{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/326 Esas - 2026/387<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\tT.C.<br>\t...<br>\t4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2025/326 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/387<br><br>HAKİM      \t\t\t       : ...<br>KATİP\t:...<br><br>DAVACI \t: ....<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ....<br>DAVALI \t: 1- ... ... .<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: 2- ......<br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>\t  Av. ...<br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/04/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 12/06/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t: 22/06/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil idare ile davalı iş ortaklığı arasında 29.04.2021 tarihinde 2021/231182 ihale kayıt numaralı sözleşmenin imzalandığını, ihale uhdesinde kalan davalı tarafından 149.075,04-TL tutarındaki ihale karar pulu damga vergisinin 28/04/2021 tarihinde müvekkil idare hesabına yatırıldığını, bilahare bu verginin idarece vergi dairesine ödendiğini, ancak davalı şirketlerin verginin iadesi istemiyle açtığı davada Gelir İdaresi Başkanlığı Aleyhine ... 1. Vergi Mahkemesi tarafından verilen 21.12.2022 tarihli ve 2022/2811 sayılı karar ile verginin davalıya iadesine hükmedildiğini, bu durum üzerine Vergi Dairesi tarafından söz konusu verginin ferileriyle birlikte 04/09/2023 tarihinde müvekkil idare hesaplarından mahsuben tahsil edildiğini, sözleşme ve idari şartname hükümleri uyarınca ihale karar pulu damga vergisinin yükleniciye ait olduğunun ve teklif fiyatına dahil edildiğinin açıkça düzenlendiğini, davalının bu yükümlülüğü bilerek teklif verdiğini ve sözleşmeyi imzaladığını, davalının hem sözleşme bedeli içerisinde bu tutarı müvekkil idareden tahsil edip hem de vergi dairesinden iade alarak mükerrer kazanç sağladığını, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, Yargıtay ve ilgili mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere taraflar arasındaki iç ilişkide sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunu ve vergi yükünün yüklenici üzerinde kalması gerektiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı neticesinde müvekkil idarenin zarara uğradığını belirterek, ödenmek zorunda kalınan damga vergisi ve ferilerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığın tarafların sıfatı ve kamu hizmeti niteliği gereği ticari dava sayılamayacağını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı kurumun talep ettiği alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, 2021/ 231182 ihale kayıt numaralı işin müvekkil şirketler uhdesinde kaldığını ve taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, ... 1. Vergi Mahkemesi'nin 21.12.2022 tarihli, 2022/611 E. ve 2022/2811 K. sayılı kararı ile ihale karar damga vergisinden yüklenicinin sorumlu olmadığının tespit edildiğini, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1, 3, 8 ve 24. maddeleri uyarınca ihale karar pulu damga vergisinin mükellefinin ihaleyi yapan resmi Daire olduğunu, davacı kurumun 5018 sayılı Kanun kapsamında resmi Daire sayılmasa dahi ihale kararını imzalayan taraf olarak vergi mükellefi olduğunu, sözleşmenin 7. maddesindeki \"taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin\" ibaresinin sadece ifa aşamasındaki maliyetleri kapsadığını, ihale karar pulu bedelinin ise idarenin ihale kararı almasının mali bir neticesi olduğunu, Danıştay kararları uyarınca vergi mükellefiyetinin yükleniciye devrinin mümkün olmadığını, sözleşme hükümlerinin Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddeleri uyarınca genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve davacı aleyhine ağırlaştırıcı hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiğini, Vergi Mahkemesi kararını etkisiz kılacak şekilde rücuen tahsil talebinde bulunulmasının kesin hüküm yasağına aykırı olduğunu, kamu hizmeti sözleşmesine dayalı olarak ticari faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini, alacak miktarına, faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne itiraz ettiklerini talep etmiştir.