{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/602 Esas - 2026/40<br>\tTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM \tVERMEYE YETKİLİ <br><br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>             ESAS NO\t            : 2023/602 Esas<br>            KARAR NO\t            : 2026/40<br>...<br>DAVA\t: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/09/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 22/01/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;  .... şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili genel müdür olarak TTK ve vergi mevzuatına aykırı olarak yaptığı işlemler nedeniyle, ... vergi dairesine verilen 2022 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinde  kasada görülen  ancak fiilen mevcut olmayan kasa mevcudiyetinden, şirketin   770-15 nolu  çeşitli gideler hesabına şirketin iştigal konusu ile ilgili  olmayan , davalının  şahsi işlerine ait giderlerin   kaydedilmesinden , şirketin tüm aktif varlıklarını şahsi işlerinde kullanması ve 3. Kişilere kullandırılmasından ve bu nedenle müvekkilinin 3 yıllık kar payından hissesine düşen payı kullanamamasından kaynaklanan şimdilik 800.000,00TL alacak ve maddi tazminatın davalı ... tahsiline ayrıca müvekkilinin şirketin maksat ve konusunu gerçekleştirme ve  ortaklığın devamı ile daha çok zarar ve mağduriyete uğramaması nedeniyle davalı şirketin ortaklığından çıkmasına izin verilmesini ve TTK 641. Madde kapsamında çıkma payının  belirlenerek müvekkiline ödenmesini,    davalı ...ün tüm şahsi taşınmazları ve araçları üzerine gerekse diğer davalı .... sabit kıymetleri ve varlıkları üzerine ihtiyati tedbir ve İİK 257 ve müteakip maddeleri gereğince ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasını  ayrıca yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava  etmiştir.<br>Davacı vekili 16/01/2025 tarihli duruşmada alınan beyanında   şimdilik 800.000,00TL şirket zararının davalı ... 'den alınarak  ... ödenmesini talep etmiştir.  <br>Davacı vekili 12/11/2025 tarihli  müvekkilinin haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma talebinin kabulüyle 22.337.828,64TL çıkma payının tahsiline ve şirket müdürler kurulu başkanı  davalı .... 'ün şirkete ait toplam sorumluluğunun %50 tutarında müvekkilinin hak sahibi olduğunun tespiti ile şimdilik 800.000,00TL zararın ödenmesine karar verilmesini talep etmiş ve çıkma payına ilişkin harcı tamamlamıştır. <br>DAVALI.... VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili  şirketin %50 hissesinin  davacı ... 'e %50 hissesinin  davalı ... ait olduğunu,  davacı ... müdür olarak, davalı .... ise müdürler kurulu başkanı olarak  şirkette görev yaptığını, her iki ortağında şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olduğunu, müvekkili şirkete karşı dava şartı arabulucuk başvurusu yapılmadığını bu nedenle şirket aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini,  müvekkil şirkete karşı açılan ortaklıktan çıkma ve çıkma payı talepli davanın tefrik edilmesini , müvekkili şirkete kayyım atanması talebinin hukuken dayanaksız olduğunu, müvekkili şirket vekili olarak şirket lehine ve şirket menfaatlerini üstün tutmakla görevli olduklarını, kasada kayden görüldüğü halde fiilen mevcut olmayan miktarlar nedeniyle kasa açığının oluşmasında şirket ortaklarının her ikisinin de şahsen kusurlu olduklarını, davacı tarafın bilgi ve belgelere erişmediği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının genel kurulda kar payı dağıtımı talep etmediğini, şirketin vergi usulsüzlüğü, vergi borcu bulunmadığını, şirket kasasında olması gereken tutarlara ilişkin tüm resmi kayıtların usulune uygun tutulduğunu, şirkte binasının şirket ortaklarına devri sebebiyle ortaya çıkan kasa açığından davacınında bizzat hissesi oranında sorumlu olduğunu, davacının şirket ortağı  olarak bilgi ve belge almadığı yolundaki iddialarının doğru olmadığını , ticari hayatın olağan akışı nedeniyle  şirketin tahsil edilemeyen alacaklarından her iki ortağında sorumlu olmadığı,  piyasada