{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">9. Daire         1995/3087 E.  ,  1996/1404 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">          T.C.<br>  D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU  DAİRE<br>Esas No\t: 1995/3087<br>Karar No: 1996/1404<br><br>       Temyiz İsteminde Bulunan : Aydın Belediye Başkanlığı - AYDIN<br>       Vekili         : ….<br>       Karşı Taraf    : …<br><br>       İstemin  Özeti   :  1993 yılı Mayıs-Aralık ayları ile 1994 yılı Ocak-Ekim  aylarına ait eğlence vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme  emrine  karşı açılan  davayı;  davalı  idarenin  süre  aşımı  ile  ilgili  iddiasının  yerinde bulunmadığı, esasa gelince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55.maddesinde, amme alacağının  vadesinde  ödenmemesi  durumunda  7  gün içinde borçların ödenmesi veya mal bildiriminde bulunulması gereğinin ödeme emri ile  borçluya  tebliğ  olunacağı, 58.maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın  böyle  bir  borcu  olmadığı,  kısmen  ödediği  veya  zamanaşımına uğradığı  hakkında  tebliğ  tarihinden  itibaren  7  gün  içinde  yetkili  vergi mahkemesinde  dava  açabileceği,  ayrıca  213  sayılı   Vergi   Usul   Kanununun 22.maddesinde  de,  verginin  tahakkukunun  tarh  ve  tebliğ olunan bir verginin ödenmesi gereken safhaya gelmesi  olarak  tanımlandığı,  açıklanan  bu  hükümler karşısında  ödeme  emrinin  yerinde  olup  olmadığının, tarh, tebliğ ve tahakkuk işlemlerinin  yapılıp  yapılmadığının  araştırılması  bakımından  mahkemelerince 4.5.1995   tarihinde   verilen   ara   kararı   uyarınca  getirtilen  belgelerin incelenmesinden davalı idare tarafından yalnız 1993 yılı Mayıs ayı için tahakkuk fişinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği,  diğer  ihtilaflı  dönemler  için tahakkukla  ilgili  bir tebligat işleminin yapılmadığı, bu durumda kesinleşmeyen kamu alacağı için ödeme emri düzenlenmesinde yasal isabet bulunmadığı  gerekçesi ile  kabul ederek ödeme emrini iptal eden … Vergi Mahkemesinin … gün ve … sayılı  kararının;  ödeme  emrine  karşı  açılan  davanın  süresinde olmadığı,  eğlence  vergisinin  her  ay  itibariyle  yatırılması gerektiği halde yatırılmadığı, ödeme emrinin  yerinde  olduğu  iddiasıyla  bozulması  isteminden ibarettir.<br>       Savunmanın Özeti : Cevap verilmemiştir.<br>       Savcı  …'ın Düşüncesi : İleri sürülen bozma nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama  Usulü  Kanununun  49.  maddesinin  1  numaralı  bendinde öngörülen  nedenlerden  hiçbirisine  girmediğinden,  temyiz  isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan   Vergi  Mahkemesi  kararının  onanması gerekeceği düşünülmektedir.<br>       Tetkik   Hakimi  …'nun   Düşüncesi  :  Uyuşmazlık  yükümlünün çalıştırdığı atari  oyun  salonundan  dolayı  ihtilaflı  dönemler  için  eğlence vergisini ödemediği nedeniyle adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı; olayda  süre  aşımı  bulunmadığı,  tarh tebliğ ve tahakkuk yapılmadan ödeme emri düzenlenmesinin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile kabul eden  mahkeme  kararının bozulmasına ilişkin bulunmaktadır.