{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   .... HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  .... HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: . <br>KARAR NO\t: .<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: <br>NUMARASI\t: <br><br>DAVACI\t: ... (...)<br>\t  ...<br>VEKİLLERİ\t: <br><br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti<br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: <br><br>Davacı ve Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:     <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından davalı kooperatifin 2767 No'lu üyesi iken maliki bulunduğu ....'de kayıtlı iki adet dükkanın 2013 yılı haziran ayında satıldığını,  müvekkili ... maliki bulunduğu taşınmazın satışından sonra, İnegöl ...Noterliği'nin 12/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ... Kooperatifi üyeliğinden istifa ettiğini davalı tarafa bildirdiğini, ancak davalı tarafça, hukuka ve mevzuata aykırı şekilde, Bursa ... Noterliği'nin 15/12/2015 tarihli.... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin istifasının kabul edilmediğinin belirtildiğini, davalı kooperatif tarafından müvekkiline, 11/05/2018 tarihinde yapılacak Genel Kurul'a üye olarak katılması talebini içerir bir mektup gönderildiğini, bu mektuba cevaben hazırlanan 09/05/2018 tarihli dilekçe ile İnegöl .. Noterliği'nin 12/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle...Kooperatifi üyeliğinden istifa edildiğinin hatırlatıldığını ve üyelik kaydının sona erdiği ve kayıtların düzeltilmesinin talep edildiğini, 09/05/2018 tarihli dilekçenin 10/05/2018 tarihinde davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin davalı tarafça ...tarihli Genel Kurul'a davet edilmesi üzerine Bursa ... Noterliği'nin 25/03/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kooperatif üyeliğinden istifa etmiş olduğu ısrarla vurgulanarak müvekkilin kooperatifin üyesi olmadığının tespit edilmesi ve kayıtlarının bu hususa göre düzeltilmesinin talep edildiğini, aradan geçen zaman içerisinde, müvekkilimizce üyelikten istifa ettiği göz ardı edilerek ve hukuka aykırı bir şekilde kooperatif üyeliği devam ettirilerek kendisine tebligatlar yapıldığını ve olağan genel kurul toplantılarına davetiyeler gönderildiğini, üyelikten istifa etmiş olunduğu halde gerek sözlü gerekse de yazılı olarak davalıya ısrarla hatırlatılmış olmasına karşın, müvekkilin üyelikten istifa talebi davalı kooperatif tarafından kayıtlarına ısrarla alınmadığını, bu nedenlerle müvekkil ...'ın, davalı ...K.S.S. Yapı Kooperatifi üyeliğinin istifa nedeniyle sona erdiğinin tespit edilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dükkanlarını satarken üyeliğini de satığı kişiye devretmek zorunda olduğunu, zira mülkiyeti üyelikten ayırmanın mümkün olmadığını, satılan dükkanın kooperatif çatısı altında ve kooperatifin tüm hizmetlerinden yararlandığını, satın alanın üye olmak ve kooperatif tarafından yürütülen hizmetlerin bedeli olarak aidat ödemek zorunda olduğunu, dükkan ve üyelik birlikte devredilmesi gerekirken bu işlemin yapılmamış olmasının davacının kendi hatası olduğunu, ayrıca Kooperatifler Kanunu ortaklıktan çıkmanın çıkma zamanını düzenleyen 12.maddesinde \"çıkış ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır\" dendiğini, davacı ana sözleşmede ise en az iki ay öncesi haber verilerek yapılır dediğini belirtildiğini, kanunun bahsettiği hesap senesi sonu için o yılın 31 Aralık'ı olarak kabul etmek gerektiğini, davacı istifa ile ilgili ihtarı İnegöl 1.Noterliğinden 12/11/2015 tarihinde çektiğini, bu nedenle ihtar 31Aralık 2015 tarihinden en az 6 ay veya 2 ay öncesi yapılması gerekirken bu yapılmadığından da usulen uygun bir istifa da söz konusu olmadığını, davanın açılmasında davacı yararına hukuki bir menfaat bulunmadığını, zaten kanun gereği istifa gerçekleşmiş sayıldığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının Bursa.... Noterliği'nin ... yevmiye nolu 25/03/2019 tarihli ihtarnamesinin davalı kooperatife tebliğ edildiği tarih olan 27/03/2019 tarihi itibariyle kooperatif üyeliğinin sona erdiği kanaatine varılarak davanın kabulüne, davacının 27/03/2019 tarihi itibariyle davalı kooperatifteki üyeliğinin sona erdiğinin tespitine dair davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkili ... maliki bulunduğu taşınmazın satışından sonra,... Noterliği'nin 12/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, ...Yapı Kooperatifi üyeliğinden istifa ettiğini davalı tarafa bildirdiğini, 18/06/1989 tarihli kooperatif ana sözleşmesi madde 13 ile \"Her ortak hesap senesi sonundan EN AZ BİR AY ÖNCE yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir...\" hükmü gereğince Kooperatifler Kanunu madde 12'de yer alan 6 aylık ortaklıktan çıkma süresi ilk olarak ana sözleşme ile 2 aya, sonrasında da esas sözleşme değişikliği ile 1 aya düşürüldüğünü, görüleceği üzere müvekkilinin....Noterliği’nin 12/11/2015 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, kooperatif ana sözleşme madde 13'te yer alan hükmü yerine getirerek hesap senesi sonundan 1 ay evvel istifa dilekçesini noter kanalı ile (...Noterliği'nin 12/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle) davalıya sunduğunu, müvekkilinin yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesi ilk olarak noter vasıtası ile kooperatife bildirilmiş olduğundan işbu noter bildiriminin ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterli olduğunu,müvekkilinin üyeliğinin 31/12/2015 tarihi itibari ile sona erdiğinin aşikar olduğunu belirterek kararın kaldırılarak \"davacının 27/03/2019 tarihi itibari ile davalı kooperatifteki üyeliğinin sona erdiğinin tespitine\" kararının ortadan kaldırılarak \"davacının 31/12/2015 tarihi itibari ile davalı kooperatifteki üyeliğinin sona erdiğinin tespitine\" karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 13.maddesinin tamamlanmamış kooperatifler hakkında olup müvekkil kooperatif gibi amacını tamamlamış üyelerine bağımsız tapularını teslim etmiş üyeler hakkında uygulanamayacağını, bu nedenle üyelik ve iş yeri bir kişi üzerinde toplansa da mülkiyetin satılması ile üyelik sona ermemekte üyeliğinde ya satın alana ya da başka bir kişiye devredilmesi gerektiğini,  mülkiyetin satılması ile üyeliğin boşta kalmasının mümkün olmadığını, ayrıca Kooperatifler Kanunu Ortaklıktan çıkmanın çıkma zamanını düzenleyen 12. maddesinde \"çıkış  ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır\" dendiğini, davacı ana sözleşmede ise en az iki ay öncesi haber verilerek yapılır dediğini belirttiğini, kanunun bahsettiği hesap senesi sonu için o yılın 31 Aralığı olarak kabul etmek gerektiğini, davacı istifa ile ilgili ihtarı İnegöl 1.Noterliğinden 12/11/2015 tarihinde çektiğini, bu nedenle ihtar 31Aralık 2015 tarihinden en az 6 ay veya 2 ay öncesi yapılması gerekirken bu yapılmadığından da usulen uygun bir istifa da söz konusu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br>Dava, davalı kooperatife üyeliğinin istifa nedeniyle sona erdiğinin tespitine karar verilmesine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle  karar verilmiş, karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesinde ortağın anasözleşmeye uygun olarak yapacağı isteğe rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiş tir. Davalı kooperatif anasözleşmesinin 13. maddesinde de bu hükme benzer bir düzenleme yer almıştır.