{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/908 - 2026/1280<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ    <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2022/908 <br>KARAR NO\t: 2026/1280<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 24/02/2022<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2020/294E., 2022/169K.<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 10/06/2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 10/06/2026\t     \t<br><br>\tDavacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili özetle: Davalının, kesinleşmiş kooperatif giderlerinden kaynaklı borcunu ödememesi nedeniyle Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6141 E.sayılı dosyasında ilamsız takip yapıldığını ve itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını%40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı vekili özetle: Davalının, üzerine düşen mali yükümlülükleri  düzenli şekilde yerine getirdiğini, yıllarca süren düzenli ödemelere rağmen dairesinin inşaatında bir ilerleme olmadığını, müvekkilinin üzerine düşen ödemeleri gerçekleştirmesine rağmen aradan  geçen 15 yıllık süreç içinde müvekkile dairesinin teslim edilmediğini, 2014 yılında gerçekleştirilen kooperatif genel kurulunda müvekkiline düşen maliyet bedelinin 85.000-TL. olarak belirlendiğini ve müvekkili tarafından da düzenli olarak bu bedele ilişkin ödemeleri de gerçekleştirilmiş olduğunu, istenilen bu bedelin 68.000-TL.sinin davacı kooperatife ödendiğini, 2014 yılından sonra da yapılan tüm ödemelere rağmen müvekkilinin dairesinde inşaat yapımının durdurulmuş olup halen eksikliklerin bulunduğunu ve dairenin teslim edilmediğini, yıllar içerisinde değişik miktarlarda istenilen bedeller nedeniyle, kabul anlamına gelmemek üzere de, müvekkilinin ödeyeceği miktarın da belirsiz olduğunu, kooperatif yöneticilerinin kooperatif tüzel kişiliğini kullanarak ortaklardan usulsüz taleplerde bulunduklarını, kooperatifin şeffaf ve hukuka uygun şekilde yönetilmediğini, kooperatif yöneticileri hakkında ceza davaları açıldığını ve ceza kararları verildiğini, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/43 D.İş sayılı dosyasındaki  maliyetin üyelere bölünmesinde üye ödemelerinin göz önünde bulundurulmadan, kimin ne kadar borcu olduğu hesaplanmadan, genel kurul toplantısı yapılmak suretiyle üye ödemelerinin, üye borçlarının ve yapılacak harcamaların ayrıca toplam maliyetinin genel kurulda tartışılmadan ve kabul edilmeden açılan davaya konu takibi ve iş bu davayı kabul etmediklerini savunarak; davanın reddini istemiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince: \"... Davacının Eskişehir 3. Sulh Hukuk  Mahkemesinin 218/43 D.İş sayılı dosyası ile tespiti yapılan maliyet için davalı adına düşen miktara yönelik icra takibine giriştiği, takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve itiraz üzerine işbu davanın açıldığı, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirtildiği ve bilirkişilerce yerinde incelemelerin yapıldığı ve bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/03/2021 tarihli rapora göre yönetim kurulunun genel kurulun devredilemez yetkilerini kullanarak ortaklardan herhangi bir ödeme yapmasını isteyemeyeceği, 2018 yılı olağan genel kurulunda Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/43 D.