<br>Davalı  ... ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 2021/231182 İKN'li işe ilişkin olarak 29.04.2021 tarihinde ödenen ve 18.08.2020 tarihinde vergi dairesine beyan edilen 149.075,04 TL tutarlı ihale karar pulu damga vergisinin, Davalı Şirketlerce Açılan Davada ... 1. Vergi Mahkemesi'nin kararı üzerine iade alınıp 04/09/2023 tarihinde mahsuben tahsil edildiğini belirttiğini, söz konusu verginin mükellefiyetinin ... 1. Vergi Mahkemesi kararı ile davacı üzerinde sabit olduğunu ifade ettiğini, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 3. ve 24/2. maddeleri uyarınca verginin mükellefinin kağıdı imza edenler olduğunu vurguladığını, müvekkili şirketin ihale kararında imzasının bulunmadığını ve kararın alınmasında hiçbir yetkisinin olmadığını savunduğunu, davacının resmi Daire sıfatını haiz olmadığını ve bu sıfatla müvekkili üzerine vergi yükü bırakamayacağını ileri sürdüğünü, vergi mükellefiyetinin kanunla belirlendiğini ve sözleşme ile değiştirilemeyeceğini belirttiğini, Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesi gereği sözleşme ile mükellefiyetin devredilemeyeceğini açıkladığını, davacının ihale yüklenicisi şirketlere sözleşme imzalanmasının ön şartı olarak bu vergiyi dayatmasının hukuki bir dayanağının bulunmadığını iddia ettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sözleşme imzalandıktan sonra doğan vergi, resim ve harçlarla sınırlı olduğunu beyan ettiğini, ihale kararının alınmasıyla doğan verginin sözleşme öncesi bir yükümlülük olduğunu savunduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu ve Kamu İhale Genel Tebliği'nin bu uyuşmazlıkta uygulanamayacağını belirttiğini, davacının ahde vefa ilkesine aykırı hareket ettiğini ifade ettiğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE: <br>Dava \"Taraflar arasındaki 2021/231182İKN'li  sözleşmeye aykırı olarak Gelir İdaresi Başkanlığı’na ödenmek zorunda kalındığı belirtilen   149.075,04 TL ihale karar pulu ve 10,686,30 TL gecikme zammının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan rücuen tahsili \" istemine ilişkindir.<br>Talep, cevaplar, ticari defterler, ... 1. Vergi Mahkemesi'nin 2022/611 Esas-2022/2811 Karar sayılı kararı ile yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 19/09/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve   18/02/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; <br>19/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; \" Sayın Mahkemenin hususundaki davanın ihale karar damga pulu vergisine ilişkin alacak davası olduğu, <br>dava değerinin 159.761,34TL olduğu, <br>Yapılan Mali İncelemede;  6102 sayılı TTK. 64/3 Maddesine uygun olarak davacı - davalı ya ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin <br>süresi içerisinde yapıldığı, <br> Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için gerekli olan; <br> a-)Ticari Defterlerin 1 nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerinde yer alan usul ve esaslara uygun tutulduğu,  b-)Defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığının tespit olunduğu, (6100 Sayılı HMK. Madde 222) <br>Anılan madde hükmü gereğince; diğer tarafın da aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara <br>aykırı olmaması veya diğer tarafın kayıtlarını ibraz etmemesi veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın <br>ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. <br> İş bu sebeple, ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğinin bulunmadığı değerlendirilmekle birlikte, nihai karar takdirinin <br>Sayın Mahkeme’nize ait olduğu,  <br> Davalı şirket tarafından, 149.075,04TL ihale karar pulu damga vergisi 28/04/2021 tarih ve M-2021-04-28-10.14.10.453152 <br>seri nolu dekont ile Davacı .... hesabına yatırıldığı ve kayıtlarına alındığı, <br> Davacı kurum tarafından, Davalı şirketten 28.04.2021 tarihinde tahsil olunan 149.075,04TL ihale karar pulu damga <br>vergisinin, vergi mevzuatı hükümlerine göre beyan edilmek suretiyle Kızılbey Vergi Dairesine 30.04.2021 tarihinde yatırılmış <br>olduğu ve kayıtlara alındığı, <br> Davalı .... LTD. ŞTİ. & ... ... ŞTİ....