{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br> <br>ESAS NO\t: 2026/965 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/707<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/02/2026<br>KARAR TARİHİ\t: 09/09/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... 17. İcra Dairesi'nin ... E.  sayılı icra dosyası ile davalı şirket aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalı takip dosya borçlusu tarafından ödeme emrine konu olan borca itiraz edildiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, miktarı belirli para alacağı olan ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, iş bu yasal hüküm çerçevesinde, davalı şirketin icra dosyasına itirazı sebebiyle müvekkilinin ticari alacağı için arabuluculuğa müracaat ettiğini, Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında mevcut ticari ilişkinin detaylarını faturalar ve cari hesap kayıtlarının belgelendirdiğini, davalı şirketin yersiz itirazı nedeniyle müvekkili şirketin bu alacağının tahsil etmesinin engellendiğini, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiler sonucunda, davalının müvekkili şirketi olan toplam borcunun 187.033,13 TL olduğunun tespit edildiğini, bu hususun müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarıyla da ortaya konulduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere davalı şirketin borcunun muayyen ve likit olmasına rağmen takibi sürüncemede bırakmak ve ödemeyi geciktirmek amacıyla kalan borcuna istinaden kötü niyetli ve haksız olarak somut bir gerekçe göstermeksizin itiraz ettiğini, takipten sonra yapılan kısmi ödemenin borcun tamamı yönünden icra inkâr tazminatına engel olmadığını, aksine davalı şirketin borcunu kabul ettiği ve takibe itiraz etmesinin haksız olduğu sonucunu doğurduğunu iddia ederek; davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı hakkında itirazın haksız olması sebebiyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır.<br>YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.<br>Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.<br>... 17.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya kapsamına kazandırılmış, incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, cari hesap alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 187.033,00-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 11/02/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 10/02/2025 tarihli dilekçesi ile borca, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 10/02/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.<br>... Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. <br>... Vergi Dairesi Müdürlüğünden; davacı şirketin 2024 ve 2025 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.<br>Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma (inkar), sunulan ve toplanan deliller, takip dosyası, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, dava ve takip konusu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA / BS formlarında bildirilmiş olup olmadığı hususları ile takip ve dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 08/07/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; <br>08/07/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 06.07.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, ticari defterlerini dosya muhteviyatına sunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, davacı tarafın davalı taraf hakkında 187.033,00 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) ... 17. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası üzerinden 05.02.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “Cari Hesap Alacağı-187.033,00 TL” bilgilerinin yazıldığı, takibe konu alacağa ilişkin davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 24.09.2024 tarihli, .. numaralı, KDV dahil 187.033,17 TL/KDV hariç 170.030,15 TL tutarlı 1 adet satış faturasının olduğu, faturanın açıklama kısmına mal hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, takibe konu alacağa ilişkin davacı tarafın davalı tarafa yaptığı 03.10.2024 tarihli, 187.033,20 TL tutarlı 1 adet senet ödemesinin olduğu, takibe konu alacağa ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 18.10.2024 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 187.033,13 TL/KDV hariç 170.030,12 TL tutarlı 1 adet iade faturasının olduğu, faturanın açıklama kısmına mal hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, davacı tarafın davalı taraf aleyhine 187.033,00 TL tutar üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturaların ve ödemenin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın 2024 yılı eylül ayında BA Formu ile davalı tarafa ait 1 adet ve KDV dahil 187.033,17 TL/KDV hariç 170.030,15 TL tutarlı faturayı beyan ettiği, karşılaştırma ekranında davalı tarafında BS Formu ile davacı tarafa ait 1 adet ve KDV dahil 187.033,17 TL/KDV hariç 170.030,15 TL tutarlı faturayı beyan ettiği, davacı tarafın 2024 yılı ekim ayında BS Formu ile davalı tarafa ait 1 adet ve KDV dahil 187.033,13 TL/KDV hariç 170.030,12 TL tutarlı faturayı beyan ettiği, karşılaştırma ekranında davalı tarafında BA Formu ile davacı tarafa ait 1 adet ve KDV dahil 187.033,13 TL/KDV hariç 170.030,12 TL tutarlı faturayı beyan ettiği, takibe konu alacağa ilişkin davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 24.09.2024 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 187.033,17 TL/KDV hariç 170.030,15 TL tutarlı 1 adet satış faturasının olduğu, takibe konu alacağa ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 18.10.2024 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 187.033,13 TL/KDV hariç 170.030,12 TL tutarlı 1 adet iade faturasının olduğu, iş bu faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 01.01.2024 tarihli ve 1.103,90 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 05.07.2024 tarihinde davacı tarafın davalı tarafa borcunun veya alacağının olmadığı, 24.09.2024 tarihli ve 187.033,20 TL tutarlı alış faturası kayıt işlemi ile davacı tarafın davalı tarafa 187.033,20 TL borçlu olduğu,  03.10.2024 tarihli ve 187.033,20 TL tutarlı ödeme kayıt işlemi ile davacı tarafın davalı tarafa borcunun veya alacağının olmadığı, 18.10.2024 tarihli ve 187.033,13 TL tutarlı iade faturası kayıt işlemi ile davacı tarafın davalı taraftan 187.033,13 TL alacaklı olduğu, 18.10.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 187.033,13 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 187.033,13 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 187.033,00 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği\" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur.<br>Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.<br>İİK'nun 67. maddesinde \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır.<br>\"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ... E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ...E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ...E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma(inkar), sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, ... 17.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, 08/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 08/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2024-2025 yıllarına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu alacağa ilişkin davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 24.09.2024 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 187.033,17 TL/KDV hariç 170.030,15 TL tutarlı 1 adet satış faturasının olduğu, takibe konu alacağa ilişkin davacı tarafın davalı tarafa yaptığı 03.10.2024 tarihli, 187.033,20 TL tutarlı 1 adet senet ödemesinin olduğu, takibe konu alacağa ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 18.10.2024 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 187.033,13 TL/KDV hariç 170.030,12 TL tutarlı 1 adet iade faturasının olduğu, davacı tarafın davalı taraf aleyhine 187.033,00 TL tutar üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturaların ve ödemenin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, iş bu faturaların tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 18.10.2024 tarihli ve 187.033,13 TL tutarlı iade faturası kayıt işlemi ile davacı tarafın davalı taraftan 187.033,13 TL alacaklı olduğu, 18.10.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 187.033,13 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 187.033,00 TL alacağı talep edebileceği hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturanın davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>Davanın KABULÜ ile, <br>1-Davalının ... 17. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile, takibin aynı koşullarda devamına, <br>2-İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (37.406,60-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 12.776,22-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.259,89-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 935,17-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 9.581,16-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin  davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>5-Davacı tarafça yatırılan 2.259,89-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 935,17-TL peşin harç ve 732,00-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.927,06-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 142,90-TL posta masrafı, 12.500,00-TL bilirkişi ücreti ve yol gideri olmak üzere toplam 12.642,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, <br>8-Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,<br>9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma) HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf  kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.09/09/2026<br><br>KATİP <br> ¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>HAKİM <br> ¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"354a505e89b7bdbd787f4b1085b0b882","SID":"3bd84026352d6bff"}}