<br>Kooperatifin ana sözleşmesi 13.maddesinde : \"Her ortak hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Yönetim Kurulu bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren 1 ay içerinde kabulden kaçınırsa, çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir. Bildirim tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Ortağın istifa bildirimi, yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış  biçimi  ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber, noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması, ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir. Yönetim kurulu ortağın ilk olarak adi yazılı dilekçe ile istifa isteğinin kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınırsa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir. Tebliğ tarihinden itibaren istifa gerçekleşir.  (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2012/4327 E.- 2012/5530 K. sayılı ilamı) Bu itibarla; davacının ... Noterliği'nin 12/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini davalı tarafa bildirdiği, davacının yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurmasının, ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterli olduğu anlaşılmakla davacının istinaf itirazlarının yerinde olduğu, davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 inci maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma kararının mahiyeti gereği yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle \"Davanın KABULÜNE, davacının 31/12/2015 tarihi itibari ile davalı kooperatifteki üyeliğinin sona erdiğinin tespitine \"  karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br><br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>    I-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>II-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;<br>1-) Davanın KABULÜNE,<br>2-) Davacının 31/12/2015 tarihi itibari ile davalı kooperatifteki üyeliğinin sona erdiğinin TESPİTİNE,<br>3-) Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye  561 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,<br>5-) Davacı tarafından sarf edilen 827,30 TL yargılama gideri, 54,40 TL peşin harcın,  54,40 TL başvurma harcı, 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 943,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-) Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-) Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine,<br>8-) Davalı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davalıya iadesine,<br>III-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının davacıya talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>IV-) Davacı yönünden istinaf aşamasında yapılan başvurma harcı 220,70 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>V-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>VI-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere,  OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 31/12/2025<br><br>...<br>Başkan<br>...<br>.<br> ¸(e-imzalıdır)  <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸(e-imzalıdır)  <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸(e-imzalıdır)  <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸(e-imzalıdır)  <br>\t\t\t<br><br><br><br>\t\t         MUHALEFET ŞERHİ<br><br>\tEsas itibariyle ilk derece mahkemesinin ve dairemiz çoğunluğunun \"istifanın  kooperatife ulaştığı anda sonuç doğuracağına\" dair görüşü doğrudur. Dikkat edilirse davalı taraf dahi istifanın bu mahiyeti konusunda hemfikir olduğu için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı savunması yapmıştır. Kanaatimce de istifa tek taraflı bir irade beyanıdır ve usulüne göre karşı tarafa ulaştığında hüküm doğurur. Ancak davalı tarafın haklı olarak savunduğu bir hususu gözden kaçırmamak gerekir. Somut olayda kooperatif henüz tasfiye aşamasına girmemiştir. Hükmi şahsiyeti devam etmekle birlikte ferdileşme sağlanmış, kooperatif üyelerine bağımsız bölümleri teslim edilerek tapu tescil işlemleri de tamamlanmıştır. Temel olarak amacına ulaşmış olsa da tasfiye aşamasına geçilmediğinden üyelerin kooperatife olan sorumlulukları devam etmektedir. Bir üye kendi bağımsız bölümünü üçüncü kişiye satsa da üyelikten kaynaklanan sorumlulukları devam edecektir. Üyenin devam eden bu sorumluluktan da kurtulmak için istifa yolunu tercih etmesi, temel olarak hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilmelidir. Kooperatif, istifa ile boşalan bu üyeliğe yeni bir üye kaydedemeyeceğine göre diğer üyelerin aidat sorumluluğu ve maddi külfetleri artacaktır. Bu, kooperatifin ruhuna, hak ve menfaatlerde eşitlik kuralına aykırıdır.