uzun yıllardır bilinen, imalat yapan, kendi tasarımları ve kartları ile hizmet ve ürün satan önemli bir marka olduğu, bu markanın son yıllarda yaşamış olduğu pazar hacminin küçülmesi durumuyla ilgili olarak; şirketi ayakta tutmaya çabalamak yerine kendi şahsi çıkarı doğrultusunda firmadan çıkmayı istemek doğru bir yaklaşım olmadığı, özellikle de; müvekkili davalı şirketin teknik açıdan hatalı olan ürünlerinin tekrardan düzeltilerek piyasaya arz edilmesi hususu bu noktada bir çözüm imkanı ve alternatifi olarak mümkünken kanunen son çare olarak düzenlenmiş \"ortaklıktan çıkma\" kurumuna ilk yol olarak başvurmak  tüzel kişiliğin çıkarları ile bağdaşmadığından bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI ... VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;  Ortaklıktan çıkma ve çıkma payı talebine ilişkin davada  müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği bu nedenle davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesini ,  davaların tefrik edilmesini, sorumluluk davası yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini şirkette görev paylaşımı yapıldığı konusunun gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın kendi tasarlayıp bastırdığı kartvizit ve kapı isimliği ile şirket müdürleri görev taksimi yapıldığını ispat etmeye çalışmasının kabul edilemeyeceğini, şirketin karar defteri ve ticaret sicili incelendiğinde her bir müdürün tüm konularda yetkili olduğunu, farklı konularda görevlendirmenin olmadığı, müvekkili davalının davacıdan farklı olarak, TTK md. 624/2 gereğince tek başına genel kurulu toplantıya çağırma, genel kurul kararlarını yürütme, şirket adına tüm açıklama ve ilanları yapma yetkisi olduğu, dava dilekçesinde müvekkilinin tek başına yetkili olduğu iddia edilen bu konulara ilişkin bir iddia, talep veya başvuru olmadığına göre  dava dilekçesinde müvekkili davalıya yönelik olarak ileri sürülen tüm iddia ve talepler aynen davacı için de geçerli olduğundan eldeki davanın sırf bu nedenle reddi gerektiği, dava dilekçesinde sanki davacının müdürlük görevi yokmuş ve sirket işleri hakkında bilgi alamıyormuş gibi bir sunum yapıldığını  oysa davacının da müdür olduğu, şirketin defter ve belgelerini inceleyebilir durumda olduğu, şirketten çıkma, fesih gibi konuların şirketin işleyişini temelden etkileyecek unsurlar olduğundan son derece istisnai durumlarda ve son çare olarak başvurulabileceği, davacı ... mail hesabına banka hareketlerinin gönderildiği, ana server cihazındaki şifreye sahip olduğu, şirketin finans ve mali durumu ile ilgili bilgilerin gizlendiği hususunun düzmece olduğu,  Davacının doğrudan zarar /zarar ayrımı dahi yapmaksızın bir mali müşavirden aldığı özel amaçlı rapora dayanarak ileri sürdüğü hususların zararın ispatı için yeterli olmadığı, zararın ve kusurun ispatı yükü davacı tarafta olduğundan kesin olarak zarar ve kusur ispat edilmediği takdirde davanın reddi gerektiğini, özel amaçlı raporda izah edildiği üzere kasada görülen 3.000.000,00 TL'nin davanın tarafı olan iki ortağın şirketten taşınmaz satın almaları sebebiyle şirkete ödemeleri gereken paralar olduğu, bunun 1.500.000,00 TL'sinin davacı ile ilgili olduğu,şirket binasının alım satım vergilerinin de şirket hesabından doğrudan davacının talimatı ile yapıldığı, Dava dilekçesinde ileri sürülen tüm hususların tıpkı müvekkili davalı ortak gibi şirket müdürü ve münferit imza yetkilisi olan davacı yönünden de geçerli olacağından haricen de davacının belirtildiği üzere kusurlu olması temelinde mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, davacı ...'in de birçok banka işlemi yaptığı, teknik hatalar yapılmış olduğu, eşine kıdem tazminatı ödenmiş olduğu gibi hususlar değerlendirildiğinde diğer ortak olan davacının kusuru bulunduğu, şirket iş ve işlemlerinde aynı oranda yetkili olduğunun görüleceği ileri sürülerek  davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:<br>Şirkete karşı açılan dava ; TTK 639 ve devamı maddeleri gereğince ortaklıktan çıkma ve çıkma payının tespiti ile ödenmesi talebine, davalı ... aleyhine açılan dava ise; şirket müdürü olan   davalının  şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla TTK'nun 644/1.a maddesi yollamasıyla 553. maddeleri uyarınca sorumluluk davası kapsamında maddi tazminat istemine ilişkindir.  <br>Taraflar arasındaki  uyuşmazlık ... aleyhine açılan sorumluluk davası yönünden   talebin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı , şirket işleri yönetiminde şirket müdürü olarak davacı yine şirket müdürü olan davalı ... arasında iş bölümü yapılıp yapılmadığı, davalı ... tarafından şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, şirket zarara uğramışsa zarardan ...'ün sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluk miktarının ne kadar olduğu , davacının şirket ortaklığından çıkmasına ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği konularına ilişkindir.<br>Davacı vekili tarafından sorumluluk davası yönünden davalı ... 'e karşı arabuluculuk  başvurusu yapılmış ve  10/09/2023 tarihinde anlaşamama tutanağının düzenlenmiş olup ,  davacının şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı alacağı talebine ilişkin davada zorunlu arabuluculuk dava şartı  olmadığından davalıların dava şarkı yokluğundan davanın reddine ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Sorumluluk nedeni ile davacı gerçek kişi ortakların dava açma hakkı doğrudan ve dolaylı zarar iddiasına göre değişiklik gösterir. Şirket yöneticisinin ortaklığa verdiği zarar, şirket ortaklarının dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Anonim  şirketlerde TTK'nun  553. maddesi uyarınca şirket yöneticileri Kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete, hem de pay sahipleri ve şirket alacaklılarına karşı şirkete verdikleri zarar sebebiyle sorumlu olurlar. Ancak TTK'nın 555. maddesi uyarınca şirket pay sahipleri dolaylı zarar nedeniyle açacakları davalarda hükmedilecek tazminatın kendilerine değil ancak ortaklığa verilmesini isteyebilirler.<br>Davalı  .... %50  hissesinin davacı  ...  'e   %50 hissesinin  davalı ... 'e   ait olduğu, şirketi münferiden yetkili olarak aksi kararlaştırılıncaya kadar ... ve ...'in müdür olarak  atandığı ve bu hususun 10.05.2010 tarih 7560 sayılı .... yayınlandığı  şirket ortaklarından ... 'in müdür ,  ...'ün şirket müdürler kurulu başkanı olarak seçildiği ve bu hususun 02.04.2019 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, davacının  şirketin %50 ortağı olup davalı ... 'ün  şirketi zarara uğratması nedeniyle uğranılan dolaylı zararın TTK 555. Maddesi gereğince şirkete ödenmesini talep ettiği  ve bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmıştır.  <br>Tarafların bildirdiği deliler toplanmış , davalı şirkete ait sicil kayıtları , vergi kayıtları, şirkete ait araç  ve  taşınmaz kayıtları , banka kayıtları, ....  nolu soruşturma dosyası getirtilmiş, taraflarca uzman görüşü sunulmuş, tarafların bildirdiği tanıklar dinlenmiştir.<br> Mahkememizce alınan 01/12/2024  tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının 2021-2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin incelendiği, davalı şirkete ilişkin kayıtların E-defter olarak tutulduğu,  ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK.'nun 64. ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları taşıdığı, davacı ... ve davalı ...'ün münferit imza yetkilisi müdürler oldukları, müdürler arasında TTK.m.629/1 atfıyla limited şirketler için de kıyasen uygulanacak TTK.m.367. maddeye  uygun şekilde şirket sözleşmesine istinaden bir iş bölümü veya yetki devri yapılmadığı,  bu kapsamda yapılan iş ve işlemlerin kimler tarafından yapıldığını tek tek tespit edilemediği ancak şirketin KASA hesap hareketlerinin şişkinliğine şirket müdürlerinin meydan verdiği ve bu kapsamda dava tarihi itibariyle tespit edilen 8.582.527,88 TL'den davacı ve davalı ortak ve müdürlerin sorumlu olacağı,<br>-İş  Avansları  hesabında yapılan incelemelerde; 71.402,01 TL .... bakiyesinin yıllarca tahsil edilmediği görülmekle birlikte bu avansın kim