{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tİSTANBUL<br>18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2017/100 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/575<br><br>DAVA\t\t: Borçtan Kurtulma Davası<br>DAVA TARİHİ\t: 01/02/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 16/05/2018<br><br>Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili  ...' a,... 29.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından, 26.01.2017 tarihinde kıymet takdiri tebliğ edildiğini  ve müvekkilinin  takipten bu kıymet takdiri tebliği ile haberi olduğunu,  ödeme emrinin  muhtara tebliğ  edildiğini ve  ödeme emrinin tebliğinden müvekkilinin  haberinin  olmadığını, aynı gün... 29.İcra Müdürlüğü'ne beyanlarını sunduklarını  ve takibin müvekkili yönünden durdurulmasını  istediklerini,  takibe dayanak belge olan senet incelendiğinde; borçlunun ...  ... Ltd. Şirketi olduğunun  açıkça senet metninde belli olduğunu, ancak davalının  ödeme emrinde ve takip talebinde borçlu olarak müvekkilini gösterdiğini, her ne kadar takip talebinde ...'ın borçlu olarak gösterilmiş ise de; senet borçlusu  olmadığını,  icra dosyasından müvekkilinin gayrimenkulünün kıymet takdirinin  yapıldığını beliterek, sonuç olarak; müvekkilinin davalıya  borçlu olmadığının  tespitine,  icra takibinin  dava sonuna kadar durdurulmasına , davalının kötü niyetli olması nedeni ile % 20 den az olmamak üzere haksız  icra  tazminatının davalıdan tahsiline,  masraf ve ücreti vekaletin  davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının  menfi tespit davasını yasal süresi içerisinde açmadığını,  davanın zamanaşımı yönünden reddine, davacının dava dilekçesinde de yer alan ikamet adresine yapılan tebligat ile yasal süresinde yapılmayan itiraz sonucu takibin  kesinleştiğini,  bu sebeple davanın reddinin  gerektiğini, davacının  kendisinin  müvekkiline senedi ciro ettiğini, senedin arkası incelendiğinde  davacının T.C. kimlik numarası ve imzasının bulunduğuun tespit edileceğini, davacı tarafın, senedi bizzat imzalayarak kabul ve taahhüt ettiğini,  sırf bu tutumun  dahi davacı yanın, aleyhine ikame olunan icra takibine kötü niyetle ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla dava açtığının göstergesi olduğunu, burada müvekkilinin  mağduriyetinin  söz konusu olduğunu, karşı tarafın  bunu bilerek ve isteyerek yaptığını, en önemli unsur olan  kasıt  unsurunun  mevcut olduğunu, davalının  haksız olduğu bir durumda haklıymış gibi kendini hukuki sorumluluktan kurtarmaya çalışmasının  hukuk ve adalet ile örtüşmediğini,  bu yönde bir kabulün  müvekkilini  hem mağdur edeceğini,  hem de haklarının gasp edilmesine sebep olacağını, davacı aynı şekilde hazırladığı bir çok senetle piyasayı dolandırmaya çalıştığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini,  haksız ve mesnetsiz  davanın reddine, kötü niyetle açılan bu davada, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline,  yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davacıya  yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.<br>... 29. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; davalı ... tarafından davacı ... ve dava dışı ... aleyhine davaya konu 15.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı görülmüştür.<br>Takibe dayanak yapılan dava konusu senet aslı dosya ibraz edilmiş olup, tetkik edildiğinde; tanzim tarihi 17/12/2012, vade tarihi 30/07/2013, keşidecisinin  ..., lehtarı ... .... Şti olduğu, ... ... Ltd. Şti adına davacı ... tarafından cirolanarak davalıya teslim edildiği görülmüştür.<br>... Ticaret Sicil Müdürlüğünü yazılan müzekkere cevabında; lehtar ... ... Şti'nin 10/07/2015 tarihinde  Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. Maddesi gereğince kaydının resen silindiği, 21/07/2007 tarihinden 10 yıl süreyle şirket yetkilisinin ... olduğu görülmüştür.<br>Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davaya konu bonoya istinaden keşideci ... ile davacı ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmış ise de dosyaya ibraz edilen senet incelendiğinde; davacı ...'ın senet borçlusu olmadığı, senedi, lehtar şirketin yetkilisi olarak davalıya ciroladığı, akabinde şirketin Ticaret Sicil'den kaydı silinmesi nedeniyle davalıya husumet yöneltilerek takip başlatıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Davalı tarafça alacak miktarının % 20’sinden az olmamak üzere tazminata da hükmedilmesi talep edilmiş ise de, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca alacaklının (davacının) tazminatla sorumlu tutulabilmesi için takibinde haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Ancak davacının (alacaklının) takipte haksız olmasının yanında, kötü niyetli olduğunu gösterir delil bulunmadığından (kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından), davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi cihetine gidilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; <br>Davanın KABULÜ İle<br>1-Davacının,... 29. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 17/12/2012 keşide tarihli 30/07/2013 vade tarihli 15.000,00 TL bonodan dolayı davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, <br>Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine, <br>2- Alınması gerekli olan 1024,65- TL  karar ilam harcından,  peşin alınan 256,17-TL nin mahsubu ile noksan kalan  768,48 - TL  bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına<br>3- Davacı tarafından yapılan   dava açılış gideri: 292,17-TL,  davetiye posta  gideri: 50,80-TL olmak üzere toplam: 342,97- TL.  yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.180 ,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine<br>5- Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta  içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. <br><br>Katip ...e-imzalıdır                              Hakim ...e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"465265c181c58f314db3483cb8a9e60e","SID":"ed1ced925fdc7a04"}}