{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1046 - 2026/1236<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ       <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                       <br>ESAS NO\t: 2022/1046 <br>KARAR NO\t: 2026/1236<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/04/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/6E., 2019/313K.<br><br>DAVA \t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 08/06/2026\t     \t<br><br>\tDavacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili özetle: Müvekkili idare ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler ile ... Termik Santralindeki Santral sahasında davalı firmaya iş verildiğini, davalının işçilerinden Veli Ay'ın da şirkette iş akdi ile çalıştığı esnada geçirdiği iş kazası neticesinde kendisine SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ve tedavi ödemelerinin tahsili amacıyla SGK kurumunun Kütahya 2. İş Mahkemesinde dava açtığı, müvekkili idare tarafından 10/11/2017 tarihinde 17.474,92 TL ödeme yapıldığını, Kütahya 2. İş mahkemesi kararında alacağın davalı ve müvekkili idareden müteselsilen tahsiline karar verildiği ve ödemeye esas olan işçinin de davalının işçisi olarak çalışmış olduğu ve davalı ile yapılan sözleşmede de bu şirketin çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her  türlü alacaklarından kendilerinin sorumlu olacağı hükmünün yazılı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 17.474,92 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili özetle:  Meydana gelen kazada müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını, herkesin kendi kusurundan sorumlu tutulmasının gerektiğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddine,  yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine  karar verilmesini istemiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce aldırılan 15/02/2019 havale tarihli Bilirkişi raporundan özetle;   sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde iş güvenliği önlemlerinin almanın davalının sorumluluğunda olduğunu, TBK 167 maddesinin Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu olduğu düzenlemesinin içerdiğini, sözleşme hükmüne göre davacı kurum, davalının kusurunu yükümlenmediğinden bu maddenin uygulama alanı bulunmadığını, tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulacağını, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olacağı, buna göre %30-%50 kusur oranına göre davalı matematiksel orantıda ödenen tutarın 50x100/80 = %62,5 oranına tekabül eden kısmını davalıdan talep edebileceğini, Ödenen tutar 17.474,92 TL. olduğuna göre 17.474,92x%62,5= 10.921,82 TL. tutarı rücuan isteyebileceğini mütalaa etmişlerdir. <br>Bilirkişi raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınmıştır.<br>Somut olayda; dava dışı kazazede ...’ın asıl işveren ... Anonim Şirketi’nin ... Termik Santrali işyerinde alt işveren ... Sanayi Limited Şirketi bünyesinde çalışmakta iken 25.11.2007 tarihinde kaynak yapılan kısma merdivenle tırmanma esnasında 5 metrelik yüksekten düşmesi sonucu %14,1 lik maluliyeti oluştuğu, Kütahya 2. İş Mahkemesince açılan davada yapılan yargılama sırasında alınan kusur raporunda ... Anonim Şirketine %30, ... Sanayi Limited Şirketi’ne %50 ve kazazedeye %20  oranında kusur verildiği, mahkemece alınan kusur raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2017/249 E ve 2017/993 K sayılı kararla ... Anonim Şirketi ve ... Sanayi Limited Şirketinin istinaf başvurularını reddedildiği, kesinleşen karar üzerinden SGK Başkanlığı davacı ... Anonim Şirketi’nden 17.474,92 TL tahsil ettiği, sözkonusu ücreti rucuen tazmin etmek üzere eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Rücuya esas dosyada iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişiler tarafından düzenlenen 27/10/2014 tarihli raporda; kazanın nedeninin bakım onarın ve hat çekim işinde sağlam bir iskele veya çalışma portföyünün oluşturulmamasının, uygun iş ekipmanlarının ve araçlarının kullandırılmamasının, yaklaşık 5m yüksekliğindeki duvarda delik delme işinin seyyar el merdiveni ile yaptırılmasının, kullanılan merdivenin