{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2026/139  Esas<br>KARAR NO\t: 2026/617      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t          (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/09/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/900 Esas-2025/490 Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...- <br>DAVALI\t:... -...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/06/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/07/2026<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;  taraflar arasında mevcut 09/05/2011 tarihli eser sözleşmesi kapsamında müvekkilinin, davalı iş sahibi kooperatife karşı Ankara İli...parsel üzerindeki A ve B Blok bina inşaatının yapımını, 1.040,000,00 TL nakit ve A ve B bloklarda numaralarını belirttiği 34 adet daire karşılığında üstlendiğini, müvekkili firmaya yer tesliminin 01/06/2011 tarihinde yapıldığını, ertesi gün işe başlandığını, aradan yaklaşık olarak bir yıl geçmesine rağmen sözleşmede belirtilen aylık 100.000,00 TL ödemenin müvekkiline düzenli olarak yapılmadığını, taraflarına şu ana kadar toplam 302.992,00 TL ödeme yapıldığını, taahhüt edilen 34 daireden yalnızca 10 tanesinin tapusunun müvekkili firmanın üzerine geçirildiğini, Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/191 Değişik İş sayılı dosyasında müvekkilince yapılan işlerin toplam değerinin 1.898.775,00 TL olarak belirlendiğini, yapılan ödeme ve devrolunan daire bedelleri düşünüldüğünde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı taraftan 835,783,00 TL alacaklarının bulunduğunu belirterek, davalarının kabulü ile söz konusu alacaklarının temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, ayrıca kooperatife ait bağımsız bölümler üzerine ihtiyati  tedbir kararı  konulmasına   ve yargılama gideri ile vekalet ücretini davalıya yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen alacaklar ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin, 2015 yılı Ticaret Odası kayıtlarına göre, münfesih olarak resen ticaret sicilinden silindiğini ve tasfiye listesinde yer almadığını, bu nedenle dava ehliyeti kalmadığını, müvekkili ile davacı arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, böyle bir sözleşmenin varlığından bahsediliyor ve dayanılıyor ise davacı tarafın bu sözleşme aslını mahkemeye ibraz etmesi gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğı sebebi ile reddedilmesi gerektiğini, müvekkili...ile davacı ... arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili kooperatifin, o dönemdeki inşaat işlerini yapmakla yetkili ve sözleşmesi olan tek müteahhit şirketin.... Şti. olduğunu, davacı tarafça yapılan işlere karşılık müvekkiline yönelik herhangi bir fatura düzenlenmesi de yapmadığını, davacıya müvekkili tarafından yapılan ödemelerin müvekkili ile müteahhit firmanın.... Şti. arasında yapılan sözleşme kapsamında, .... Ltd. Şti.'nin yapmış olduğu inşaat işleri karşılığı olarak müvekkili nezdinde bulunan alacaklarından, kendilerinin talep ve talimatları doğrultusunda, alacaklarına mahsup edilmek üzere yapıldığını, bunların da dava dilekçesinde belirtilen ve alındığı davacı tarafça da kabul edilen ödemeler ve davacıya yapılan dairelerin devri ile sağlandığını, müvekkili...nin, Temmuz 2014 ayında Sosyal Güvenlik Kurumu'na, borçlarını ödemek ve borcu yoktur yazısı alarak kredi kullanmak amacı ile başvuru yaptığını, çok cüzi meblağlı bir borç bakiyesinin olacağının düşünülüyor olmasına rağmen kendisine bildirilen yaklaşık 200.000,00 TL'lik prim borcu ve gecikme cezası karşısında, yapılan araştırma neticesinde borcun, müvekkili... adına ...