{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1.FİKRÎ VE SINAÎ <br>HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2017/147 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/148<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Franchise sözleşmesinden kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/07/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 10/04/2018<br><br>Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Franchise sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Taraflar arasında Franchise Sözleşmesi akdedildiğini , bu sözleşme kapsamında ödenmesi gereken bayilik bedelleri, reklam bedelleri ve malzeme bedellerinin ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin davalıdan alacağını tahsil edememesi üzerine ... 6.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını ancak davalının haksız nedenlerle  itiraz ederek takibi durduğunu beyanla icra takibine yapılan itirazın iptalini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişkinin markadan kaynaklı bir uyuşmazlık olmadığını, dava konusunun alacak-borç ilişkisi olduğunu bu nedenle ticarit mahkemelerinin görevli olduğunu, dava dosyasının görevli aslile ticaret mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, esas yönündende davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE;<br>Dava konusu; Taraflar arasında imzalanan Franchise Sözleşmesi kapsamında ödenmesi gereken  bayilik  bedelleri,  reklam  bedelleri  ve malzeme bedellerinin ödenmemesi  nedeniyle davacının başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine ... 6.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takip kapsamında davalının davalı itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı ile inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı yönündedir. <br>Taraflar arasında yazılı olarak sözleşmesel bir ilişki kurulduğu hususunda bir ihtilaf yoktur. Davacı bu sözleşme kapsamında ödenmesi gereken bayilik bedelleri, reklam bedelleri ve malzeme bedellerinin ödenmediğini ileri sünmüştür. Dolayısıyla  taraflar arasındaki  uyuşmazlığının özü  bir fikri hak ihlali, franchaise verilen markadan kaynaklanan bir ihlal tecüvüz,lisansın kendisinden kaynaklanan bir talep olmayıp, davacıya akti sorumlulukla  üstlenilen  ve ödenmesi gereken  bayilik bedelleri, reklam bedelleri ve malzeme bedellerinin tahsiline ilişkindir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olmakla  mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.<br>Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. İşbu davada marka hukukundan Ya da markanın bizatihi kendisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gereklidir.(1) <br> Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlık  sözleşmenin hukuki içeriği, davalının ödemekle yükümlü olduğu bayilik bedelleri, reklam bedelleri ve malzeme bedellerinin  davacıya ödenip ödenmediği yani genel ispat hukuku ilkelerine göre çözümlenmelidir. Zira sözleşmelerin  bizatihi konusunun marka, tasarım, web sitesi yapımı gibi vb hususlara ilişkin olması bizatihi ihtisas mahkemesini görevli kılmamaktadır. Davacı vekili açıkça dilekçesinde bu sözleşme kapsamında ödenmesi gereken bayilik bedelleri, reklam bedelleri ve malzeme bedellerinin ödenmediğini bildirmiş, davalı da aralarında markadan kaynaklanan bir ihtilaf olmadığını, alacak-borç ilişkisi bulunduğunu bildirmiştir. Görevsizlik kararı veren mahkeme asıl uyuşmazlığı, taraf beyanlarını görmezden gelerek görevsizlik kararı vermiştir. Dolayısıyla  yerleşik Yargıtay uygulamalarına ve göreve ilişkin yasal düzenlemelere göre mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulması gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre<br>Görev husususun res’en  mahkemece dikkate alınacak olması hususu gözetilerek  MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, <br>Her iki mahkeme arasında görev uyuşmazlığı çıktığından, HMK 20-21 ve 22. madde uyarınca Dosyanın süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde görevli mahkemenin belirlenmesi açısından dosyanın BÖLGE ADLİYE MAHKEMİSENE GÖNDERİLMESİNE,                              <br>Dair karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren  2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu  açık olmak üzere  karar verilip tefhim kılındı.10/04/2018<br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br>   ¸e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24a5ee3b0f9f20d322e7c368bc96bfbf","SID":"5c0f42ed73c38925"}}