<br>       2577   sayılı   İdari   Yargılama   Usulü  Kanununun  7.maddesinde,  özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde  vergi  mahkemelerinde  dava  açma süresinin  otuz gün olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58.maddesinde ise, ödeme emirlerine karşı tebliğ tarihinden  itibaren  7 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabileceği hükme bağlanmıştır.<br>       Olayda  eğlence  vergisinin  süresinde  ödenmemesi  üzerine yükümlü adına davalı idare tarafından kamu alacağının tahsili için  ödeme  emri  düzenlendiği, ödeme  emrinin kendisine 25.11.1994 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğ üzerine yükümlünün  30.11.1994  tarihinde  belediye  başkanlığına   düzeltme   isteminde bulunduğu,  düzeltme  isteminin  12.1.1995 tarihli yazı ile reddedilmesi üzerine 18.1.1995 tarihinde ödeme emrine karşı davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>       Ödeme emirlerine karşı açılacak davalar özel düzenleme ile 7 günlük  süre ile  sınırlandığına  ve  bu  sürenin  durması  ve  kesilmesi  gibi durumlar özel kanunlarda bulunmadığına göre, vergi  mahkemesinin  davanın  süresinde  açıldığı yolundaki kararında isabet bulunmamaktadır.<br>       Açıklanan   nedenlerle   temyiz  isteminin  kabulü  ile  vergi  mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br>                               TÜRK MİLLETİ ADINA<br>       Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:<br>       Uyuşmazlık, eğlence vergisinin tahsili amacıyla düzenlenen  ödeme  emrine karşı   açılan   davayı   kabul   eden  mahkeme  kararının  bozulmasına  ilişkin bulunmaktadır.<br>       2577 sayılı İdari  Yargılama  Usulü  Kanununun  11.maddesinde,  ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi  veya  yeni  bir işlem yapılmasının üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma  süresi  içinde  istenebileceği,  bu  başvurmanın işlemeye  başlamış  olan  idari dava açma süresini durduracağı öngörülmüştür. Bu hükümle genellikle \" idari bir yetkinin kullanılması sırasında  kamu  idaresinin bir organı tarafından açıklanan idare beyanı\" olarak tanımlanan idari işlemlerin tesisi  üzerine,  işlemin  kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni işlem  yapılması  için  ilgililerce  idareye  yapılan  başvuruların  söz  konusu işlemler  hakkındaki  davaların  süresinin  hesabına olan etkisi açıklanmakta ve düzenlemektedir.<br>       6183  sayılı   Amme   Alacaklarının   Tahsil   Usulü   Hakkında   Kanunun 54.maddesinde,  ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55.maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere  7 gün  içinde  borçlarını  ödemeleri  veya mal biriminde bulunmaları lüzumunun bir \"ödeme emri\" ile tebliğ olunacağı, 58.maddesinde ise ödeme  emrine  karşı  böyle bir   borcun   bulunmadığı  veya  kısmen  ödendiği  veya  zamanaşımına  uğradığı iddialarıyla 7 gün içinde dava  açılabileceği  öngörülmüştür,  Ödeme  emri  6183 sayılı Kanunda öngörülen cebren tahsil ve takip usullerinden biridir. Bu haliyle vergi   dairelerinin   idari   işlevleriyle   ilgili   olarak   tesis  ettikleri uygulanabilir nitelikte ve yükümlülerin hukukunu doğrudan etkileyen onların  hak ve  yükümlülüklerinde  yenilik  yaratan  irade açıklaması suretiyle tesis edilen işlemlerden farklılık arzetmektedir. Bu özelliği itibariyle kanunda  ödeme  emri hakkında açılacak davalarda sürenin 7 günle sınırlandırılmış olması nedeniyle bu süreden sonra açılan davaların süresinde kabul edilmemesi gerekmektedir.