Şti. tarafından gerçeğe aykırı yapılan bildirimlerden kaynaklandığını, bunun üzerine müvekkili  Kooperatifi ile ....Şti. arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, müvekkiline bildirimi yapılan borcun doğum tarihi olan 2011 yılında müvekkili kooperatifin, inşaat işlerini yapmakla yetkili ve sözleşmesi olan tek müteahhit şirketin.... Şti. olduğunu, ancak buna rağmen davacı şirket tarafından Haziran 2011 ayından Kasım 2013 ayına kadarki dönemde sigortalı bildiriminde bulunulduğunu, yapılacak araştırmalar neticesinde çalıştığı bildirilen işçilerin inşaat işlerinde çalışmasının mümkün olmadığını, büyük ihtimalle ihbar olunan şirket yetkililerinin eşi, çocuğu, akrabası olan kişiler olduğu yönünde yapılan 29/09/2014 tari ve 13562275 sayılı ihbarları neticesinde müvekkili şirketin taleplerinin doğrulandığını, sigorta borçlarının düşürüldüğünü, işbu dosyanın dava dosyasına kazandırılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından dava dilekçesinde bahsedilen tespitin kabul edilmediğini, sözleşmesi dahi bulunmayan bir şirketin, iş yaptığına yönelik tespit yapılmasının da kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle davacı tarafın, haksız ve kötü niyetli taleplerinin reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2025 tarihli ve 2023/900  Esas ve 2025/490 Karar sayılı kararında özetle; ... Bankası,... Bankası ve ... Bankasına ait ödeme havale/EFT belgelerine göre; davacıya davalı tarafça  Temmuz/2011 içerisinde 113.000,00 TL, Ağustos/2011 içerisinde 170.000,00 TL, Eylül/2011 içerisinde 10.000,00 TL, Ekim/2011 içerisinde 9.992,65 TL olmak üzere toplam 302.992,65 TL ödeme yapıldığı, diğer yandan davalı tarafından davacıya davaya konu Ankara .... parsel üzerindeki B Blok'da yer alan on adet dairenin devrinin yapıldığı, aylık 100.000,00 TL ödeme yapılmasının sözleşmenin 8.maddesinde, 34 adet daire devrinin yapılmasının ise sözleşmenin 7.maddesinde düzenlendiği, davalı kooperatif vekilinin 19/03/2025 tarihli celsedeki imzalı beyanı ile davalı kooperatifin defter ve belgelerinin sunulmasının mümkün olmadığının bildirilmesi nedeniyle davalı defter ve belgelerinin de incelenemediği, öte yandan bahse konu sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu, Türk Medeni Kanunu madde 706 gereği taşınmaz mülkiyeti devrini amaçlayan sözleşmelerin resmi şekilde yapılması gerektiği, aksi takdirde geçersiz olacağı, ne var ki sözleşme büyük ölçüde yerine getirilmiş ise, geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olup iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından (Yargıtay 15. HD. 22.06.2006 tarih ve 2006/3112 E. 2006/3819 K. Sayılı emsal kararı) sözleşmenin geçersizliği iddia veya savunmasına da değer verilmeyerek, uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekeceğinden, taraflar arasında dava dilekçesi ekinde sunulan 09/05/2011 tarihli sözleşmenin düzenlendiği ve geçerli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Buna göre, 09.05.2011\ttarihli sözleşmeye göre; sözleşmeye konu Ankara İli ... ...  