{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t<br>\t\t\t\t                             -K A R A R-<br>ESAS NO\t: 2017/651 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/599<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 07/06/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2018<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkette %12,5 oranında pay sahibi olduğunu ve şirket kuruluşunda esas sözleşme ile (3) yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini; şirketin kuruluşundan bir süre sonra 2016 yılının Şubat-Mart ayı döneminde yönetim kurulu başkanı ve bir kısım üyelerin haklı bir sebep olmaksızın davacıyı şirkette istemediklerini defalarca belirterek şirkete gelmemesini ve hatta ortaklıktan ayrılmasını istediklerini; Mart 2016 tarihinden sonra davacının hiçbir yönetim kurulu toplantısına dahil edilmediğini ve çağrılmadığından şirketin işleyişi ile ilgili bilgi sahibi olmadığını; davacının cep telefonuna 27/02/2017 tarihinde sadece toplantı saati ve yerinin bildirilerek gündeme ilişkin hiçbir bilgi vermeksizin toplantıya çağrıldığını; davacının toplantıya ilişkin gönderilen iadeli taahhütlü mektubun ise 28/02/2017 tarihinde tebliğ edildiğini; 08/03/2017 tarihli genel kurulun (5) nolu kararının şirket esas sözleşmesine aykırılık sebebi ile iptalinin de gerektiğini; bu nedenlerle, davalı şirketin 08/03/2017 tarihli genel kurulu ve bu genel kurulda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine; işbu talep kabul görmediği takdirde 08/03/2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan (5) nolu kararın iptaline ve icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 15/02/2017 tarihli yönetim kurulu kararı ve 08/03/2017 tarihli dava konusu genel kurulun geçerli olduğunu; davalı şirketin finansal tablolarının müzakeresinin ertelendiği genel kurulda yönetim kurulunun seçiminin hukuka uygun bulunduğu; 08/03/2017 tarihli genel kurulun (5) nolu ara kararının da ana sözleşmeye aykırı bulunmadığını; ayrıca, davalı şirketin genel kurul toplantı çağrısının da usulüne uygun olduğundan haksız davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir. <br>Dava; davalı şirketin 08/03/2017 tarihinde yapılan genel kurulunun ve alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, bu talep kabul görmediği takdirde 08/03/2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan (5) nolu kararın iptaline, karar verilmesi istemine; ilişkindir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. <br>Bilirkişiler Doç. Dr..............tarafından müştereken düzenlenen 06/04/2018 tarihli rapora göre; davacı şirketin, yönetim kurulu üyesinin toplantıya çağrılmadan alınan dava konusu 15/02/2017 tarihli yönetim kurulu kararının kanunda öngörülen nisaba uygun şekilde alınması sebebiyle geçerli olduğunu; dava konusu genel kurulda yönetim kurulu üyelerini görevden alınmadığını, sadece yönetim kurulu üyelerinin atamasının yapıldığını; bu sebeple TTK.m.420 ve 413/3.maddeleri uyarınca bir hukuka aykırılığın somut olay bakımından bulunmadığını; yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin alınan (5) nolu kararın şirket esas sözleşmesinin (7). maddesine göre, yönetim kurulunun 3 veya 5 üyeden oluşacağının öngörülmesine rağmen, genel kurulda (4) üye seçildiğini; bu durumun, şirket esas sözleşmesine aykırılık oluşturmadığını; davacının, davalı şirkette %12,5 oranında payı alınan kararları etkilemeyecek olması sebebiyle, TTK.m.446/b. uyarınca usulsüz çağrı gerekçesi ile iptal davası açamayacağı, yönünde görüş bildirildiği; incelenen bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. <br>İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporu içeriğine göre;<br>Taraflar arasında; davacının, davalı şirketin ortağı olduğu; davalı şirketin, 08/03/2017 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığı; hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı şirketin 08/03/2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların, yok hükmünde olup olmadığı; aksi takdirde 08/03/2017 tarihli genel kurulun (5) nolu kararının, şirket ana sözleşmesine, kanuna ve/ veya iyiniyet kurallarına aykırı bulunup bulunmadığı;  noktalarında toplanmaktadır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı şirketin, yönetim kurulu üyesinin toplantıya çağrılmadan alınan 15/02/2017 tarihli yönetim kurulu kararının kanunda öngörülen nisaba uygun şekilde alınması sebebiyle geçerli olduğu; dava konusu genel kurulda yönetim kurulu üyelerini görevden alınmadığı; sadece, yönetim kurulu üyelerinin atamasının yapıldığı; bu nedenle, TTK.'nun 420 ve 413/3.maddeleri uyarınca bir hukuka aykırılığın somut olay bakımından bulunmadığı; yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin alınan (5) nolu kararın şirket esas sözleşmesinin (7). maddesine göre, yönetim kurulunun (3) veya (5) üyeden oluşacağının öngörülmesine rağmen, genel kurulda (4) üye seçildiği; bu durumun, şirket esas sözleşmesine aykırılık oluşturmadığı; davacının, davalı şirkette %12,5 oranında payı alınan kararları etkilemeyecek olması ve davacının, dava konusu 08/03/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına katılması ve TTK.m.446/b. uyarınca usulsüz çağrı gerekçesi ile iptal davasının yerinde/mukni bulunmadığı; bu nedenlerle, davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu davanın sübut bulmadığından reddine; karar vermek gerekmiş olmakla; davacının, davalı şirketin 08/03/2017 tarihli genel kurulunda alınan (5) nolu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına, yönelik ihtiyati tedbir talebinin de yasal koşulları bulunmadığından reddine, karar vermek gerekmiş olmakla; aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan gerekçeler ile; <br>1-Davanın reddine, <br>Davacının, davalı şirketin 08/03/2017 tarihli genel kurulunda alınan (5) nolu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin de reddine,<br>2-Alınması gereken 35,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 31,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50 TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı 134,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>6-Taraflar tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, <br>Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere; taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br> <br>Davalı Yargılama Giderleri  : <br>Posta Masrafı\t:    134,60 TL <br>TOPLAM\t:    134,60 TL<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c18fea63ee800df433a4266e899310d","SID":"541fb94bb5d98f61"}}