{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\tT.C.<br>\tİstanbul Anadolu<br>\t 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2016/1399 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/499<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/12/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 18/05/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinde İşyeri Sigorta Poliçesi bulunan, Nurettin Ünal'ın sigortalının işyerine 02/11/2015 tarihnide davalıya ait işyerinden akan sular sebebiyle sigortalısına ait işyerinde zemin  ve duvarlarda ıslanmaya bağlı hasarlar oluştuğunu, bu hasarlara ilişkin ekspertiz çalışması yapılarak zarar bedeli olan 11.000 TL nin sigortalıya ödendiğini, su hasarının davalıya ait iş yerinde bulunan su arıtma cihasının patlaması sonucu meydana glediğini, fazlaya ilişkin haklak saklı kalmak kaydı ile davannı kabulü ile 8.300 TL tazminat alacağının ödeme tarihi olan 12/12/2015 tarihniden itibaren hesap edilerek kısa vadeli kredilere uyğulanan en yüksek mevduat faizi  ile birlikte tahsili ile mahkeme masraflaraı ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiş,  bu  talebini  duruşmada tekrar etmiştir. <br>Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---- adresinde 01/02/2016 tarihinden beri kiracı bulunduğunu, dairenin bazı bölümlerinde aynı grup şirketlerinden ---. İnş. Ve Tic.Ltd.Şti. Nin alk kiracı bulunduğunu, davacı ... şirketinin sigortalısının zarara uğradığı iddiasıyla ödeme yaptığı Nurettin İnal'ın müvekkili şirketin kiracı bulunduğunu dairenin bir alt katında mülik veya kiracı veyi kullanan olduğunu, üst kattan aktığı iddia edilen surlaırn zarar verdiği kişi olduğunu, dava konusunun Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanması sebebiyle mahkememizin görevli olmadığını, davacı ... sigortalısının zararına neden olan su akıntısının meydana geldiği bölümde, alt kiracı ---Tur. İnş. Ve Tic. Ltd.Şti nin bulunduğunu, bu nedenlerle müvekkiline husumet iddiasında bulunulamayacağını belirtmiştir.<br>Mahkememizce  yapılan  yargılama  ve dosya  içeresinde toplanan  delillerin bir  bütün  olarak  irdelenmesi  sonucu;<br>Davacı ... şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.<br>Davacı taraf, kat mülkiyeti kurulmuş olan binada, sigortalı daireye suların sızmasıyla meydana geldiği iddia olunan hasar bedelini ödediği, bu bedel için sigortalısının haklarına halef olduğu gerekçesiyle dava açmıştır.<br>634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde her kat malikinin ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörülmüştür. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Açıklanan tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (benzer mahiyette 17. HD 2014/4818-2016/9014 E-K sayılı ilamı).<br>H Ü K Ü M \t                    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Mahkememizin  görevsiz olması  nedeni  ile HMK 114/1-c  delaletiyle  115/2  maddeleri  gereğince davanın  usulden  REDDİNE, <br>2-HMK  20.  Maddesi  gereığince  kararın   kesinleşmesinden  sonra 2  haftalık  süre  içerisinde dosyanın görevli  mahkemeye  gönderilmesi  hususunda  mahkememizden  talep  edilmesi  halinde  dosyanın  görevli  İ.A.A Nöbetçi  Sulh Hukuk  Mahkemesine  gönderilmesine,  bu  süre  içerisinde  müracat  edilmememesi  halinde  davanın  açılmamış  sayılmasına  karar  verileceğinni  ihtarına , (ihtarat  yapıldı) <br>3-Yargılama  giderlerinin  görevli  ve  yetkili  mahkemesince değerlendirilmesine, <br>4-Taraflar tarafından dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,<br>Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge  Adliye  Mahkemesi  nezdinde   itiraz yolu  açık  olmak üzere davacı vekili  yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  18/05/2018<br><br>     <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d7c8d0168d42f6529de8611477e0b16","SID":"c795e2033524ce3d"}}