parselde bulunan inşaatın ruhsatının alınarak A ve B Blok bina inşaat yapımına başlanacağı, sözleşmenin 3. maddesinde; A ve B Blok Bina İnşaatının tamamını (Oda kapıları, mutfak dolabı, kombi, petekler çevre düzeni hariç), B Blok ta betonarme, duvar, su deposu, çatı kooperatif tarafından yaptırıldığı,  elektrik ve sıhhi tesisatın bir kısmının yapıldığı geri kalan kısmının (B-Blok) kooperatif tarafından tamamlanacağı,  işin süresi başlıklı 4. maddesinde; B-Blok inşaatının 4 ay, A-Blok inşaatının 12 ay içinde teslim edileceği, işin tutarı başlıklı 7. maddesinde; iş tutarının 1.040.000,00 (birmilyonkırkbin)TL nakit, A Bloktan (2-8-9-10-11-32-33-34-35-40-41-42-43-57-58-59) nolu daireler ile B bloktan (2-5-7-8-9-10-15-16-17-18-35-36-37-38-43-44-45-46) Nolu dairelerin (toplam 34 adet) davacı müteahhide verileceği, ödeme şekli başlıklı 8. maddesinde; nakit ödemelerin aylık 100.000,00 TL olarak yapılacağı (aylık ödemeyi alabilmek için 2 katı tutarında imalat yapmış olacaktır), dairelerin tapusunun iş bitiminde alınacağı kooperatif uygun görürse bir kısmını daha önce verebileceği, anlaşmazlıkların çözümü başlıklı 104/4.maddesinde; ödemelerin gününde yapılmaması durumunda tüm alacak muacceliyet arz edeceği hususlarının düzenlendiği görülmüştür.<br>Ankara 14.ATM'nin 2012/191 D.İş sayılı dosyasında; inşaat mühendisi bilirkişi... tarafından düzenlenen 13/08/2012 tarihli bilirkişi raporu ile; taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile yüklenicinin yapılacak tüm işlerin  A Blokta %88,83'ünü, B Blokta %36,77'sini üstlendiği, yüklenicinin tespit tarihi itibariyle A Blokta % 7,86 oranında, B Blokta % 25,81 oranında iş yaptığı, tespite konu binaların Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Maliyetlerine ilişkin sınıflamada 4/A sınıfında değerlendirilerek 2012 tespit yılındaki maliyetinin; 9169,71 m2 x 615,00 TL/m2=5.639.371,00 TL hesaplandığı, buna göre; yüklenicinin tespit tarihi itibariyle yaptığı iş tutarının; A Blokta 5.639.371 x 0,0786 = 443.254,00 TL; B Blokta 5.639.371 x 0,2581=1.455.521,00 TL olmak üzere toplam 1.898.775,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.<br> Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/09/2019 tarih ve 2019/257-870 E/K sayılı kararı ile; davacı .... Ltd. Şti.nin tüzel kişiliğinin Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/501 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket yetkilisi ...ün tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, kararın istinaf yoluna başvurulmadan 01.07.2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Davacı tarafından davalıya gönderilen Ankara 24.Noterliği kanalı ile 13280 yevmiye nolu 14.06.2012 tarihli ihtarname ile; \"...gelinen son nokta itibari ile müvekkile 8 aydır hiçbir ödeme yapılmamış olduğundan, sözleşme gereğince gerçekleştirilmesi gereken aylık ödemeler de zamanında gerçekleştirilmemiş olduğundan, tüm  borç sözleşmenin 13/4 maddesi gereğince muaccel olmuştur. Bu kapsamda yapılan toplam 302.992,00 TL'lik ödeme düşüldükten sonra kalan 737.008,00 TL'nin en geç 7 gün içerisinde müvekkili firmanın kooperatifinizde mevcut hesaba gönderilmesini yine sözleşme gereğine muaccel hale gelen borç olduğundan, A Blok (2-8-9-10-11-32-33-34-45-40-41-42-43-57-58-59) + B Blok (2-8-9-36-37-38-43-44-45-46) Nolu dairelerin tapusunun 7 gün içerisinde müvekkil firmaya devredilmesini aksi taktirde hukuki ve cezai yaptırımların teminine yönelik yargı yoluna başvurmak mecburiyetinde kalacağımızı ve zamanında yapılmayan ödemeleri kısa vadeli avans faizi   ile beraber munzam zararlarımızı da dahil ederek talep edeceğimizi ihbaren bildiririz.\" şeklinde ihtarda bulunduğu, ihtarnamenin davalı tarafa 15/06/2012tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.<br>Davalı tarafından davacıya gönderilen Ankara 16.Noterliğinin 22.06.2012 tarih ve 14871 yevmiye nolu karşı ihtarnamede;  davalı, davacı yüklenici ... ile aralarında borç doğurucu herhangi bir sözleşmenin söz konusu olmadığı,  davalı Kooperatifin yaptığı ödemelerde müteahhit firma...Ltd.