{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2018/481 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/907<br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 29/05/2018<br>KARAR TARİHİ: 17/07/2018<br>Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili  ...'in eşi ve müvekkilleri ... ve ...'in babası olan ...'in 7.4.2018 günü  sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, anılan aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olup, ( ZMMS )  sigorta poliçesi teminatı kapsamında müvekkillerinde meydana gelen zararın ( destekten yoksun kalma tazminatı ) HMK 107. Madde kapsamında daha sonra arttırılmak üzere şimdilik her bir davacı için 100-TL olmak üzere davalılın davacılara 300,00-Tl destekten yoksun kalma tazminatı ödemesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu,  poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatlarının  ise kaza tarihi itibariyle kişi başına 360.000,00-TL olduğunu, manevi tazminat ve tedavi gideri taleplerinin  teminat dahilinde  olmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun, sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu,  davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususunun  tespit edilmesi gerektiğini, \"maluliyet - destekten yoksun kalma tazminatı” belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin  baz alınması gerektiğini belirterek, haksız davanın reddine, leyhlerine  masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini  savunmuştur. <br>Mahkememizin 04/06/2018 tarihli tensip kararında \"davacının sadece muhtarlıkça herhangi bir araştırmaya dayanmayan talep edenin sadece beyanına dayalı olarak düzenlenen fakirlik belgesi dışında mali durumuna ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri sunmadığından ayrıca uyap üzerninden yapılan incelemede davacı ...' in SGK  emekli kaydı bulunduğundan HMK 336/2 maddesi uyarınca adli yardım talebinin reddine\" karar verildiği, adli yardım talebine karar verilmesi ve dava açılırken başvurma harcı ve nisbi peşin harcın ile gider avansın yatırılmaması nedeni ile  dava değeri üzerinden nisbi peşin harcı ve başvurma harcını ayrıca gider avansı olarak  alt  tutar 55,00 TL, tebligat gideri 140,00 TL, bilirkişi ücreti 600,00 TL, olmak üzere  toplam 795,00 TL gider  avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde masrafın tamamlanmaması halinde dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verileceği hususunun ihtar edilmiş,  tensip kararınına ilişkin tebligatın davacı vekiline  usulüne uygun olarak  07/06/2018 tarihinde  yapıldığı ancak  verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde  gider avansının ve başvurma ve peşin harcın  yatırılmadığı anlaşılmıştır.<br>6100 Sayılı HMK.' nun   120/1. maddesi ile yargılama giderlerinin dava açılırken davacı tarafından gider avansı olarak peşin olarak ödeneceği/yatırılacağı,114/1.g maddesi uyarınca bu gider avansının dava şartı olduğu ve aynı yasanın 115. maddesi uyarınca da dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı ve taraflarında dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecekleri, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği, ancak bu eksikliğin giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği ve bu süre içerisinde dava şartı noksanlığının giderilmemesi halinde dava şartı şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddedileceği   hüküm altına alınmıştır.<br>Yukarıda gösterilen usul hükümleri muvacehesinde gider avansını ve başvurma ve peşin harcı yatırması davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmiş ancak davacı tarafça verilen kesin sürede gider avansını  ve başvurma peşin harcı yatırılmamış olduğu görülmüştür. <br>Bu durum karşısında, 6100 Sayılı HMK.' nun 120/2,114/1.g ve 115/1-2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve bu yönde aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; <br>1-6100 sayılı HMK'nın 120/2, 114/1.g ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, <br>2-Alınması gereken 35,90-TL karar ve ilam  harcının davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3- Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT' nin 7/1 ve 13/2  maddeleri  uyarınca   hesap ve takdir olunan 300,00- TL vekalet ücretinin davacılardan  alınarak davalıya verilmesine,<br>Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki hafta  içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.<br><br>Katip e-imzalıdır                                                        Hakim e-imzalıdır  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"546a241a458100e24c5e8a26bafd2594","SID":"0a9acb0091fe9556"}}