<br>\tNormal şartlarda bir üye istifa ettiğinde kooperatiften alması gereken haktan da feragat etmiş olur. Yani istifa, hem aidat borcunu hem de üyelik hakkını ortadan kaldırır. İstifa eden üye en fazla kooperatife ödediğini, yani birikmiş aidatını geri isteyebilir. Bir üyenin hem üyelikten kaynaklanan bağımsız bölümü alması hem de istifa edip aidat mükellefiyetinden kurtulması mümkün değildir. Burada iki seçenek gündeme gelebilir. Ya taşınmazla birlikte üyeliği de devredecek, bu şekilde istifa yerine devir işlemiyle ortaklıktan çıkmış olacak, ya da istifa ederken kooperatiften aldığını geri verip, ödediği aidatı da iade isteyecektir. Nimet ve külfet dengesi bunu gerektirir. Kooperatifin nimetinden yararlanıp külfetinden kaçmaya çalışmak doğru değildir.  Üstelik davanın kabulüne ilişkin karar davacının haklarının zedelenmesine de yol açabilir. Yukarıda izah ettiğimiz şekilde davacının üyelikten elde ettiği hakkın tartışmaya açılması, öngörülemeyen sonuçlara neden olabilir. <br>\tEsasen ferdileşme, tasfiyenin fiilen başladığı anlamına gelir. Bu durumdaki kooperatiften istifa farklı ele alınmalıdır. Yapı kooperatiflerinde ferdileşmenin belirli bir aşaması yoktur. Her kooperatif farklı uygulama yapar, kimi kaba inşaatta, kimi anahtar teslimi tapu verebilir. Hatta uygulamada tapu devrinden, anahtar tesliminden ve hatta çevre düzenlemesi dahil bütün inşaat faaliyeti bittikten sonra dahi kooperatif faal olabilmekte, kimi zaman bir site yönetimi gibi çalışıp aidat toplayabilmektedir. Somut örnekte olduğu gibi işyeri teslimi ile bitmeyip, belli bir iş kolundaki üyelerin ortak ihtiyacını karşılamaya devam edilmesi de mümkündür. Bu durum ana sözleşmede düzenlemişse, zaten işyerini başkasına devretmek ve istifa etmekle aidat sorumluluğu ortadan kalkmaz. Zira her işyeri kooperatiften hizmet almaya devam etmektedir. <br>\tKanaatimce Kooperatifler Kanununda  \"çıkma hali\" düzenlenirken, ferdileşme sağlamış kooperatiflere ilişkin özel bir düzenleme yapılmamıştır. Dolayısıyla bir kanun boşluğu vardır. Bu da doğaldır, çünkü kanun her türden kooperatifler için genel bir düzenleme yapmıştır. Yapı kooperatifi ile taşımacılık kooperatifi veya kalkınma kooperatifi arasında farklar vardır. Kanun koyucu bu detaylara girmekten kaçınmıştır. Nitekim detaya ilişkin hususlar uygulama ve içtihat ile doldurulmuştur. Hakim somut olaydaki kanun boşluğunu da doldurmak zorundadır. Bir yasal düzenleme yapılacak olsaydı, (yani hakim kendi kanun koyucu olsaydı) iki şekilde çözüm üretilebilirdi. Birinci seçenek, üyeye ferdileşme yoluyla aldığı taşınmazını devrederken üyeliği de devretme zorunluluğu getirmek aksi halde aidattan müteselsil sorumlu olduğunu kabul etmektir. Nitekim kendi hareketi ile kooperatifi aidat toplamaktan mahrum bırakan üye, bunun sonucuna katlanmalı, aidattan yeni malikle birlikte sorumlu olmalıdır. İkinci seçenek ise ferdileşme yoluyla aldığını iade ederek istifa edebileceğini, iade olmadıkça aidat sorumluluğunun devam edeceğini kabul etmektir. Burada seçim hakkı üyeye ait olmalıdır. Somut olayda taraf menfaatlerinin dengelenmesi açısından davanın reddine karar verilmesi, böylelikle üyenin aidat sorumluluğunun fiilen devam etmesi  gerektiği kanaatindeyim. <br><br>...<br>Başkan<br>...<br>¸(e-imzalıdır)  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e633e2f58c9dc583bf6f5d663e65a1a","SID":"781556cdfe33924b"}}