Şti.'nin bilgisi ve talimatı ile yapıldığını ihtar ettiği görülmüştür.<br>Tüm bu verilere göre görevsiz mahkeme tarafından hesap bilirkişisi ..., inşaat mühendisi bilirkişi...ve mimar bilirkiş...'dan 07/01/2021 tarihli kök rapor, 28/07/2021 tarihli birinci ek rapor ve 08/12/2021 tarihli ikinci ek rapor alınmıştır. Tarafların itirazı üzerine bu defa yeni oluşturulan heyet olan ve inşaat mühendisi bilirkiş..., mimar..., nitelikli hesaplamalar bilirkişisi ... ve inşaat mühendisi bilirkişi ...'dan 28/06/2022 tarihli kök rapor, 06/02/2023 tarihli birinci ek rapor alınmıştır.<br>Mahkemece ise 20/02/2025 tarihli ikinci ek rapor, 29/05/2025 tarihli üçüncü ek rapor alınmıştır. Dava açılmadan önce davacı tarafça Ankara 14.TM'nin 2012/191 D.İş dosyası ile delil tespiti yaptırılıp inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınması, daha sonra görevsiz mahkemeden üçlü bilirkişi heyetinden kök rapor ve iki ek rapor alınması ve raporlar arasında çelişki oluşması ve tarafların itirazı üzerine bu defa yeni belirlenen heyetten kök rapo ve birinci ek rapor alındığı, dosya mahkemeye geldikten sonra tarafların ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle mevcut bilirkişi heyetine mali müşavir bilirkişi de eklenerek ikinci ve üçüncü ek raporlar alınmış olup, mahkemece 29/05/2025 tarihli üçüncü ek rapor hükme esas alınmıştır. <br>Söz konusu üçüncü ek rapora göre; hukuki durum belirlemesi ve delillerin nihai takdir ve değerlendirmesi ile usule ilişkin itirazların takdiri münhasıran mahkemeye ait olmak üzere; taraflar arasında akdedilen 09.05.2011 tarihli sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu ve kanunlarla belirlenen geçerlilik şartını taşımadığı, gelinen nokta itibariyle davacıya ödemeler yapıldığı ve daire tapularının devr edildiği tespit edilmekle artık sözleşmenin geçersizliğinden bahsedilemeyeceği, yapılan hesaplamalara göre davacının alması gereken 83.593,35 TL nakit ve 2,64 adet daire bulunduğu, 08.12.2021 tarihli bilirkişi kurul raporunda dava tarihi itibariyle daire bedelleri 50.942,83 TL olarak belirlendiği, buna göre davacı alacağının dava tarihi itibariyle 83.593,35+134.489,07 TL (50.942,83 TLx2,64) = 218.082,42 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.<br>Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 09/05/2011 tarihli kat karşılığı inşaat (eser) sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye göre Ankara İli ... parselde bina yapımının kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, iş bedelinin davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye 1.040.000,00 TL nakit ve A ve B Bloktan toplam 34 adet dairenin  verilmesi şeklinde kararlaştırıldığı, az yukarıda açıklandığı ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacı yüklenici tarafından  (A) ve (B) blokta yapılan imalatlara göre sözleşmenin 7. maddesine göre hak edilen daire sayısının 12,64 adet olarak hesaplandığı, davacı yüklenicinin toplam on adet daireyi aldığı hususunun tarafların kabulünde olduğu, bu haliyle davacının talep edebileceği daire miktarının 2,64 adet olduğu, diğer yandan bilirkişi raporu ile dava  tarihi itibariyle her bir daire bedelinin 50.942,83 TL olarak hesaplandığı, buna göre davacının daire bedeli olarak (50.942,83 x 2,64 =) 134.489,07 TL talep hakkının bulunduğu,  diğer yandan, davacı  (12,64 / 34 =) % 37,17 oranında iş yapmış olup, bu duruma göre; 1.040.000,00 x % 37,17 = 386.586,00 TL de nakit ödemeye hak kazandığı, davalı tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde (386.586,00 TL - 302.992,65 =) davacının talep edebileceği nakit miktarının ise 83.593,35 TL olduğu, bu haliyle davacının dava dilekçesindeki mevcut alacak talebinin dikkate alındığı belirtilerek davanın 218.082,42 TL (134.489,07 TL + 83.593,35 TL) bakımından kısmen kabulüne, bu alacağın temerrüt tarihi olan 22/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine dair karar verildiği görülmüştür.