{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ... BAM   .... HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>...<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  .... HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: <br><br>DAVACI \t: <br>DAVALI \t: ... -  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: şvurunun  incelenmesi neticesinde;<br><br>İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: <br>       Davacı vekili,  müvekkili şirket ile davalılar arasında ... İli, ... sınırlarında yer alan.. taşınmazda akaryakıt ve ... istasyonu amaçlı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının hazırlanması için yüklenicinin müvekkilinin, işverenlerin davalılar olduğunu ve ... tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin Konusu ve Kapsamı başlıklı  2. maddesi ile ruhsat aşamasına kadar yapılacak projenin 100 m2 olarak kabul edildiğini  (alt bent 4) ve taraflarca hüküm altına alındığını, bu doğrultuda sözleşmenin bedeli de sözleşmenin 3. maddesi ile bent 4’te yer alan  ...,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, söz konusu iş, 100 m2 alanı değil; 300 m2 alan olarak tamamlandığını, bu doğrultuda müvekkilinin yalnızca 100 m2 alan için öngörülen ..,00 TL + KDV ücrete değil; işin 3 kat daha arttığı gözetilerek sözleşmede bu iş için öngörülen bedelin 3 katına hak kazanmış bulunduğunu, bu doğrultuda, eskalasyon gerçekleştirilerek ...00 TL+KDV ücrete, 200 m2 alana tekabül eden ...,00 TL ilave edildiğini;...,00 TL + KDV’den davalıların ödemiş olduğu ..00 TL mahsup edilerek 100.000,00 + KDV (118.000,00-TL) talep edildiğini, dava konusu bedelin ödenmesi için ... tarihli faturaya ek olarak... sayılı faturalar düzenlenerek davalılara ... .. Noterliğinin .. yevmiye sayılı ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname ile davalılardan söz konusu ödemenin ihtarnamenin tebliğini izleyen 10 gün içerisinde müvekkiline yapılmasının talep edildiğini, davalıların söz konusu ödemeyi yapmaması neticesinde, ... 19. İcra Dairesinin  ... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibinin borçluların haksız ve hukuka aykırı itirazları nedeniyle durduğunu, davalıların ... 19. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamını, %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı yüklenicinin sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı yüklenici, işini savsaklayarak zamanında ve tam olarak yerine getirmediğini, bu nedenle bir alacağı da bulunmadığını, müvekkili nezdinde ağır ve telafisi güç zararlar ortaya çıktığını, davacı şirket tarafından işin süresi 1 yıl verilmesine rağmen davacı şirketin işi savsaklaması nedeniyle işini 3 yıl sürdüğünü, taraflar arasında akdedilen sözleşme götürü usulü olduğunu ve müvekkilinin, davacının yapılacak iş konusunda uzmanlığına güvenildiğinin açık olduğunu, davacının basiretli tacir gibi hareket ederek inşaat alanını bilmesi ve öngörerek bedel belirlemesi gerektiğini, davacının iş artışını bahane ederek talepte bulunamayacağını, davacı müvekkilinin  şirketten fazla ödeme almış olmasına karşın edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, müvekkili şirketin görmüş olduğu zararlar nedeni ile de sorumluluğu bulunduğunu, davacı davasında kötü niyetli olduğunu, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddini, davacı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: <br>       Mahkemece,  dava konusu uyuşmazlığa ilişkin davacı her ne kadar ruhsata konu yapı alanın davalının talebi doğrultusunda arttığı bu sebeple de proje hazırlama bedelinin de artması gerektiğini iddia etmiş olup, öncelikle taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen ve itiraz edilmeyen sözleşmenin 2. bölümün 4. bendinde “Ruhsat aşamasına kadar yapı projelerinin yapılması (mimari, elektrik, statik, mekanik, harita, jeolojik etüd, yapı denetim hariç tutulduğunu) benzinlik içerisindeki yapı için toplam inşaat alanının 100 m2 olacağı varsayılmıştır.