İş sayılı dosyasındaki tespit raporunun toplantı gündeminde yer almadığı, davalılara gönderilen ihtarnamelerde borcun neye ait olduğunun açık ve anlaşılır olmadığı, davacı kooperatif bilançosunun ortaklara borçlar adı altında yer alan hesapta üye aidatlarının ayrıntılı olarak takip edilmediği ve bu nedenlerle davacının talebinin yersiz olduğu, raporun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve rapora karşı davalı vekilinin beyanlarını sunduğu, davacı vekilinin ise rapora itiraz ettiği, itiraz üzerine dosya hakkında talimat mahkemesi aracılığı ile rapor alındığı ve bilirkişi Ahmet Kurtalan tarafından düzenlenen 04/01/2022 tarihli raporda, genel kurul kararına dayandırılmayan bir alacağın icra kanalıyla tahsilin yoluna gidilemeyeceği ve bu nedenle davacının talebinin yersiz olduğunun bildirildiği, raporun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin beyanlarını sunduğu, davacı vekilinin ise itirazlarını sunduğu görülmekle mahkememizce yapılan değerlendirmelerde ve bilirkişi raporlarına göre kooperatiflerde ortakların parasal yükümlülüklerini belirleme yetkisinin münhasıran genel kurula ait olduğu, Kooperatifler Kanunun'un 31.ve 42. maddeleri ile kooperatifi ana sözleşmesinin 23/6. maddelerinin bu konularda açık düzenleme yaptığı bu yetkinin devredilemeyeceği hususunun da ana sözleşmenin 23.maddesinde belirtildiği, sadece değişik iş tespit raporuyla üyeler hakkında maliyet tespiti  yapılarak bu bedellerin icra takibine konabilmesinin yerinde olmadığı, ortakların parasal yükümlülüklerinin genel kurul kararından sonra üyelere yöneltilebileceği, ayrıca davacı takibinde haksız olsa da kötü niyet tazminatı için davacının kötü niyetli olarak işbu takibi yapmasının gerektiği ancak davacı tarafça tespit raporuna göre işbu davanın açıldığı ve kötü niyetinin de davalı tarafça ispatlanamadığı görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle davacının davasının reddine...\" karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece 1163 sayılı yasa ve kooperatif ana sözleşmesine açıkça aykırı ve denetime elverişli olmayacak şekilde karar verildiği, genel kurul yetkileri ile yönetim kurulu yetkilerinin kasıtlı olarak karıştırıldığı raporlara istinaden davanın reddine karar verildiği, davanın reddinin icrayi yetki olan kooperatif tüzel kişiliğine ait olan icra takibi yapma yetkisini yok eden yasaya aykırı olan raporlara istinaden verildiği, her yıl yapılan olağan genel kurulda aidat ve giriş aidatı toplama yetkisinin kooperatif tüzel kişiliğini temsil eden yönetime verilmesi ve bu yetkinin yasa ve ana sözleşmeye göre doğal olarak yönetime ait bir yetki olmasına rağmen, gerekçede ve dayanak yapılan raporlarda genel kurulun yetkisiziymiş gibi değerlenildirilmesinin hatalı olduğu, kooperatif tüzel kişiliğince yapılmış olan inşaat maliyetlerinden doğan genel giderlerin bir kısmı olan giderleri, kooperatifin alacağının dışında bırakan kooperatif yasası ve kooperatif ana sözleşmesine aykırı olan raporlar dayanak yapılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasını hatalı olduğu, davacının ihraç kararının kesinleştiği tarihe kadar kooperatif üyeliğinden doğmuş olan borcunu yok sayan raporlara istinaden karar verildiği, kooperatifin alacak toplama yetkisini yok ederek, inşaatın imalatını durduran ve  alacağının tahsilini ortadan kaldıran ve ekonomik olarak iflasa sürükleyen raporlar ve bu rapoların dayanak yapıldığı kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, istifa etmiş veya ihracı kesinleşmiş olan üyenin  üyelik tarihinden önce doğmuş ve üyeliğin devamı süresince doğmuş olan genel giderlere (inşaat maliyet giderleri dahil ) katlanma zorunda olduğu, yasanın 23. maddesinde tanımlanan eşitlik ilkesi gereği eşit olarak katlanma zorunda olduğu, ödeme zorunda olduğu hususunu yok sayan rapora istinaden mahkemece karar verildiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, kooperatif ortaklığı nedeniyle parasal yükümlülüklerin tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, <br>\t2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın  davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, <br>\t4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,\t<br>\tdosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.  10/06/2026<br><br> Başkan                   Üye                 Üye             Katip <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"684bb428407863da1fd828d1936e34c2","SID":"d1a80a8097fd9b1d"}}