kaymaya karşı alt kısımda lastik tırtılı ve üst kısmında çengelinin olmamasının uygun kişisel koruyucu ve bağlantı aparatının kullandırılmamasının merdivenin konulduğu yerin yağlı ve kaygan olmasının çalışmanın yeterli şekilde denetlenmemesinin çalışma esnasında yeterli dikkat ve itina gösterilmemesinin neden olduğunun belirlendiği, ve davacıya çalışmaları denetlememesi çalışma araçlarının uygunluğunu irdelememesi çalışmalarla ilgili gerekli tedbirleri aldırmaması nedeniyle kusur verildiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşme incelendiğinde; davalı kurumun davacı kurumun kusurunu yükümlenmediği,herkesin kendi kusuruna katlanması gerektiği, bu nedenle tarafların rücuya esas dosyadaki kusur oranına göre ödenen tutardan sorumlu oldukları alınan bilirkişi raporuna göre, davacının davalıdan talep edebileceği miktarın, 10.921,82 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne...\" karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşme, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamesi gereği çalıştırdığı işçilerin uğrayabileceği bütün zararların tazmin sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu, müvekkilince ödenen tazminatın tamamının kusur oranıyla bağlı olmaksızın davalıya rücu edilebileceği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE<br>Dava, üçüncü kişiye ödenen tazminatın taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi gereğince rücuen tahsili taleplidir. <br>12.10.2006 tarihli sözleşmenin 22/10 maddesinde “Yüklenici, personelinin işe başlamasını müteakip, işletmenin emniyet ve kaza önleme talimatlarına harfiyen uyacaktır. Yüklenici elemanlarının sebep olacağı her türlü kazadan doğacak zarar ve işletmenin uğrayacağı bütün hasar ve ziyan ile bunlardan doğacak mali, hukuki, idari ve cezai sorumluluk yükleniciye ait olacaktır. Bu amaçla yüklenici her türlü kazayı önleyici tedbirleri almaya, işletmenin iş emniyeti kurallarına uymaya, yetkili personelin ikaz ve tavsiyelerine riayet etmeye mecburdur. İş kazası sonucunda, yaralanma, işgöremezlik veya ölüm olduğu taktirde her türlü sorumluluk ve tazminat yükleniciye ait olacaktır.” hükmüne yer verilmiştir. <br> Kütahya İş Mahkemesi'nin 2015/1344  Esas 2016/415 Karar sayılı ilamı ile dava dışı işçi lehine tazminata hükmedilmiş ve  davacı 818 sayılı BK'nın 55. maddesi uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla  sorumlu tutulmuş ise de,  3. kişinin zararını ödedikten sonra davacının  diğer müteselsil sorumlu davalıya iç ilişkide sözleşme hükümlerinde rücu hakkını engelleyen bir hüküm bulunmaması halinde dönebilir.<br> Sözleşmenin 22/10 maddesi ve eki teknik şartname hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, işçinin uğrayacağı iş kazasından doğan  sorumluluk ve tazminat yükleniciye ait olacaktır. Mahkemece, davalı yüklenicinin sorumlu olduğu tazminatı  ödeyen davacının, taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak, tamamının rücuen tahsilini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı  olarak yazılı şekilde  davanın kısmen kabulüne  karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.  <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/6E., 2019/313K. sayılı, 25/04/2019 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine,<br>\tBuna göre:<br>\t\"1- Davanın kabulüne, 17.474,92 TL'nin ödeme tarihi olan 10/11/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.193,71 TL'den peşin olarak yatırılan  298,43 TL'nin düşümü ile kalan 895,28 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t3- Davacı tarafından yapılan toplam 1.451,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.474,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran taraflara iadesine,\"<br>\t2-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine.<br>\t3-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>\tdosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.  04/06/2026<br>\t\t\t\t<br>    \tBaşkan                    Üye                      Üye              Katip <br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"560887e6ad02811f07b3d89bb95c0311","SID":"274182eafdbd4a20"}}