tarafından verildiği ve tahsil edilmeme sebebinin açıklanması gerekeceği, aksi durumda şirket müdürlerinin sorumlu olacağı,<br>-Alıcılar , alacak senetleri , verilen ve alınan  sipariş avansları, diğer giderler, satıcılar ve personel avansları hesaplarında şirketi ve davacıyı zarara uğratacak bir hususun tespit edilemediği,<br>Davacının çıkma payı talebine ilişkin hususun, hesaplaması kapsamında Makine Mühendisi Teknik bilirkişi atanması durumunda rayiç özkaynak tespiti yapılmak suretiyle çıkma payının tespit edilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. <br>Mahkememizce alınan 12/05/2025 tarihli ek raporda özetle; davacının çıkma payı hesabında %50 ortaklık yapılısında her bir ortağa düşen payın, rayiç bilanço ile 13.986.058,80TL , kaydi bilanço ile %50 hisse değeri 19.534.415,44TL olarak hesaplandığı, çıkma payı hesabında rayiç değerlerin esas alınması gerektiği ancak şirketin envanterinde kayıtlı olmayan bir çok stoğu bulunduğu, bu sebeple gayri resmi işlemlerin varlığından bahsedilebileceği ancak ortak sorumluluk nedeniyle sorumluluk tespitinin yapılamadığı, şirket mallarının tasfiyesinin atanacak tasfiye memuru nezdinde yapılmasının fayda sağlayacağı görüş ve kanaati bildiriliştir. <br>Tarafların itirazı üzerine mahkememizce alınan 09/10/2025 tarihli ek raporda özetle;  Davacı ... ve davalı ...'ün münferit imza yetkilisi müdürler oldukları, müdürler arasında TTK.m.629/1 atfıyla limited şirketler için de kıyasen uygulanacak TTK.m.367’ye uygun şekilde şirket sözleşmesine istinaden bir iş bölümü veya yetki devri yapılmadığı,  bu kapsamda yapılan iş ve işlemlerin kimler tarafından yapıldığının tek tek tespit edilemediği ancak şirketin KASA hesap hareketlerinin şişkinliğine şirket müdürlerinin meydan verdiği ve bu kapsamda dava tarihi itibariyle tespit edilen  8.582.527,88 TL'den davacı ve davalı ortak  müdürlerin sorumlu olacağı,  İş  Avansları  hesabında yapılan incelemelerde; 71.402,01TL ...  bakiyesinin yıllarca tahsil edilmediği görülmekle birlikte bu avansın kim tarafından verildiği ve tahsil edilmeme sebebinin açıklanması gerekeceği, aksi durumda şirket müdürlerinin sorumlu olacağı, alıcılar, alacak senetleri , verilen ve alınan  sipariş avansları, diğer giderler, satıcılar ve personel avansları hesaplarında şirketi ve davacıyı zarara uğratacak bir hususun tespit edilemediği, dosyada tespit edilen teknik değerlendirmeler sonucunda yapılan rayiç değer çalışması sonucunda davacının çıkma payı talebine ilişkin yapılan hesaplamada; çıkma payı hesabında %50 ortaklık yapısında her bir ortağa düşen payın; rayiç bilanço ile 22.337.828,64 TL, kaydi bilanço ile ise %50 hisse değeri 19.534.415,44 TL olarak hesaplandığı,  çıkma payı hesabında rayiç değerlerin esas alınması gerekeceği,  şirketin envanterine kayıtlı olmayan birçok stoğu bulunduğu, bu sebeple gayriresmi işlemlerin varlığından bahsedilebileceği ancak davalı ve davacı ortakların aynı yetkilere sahip olması nedeniyle  sorumlusunun tespit edilemediği, mevcut stokların aktif bilançoya rayiç değer olarak ilave edilmesi suretiyle çıkma payı hesaplandığı bildirilmiştir.<br> Yöneticinin  sorumluluğuna ilişkin 6762 sayılı TTK'nın 309. Maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın 560. Maddesi uyarınca sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Tüm bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde şirket  kasa hesabındaki şişkinliğin  şirkete ait taşınmazın  2022 yılında  ortaklara satılmasından kaynaklandığı, dava tarihi ile işlemin yapıldığı tarih arasında 2 yıllık sürenin geçmediği anlaşıldığından  davalı ... 'ün zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; <br>- Şirkete karşı TTK 639 ve devamı maddeleri gereğince ortaklıktan çıkma ve çıkma payının tespiti ile ödenmesi talebi ile açılan dava yönünden ; Davacının davalı şirkette %50 payının olduğu , diğer ortak ... ile aralarında  ciddi anlaşmazlık bulunduğu , anlaşmazlığın başlaması sonrasında şirket çalışanlarının büyük kısmının işten çıkarıldığı, şirketin fiilen çalışmadığı,  ortaklar arasında husumet oluştuğu , tanık beyanlarından da sabit olduğu üzere  artık bir araya gelmelerinin mümkün olmadığı   ve   davacının şirkete ortak olduğu  tarih  ile dava tarihi esas alındığında davacının 22.337.828,64TL ayrılma akçesi ( çıkma bedeli ) talep edebileceği  anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.  <br>- Davalı ... aleyhine açılan  şirket müdürü olan   davalının  şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla TTK'nun 644/1.a maddesi yollamasıyla 553. maddeleri uyarınca sorumluluk davası yönünden ; .... %50  hissesinin davacı  ...  'e   %50 hissesinin  davalı ... 'e   ait olduğu, şirketi münferiden yetkili olarak aksi kararlaştırılıncaya kadar ... ve ...'in atandığı ve  ... 'in müdür ,  ...'ün şirket müdürler kurulu başkanı olarak seçildiği , her iki yetkilinin de şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğu, davacı tarafından aralarında göreve ilişkin iş bölümü yaptıkları iddia edilmekle birlikte  TTK.m.629/1 atfıyla limited şirketler için de kıyasen uygulanacak TTK.m.367. maddeye  uygun şekilde şirket sözleşmesine istinaden bir iş bölümü veya yetki devri yapılmadığı, bilirkişiler tarafından   şirkete ait taşınmazın  2022 yılında  şirket ortakları  ...  ve ... 'e satılmasından kaynaklanan kasa şişkinliği ve 71.402,01 TL'nin  Gülşüh Aslan 'dan yıllarca tahsil edilmemesi dışında şirket zararına sebep olacak bir husus olmadığı,  davacınında müdür olarak bu iki işlemden haberi olduğu ve  zarara kimin sebebiyet verdiğinin tespit edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının  davalı şirket aleyhine açtığı ortaklıktan çıkma davasının  kabulü ile  davacının davalı şirketten çıkarılmasına,  bilirkişi kurulunca hesaplanan 22.337.828,64TL  ayrılma akçesinin davalı şirketten   tahsili ile davacıya verilmesine, <br>2-Davacının  davalı ... aleyhine açtığı şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat davasının reddine,<br>3- Çıkma ve çıkma payının tespiti ile ödenmesine ilişkin dava yönünden: <br>A) Alınması gereken 1.525.897,07TL harçtan yargılama sırasında yatırılan 381.474,27TL ıslah harcının mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 1.144.449,80TL'nin davalı  ....  tahsili ile hazineye gelir kaydına , <br>B) Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden  kabul edilen miktar üzerinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi  uyarınca hesaplanan  1.396.134,86 TL vekalet ücretinin davalı....  alınarak  davacı tarafa verilmesine<br>4- Davalı ... aleyhine açılan sorumluluk davası yönünden<br>A) Alınması gereken 732,00TL  harcın  peşin  yatırılan 13.662,00TL harçtan mahsubu ile  12.930,00TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, <br>B) Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden red  edilen miktar üzerinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi  uyarınca hesaplanan  126.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... 'den  alınarak  davalı  ... tarafına  verilmesine <br>5-Davacının  yargılama sırasında yapmış olduğu 17.000,00TL bilirkişi ücreti, 51 E  tebliğat gideri 565,00TL,  18 normal tebliğat ücreti 2.072,00TL , dosya kapak ücreti 60,00TL, 4 Kep ücreti 7,25TL, 11 Posta ve fotokopi ücreti 3.244,00TL olmak üzere toplam 22.948,25TL'nin davaların  kabul/red oranı dikkate alınarak hesaplanan 22.154,80TL'si ile  381.474,27TL ıslah harcı  ile 269,85 TL başvurma harcı  harcı olmak üzere  toplam  403.898,92 TL yargılama giderinin davalı....  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davalı  ... tarafından yapılan 710,00TL masrafın davalı üzerinde bırakılmasına , <br>7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile  hazineye gelir kaydedilmesine,<br>9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,<br> Dair, davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize.... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026<br><br>....<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1eff9dc8cdb6dc2544df7ba4d58d5877","SID":"82dd06ab5cc30114"}}