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 09/10/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının, gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli olup Anayasa’nın 141. maddesi ile HMK m.297’ne aykırı olduğunu, mahkemenin, müvekkilinin iddia ve itirazlarını karşılayacak şekilde hükmünü gerekçelendirmediğini, sadece bilirkişi raporundaki sonuçları tekrarladığını, bu durumun, Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu ve bozmayı gerektirdiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, dosyada mevcut çeşitli bilirkişi raporlarının sonuçlarının tutarsızlık göstermesine rağmen mahkemenin yeni ve kapsayıcı bir rapor aldırmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verdiğini,  Yargıtay içtihatları uyarınca bunun da başlı başına bozma nedeni  olduğunu, eksik ve hatalı hesaplama ile müvekkilinin alacağının gerektiğinden çok düşük belirlendiğini,  sözleşme gereği talep edilen daire bedellerinin güncel değerleriyle hesaba katılmadığını; A Blok’taki hakedişlerin tamamen gözardı edildiğini, mahkemenin, müvekkilinin alacağını 2013 yılındaki değerden sabit tutarak, enflasyon ve değer artışlarını yok saydığını,  bunun ise müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığı gibi davalıya haksız kazanç sağladığını,  usule aykırı işlemlerin yapıldığını,  mahkemenin, tarafların dayanmadığı ticari defterlerin ibrazını istemek suretiyle HMK m.145’e aykırı hareket ettiğini, yargılamayı gereksiz yere uzattığını, sonuç olarak, mahkemenin hem tarafların usuli haklarını ihlal ettiğini hem de maddi hukuka aykırı eksik bir hüküm verdiğini, özellikle, davacının alacağının tam ve doğru tespiti için gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, A Blok’a dair eksik bilgi ve belgelerin tamamlanması ve güncel emsal değerler üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, kararın gerekçesizliği ve hesap hataları gözetildiğinde, istinaf incelemesi neticesinde hakkaniyete uygun bir karar verilmesi ve davacının sözleşmeden kaynaklanan haklarının tam olarak tesliminin sağlanması gerektiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve dosyada belirtilen eksikliklerin giderilerek yeniden değerlendirme yapılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı vekili tarafından verilen 15/10/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; 15/06/2021 tarihli duruşmada, \"davacı vekiline Sözleşme aslını, defter ve belgelerini sunması veya bulunduğu yerleri bildirmesi ve ihtarname tebliğ şerhini sunması için iki hafta süre verilmesine\" rağmen bu eksiklikler giderilmeden ve davacı tarafça sunulmadan rapor alınarak karar kurulmuş olması sebebiyle hatalı ve eksik olduğunu, zamanaşımı ve bilirkişi hesaplanmasına karşı olan itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı ile müvekkili arasında sözleşme bulunmadığını, sözleşmenin, davacı tarafça ispat külfeti üzerinde olmasına rağmen sunulamadığını, müvekkilinin ekte sunulan sözleşmeden de görüleceği üzere sadece .... Şti ile sözleşmesi bulunduğunu,  muhataplarının da bu firma olduğunu, davacıya da yapılan ödemelerin ...talimatı ile yapıldığını, bu nedenle davacı hiç iş yapmamıştır dememekle beraber, yaptığı işlerin karşılığının ödendiği ve alacağının bulunmadığı şeklinde