<br>HİZMETLERİ İŞ ORTAKLIĞI’ tarafından, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine damga vergisi ve karar <br>pulu bedelinden yüklenicinin sorumlu olmadığını tespit amaçlı \" dava açtığı,  sonuçta ihale karar damga vergisinin tahsil <br>tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte kendisine iadesine karar verildiği şirket tarafından yapılan iadeden <br>tahsilatın kayıtlara alınmadığı, <br> Davacı T.C.D.D. GENEL MÜÜDÜRLÜĞÜ tarafından 05.12.2024 tarihli makbuzda belirtilen 04.09.2023 tarihinde mahsuben <br>ikinci defa gecikme faiziyle birlikte (149.075,04TL (+) 10.686,30TL = 159.761,34TL) ödendiği ve muhasebe kayıtlara alındığı, <br>Yukarıda ayrıntılı şekilde değerlendirildiği üzere, hukuki takdir ve değerlendirme yetkisi Sayın <br>Mahkemeye ait olmak üzere, taraflar arasında imzalanan 29.04.2021 tarihli sözleşme açısından, <br>sözleşmenin 8. Maddesi, İdari Şartnamenin 44.6. Maddesi ve Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78/30-ç <br>maddesi gereğince, ihale karar damga pulu vergisi ödeme yükümlülüğünün davalılara ait olduğu, <br><br> Bu nedenle davacının dava dışı Gelir İdaresi Başkanlığı’na 04.09.2023 tarihinde ödemiş bulunduğu <br>149.075,04-TL tutarındaki ihale karar damga vergisini davalılardan talep edebileceği, davacının <br>10.686,30-TL tutarındaki gecikme faizini talep edip edemeyeceği hususundaki hukuki takdir yetkisinin <br>mahkemeye ait olduğu \" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.<br>18/02/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda;\"Bilirkişi Kurulumuzca kök raporda belirttiğimiz görüşlerimizde herhangi bir değişiklik bulunmadığı, ek olarak davacı tarafından dava dışı vergi idaresine ödeme tarihi 04.09.2023 olduğundan, ayrıca dosya kapsamında davacı yanca davalılara ödeme için gönderilmiş herhangi bir bildirim bulunmadığından, ödeme tarihi olan 04.09.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa faiz işletilebileceği, bu hususta hukuki takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu\" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.<br>Yukarıda içeriği açıklanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan  bilirkişi heyetinin 19/09/2025 tarihli kök  raporu ve 18/02/2026 tarihli ek raporu dikkate alındığında, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı vekili  söz konusu ihale kararına bağlı damga vergisinin mükellefinin kamu idaresi olduğunu nitekim Vergi  Mahkemesi'nin söz konusu verginin mükellefinin müvekkili olmadığına dair kesinleşmiş bir tespitte bulunduğunu, bu hali ile Vergi Mahkemesi kararının etkisini bertaraf edecek şekilde hukuk mahkemesinde aynı borcun rücuen talep edilmesinin hem kesin hüküm yasağına hem de mükellefiyetin kanuniliği ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de kesinleşmiş Vergi Mahkemesi kararı ve söz konusu verginin yasal muhatabının kamu idaresi olması nedeni ile davacı kurum tarafından bu ödemelerin zaten  yapıldığı ancak sözleşme serbestisi ilkesi gereğince taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında aralarındaki iç ilişki anlamında davacının ödediği vergiyi davalılardan aralarındaki iç ilişkiye binaen rücuen tahsil etme hakkı olduğu sonucuna varılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın KABULÜ ile toplam 149.075,04  TL ihale karar damga vergisi ve 10.686,30  TL gecikme faizi olmak üzere toplam 159.761,34  TL’nin   ödeme tarihi olan 04/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari  faizi ile müştereken ve müteselsilen  davalılardan  alınarak   davacıya verilmesine, <br>2-Alınması gerekli 10.913,29-TL harçtan peşin alınan 2.728,33-TL harcın mahsubu ile bakiye    8.184,96-TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 1.880,00-TL tebligat ve müzekkere gideri,10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.728,33- TL  Peşin Harç, 615,40-TL Başvuru harcı ve 87,50-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 15.311,23-TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca sarf kararı hazırlanmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, <br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı12/06/2026  <br><br><br>Katip ....<br>  ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38d98dc929f70d19","SID":"fbc2255fd8ae338c"}}