\" şeklinde belirtildiği,  sözleşmeyi düzenledikleri tarih itibari ile bu rakamın varsayımsal olduğu açıkça belirtilmiş olmalarına rağmen, sözleşme bedelinin bu varsayımsal rakamın üstünde ya da altında kalması halinde ücret değişikliğine ilişkin herhangi bir ifadeyi sözleşmeye eklemedikleri gibi, sözleşmenin bedeli ve süresi başlığı altında çok açık ve net ifadelerle belirttikleri, basiretli tacir olan ve planlama konusunda uzman davacının, proje alanın artması ya da azalmasını ön görebilecek yeterlilikte olduğu, sözleşmeye varsayımsal ibaresi konulup, bu bedelin değişmesi halinde uygulanacak hükümlerin açıkça belirtilmemesinin, tarafların iradelerinin proje alanın değişmesinin taraflar arasında takdir edilen ücreti değiştirmeyeceği yönünde olduğunu gösterdiği, davacının 3. kişiye yaptırtmış olduğu proje çizimine ilişkin ücretin KDV dahil 20.000,00 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin ise 25.000,00 TL +KDV olmasının davacının proje alanın artması halinde bedel talep edemeyeceğini tek başına göstermese de sözleşme hükümleri ile birlikte yorumlandığında tarafların iradelerinin sözleşmedeki proje bedelinin  proje alanından bağımsız şekilde götürü usulü olarak anlaşıldığı sonucunu çıkardığı, tüm dosya kapsamından davacının yaptığı ödemelerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının fazla yapılan iş bedeline hak kazamayacağı değerlendirildiğinde davacının bakiye borcunun  ..,00 TL olduğu, davacının ... tarihli ihtarnamesinde  10 gün içerisinde ödeme süresi verilmesine rağmen ödenmediğinin kabulü ile işlemiş faizin .. TL olduğu, alacağın likit ve yasal şartları taşıdığı, gerekçesiyle, davanın Kısmen Kabulü Kısmen Reddi ile; ... ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile icra takibinin ...0 TL asıl alacak ve.. TL faiz üzerinden devamına, alacağın likit ve yasal şartları taşıdığı değerlendirilmekle dava konusu asıl alacak miktarı olan 42.400,00 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 8.480,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>     Davacı vekili, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporları doğrultusunda düzenlenen mahkeme hükmünün yasaya aykırı olduğunu, işin 100 m2 alan değil, 300 m2 alan olarak tamamlandığını, bu doğrultuda müvekkilinin yalnızca 100 m2 alan için öngörülen 25.000,00 TL + KDV ücretle 300m2 alanlık işin tamamını görmesi hem hayatın olağan akışına hem de ticari hayatin gerekliliklerine aykırı olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde bilgileri dahilinde olmayan ve davacıya ait herhangi bir imza içermeyen A4 kağıdına yazılmış \"... İli, ... Sokak üzerinde , ... parselde kayıtlı akaryakıt ve ... satış istasyonu yapılmasına ilişkin imar planı ve proje hazırlanma süreci\" başlıklı yazıyı sunduğunu,  bilirkişi heyetlerince yalnızca bu belge üzerine temellendirilmiş raporlar ibraz edildiğini, anılan belgenin ve cevap dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini ve belgeyi kabul etmediklerini, proje bedeline göre oranlama yapılmasının hatalı olduğunu, projenin hazırlanmasına ilişkin üçüncü bir kişiye kesilen faturadaki rakam ile müvekkilinin yaptığı toplam işin bedelinin aynı oranda olması gerektiği yönünde değerlendirme yapılarak hesaplama yapılmışsa da müvekkilinin yaptığı işin bir kısmı için üçüncü kişiye ödediği faturanın aynı oranda olmasının  beklenmesinin mümkün olmadığını, işin 300 m2 olarak artışından sonra bu haliyle tamamlanması neticesinde müvekkilinin hak ettiği ücretin buna göre belirlenmesi gerektiğini, mahkemenin kısmen kabul kararı neticesinde davalı tarafından ödenmesine karar verilen  vekalet ücreti ve icra inkar tazminatının da eksik olup  bu yönüyle de karara  itiraz ettiklerini, beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.