{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11.HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:07/10/2025<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:09/07/2026<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıya faturada yazan malları teslim edip montaj hizmeti verdiğini, davalının ise bunun karşılığı olarak ödemesi gereken bedeli ödemediğini, davalının yapılan takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu, ticari defterlerin incelenmesi halinde davalıların borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, davalıların itirazında haklı olmadıklarını belirterek itirazın iptali ile takibin devamını yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece; \".... TBK 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklıklar kanunen tüzel kişiliğe sahip olmadıkları ve tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklıkların taraf ehliyeti haiz olmadıkları, bu nedenle adi ortaklıklar adına veya aleyhine takip yapılmasının mümkün olmadığı ve takibin ancak adi ortaklığı oluşturan ortakların tamamına birlikte veya en azından birisine  yöneltilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK 114/1-d maddesi uyarınca taraf ehliyetinin dava şartı niteliğinde olduğu ve davaya konu takibin davacı tarafından davanın taraf ehliyeti bulunmayan adi ortaklık aleyhine başlatıldığı ve bu eksikliğin giderilmesi mümkün olmadığından davacının davasının dava şartı yokluğundan reddine \" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin her ne kadar  ''tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklıkların taraf ehliyeti haiz olmadıkları, bu nedenle adi ortaklıklar adına veya aleyhine takip yapılmasının mümkün olmadığı'' yönündeki gerekçesi yerinde olsa da somut olayın eksik değerlendirildiğini, zira somut olayda davalıların ayrı ayrı avukatları vasıtasıyla dava konusu icra takibine süresi içerisinde itiraz ettiklerini ve takibi durduğunu, kısaca adi ortaklığın tüm ortaklarının takipten haberdar olduğunu, icra takip dosyasına itiraz ederek kendilerine husumet yöneltildiğini kabul ettiklerini, zira icra dosyasına yaptıkları itiraz dilekçesinde açıkça ''..... - ... ADİ ORTAKLIĞI adına, ilaveten ... ve ... adına da Borca, Faize ve tüm Feri’lerine İtirazlarımızın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini saygılarımla talep ederiz.''  şeklinde beyanda bulunduklarının görüldüğünü, bu durumda gerek davalıların kendilerine husumet yöneltildiğinin borca itirazla beraber kabul edildiğini, gerekse de dava dilekçesinde davanın adi ortaklığın ortaklarına yöneltilmiş olduğu dikkate alınarak HMK 115/3 maddesi kıyasen uygulanıp takip şartının giderildiğinin kabulü ile dava şartı eksikliğinin giderildiğinin kabul edilmesi icap ederken aksi yönde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun da ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile benzer bir olayda bu şekilde karar verdiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, davalıların ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ederek husumetin kendisine yöneltildiğini kabul ettiğini, bu itiraz dilekçesinde husumete dair herhangi bir itirazlarının da olmadığını, bunun yanında işbu itirazın iptali davasında da adi ortaklığın tüm ortaklarının yargılamaya katılımları sağlandığına göre husumetin adi ortaklığın her iki ortağına da yöneltildiği kabul edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmekte iken HMK m. 115/3. Maddesi göz ardı edilerek davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; faturaya dayalı başlatılan icra takibine vak'i itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... ve ... Adi Ortaklığı aleyhine 223.187,81-TL asıl alacak 51.684,79-TL işlemiş faiz olmak üzere 274.872,60-TL alacağın tahsili talebiyle başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin adi ortaklığa tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır.<br>Taraf ehliyeti, bir davada taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Buna göre, medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ya da tüzel kişi davada taraf ehliyetine sahiptir.<br>Adi ortaklık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620-645. maddeleri arasında düzenlenmiştir. İki veya daha fazla kişinin ortak bir amaca erişmek için emek veya mallarını birleştirmeyi üstlendikleri, tüzel kişiliği bulunmayan, ortakların ortaklık borçlarından kendi mal varlıklarıyla sınırsız ve müteselsil olarak sorumlu oldukları kişi topluluğuna adi ortaklık denir.<br>Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı için ortaklar TBK'nın 638/1. maddesine göre ortaklık bünyesindeki bu mallar üzerinde hep birlikte elbirliğiyle hak sahibidirler. Yine  Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından adi ortaklık hak ve fiil ehliyetine sahip değildir. Hak ve fiil ehliyeti olmadığı için taraf, dava ve takip ehliyetine de sahip değildir.  Bu nedenle ortaklar adi ortaklık sözleşmesindeki amacı gerçekleştirebilmek için yapacakları işleri hep birlikte veya kararlaştırdıkları temsilci aracılığıyla yapabilirler. Adi ortaklık bağımsız bir kişiliğe sahip olmadığı için ortaklığın alacaklısı bulunmadığı gibi adi ortaklığın kendisi de borçlu olamaz. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri, adi ortaklığı oluşturan her bir gerçek ve tüzel kişiye dava dilekçesinde veya icra takip talebinde ayrı ayrı yer verilmesi gerekir. Adi ortaklık bağımsız bir kişiliğe sahip olmadığı için ortaklığın alacaklısı bulunmadığı gibi adi ortaklığın kendisi de borçlu olamaz. <br> 6100 Sayılı HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, somut olayda, talebin İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptaline ilişkin olduğu, itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olup itirazın iptali davası için icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibinin bulunması gerektiği, icra takibinin usulüne uygun olması koşullarından birinin de icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları olduğu, davaya konu Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı takip dosyasında takip talebinde borçlu olarak ... ve ... Adi Ortaklığı'nın gösterildiği, bu talebe uygun olarak da ödeme emrinin düzenlendiği ve tebligatın adi ortaklık adına çıkarıldığı ve tebliğ edildiği, icra takibinin taraf ehliyeti olmayan adi ortaklık aleyhine başlatıldığı ve devam edildiği böylelikle takip işleminin geçersiz olduğu, icra takibinin geçersizliği kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece dava şartlarının res'en gözetilmesi gerektiği ve Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf dilekçesinde dayanılan Hukuk Genel Kurulu kararına dayanak somut olayda takip talebinde adi ortaklığı oluşturan ortakların da ismen ve ortağı şeklinde belirtildiği görülmekle huzurdaki dava konusu ve icra takibine uygun düşmediği anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan istinaf yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.09/07/2026      <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f4b7c897adb4dac6e333d2cd793a3fd","SID":"78cb220089970618"}}