{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2017/1606 <br>KARAR NO\t: 2018/213<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/04/2017<br>NUMARASI\t\t: 2014/1057 E- 2017/378K<br>DAVA KONUSU                  : Alacak  (Abonelikten Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:21/02/2018<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacının dava konusu işyerine ait  31/07/2013 tarihli elektrik abone sözleşmesi bulunduğunu, 24/04/2014 tarihinde davacı tarafça sayacın okumadığı gerekçesiyle arza bildiriminde bulunduğunu,davalı kurum elemanlarının ise   aynı tarihte sayacı değiştirdiklerini,yeni sayaç takıldığını,ancak 21/07/2014 tarihli 46.170,50 TLlık tahakkuk yapılarak fatura gönderildiğini,davacının bu tahakkuk sebebiyle kuruma itiraz ettiğini,ancak itirazının  31/07/2013 - 24/04/2014 tarihleri arasında 112.987,89 TL kwh eksik tüketim hesabı yapıldığı belirtilerek reddedildiğini,  davalının  23/08/2014 tarihinde  abonelik sözleşmesini tek taraflı ve bildirimsiz olarak feshettiği gibi , aynı tarihte abonesiz kaçak kullanım  sebebiyle  7.217,00 TL tutarında bir fatura daha düzenlediğini,her iki faturanın ayrı ayrı   01/09/2014 tarihinde  (46.170,50 TLlık faturanın faiziyle 46.882,35 TL olarak )ödediğini,davacının sayaca müdahalesinin bulunmadığını,haksız olarak tahakkuk ettirilen bu iki fatura sebebiyle davacının ödemek zorunda kaldığı toplam  54.099,35 TLnın   ödeme tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ;sayaç değiştirildikten sonra ,değiştirme tutanağına istinaden  sayacın endeks bilgileri okunamadığından, bozuk sayacın laboratuvara gönderildiğini,  03/06/2014 tarihli laboratuvar raporunda ise, \"Sayacın besleme devresi arızalı, ekranı kapalı kayıt yapmıyor, güncel ve geriye dönük endeks bilgileri alınamadığı, eski yeni sarfiyatların tetkiki uygundur\" denildiğini, buna göre  16/07/2014 tarihinde 24/04/2014 - 21/06/2014 tarihleri arası  baz alınarak  31/07/2013 - 24/04/2014 tarihlerini içerir dönem için 112.987,89 TL kwh eksik tüketim hesabı yapıldığı ve  fatura tahakkuk ettirildiğini, işlem ve tahakkuklarda hata olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkeme , alınan bilirkişi raporu kapsamında ,davaya konu  sayacın  davalı tarafından iş yerine takıldığı, davacının bu sayaca hiçbir müdahalede bulunmadığı ve  takılmasından yaklaşık 9 ay sonra bizzat kendisi ihbarda bulunarak sayacın doğru okunmadığını beyan ettiği, davalının ise  sayacı değiştirerek gerçekten bozuk olduğunu tespit ettiği, teknik olarak üzerinde ayar ve ölçü mühürleri bulunan böyle bir sayacın 9 ay içinde bozulmasının mümkün gözükmediği, diğer bir deyişle davalının kusurlu bir cihazı kullanmış olduğu kanaatine varıldığı, bu durumun ve ayrıca davacının bizzat kendisinin, cihazın bozuk olduğu hususunda ihbarda bulunması keyfiyetinin karar aşamasında davacı lehinde değerlendirilmesinin uygun olduğu, davacının geçmiş dönemlerde ödediği fatura tutarları incelenince bunların aydan aya farklılık göstermesi ve bunun yanı sıra davacının mevsimsel ve dönemsel çalıştığı göz önüne alınırsa, davacının durumunun doğru bulgu ve belge bulunmaması kapsamında değerlendirilebileceği ve dolayısıyla tahakkuka esas sürenin 90 gün olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre faturanın yeniden hesabında davacının davalıya sadece 17.122,32 TL enerji bedeline haiz 24.323,61 TL lik fatura ödemiş olması gerektiği, ayrıca Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca kaçak ve cezai şartın oluşmadığı ve davacının ceza ödemesinin uygun olmadığı gerekçesiyle \"Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 29.866,74 TL'nin 01/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\"karar vermiştir.