{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2026/361 <br>KARAR NO\t: 2026/1515<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t        : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO\t\t        : 2025/251 <br>KARAR NO\t                          : 2025/1079<br>KARAR TARİHİ\t        : 03/12/2025 <br>DAVA\t\t        : Adi Ortaklığın Tespiti-Tasfiyesi<br>DAVA TARİHİ\t       : 18/03/2025<br>KARAR TARİHİ                    : 07/07/2026<br><br>İSTEM: Davacı vekili, \tdavalı tarafça 2019 yılı Ağustos ayında tatil için Türkiyede olan müvekkiline Konak ilçesinin .. semtinde bulunan bir medikal malzeme dükkanının 300.000,00 TL'ye devredileceği ve bu işletme devralındığı takdirde çok karlı bir yatırım olacağının belirtildiğini, bu konuda bir teklif sunulduğunu, müvekkilinin devir konusunda davalı tarafça ikna edildiğini, bu doğrultuda davacı müvekkilinin toplam 15.000,00 Euro nakit parayı elden daha sonra da yine 15.000,00 Euro parayı 28.08.2019 tarihinde arkadaşı.... hesabından (... Bank, DE... IBAN nolu hesabından) .....'nin hesabına (TR.... IBAN nolu ... hesabına) göndererek ödediğini, ayrıca 9.994,00 Euro ödemeyi ise davalıya iletilmek üzere davalının eşi ....'nin TR... IBAN nolu hesabına  müvekkilinin annesi ... tarafından 11.09.2019 tarihinde gönderildiğini, söz konusu tarihlerdeki döviz kurları dikkate alındığında davacı müvekkilinin yaptığı ödemeler toplamının, işletmenin devri için gerekli olan ve yukarıda belirtilen 300.000,00 TL'nin tamamına denk geldiğini (delil:banka kayıtları- ödeme belgeleri- tanıklar), Türkiye'de iş ve ticaret yapmak isteyen davacı müvekkilinin davalı yana işletmeyi devralması için vermiş olduğu 300.000,00 TL karşılığında kendisiyle birlikte medikal malzeme işine ortak olabileceğini beyan ve talep ettiğini, ancak davalı tarafın davacı müvekkilinin Türkiyede bir adresinin olmaması, Alman vatandaşı olması gibi durumları bahane ederek .... Şti.ni kendi adına açtığını (Delil: Ticaret sicil kayıtları- yazışmalar-fotoğraflar) bu ilişkiyle ilgili olarak duyduğu güven ve inandırılması neticesinde ortak olarak üzerine düşen tüm sorumluluğu müvekkilinin yerine getirdiğini, belirtilen nedenle de ortaklığın davalı adına kaydedildiğini, davalı tarafın ise aradaki akrabalık ve aile ilişkilerini kullanarak ayrıca müvekkilinin yurt dışında yaşaması ve süreci bilmemesinden de yararlanarak şirketi kendi üzerine açtığını, ancak ortaklık kapsamında yapılan faaliyetler devam etmesine rağmen ortaklık ile ilgili hesapların netleştirilmediğini, davalı tarafın müvekkilinin alacaklarını ödemediğini, davalının en başından itibaren müvekkilinin ortaklık faaliyetlerine katıldığı süre boyunca ödenmesi gereken alacakları haksız bir şekilde ödemediğini, müvekkiline verdiği sözleri tutmadığını belirterek taraflar arasındaki adi ortaklığın tespitine, müvekkilinin ortaklık faaliyetlerinden doğan alacaklarının davalıdan tahsil edilmesine, adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.<br>\tCEVAP: Davalı vekili, İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/234 E ve 2023/84 K Sayılı dosyasında bu dava dosyası ile davacının \"...yanında bulunan 14.000 TL nakit para, daha sonra 15.000 Euro ödemeleri ..... hesabına gerçekleştirmiş olup ayrıca 10.000 Euro ödemeyi ise davalıya iletilmek üzere annesi....' in hesabına havale ettiğini...\" iddia ederek yukarıda belirtmiş olduğu havaleler ile müvekkiline borç verdiğini ve 170.000,00 TL bakiye alacağının tahsili amacıyla fazlaya ilişkin haklar saklı tutulup 1.000,00 TL lik kısmı için alacak davası ikame ettiğini, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının alacağının 24.412,76 TL olduğu tespit edilmiş olup davacı dava değerini arttırmadığından sayın mahkemenin 1.000,00 TL yönünden kesin karar verdiğini,  kararda belirtilen 1.000,00 TL'nin davacının vekiline ödendiğini, bu hususun dahi başlı başına taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesinin bulunmadığını ispat ettiğini, söz konusu kararın taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespiti yönünden HMK kapsamında kesin delil niteliğinde olup aksinin davacı ve müvekkili tarafından ispatının da mümkün olmadığını, bu nedenle davacının delillerini de kabul etmediklerini, davacı yanın bu davada paranın adi ortaklık payı olarak değil ödünç olarak verildiği iddiasında bulunduğunu, bu beyanının mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu,  <br>İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/399 E Sayılı  dosyasında  İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın bitmesinden sonra davacının  İzmir 18. Noterliğinin 28.07.2023 tarih ve 1183 Yevmiye nolu ihtarı keşide edilerek \"Sayın muhatap, müvekkil ....' ndan almış olduğunu ve € 15.000 lik kısmı ....' a ait hesaptan hesabınıza ve € 10.000 lik kısmı ....' e ait banka hesabından hesabınıza gönderilen toplam € 25.000 BORCUN € 20.000 (Yirmi Bin Euro) sunu halen ödememiş bulunmaktasanız...