{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\tT.C.<br>\tİstanbul Anadolu<br>\t 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2017/1328 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/162<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 07/03/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 22/02/2018<br><br><br>İstanbul Anadolu --- Tüketici Mahkemesinin --- Esas ---- Esas sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı üzerine mahkememize gelmekle,  yapılan açık yargılaması sonunda,<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalı şirketten değeri 85.000,00 TL olan 2016 model sıfır --- marka araç almak için 27/04/2016 tarihinde davalı şirkete geldiğini, davalı şirketin müvekkilinden 12.000,00 TL kapora istediğini, kapora ödendiği taktirde aracı hemen teslim edeceklerini beyan ettiklerini, müvekkilinin 27/04/2016 tarihinde 1.000,00 TL elden, geri kalan  11.000 TL yi ise davalı şirketin ---da bulunan ---Bankası'ndaki hesabına havale yolu ile gönderdiğini, ayrıca davalı şirketin müvekkilinin araç kredisi çekebilmesi için, şirketlerinde sigortalı olarak çalıştığını göstereceklerini beyan ettiklerini ve  bunun karşlığında da müvekkilinden 1.300,00 TL ücret alındığını, ancak alınan bu 1.300,00 TL için herhangi bir belge veya makbuz verilmediğini, müvekkili davalı şirkete istenilen kaporayı ödemesine rağmen aracın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilininde kendileri ile böyle anlaşmadığını bu sebeple verdiği kaporanın kendisine geri iade edilmesini, aracı almaktan vazgeçtiğini ifade ettiğini, bunun üzerine davalı şirketin 30 Mayıs 2016 tarihinde bir tanıdık vasıtasıyla parayı kendisine göndereceklerini belirttiğini, ancak tüm çabalara rağmen müvekkilinin söz konusu kapora bedelini geri alamadığını, davalı şirkete karşı 15/07/2016 tarihinde İstanbul Anadolu ---İcra Müdürlüğü'nde ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket söz konusu icra takibine 26/07/2016 tarihinde itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı şirket tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın kabülü ile davalı şirketin itirazının iptalini ve takibin devamını, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itirazı nedeniyle  dosya borçlusu - davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş,  bu  talebini  duruşmada tekrar etmiştir. <br>Davalı vekili  cevap  dilekçesinde özetle;dava konusu yapılan araç satış sözleşmesi, servis taşımacılığında kullanılan ticari bir vasıtanın satışına ilişkin olduğunu, davanın Asliye Ticaret Mahkemelerindegörülmesi gerektiğini, müvekkilinin sıfır kilometre panel van araçların iç dizaynını yaparak servis araçlarına dönüştürerek pazarladığını, davacı tarafta bu şekilde bir araç almak için müvekkil firmaya müracaat etmiş ve anlaşma sağlandığını, davacı sözleşmeyi haksız surette feshetmiştir ve cayma bedelinden mesül olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının %20 aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Mahkememizce  yapılan  yargılama  ve dosya  içeresinde toplanan  delillerin bir  bütün  olarak  irdelenmesi  sonucu;<br>Dava, taraflar arasında sözlü olarak varılan anlaşma gereği ticari aracın satımına dair davacı tarafından davalıya verilen toplam 12.000 TL' nin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Pey akçesi bir cayma parası değildir, ancak sözleşmenin bir kanıtıdır. Cayma parası ise, taraflara sözleşmeden serbestçe cayabilme yetkisi veren bir miktar paradır. Taraflar arasında davacının ıslak imzasını taşıyan bir sözleşme bulunmamaktadır. TBK’ nın 178. maddesine göre cayma bedelinden söz edebilmek için bunun sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Bu kapsamda, davalıya verilen paranın pey akçesi olmadığı, cayma akçesi olarak verildiğinin  davalı tarafından ispatlanması gerekir. Davacının ödediği paranın açıkça cayma bedeli olduğu kanıtlanmamıştır. Akit feshedildiğine göre, yatırılan paranın pey akçesi olması nedeniyle  iadesi gerekir (benzer mahiyette 15 HD 2015/4039-5935 E-K, 13 HD 2015/23142-2017/8543 E-K, 2016/31227-2017/6741 E-K ve 19 HD 2015/12526-2016/3207 E-K sayılı ilamları).<br>Bu kapsamda, pey akçesi olarak verildiği kabul edilen toplam 12.000 TL' nin takibine yönelik itirazın iptaline karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M \t                    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Açılan  davanın  KABULÜ  İLE;<br>Davanın İstanbul  --- İcra  Müd. --- Esas sayılı  takip  dosyasına  yapmış  olduğu  itirazın  iptali  ile  takibin  kaldığı  yerden  aynen  devamına,<br>Alacağın  likit  olması  nedeni  ile itirazında  haksız  olduğu  anlaşılan davalıdan  hükmedilen  meblağ  üzerinden  hesaplanacak % 20 oranında icra  inkar  tazminatının alınıp  davacıya  verilmesine, <br>Karar tarihinde alınması gerekli 819,72 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafından yapılan  tebligat gideri, müzekkere gideri  toplamı 59,50 TL yargılama giderinin  davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,<br>Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\t<br>Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde  yatıran tarafa  iadesine,<br>Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge  Adliye  Mahkemesi  nezdinde  istinaf  yolu  açık  olmak üzere taraf vekilerinin  yüzüne  karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2018<br> <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43808ed1f12d5e0a710cf360133edb84","SID":"84bbbf01716764f5"}}