{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/1224 - 2026/1222<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2026/1224 <br>KARAR NO\t: 2026/1222<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 11/05/2026 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2025/864 Esas <br><br>DAVACILAR \t: 1-... - (TC Kimlik No: ...)...<br>\t  2- ... - (TC Kimlik No: ...) ...<br>\t  3- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>TALEP EDEN\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>TALEP\t: Taşınmazın Satışına İzin Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 28/08/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 25/06/2026<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 25/06/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Talep eden Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; Banka ile davacı borçlu Çamdalı İş Elbiseleri San. ve Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında, borcun teminatı olarak üçüncü kişi olan ... adına kayıtlı taşınmaza ipotek tesis edildiğini, ipotek konusu taşınmazın: Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, 1 Parsel 81 bağımsız bölüm 2.000.000 TL bedelli ve İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Mahallesi, ... Parsel, 18 bağımsız bölüm 2.000.000 TL bedelli Banka lehine ipotek tesis edildiğini,  borcun tahsili amacıyla İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi 2026/122 Esas sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığını,  taşınmazın, kredi borçlusu olan davacı şirket adına kayıtlı olmayıp üçüncü kişi konumundaki  ... adına tapuda kayıtlı olduğunu,  Konkordato kurumunun, yalnızca konkordato borçlusunun malvarlığı üzerinde etkili olup, üçüncü kişilere ait malvarlığı unsurları konkordato kapsamına dahil edilemeyeceğini, nitekim, İpotek konusu taşınmazın, davacı şirketin malvarlığına dahil olmadığını,  söz konusu taşınmazın mülkiyetinin, konkordato dışı üçüncü kişi olan ...'e ait olduğunu,  bu anlamda mahkemenin vermiş olduğu tedbir kararlarının da yalnızca konkordato borçlusuna yönelik olduğunu, üçüncü kişiye ait bu taşınmazın korunmasının konkordato koruması kapsamında hukuken mümkün olmadığını, bu anlamda borçluya ait olmayan teminatın satılabileceğinın açık olup Yargıtay HGK., E. 2021/772 K. 2022/240 T. 3.3.2022 tarihli kararında da bu duruma açıkça atıfta bulunulduğunu, taşınmazın  davacı tarafından kullanılmadığını, ticari faaliyette rolü bulunmadığını, kredi borçlusu olan davacı şirketin faaliyet alanı iç ve dış hazır giyim üretimi ve satışı olup, ipotekli taşınmazın işletmesel faaliyetlerle herhangi bir ilgisi veya fonksiyonu olmadığını, söz konusu taşınmazların mesken nitelikli bir bağımsız bölüm olduğunu  davacı şirketin, üretim, depolama veya ticari faaliyetlerine hizmet etmediğini, bu itibarla, taşınmazın mühlet içerisinde satılamayacağına dair yasak, somut olayda uygulanamayacağını, satışa engel oluşturacak hiçbir hukuki ve fiili durum bulunmadığını, söz konusu taşınmazın, hakkında konkordato kararı olmayan bir şahsa ait olduğunu,  bu nedenle üçüncü kişinin malvarlığının korunması konkordato tedbirlerinin kapsamına giremeceğini, mevcut durumda zorunlu takip arkadaşlığı kapsamında üçüncü kişi aleyhine de takip yapılmış olup, hem kredi borçlusu davacı şirkete hem de taşınmaz malikine karşı icra işlemi yürütüldüğünü, bu yönüyle, taşınmazın satışının gerek alacaklının hakkını koruyacak, gerekse konkordato sürecine olumlu katkı sağlayacağını beyanla; Davacı-borçlu şirkete ait olmayan, mülkiyeti ... adına kayıtlı, müvekkili Banka lehine ipotekli bulunan; Kocaeli İli, Çayırova İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, 1 Parsel 81 bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın; İstanbul İli, Tuzla İlçesi, ... Mahallesi, ... Parsel, 18 bağımsız bölüm de kayıtlı taşınmazın; İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi’nin 2026/122Esas sayılı dosyasından satışına izin verilmesini talep etmiştir.\t\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>Mahkemece 11/05/2026 tarihli ara karar ile; \" ...Müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekilinin taşınmazların satışına izin verilmesi talebinin REDDİNE,... \" karar verilmiştir. <br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı itiraz eden müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın davacı tarafından kullanılmadığını, ticari faaliyette rolünün bulunmadığını, üçüncü kişilere ait ipotekli malların satışına hukuken engel bulunmadığını, bankaya ipotekli taşınmazların  davacı şirketin adına kayıtlı olmaması, üçünçü şahıs ipotekleri olması ve satılmaları durumunda davacı borçlu şirketin borcundan ihale bedelleri mahsup edileceğinden, davacı borçlu şirkete konkordato sürecinde  katkı sağlayacağından, ilk derece mahkemesi  kararının ortadan kaldırılarak, yeni bir karar verilerek bankaya ipotekli işbu iki taşınmazın satışına izin verilmesini talep etme zaruretinin doğduğunun<br> beyanı ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/05/2026 tarihli ara karar, 2025/864 Esas  sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; konkordato talebine ilişkindir. <br>Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekilinin taşınmazların satışına izin verilmesi talebinin reddine, karar verilmiş karara karşı müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.  vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacılar ..., ..., Çamdalı İş Elbiseleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin konkordato talep ettiği, ilk derece mahkemesince tüm davacılar yönünden 29/08/2025 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, 29/11/2025 tarihinden başlamak olmak üzere 1 yıl kesin mühlet verildiği, alacaklı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.’nun gayrimenkulün satışına izin verilmesi talebi üzerine 11/05/2026 tarihinde anılan talebin reddine karar verildiği, bu ara karara karşı talep eden alacaklı müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1). maddesi, \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü,<br>2004 sayılı İİK'nın 7101 Sayılı Yasa ile değişik \"Geçici mühlet\" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkraları, \" Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun mal varlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.<br>...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.\" hükmünü içermektedir.<br>Pozitif hukukta aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi düzenlemenin uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün; önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkelerindendir.<br>Buna göre, 6100 sayılı HMK'nın 12.01.2011 tarihinde kabul edildiği ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği; 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna göre 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinin altıncı fıkrasının sonraki bir düzenleme olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir kanun iken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinin altıncı fıkrası usule ilişkin özel bir düzenlemedir.<br>Bu durumda, 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasında tedbire yönelik istemlerin reddine ilişkin kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün değildir.<br>Gerek özel yasa-genel yasa ilişkisi, gerekse önceki yasa-sonraki yasa ilişkisi ve gerekse kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirilerek, konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince verilen, konkordato istemi sırasındaki ihtiyati tedbirlere yönelik istemlerin reddine ilişkin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır (Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/2558 esas 2024/3133 karar sayılı ilamı).<br>Gerekçeli karar başlığında; davalı ve davalı vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>İstinaf kanun yolu kapalı olmasına rağmen ilk derece mahkemesince kararda istinaf kanun yolunun açık olduğunu belirtilmesinin de yasada mevcut olmayan istinaf kanun yoluna başvurma hakkını bahşetmeyeceği değerlendirilmekle, müdahil Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.'nun istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Müdahil banka harçtan muaf olduğundan yatırılan harcın talep halinde ilk derece mahkemesince istinaf eden müdahil bankaya iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca  ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>5-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>6-Dosyanın mahkemesine iadesine,<br>İlişkin, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.25/06/2026<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"722769cf86c12e82","SID":"8148c4f91dcf9a1c"}}