<br>Davalı... vekili, dava konusu itirazın iptali olup ancak icra takibine dayanak edilen faturalar kapsamında değerlendirme yapılabileceğini, bu nedenle açık hesap ilişkisi üzerinden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, icra takibine konu edilen faturaların müvekkili şirket tarafından yasal süresinde itiraza uğradığını ve ... .Noterliği'nin ....yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, anılan itiraza uğrayan faturalar kapsamında müvekkili şirketin hiçbir borcu olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu,  götürü bedel ile anlaşmaya vardıklarını, nitekim davacı yüklenici tarafından işin süresi 405 gün olarak öngörülmüş olmasına karşın 730 günde ancak tamamlandığını, yüklenicinin kusuru nedeni ile sözleşmenin ifa edilmediğini, müvekkili şirketin  ticarete başlayamadığını ve büyük zararlara uğradığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararlara karşılık olarak tarafların toplam 52.000,00 TL müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme karşılığında ticari ilişkilerini sonlandırdıklarını, nitekim davacı yüklenici tarafından da .. tarihinde işin bitmesine karşılık 3 yıl sonra fatura düzenlenerek alacak talep etme yoluna gidildiğini, bu durumun dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağını, davacı tarafça YTM Mühendislik tarafından kendisi aleyhine düzenlenen 20.000,00 TL+KDV bedelli ... tarihli fatura dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu ve davacı tarafça delil olarak dayanıldığını, davacı tarafça ek alacak oluştuğuna dair iddiaları kendi sundukları yazılı delille çürüdüğünü, sözleşmenin götürü bedelli olduğunu, davacının iş artışını bahane ederek ek bedel talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının kendi defterlerinin kendisi lehine delil olamayacağını, dava konusu faturaların itiraz edilerek davacıya iade edildiğini, davacı defterlerine göre yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, ..tarih ... fatura numaralı fatura ile ... tarihli ... fatura numaralı fatura aynı iş için kesilmiş olduğunu,  ... tarihli ..fatura numaralı faturanın da bedelsiz kaldığı ve hukuka aykırı olduğu da diğer bir şirket olan YTM Mühendislik tarafından davacıya aynı iş nedeniyle daha önce kestiği faturadan kaynaklı olarak sözleşmeye eklenecek bedel olamayacağı, davacının kendi dayandığı bu delili ile sabit hale geldiğini, bu durumda davacının ne icra takibi konusu faturalar ne de sözleşme nedeniyle herhangi bir alacağının olmadığını, davacı tarafça müvekkile yapılan işler gereği sözleşmenin bitimi ile kesilen bir adet 35.400,00 TL bedelli fatura bulunduğunu,  başkaca bir faturada kesilmediğini, müvekkilinin  ise sözleşme gereği 52.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin kesilen faturadan kat ve kat fazla ödeme yaptığını, eğer davacının bir alacağı olsa idi 2017 yılında bu alacak için fatura düzenleyeceğini, oysaki davacının müvekkili ile anlaşılan rakam üzerinden fatura düzenleyerek ticari ilişkiyi bitirdiğini, müvekkili şirket tarafından faturalara ve ihtara itiraz edilmiş olması karşısında geçmişe dönük faiz hesaplamasının hatalı olduğunu, davacı yüklenicinin herhangi bir alacağı olmadığı halde kötü niyetli olarak alacak takibinde bulunduğunu, bu itibarla  kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği halde  kötü niyet tazminat taleplerimiz hakkında hiçbir karar verilmemesinin usule aykırı olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişki kapsamında alacak verecek ilişkisinin yargılamayı gerektirdiğini,  alacağın likit olmadığını, bu itibarla müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>           Dava, bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan vaki icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili talebine ilişkindir. <br>          Davacı davalı taraf ile ... İli, ...Mahallesi sınırlarında yer alan 1 Pafta, 547 ada, 1 parsel no’lu taşınmazda akaryakıt ve .. satış istasyonu amaçlı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının hazırlanması için 07.11.2014 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin Konusu ve Kapsamı başlıklı  2. maddesi ile ruhsat aşamasına kadar yapılacak projenin 100 m2 olarak kabul edilerek 25.