\" iddiasında bulunduğunu, daha sonra müvekkili aleyhine İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/399 E sayılı dosyası ile aile içi ilişkilere güvenerek davalıya banka kanalıyla gönderilen \"€ 25.000 borçtan bakiye kalan € 20.000 in (Yirmi Bin Euro) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik € 100 ünün (Yüz Euro) tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir\" konulu davayı açtığını, sonuç olarak yukarıda yazılı dava dosyaları dava dosyaları içinde bulunan belgelerin ön inceleme tutanakları ve kesin nitelikli mahkeme kararı dikkate alındığında taraflar arasındaki davaların aynı paralara yönelik alacak davası olduğunu, hukuki ilişkinin adi ortaklık olmadığını, bunun kesin delille ispatlı olduğu sabit olup kesin mahkeme kararının aksinin ispat edilemeyeceği dikkate alınarak davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, davacının adi ortaklık iddiasını kabul etmediklerini, bilindiği üzere banka havalesi borç verme değil borç ödeme aracı olduğunu bu nedenle davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk  Derece Mahkemesi,<br>\t\"Davanın REDDİNE,\" karar vermiştir. <br>\tİSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>\tBİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, söz konusu davaya ilişkin adi ortaklığın tespiti ve sonraki aşamada tasfiyesi istendiğini, ancak yerel mahkemece müvekkili tarafından daha önce açılmış olan davalar gerekçe gösterilerek söz konusu davanın reddine karar verildiğini, verilen bu kararın yerinde olmadığını, nitekim söz konusu bu diğer davalarda da müvekkilinin asıl niyetinin adi ortaklığın paydaşı olup ortak konumunda bulunmak olduğunu, bu minvalde yatırımlar yaptığı bu yatırımların  davalı yanca şirkete sermaye olarak alınıp kullanıldığının açık ve net olduğunu, buna ilişkin söz konusu şirket defterlerinin celp edilip bilirkişi incelemesinden geçirilmesi sureti ile de bu husustaki iddialarının ispatlanabilecekken yerel mahkemece hiçbir şekilde bilirkişi incelemesine gidilmediğini, bu dosya kapsamında oldukça büyük bir eksiklik olup dosyanın bu hali ile karara çıkarılması da bozma sebebi olduğunu, dosya arasında yer alan yazışmaların beyanlardan da açıkça anlaşılacağı üzere davalı yanın müvekkilinin parasını kullanarak kazanım elde ettiğini, müvekkilinin ise hiçbir surette aktifleri artmadığı gibi pasiflerinde artış olduğunu, müvekkilinin burada ilk aşamada tamamen ortak olacağına duyduğu güven ile hareket ettiğini, davalı yanca kötü niyetle ve dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkilinin oyalandığını, müvekkilinin burada mağdur olduğunu zarara uğrayan taraf olduğunu ve asıl amacının adi ortaklığa sermaye vermek olduğunun sabit olduğunu, dosyada açıkça taraflarınca talep edilen deliller toplanmadığını, hukuka aykırı bir şekilde bildirdikleri tanıklara ilişkin de dinlenilmeme kararı verildiğini,  bu noktada dosyada toplanılmayan ve değerlendirme konusu yapılmayan deliller olup eksik araştırma ve delil ile dosyanın karara çıkarıldığının sabit olduğunu  ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık adi ortaklığın tespiti ile tasfiyesi talebinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>\tİlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın  oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve özellikle alacak miktarı dikkate alındığında davacının tanık deliline dayanabilmesinin usulen olanaklı olmamasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>\t1)Davacının, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  03/12/2025  tarih ve  2025/251 E. -  2025/1079 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2)Davacıdan  alınması gereken  732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3)İstinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, <br>\tDava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK'nin 361 vd. maddeleri uyarınca kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 07/07/2026 günü oybirliği ile karar verildi.\t<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08e54c3d42d4346910f98c71e08026e6","SID":"89245374bce229b7"}}