<br>       Olayda,  eğlence  vergisinin  süresinde  ödenmemesi  nedeniyle düzenlenen ödeme emrinin yükümlüye 25.11.1994  tarihinde  tebliğ  edildiği,  yükümlünün  bu tebligat  üzerine  düzeltme  istemi  ile  30.11.1994  tarihinde  davalı belediye başkanlığına başvurduğu, istemin 12.1.1995 günlü  yazı  ile  (Tebliğ  17.1.1995) reddedilmesi  sonucu  18.1.1995  tarihinde  vergi  mahkemesinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>       Bu durumda ödeme emirlerine karşı açılacak davalar, özel düzenleme ile  7 günlük  süre  ile  sınırlandığına  ve  bu  sürenin durması ve kesilmesi hakkında herhangi bir yasa hükmü özel kanunlarında bulunmadığına göre vergi  mahkemesince davanın   süresinde   olduğunun   kabulü   suretiyle   verilen   kararda  isabet bulunmamaktadır.<br>       Nitekim, gerek Danıştay 3.Dairesinin 30.5.1995 gün  ve  1995/1643  sayılı kararında,   gerekse   Danıştay   4.Dairesinin,  7.Daire  ile  müşterek  verdiği 21.12.11995 gün ve 1995/5748 sayılı kararda, ödeme emirlerinin  tebliği  üzerine idareye   yapılan   başvuruların,   7  günlük  dava  açma  süresini  kesmiyeceği belirtilmiştir.<br>       Açıklanan nedenlerle, … Vergi Mahkemesinin … gün ve  … sayılı kararının bozulmasına 12.4.1996 gününde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br>       AZLIK  OYU        :  2577  sayılı  İdari Yargılama Usulü Kanununun, İdari Makamların Sükutu başlığını taşıyan 10'uncu ve  Üst Makamlara Başvurma başlığını taşıyan 11.maddesi, 4001  sayılı  Kanunun  yürürlüğe  girmesine  kadar  3  ve  4  numaralar  altında  son  birer  bent  taşıyordu.  10.maddenin 3 ve 11.maddenin 4 numaralı bentlerinde \"Bu madde hükümleri, vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümlerin tarh, tahakkuk ve tahsilinden ve bunların zam ve  cezalarından  doğan uyuşmazlıklarda  uygulanmaz\"  hükmü  yer  alıyordu.  Bu bentler, 18.6.1994 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 4001 sayılı Kanunun 5 ve  6.maddeleriyle  yürürlükten kaldırıldı.<br>       Sözkonusu    bentlerin    neden   yürürlükten   kaldırıldığı   ve   Kanun değişikliğinin hangi amaçla yapıldığı  yasa  değişikliğinin  genel  gerekçesinde açıklanmakta  ve  aynen \"Vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümlerin tarh, tahakkuk ve tahsili ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda; idari davaya konu olacak işlemlere karşı mevcut hükümlere  göre  dava  açılmadan  önce idari  makamlara  başvurulması  mümkün  bulunmamaktadır.  Başvuru yapılması dava süresini durdurmadığı için, daha sonra açılan davalar  süreden  reddedildiğinden çoğu  zaman  hak  kayıplarına  neden  olunmaktadır. Gerek bu gibi haksızlıkların ortadan kaldırılması ve gerekse  dava  yoluna  başvurulmadan  idareye  yapılacak başvuru  yoluyla  uyuşmazlıkların  çözümlenmesinin  sağlanmasının  dava sayısını azaltma yönünden yapacağı olumlu etki  gözönüne  alınarak  2577  sayılı  Kanunun 10.maddesinin  3.fıkrası  yürürlükten  kaldırılmaktadır.