itirazlarının bulunduğunu, ayrıca alacağı kalmışsa, yaptığı işleri fatura-belge-ticari defterleri ile ispat etmesini ve ödemesinin yapılmasını talep ettiklerini, ancak davacı tarafça hiçbirinin sunulmadığını, oysa ki müvekkiline ait inşaatta birçok taşeron çalıştığını, bu nedenle davacı tarafça kendi yaptığı işlerin belgeleri ile ispat edilmesinin şart olduğunu, müvekkilinin, bilirkişi raporunda davacının yaptığı ve bu nedenle alacak hak ettiği belirtilen işlerden birçoğunu başka firmalara yaptırdığını, müvekkilinin, ödemesini yaptığı işler için bir daha ve mükerrer ödeme külfetine girmekte ve hatta bu şekilde başkaları çıksa, bir tespit yapıp bu işleri biz yaptık dese onlara da ödeme yapmakla yükümlü olacak duruma düşeceğini, ispat külfetinin, iddia eden olarak davacı tarafta olmasına rağmen, bilirkişi raporlarında sözleşmenin yokluğunu ispat etmesi gereken taraf olarak müvekkilinin gösterildiğini, davacının sözleşmenin varlığını ispat edemediğini, tek taleplerinin ve hatta davacının yükümlü olduğu ve mahkemenin ara kararıyla kararlaştırdığı şeyin: \"Sözleşme aslını, defter ve belgelerini sunması veya bulunduğu yerleri bildirmesi\" suretiyle ne kadar iş yaptıysa bunları ispat etmesi olduğunu, davacı tarafça verilen cevaba cevap dilekçesinde alınan nakit ödemenin 330.000,00 TL olduğunun kabul ve beyan edildiğini,  bilirkişi raporunda, işlerin  2011 yılında yapılmasına rağmen, tespit maliyetinin hatalı bir şekilde 2012 yılına göre yapıldığını, defter ve belgelerin  (sözleşme aslı) sunulmaması ve kesin süreye uyulmamış olması, ispat külfetinin  yerine getirilememiş olması sebebiyle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasındaki 09/05/2011 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacının, taşeron olarak davalıya ait  ... ...parsel üzerindeki A ve B blok inşaatlarının yapımını daire karşılığı ve bir kısım nakit bedel karşılığında üstlendiği, ancak işin yapımı devam ederken ödemelerin bir kısmının nakit  bir kısmını ise daire şeklinde verilmesine rağmen aradan geçen bir yıllık süre zarfında ödeme yapılmadığı iddiasına dayalı olarak açılan bakiye 835.803,00 TL iş bedeli alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili isteğine ilişkindir. <br> Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ve 218.082,42 TL alacağın temerrüt tarihi olan 22/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>\tMahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı  esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesİ'nin 10/09/2025 tarihli 2023/900 Esas 2025/490 Karar sayılı  kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan taraf vekillerinin bu  karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının,  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince  AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan  davacıdan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan  alınması gerekli  14.897,21 TL istinaf karar harcından, davalı  tarafından peşin olarak yatırılan 3.108,90 TL'nin mahsubu ile kalan 11.788,31 TL harcın, davalıdan  alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın  dairemizce  taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  16/06/2026  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br> <br>Başkan ...<br>  ✍e-imzalıdır <br>  <br>Üye ...<br>   ✍e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br>   ✍e-imzalıdır<br>  <br>Katip ...<br>   ✍e-imzalıdır<br>       <br>        <br><br><br>       <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fb67f5e6c25c3237bfcb7bc7960c7ef","SID":"9b034f7a3f220629"}}