece mahkemesinin istinafa konu ret kararının kaldırılarak davanın tümünün kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE  GEREKÇE<br>Dava, TTK 553. madde kapsamında açılmış tasfiye memurunun sorumluluğuna dayalı tazminat  istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, reddedilen kısım yönünden davacı vekili istinag başvurusunda bunulmuştur.<br>Kısmi davada zamanaaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan  miktarı için kesilir. Zaman aşımını kesen sebeplerin çoğaltılması veya yorum yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. <br>TBK.'nun 158.maddesine göre, dava veya defi, mahkemenin yetkili veya görevli olmaması yada  düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması  yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle  reddedilmiş olup da  o arada  zaman aşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa alacaklı  60 günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir. <br>Anılan yasal düzenlemeye göre, açılan davanın, düzeltilebilecek bir yanlışlık (usuli bir hata) nedeniyle reddedilmiş olması halinde davacı, 60 günlük ek süreden yararlanabilecektir. Somut olayda, davacının açtığı ilk dava kısmi dava olup, mahkeme o davayı, kısmi davanın koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddetmiştir. Tam dava yerine kısmi dava açılmış olması, yasal düzenlemede belirtilen \"düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması\" olarak kabul edilmelidir. İlk derece mahkemesinin bu konudaki karar ve gerekçeleri isabetlidir.<br>İlk derece mahkemesi, davacının 158.maddedeki yasal imkandan, ilk açılan davadaki miktar yönünden yararlanabileceğini, usulden reddedilen ilk davaya konu edilmemiş olan kısım yönünden davacının bu yasal ek süre imkanından yararlanamayacağını benimsemiş, davacı vekili bu hususu istinaf sebebi yapmıştır.<br>Kısmi dava, sadece dava konusu edilen kısım yönünden zamanaşımını keser; davaya konu edilmeyen alacak kısmı yönünden kesmez. TBK.'nın 158.maddesindeki imkan da sadece davaya konu edilmiş olan kısım için söz konusu olabilir. Usulden reddedilmiş olan ilk davaya hiç konu edilmeyen kısım için 158. maddedeki ek süre uygulanamaz. İlk derece mahkemesinin bu konudaki kararı ve gerekçeleri isabetli olduğundan, davacı vekilinin bu konuda ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Diğer taraftan, ticaret siciline yapılan kayıtlar kaydı yapılan hususların açıklanması ya da hukuken varlık kazanması açasından önemli oldukları gibi üçüncü kişiler  bakımından da önem taşırlar. Tescil ve ilanı zorunlu olan bir husus  tescil ve ilan edilmiş ise üçüncü kişiler bu hususi bilmediklerini iddia edemeyecekleri gibi, kaydı gerekli olmasına rağmen kayıt ve ilan edilmeyen bir hususunda üçüncü kişilerce bilinmedikleri kabul olunur. Ticaret sicilinin bu fonksiyonu, sicilin üçüncü kişiler açısından etkisi veya dış etkileri ya da olumlu- olumsuz etkisi olarak adlandırılmaktadır.<br>TTK'nun 36/1.maddesinde sicil kayıtlarının etkisinin üçüncü şahıslar açısından  başlangıcı düzenlenmiş; ticaret sicilinin dış etkilerine ise  aynı maddenin 3. fıkrasında '' Üçüncü kişilerin kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan sicil kayıtlarını bilmediklerine ilişkin iddiaları dinlenemez\" hükmüne yer verilmiştir. Benzer düzenleme, 6762 sayılı TTK'da da yer almaktadır.<br> ...Asansör... Ltd.Şti.'nin tasfiye sonucu terkin edildiği hususu 03/12/2012 tarihli  Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmıştır. Şu halde davacının şirketin terkinine ilişkin ilanı bilmediğini ileri sürmesi mümkün olmadığından, davacının  davalı ...'ı TTK 541.maddesinde öngörülen yükümlülüklerini ihlal ettiğini öğrendiği tarih  ilan tarihi olan 03/12/2012 tarihi olarak kabul edilmelidir. Bu tarihten itibaren, istinaf incelemesinie konu davanın açıldığı tarihe kadar TTK.'nın 560.maddesinde belirlenen 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmiştir. Bu tespitlere göre, ilk derece mahkemesice verilen karar isabetlidir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HMK.'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:    Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, <br>2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-Gerekçeli kararın  İlk Derece Mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;<br> HMK 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/09/2018 tarihinde oybirliğiyle ve  kesin  olarak karar verildi.20/09/2018<br>KANUN YOLU   : HMK.362/1.a.maddesi uyarınca, dava değerine göre karar kesindir.<br><br><br> <br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f2995eada88e28c1559d44e2cccaa19","SID":"7891b6fe4ed93b0d"}}