\"  denmekte, 11.maddenin 4.fıkrasının da aynı gerekçeyle kaldırıldığı açıklanmaktadır. <br>        Gerekçede açıkça belirtildiği gibi  yasa  değişikliği  ile  güdülen  amaç tıpkı  diğer  idari işlemlerde olduğu gibi tarh, tahakkuk ve tahsil işlemleriyle karşılaşan   yükümlülere,   bu   işlemlerin   kaldırılması,    geri    alınması, değiştirilmesi  veya  yeni  bir  işlem  yapılması  için  dava açma süresi içinde idareye başvuru yolunu açmak, bu başvuru ile dava açma  süresinin  durdurmak  ve  böylece  uyuşmazlıkların  dava  aşamasına  gelmeden  konunun  yeniden  incelenip halledilmesini sağlamaktır. Yasa koyucu bu yolla dava sayısının azalacağını ümit ettiğini de belirtmektedir.<br>       İdareye  başvuru  yolu  kabul  edilince  doğal  olarak,  bu  işlemin  üst makamlarının  olup  olmadığı  ve  hangi  makama başvurulması gerektiği sorunu da ortaya çıkmaktadır. Bizce bu makam, 178 sayılı Maliye Bakanlığının  Teşkilat  ve Görevleri   Hakkında  Kanun  Hükmünde  Kararnameye  ve  24.12.1994  günlü  Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Dairelerin Kuruluş ve Görev Yönetmeliğine göre işlemi yapmış olan aynı vergi dairesi yahut  kamu  alacağının  türüne  göre  aynı  kamu idaresi olmalıdır.<br>       Olayda da eğlence vergisine ilişkin ödeme emrinin tebliği üzerine yükümlü 7   günlük  dava  açma  süresi  içinde  belediye  başkanlığına  başvurduğuna  ve başvurusunun  reddedildiğine  ilişkin  işlemin  tebliğinden  bir  gün  sonra  ve süresinde  dava  açtığına göre davanın süre aşımından reddi gerektiği hakkındaki Dairemiz bozma kararına katılmıyorum.<br>       Olayda bozma kararı sadece 1993 yılının Mayıs ayına ait olarak verilmeli, mahkeme kararının diğer hükümleri  onanmalıydı.  Zira  mahkemenin  ara  kararına verilen  cevaptan;  ödeme  emri  tebliğ  edilmeden önce diğer aylar için yapılıp tebliğ edilen bir tahakkuk işleminin bulunmadığı anlaşılmakta ise de 1993  Mayıs ayı için tahakkuk ve tebliğ işleminin bulunduğu görülmektedir.<br>       XX  -  KARŞI  OY  :  Genel  bütçeye, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere ait vergi, resim, harç ve  benzeri  yükümlerin  tarh,  tahakkuk,  tahsil işlemlerinden  ve  bunlarla  ilgili  zam  ve  cezalardan  doğan  uyuşmazlıkların çözümünde genel ilke; 2577 sayılı İYUK'na uygun olarak vergi mahkemesi  nezdinde dava açılmasıdır.<br>       Ancak,  vergilendirme işleminden doğan anlaşmazlık, bir hukuki ihtilaftan değil de, bir maddi hatadan ibaret bulunmakta ise, yasa koyucu  pahalı  ve  uzun olan   bu  dava  yolundan  ayrı  olarak  Vergi  Usul  Kanununun  116.  ila  126. maddelerinde düzenlenen ve vergi literatüründe \"Düzeltme ve Şikayet  Müessesesi\" denilen  bir idari başvuru yolu vazetmiştir. Bu müessesenin işliyebilmesi, başka bir deyişle, bu yola başvurulabilmesi için ortada bir hukuki ihtilaftan  ziyade, VUK'nun   sözügeçen   maddelerinde   yazılı  olan  \"vergi  hatası\"nın  bulunması gerekmektedir. Nitekim anılan  Kanunun  \"Vergi  Hatalarını  Düzeltme\"  başlığını  taşıyan  bu  bölümünün 116. maddesinde, vergi hatası; vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış, aynı  kanunun  117.maddesinde  hesap hataları,   118.   