<br>Mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından  istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde ; alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,davalı şirket tarafından yapılan hesaplama ve tahakkukların yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 14.maddesi uyarınca yapıldığını, hükme esas alınan raporda , yeni sayacın takıldığı 24.04.2014 tarihinden aboneliğinin sonlandırıldığı 21.06.2014 tarihleri arası 58 gün içinde 34.395,15 kwh harcandığı, günlük tüketim ortalaması da 593,01 kwh(34.395,15/58 gün=593,01) olup, sayacın eksik kayıt yaptığı 31.07.2013-24.04.2014 arası 267 gün için gerçekleşmesi gereken tüketim 593,01 X 267 GÜN= 158.336,30 kwh'ken bu tüketimden sayacın kaydettiği ve bedeli ödenen 45.348,41 kwh tüketim tenzil edildiğinde(158.336,30-45.348,41) = 112.987,89 kwh tüketimin eksik tüketim olarak faturalandırılması gerektiği,bu nedenle davalı  şirket tarafından 24.04.2014-21.06.2014 tarihleri arası referans alınarak 31.07.2013-24.04.2014 tarihleri arası 267 gün için 112.987,89 kwh eksik tüketim hesabı yapılarak  2014/07 dönem faturası tahakkuk ettirildiğini, ayrıca davacıya tahakkuk edilen 46.170,50 TL eksik tüketim bedeli haricinde davalı  şirket ile aralarında olan abonelik sözleşmesinin 23.08.2014 tarihinde feshine rağmen davacının fesih sonrasında da elektrik kullanımına devam ettiğinden hakkında 7.212,00 TL kaçak elektrik kullanım tahakkuku düzenlendiğini,davacının ödemeleri ihtirazi kayıtla yapmadığı için de; geri ödeme talebinde bulunamayacağını beyanla ,kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Alınan heyet kök  ve ek  bilirkişi kurulu raporu hükme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur.Davacı sayacın okunmadığını ve arızayı kendisi bildirmiş,bunun üzerine davacının işyerindeki elektrik sayacı davalı tarafça değiştirilmiş,sayacın laboratuvar kontrolünde ise  bozuk olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacının sayacın tüketim kaydetmemesine bir müdahalesi tesbit edilememiştir.Ayrıca sayacın  ne zamandan beri tüketim kaydetmediği anlaşılamamıştır.Bu nedenle sayacın doğru tüketim kaydettiği dönem belirlenemediğinden, baştan beri arızalı olduğu kabul edilmelidir. Sayacın doğru tüketime dair geçmiş tüketim kayıtları bulunmadığından,sayaç değişimi sonrası ilk iki tüketim ortalamasının ilgili yönetmelik 14/C maddesi kapsamı olayda uygulanmalıdır.Taraflar arasında abonelik sözleşmesi  vardır.Bu durumda abonelik tarihi olan 31/07/2013 tarihinden sayacın değiştirildiği tarih olan 24/04/2014 tarihleri arasında 267 günlük süre için eksik tüketim hesabı yapılması mümkün değildir.Eksik tüketim hesabı geçmiş tüketim tespit edilemediğinden 90 günü geçemez.Bu nedenle davalı tarafın 267 günlük eksik tüketim süresine göre hesaplama yapması usul ve yasaya uygun değildir.Davacının 90 günlük süre nedeniyle eksik tüketim borcu toplamda 24.323,61 TL olduğundan davacının  bu durumda  ilave, kaçak kullanım bedelinden de sorumlu olmaması gerektiğinden,bu tutarlar ödenmediği için davalı tarafça davacının aboneliğinin tek taraflı olarak feshedildiği,bu nedenle elektrik kesintisi tehdidi ile davacının bu borçların tamamını 2 kalem halinde 01/09/2014 tarihinde ödediği açık olduğundan ,ayrıca davacının ihtirazi kayıt bildirmesine gerek kalmadığı kabul edilmelidir.<br>Davacı  davalı tarafa bu nedenle  toplam 54.099,35 TL ödediğinden,bu tutardan borçlu olduğu ve ödemesi gereken 24.323,61 TL çıkartıldığında davacının davalıdan 29.866,74 TL alacaklı olduğu görülmektedir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle,yeniden bilirkişi raporu alınmasının davaya katkısı olmayacağı , ayrıca faiz başlangıç tarihi açısından,davalının temerrüt tarihine yönelik istinaf talebinin de olmadığı görülmüştür. Mahkemenin kararı usul hukuka uygun bulunmuştur.<br>Bu nedenlerle  istinaf  sebepleri ile sınırlı yapılan incelemede ,davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1.madde gereğince reddi gerekmiştir.<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalı BEDAŞ'ın istinaf talebinin,HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca REDDİNE,<br>Alınması gereken 2.040,19 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 510,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.530,09 TL nin  davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, <br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21/02/2018<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14a046f7239b99400b36120f698e5501","SID":"1455dc70ab0f343a"}}