{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>ESAS NO\t: 2014/239 Esas<br>KARAR NO: 2018/133<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 17/07/2014<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2018 <br>Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ <br>DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; <br>Davalı aleyhine, bugüne kadar ödenmeyen, fatura bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla İstanbul 21.İcra Müdürlüğü ... E.dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun yasal süresi içinde borca ve tüm faiz ve ferilerine itiraz ettiğini takibin durdurulduğunu, Haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazın iptali gerektiğini,davalı ... ile Davacı Müvekkil ... arasında dijital baskı makinesi satımı ve teslimi konusunda anlaşma olduğunu, 24.04.2014 düzenleme tarihli 10.320,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini,davacı ile davalı şirketler arasında digital baskı işinden doğan ticari bir ilişkinin mevcut olup;sunulan mail çıktısından da anlaşılacağı üzere davalının şirketler arasında ticari ilişki bulunmadığından bahsetmesinin kötü niyetli olduğunu, makinelerin teslimine ilişkin  iadeli taahhütlü gönderilen faturaların davalı tarafça tebliğ alınmadığını, faturaların gönderilmediği  iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, her iki tarafın ticari defterlerinde işbu ticari ilişkinin bulunması gerektiğini,borçlunun borcuna itiraz ederek borcunu ödemekten kaçınmaya çalıştığını, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına , yargılama gideri ile birlikte vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP /<br>Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş cevap dilekçesi vermediği ancak , mahkememizce yapılan  11/10/2016 tarihli duruşmada davalı vekilince; \" Dava dilekçesinde dijital baskı makinesi alım satımı nedeniyle alacak  doğduğu  belirtilmiş ancak  bilahare dijital baskı işi nedeniyle olduğundan bahisle  alacağın bundan kaynaklandığından söz edilmişse de; ortada tespit edilmiş bir dijital baskı işi yoktur, biz ilk  söylemleri olan makine alım satımı olmadığını belirtiyoruz velevki  dijital baskı işi olsa bile buda tespit edilmemiştir, zira dijital baskı da şeklen ve fiziken var olan bir şeydir, bu ortaya  konulmamıştır, bizce bilirkişi raporları yeterlidir, yeniden bilirkişi incelemesine gerek yoktur\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ  VE GEREKÇE\t<br>Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.<br> İstanbul 21.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası takip dosyası kapsamında davacı tarafın davalı hakkında 10.620,00 TL fatura borcu 41,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.661,90 TL alacağın  ödetilmesi istemiyle ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu<br>Davalı  tarafından yasal süresi içinde vaki itirazda bulunulduğu,icra takibinin İİK.nun 62 maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki  itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.<br>Mahkememizce davacı tarafın  ticari defter ve kayıtları ile dayanağı belgeleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi Mali Müşavir Türkan Özdemir  'in kök ve ek  raporu alınmıştır. <br>Alınan  bilirkişi kök raporunda özetle;Davacının usulune uygun kayıtlarında faturanın kaydedildiği hesapta 9.620 TL davalıdan alacak bakiyesinin kayıtlı bulunduğu, Davacının sunulan kayıtlarında davalı ile ticari ilişkinin mevcudiyetine dair satıcılar hesabında davalı faturası, aynı miktar davacı faturası ve diğer kayıtlar kapsamında karşılıklı ticari ilişkinin mevcut olduğunun görüldüğü, Davacının faturaya konu iş ile ilgili davalıyla yazışmalarının mevcut olduğu ,ancak davalı tarafından ticari defter sunulmamış olup, faturanın davalı tarafından kabul edilerek defterlere işlendiğinin tespit edilemediği, keza gönderilen faturanın tebliğ edilemediği, yazışmalarda da fatura konusu işin bedelinin kararlaştırıldığı hususlarında tespit yapılamadığı bildirilmiştir.<br>Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları ile önceki rapor ve ek raporları irdelemek suretiyle davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktar olduğu konusunda icra dosyasındaki kalemleri de dikkate almak suretiyle Reklamcılık , Tasarım ve İletişim uzmanı bilirkişi Faruk Çağla'nın 10/11/2017 tarihli raporu alınmıştır.Alınan raporda özetle ; Davacı tarafından yapılan dijital baskıların Davalıya teslim edildiğini gösterir altında teslim alanın imzası bulunan teslim formu, irsaliye veya sipariş formu bulunmadığından, dava konusu işlerin basılıp bittikten sonra reklam yerinde fiziksel olarak uygulandığını, monte edildiğini gösterir fotoğraflar veya Davacı tarafından Davalı tarafa yaptığını iddia ettiği işle ilgili gönderilmiş mail, somut veri, delil vb. belgeler bulunmadığından Davacının fatura belirtilen “dijital baskı” işini yaptığını ispat edemediği , Taraflar arasındaki yazışmalardan aralarında ticari ilişkinin doğduğu veya bulunduğu anlaşılmış olmakla birlikte; Davacının dava konusu dijital baskı işini yaptığını ispat edemediği, Sipariş formu ve mail yazışmalarının olması dava konusu işi yapıldığı göstermekte yetersiz kaldığı bildirilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamına göre;<br>Davacı ile davalı arasında davacının incelenen ticari defterlerine göre ticari ilişki bulunduğu, ancak davacının ticari defterlerine işlenen ve alacağın dayanağı olan faturanın davalıya tebliğ edilmediği, davalı tarafça kabul edilmediği, davacının faturaya konu basım işini yaptığı ve davalıya teslim ettiğinin ispat edilemediği, bu nedenle davacı alacağının sabit olmadığı anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>H Ü K Ü M \t                 /<br>1-Davanın REDDİNE <br>Davalı tarafın kötüniyet tazinat taleplerinin yasal koşullar oluşmadığından reddine<br>2-Karar tarihi itibariyle 35,90 TL red karar harcının peşin yatırılan 176,25  TL harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına , artan 140,35 TL nisbi harcın hüküm kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 12.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan  yargılama giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının  kararın  kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine ,Davalı tarafından yapılan  yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına <br>Davalı vekilinin  yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere, verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/02/2018<br><br>Katip ...<br> <br> <br> <br>Hakim ...<br> <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54f423929219aab862b0215eeb325866","SID":"e8ae375c3ec13c1e"}}