{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO       : 2016/572 Esas<br>KARAR NO  : 2018/505<br>DAVA\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/05/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 31/05/2018<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil  ile davalı şirket arasında ........ tesisata elektrik   sağlanmasına ilişkin sözleşme akdedildiğini,  davalı tarafından  belirtilen tesisat numarası ile elektrik tüketimine ilişkin müvekkile her ay fatura düzenlendiğini,  bu faturalarda müvekkilinin elektrik tüketimi ücreti dışında bazı  tutarların tahsil  edildiği ,kayıp kaçak bedelinin iadesi için açmış  olduğu belirsiz alacak davasının İstanbul Anadolu  7.Asliye Ticaret mahkemesinin ........esas  sayılı dosyası ile devam ettiğini, iş bu davanın İstanbul Anadolu  7.Asliye Ticaret mahkemesinin  .........esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, 250-TL dağıtım bedeli, 250-TL perakende satış hizmet bedeli,250-TL  iletim bedeli, 250-TL sayaç okuma bedeli olmak üzere   toplam 1.000-TL alacağın  30/04/2016  temerrüt tarihinden itibaren işleyecek  ticari avans  faizi  ile birlikte tespiti  ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin  karşı tarafa yükletilmesini talep ve  dava etmiştir.<br>Davalı Ayedaş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya  davaya konu  hangi  talebi için ne kadar bedel istediğini gösterir şekilde açıklama yapması için HMK 'nın 119. Maddesi  uyarınca süre verilmesini ,müvekkil şirketin   davanın tarafı olmadığının kabulü ile pasif  husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin  davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Enerjisa  cevap dilekçesinde özetle;Öncelikle  davaya konu  Epdk kararlarının iptali  hususunda  Mahkemenin görevli olmadığı bu sebeple görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu bedellere ait iade taleplerinin mali yükümlülüğünün ilgili dağıtım şirketine ait olduğundan husumetin ...........Dağıtım  A.ş'ye yöneltilmesine  bu sebeple  davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının  dava konusu talepleri haksız ve  dayanaksız olduğundan , EPDk 'nın almış olduğu  kararlara istinaden dava konusu  bedelleri tahsil etme yetkisine sahip  olduğundan davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini,  yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:<br> Dava hukuki niteliği itibariyle elektrik abonesi olan davacının kendisinden haksız tahsil edildiğini iddia ettiği dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli iletim bedeli ve sayaç okuma bedelinden kaynaklanan alacak davasıdır. <br>Dava konusu ile benzer kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/05/2014 tarihli 2013/7- 2454 Esas, 2014/679 Karar sayılı hükmü ile; \"Anayasanın vergi ödevi başlıklı 73 maddesinde \" herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler Kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleri ile oranlarına ilişkin hükümlerin de Kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar ile değişiklik yapma yetkisi bakanlar kuruluna verilebilir\" şeklindeki düzenlemeye göre  kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli uygulamasının EPDK kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden Kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığından ; bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan bedel miktarlarının şefaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşısında ne kadar bedel ödendiğinin bilinmesinin de şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğundan EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınması doğru bulunmayarak hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.\" şeklinde hüküm kurulmuştur. Dava da Hukuk Genel Kurulunun bu kararı dayanak yapılarak açılmıştır.<br> Dava tarihinden sonra 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fakrasının a-ç-d ve f bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen onuncu bent ile \" kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin kurumun düzenlediği işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\"  hükmü getirilmiştir.<br>  Ayrıca 6719 sayılı Yasa ile eklenen geçici 19. maddede \"bu maddeyi ihdas eden kanunla ön görülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik tebliğ ve kurul kararlarının bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur\" ve geçici 20. maddede ise \" kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş,  kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi , dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır\" hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyeti ve Mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri , geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti bedeli, iletim ve kayıp kaçak bedellerinin kurumun bu konudaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunu denetimi ile sınırlanmıştır. <br>Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun ve yapılan değişikliklerin, 17/06/2016 yürürlük tarihinde önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayalı olarak tahsil edilmiş ve dava konusu edilmiş olan kayıp kaçak bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedellerin ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde  uygulanması gerekmektedir.<br>Diğer yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E. - 2009/526 K. sayılı ilamında \"Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği\" şeklinde hüküm kurmuştur.  Mahkememizde açılan davanın yargılaması devam ederken 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa ile 6440 sayılı yasaya getirilen yeni düzenlemeler uyarınca huzurdaki dava konusuz kalmıştır. Yürürlüğe giren yeni yasa nedeni ile konusuz kalan davada yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde davanın açıldığı tarih itibari ile haklı olan ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkememizde açılan davanın tarihi itibari ile gerek YHGK gerekse Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki kararları ile davacının bu davayı açmakta haklı olduğu ve hukuki yararı olduğu sabittir. Dava açıldığı anda haklı olan tarafın yargılama sırasında oluşan yasa değişikliği sonucu haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden ve dolayısıyla karşı tarafın vekalet ücretinden sorumlu tutulması da mümkün değildir.<br>Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, değişen yasa metni ve HGK kararları bir bütünlük içerisinde değerlendirildiğinde, davacı yanın davanın açıldığı tarih itibari ile emsal yüksek mahkeme içtihatları uyarınca isteminde haklı olduğu, dava sırasında dava konusu bedeller ile ilgili olarak yasa değişikliğine gidildiği ve dava konusu bedeller ile ilgili olarak açılan davalarda mahkemelerin yetkisinin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğunun hükme bağlandığı, her davanın açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanması gerektiğinden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı karar verilmiş, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6/1 maddesi ve emsal içtihatlar uyarınca davacı taraf lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmiş ve yapılan yargılama giderlerinin de davalılardan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2- Alınması gerekli   35,90  TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 68,31  TL peşin harcın mahsubu ile bakiye   32,49-  TL'nin  harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafça yapılan 177,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve mütesilsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Tarafların  artan gider avansı bulunması  ve talep etmeleri halinde kendilerine iadesine,<br>5- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan    1.000,00- TL vekalet ücretinin  davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>Dair, Davacı Vekilinin ve  Davalılar Vekillerinin  yüzlerine karşı  kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2018<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5250b2668f783531536bef7d6d79bf3f","SID":"981940b634148a7e"}}