{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2018/1222 <br>KARAR NO\t: 2018/740<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/11/2017<br>NUMARASI\t\t: 2015/369 E- 2017/1038K<br>DAVANIN KONUSU\t:Alacak <br>KARAR TARİHİ\t:07/06/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ,davalı şirketin elektrik abonesi olan davacıdan  hukuka aykırı olarak faturalarda aktif  enerji kullanımına ek olarak, dağıtım, iletim, sayaç okuma ve perakende satış  bedelleri adı altında bir kısım  bedeller yansıttığını, bu bedellerin davacı  tarafından ödendiğini,davalı tarafından bu bedellerin tahsilinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'nin  faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ,yasal zorunluluk sebebiyle tahsil edilen bedellerin iadesinin istenemeyeceğinden , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 Sayılı Yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir.<br>Söz konusu kararı taraflar  istinaf etmiştir. Davacı taraf , dava konusu bedellerin  Yargıtay içtihatlarına ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğini, mahkemenin yürürlüğe giren  6719 sayılı yasanın Anayasa'ya aykırılığı ile ilgili olarak yapılan başvuruların sonuçlanmasını  beklenmediğini , bu yasanın getirdiği düzenlemenin kanunların geriye yürümezliği şeklindeki Anayasal ilkeyi ve hak arama özgürlüğünü  ihlal ettiğini ,mahkemece alınan bilirkişi raporunun hatalı olup,yasa değişikliği sebebiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmamasının eksiklik olduğunu    istinaf sebepleri olarak ileri sürmüş,kararın kaldırılmasını  talep etmiştir.<br>Davalı  vekili ise, davanın konusuz kaldığına ilişkin kararın doğru olduğunu,ancak  müvekkili şirketin yasaya aykırı herhangi bir tahsilatı bulunmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını ,kararın bu yönlerden hatalı olduğunu  ,  ilk derece mahkemesinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönündeki kararının  bu giderlerin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesi şeklinde düzeltilmesini talep etmiştir.<br>Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım  bedellerinin  haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir.<br>HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen   istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren  6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\" hükmü getirilerek,Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki  düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.<br>Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; geçici madde 19; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur\" hükmünü, geçici madde 20; \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır.\" hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere, 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası  Kanununun 17. maddesine eklenen 10. bend  ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedeller konusunda, davanın açıldığı tarihteki içtihat durumundan farklı ve yeni bir düzenleme getirmiş; hem de, geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür.Bu sebeplerle,davacı taarfın bu hususlara yönelik istinaf talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Anılan yasanın bazı maddelerinin Anayasaya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvurularının  bekletici mesele yapılmamasına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde , dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın yürürlük tarihi gözetildiğinde çok sayıda mahkemenin Anayasaya aykırılık başvurularının,  istinafa konu kararın karar tarihi itibariyle yasal karara bağlama süresinin geçtiği ve henüz sonuçlanmadığı, bazı mahkemelerinin başvurularının da usulden reddedildiği  anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, işin kendisine noksansız olarak gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar( Anayasa m. 152,III; An. Mah. m. 28,IV c,2).  Aksi halde, Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve onun kararını beklemekte olan mahkeme, beklemeye son vererek, davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırabilir. Dolayısıyla, mahkemenin, Anayasanın m. 152,III; Any. Mah.Kuruluş Kn m. 28,IV c,2 gereğince, Anayasa Mahkemesine başvurunun esastan incelenmesini beklemeksizin, yürürlükteki 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na, 4.6.2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un hükümlerine göre somut olayı sonuçlandırılması ve Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruları bekletici mesele yapmaması hukuka aykırı bulunmamıştır.<br>Davacının diğer istinaf sebebine gelince , davacı taraf dava dilekçesinde ,dava konusu bedellerin alınmasının haksız olduğunu,hiç alınamayacağını  ileri sürmüş olup, mahkemenin taleple bağlılığı ilkesi uyarınca,yeniden  bilirkişi incelemesi talebine yönelik istinaf talebinin de yerinde olmadığı kanaati ile ,davacı tarafın  buna dair istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davalı tarafın istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ,davacı mevzuat değişikliği sonrası haksız çıkmış olsa da, dava tarihi itibariyle,  uygulamanın haksız olduğu iddiası ile açmış olduğu bu davasında, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Zira,  davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur.Bu itibarla , davalı taraf lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığından, davalı tarafın istinaf talebi yerinde görülmemiş ,  HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi  gerekmiştir.\t\t\t\t\t\t<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacı   ve  davalının  istinaf   taleplerinin  ayrı ayrı HMK 353/1-b-1  maddesi   gereğince reddine,<br>Peşin alınan istinaf karar harçlarının taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361. maddesi gereğince  gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/06/2018<br><br>        </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"234b9a2f6793526405c19a550dd9d403","SID":"0afb13af5d9a1b6d"}}