maddesinde  ise  vergilendirme  hataları  tek  tek  sayılarak belirlenmiştir. Maddenin 2 no'lu bendine göre, mükellefiyette hata; açık  olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınması,  3  no'lu  bendine  göre,  mevzuda hata ise; açık olarak vergi mevzuua girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, evrak ve  işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.<br>       Vergi,  resim  ve  harçların  tarh,  tahakkuk  ve  ödeme  emri  ile haciz işlemlerini de içeren tahsilat  aşamalarında  yapılan  vergi  hataları  hakkında mükelleflerin 30 günlük (ödeme emrine itirazda 7 günlük) dava açma süresi içinde vergi  mahkemesinde dava açmak suretiyle uyuşmazlığı yargı mercii önüne getirmek hakları bulunduğu gibi, önce düzeltme yoluna başvurmak suretiyle vergi hatasının giderilmesini  yetkili  makamlardan  istemek,  reddi  halinde,  gene  dava  açma sürelerine  bağlı  kalarak  yargı  yerlerine başvurmak hakları da bulunmaktadır.  Ancak bu yolun sadece vergi hataları yönünden incelemeye tabi olacağı açıktır.<br>       Tarh ve  tahakkuk  eden  bir  kamu  alacağının  cebren  tahsil  ve  takip aşamalarından olan ödeme emrinde yapılmış bir vergilendirme veya hesap hatasının da  düzeltme  yolu ile giderilmesinin istenebileceği hususunda kuşku bulunmaması gerekir. Bu  konuda  ödeme  emrinin  diğer  vergi  işlemlerinden  farklı  olduğu sonucunu doğuracak herhangi bir görüşe itibar etmek mümkün değildir.<br>       Öte  yandan,  213 sayılı Vergi Usul Kanununun 124.maddesi, \"itiraz süresi geçtikten sonra  yapılacak  düzeltme  talepleri\"  hakkında  yapılacak  işlemleri göstermekte  iken,  2686 sayılı yasa ile yapılan değişiklikte 124.madde, maddede yer  alan  \"itiraz  süresi\",  \"vergi  mahkemesinde  dava  açma  süresi\"   olarak değiştirilmek suretiyle aynen mahafaza edilirken, itiraz süresi içinde yapılacak düzeltme  talepleri  hakkında  uygulanacak  işlemleri  gösteren  123.madde hükmüyürürlükten kaldırılmıştır. <br>       Sözü geçen maddelerin eski ve yeni metinlerinin birlikte incelenmesinden, vergi mahkemesinde dava açma süresi içinde düzeltme talebinde bulunulması ve  bu isteğin  reddedilmesi  halinde  doğrudan  vergi mahkemesinde dava açılması; dava açma süresi geçtikten sonra düzeltme isteminde bulunulması ve bu  istemin  reddi halinde  şikayet  yolu ile üst merciye başvurulması ve bu mercinin tesis edeceği işleme karşı da 2577 sayılı IYUK'nun 7.maddesinde yazılı esaslara  bağlı  olarak dava açılması gerekmektedir.<br>       Diğer  taraftan  ,  vergi  ihtilaflarında  uyulması  gereken VUK'nun özel mitelikteki  bu  hükümleri   mevcutken,   vergi   uyuşmazlıklarına   uygulanması tartışmalı  olan,  nitekim  özellikle süre hesabında davacıların hak kayıplarına neden olması sebebiyle 4001  sayılı  yasa  ile  vergi  uyuşmazlıkları  açısından yürürlükten  kaldırıldığını  düşündüğüm  2577  sayılı yasanın 10 ve 11.maddeleri hükümlerinin olayda tartışılmasına gerek bulunmamaktadır.<br>       Bu durumda, uyuşmazlık konusu ödeme emrinin tebliği üzerine 7 günlük dava açma süresi içinde istenen  düzeltme  isteğinin  reddi  üzerine  gene  süresinde açılan  davanın  esası  hakkında verilen temyiz konusu mahkeme kararının, olayda süreaşımı bulunduğu gerekçesi ile bozulması yolunda verilen karara katılmıyorum.                                    <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"310fd937c43122b94590dcdabd92da0a","SID":"67189fcf5e72ca53"}}