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, söz konusu işin, 100 m2 alanı değil; 300 m2 alan olarak tamamlandığını, işin 3 kat daha arttığı gözetilerek sözleşmede bu iş için öngörülen bedelin 3 katına hak kazanmış bulunduğunu, bu doğrultuda, eskalasyon gerçekleştirilerek 80.000,00 TL+KDV ücrete, 200 m2 alana tekabül eden 50.000,00 TL ilave edildiğini; 130.000,00 TL + KDV’den davalıların ödemiş olduğu 30.000,00 TL mahsup edilerek 100.000,00 + KDV (118.000,00-TL) talep edildiğini, iddia etmiş, davalı ise işin geç yapıldığını, işin gecikmesi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını, davacıya borçları kalmadığını savunmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>         ... .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında,  davacı vekili tarafından 09/07/2019 tarihinde, ticari satımdan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla, davalı aleyhine 118.000,00-TL asıl alacak, 5.241,17-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam, 123.241,17-TL miktar üzerinden üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 22/07/2019 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin  durdurulduğu anlaşılmıştır.<br>                    Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi,  2021/3130 Esas, 2021/2836 Karar)<br>       Taraflara arasında eser sözleşmesi kurulduğu ve işin davalı tarafa teslim edildiği, işin sözleşmede belirtilen 100 m2 alandan fazla alan için yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık sözleşmenin konusu ve kapsamı başlıklı 2. maddesinin 4. bendinde “ruhsat aşamasına kadar yapı projelerinin yapılması ( mimari, elektrik, statik, mekanik, harita, jeolojik etüd, yapı denetim hariç tutulmuştur) benzinlik içerisindeki yapı için toplam inşaat alanının 100 m2 olacağı varsayılmıştır” işine dair bedelin sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen 25.000,00 TL+ KDV mi olacağı yoksa iş artışı nedeniyle  davacı tarafından sonradan kesilen ek A-5766 ve A/5767 nolu toplam 100.000,00 TL fatura bedellerinin de istenip istenemeyeceği hususundadır.<br>           Taraflar arasında 07/11/2014 tarihli ... İli, ...taşınmazda akaryakıt ve ... satış istasyonu amaçlı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının hazırlanması işi için sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin bedeli ve süresi başlıklı 3. Maddesinde “Sözleşmenin Toplam Bedeli 80.000,00 TL+KDV olduğunu, toplam süre; söz konusu tesisin işyeri açma ruhsatı alması ile sona erer.” şeklinde ifadenin  mevcut olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde  sözleşmenin bedelinin her bir iş kalemi için ayrı ayrı kararlaştırıldığı, ve ödemenin nasıl yapılacağının da sözleşmenin 4m maddesinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olduğu anlaşılmaktadır.<br>               Bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesindeki düzenlemeye göre; eser sözleşmesinde bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bunun mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdigi durumlarda yüklenici ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafi gerektirmiş olsa bile iş sahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür.<br>       Uyuşmazlık konusu olan sözleşmenin konusu ve kapsamı başlıklı 2. maddesinin 4. Bendinde  kararlaştırılan “ruhsat aşamasına kadar yapı projelerinin yapılması ( mimari, elektrik, statik, mekanik, harita, jeolojik etüd, yapı denetim hariç tutulmuştur) benzinlik içerisindeki yapı için toplam inşaat alanının 100 m2 olacağı varsayılmıştır” işine dair bedelin, 100 m2 olarak varsayılarak işin bedeli sözleşmenin 3. maddesinde ...,00 TL+ KDV olarak düzenlendiği, alanın 100 m2 üzerinde olması halinde iş artışı olabileceği ve bedelinin artabileceği hususunda sözleşmede herhangi bir madde olmadığı gibi, götürü bedelli olan sözleşme nedeniyle benzinlik içerisinde olan yapının inşaat alanının  100 m2 den yüksek olması nedeniyle artık davacının iş artış bedeline ilişkin kestiği ek .. nolu toplam ....000,00 TL fatura bedellerini talep edemeyeceği, davacının ... iş bedelinden davalı tarafından yapılan ...00 TL ödeme düşüldükten sonra bakiye ...,00 TL bedeli talep edebileceği kanaatine varılmıştır.<br>          Davacı işin teslim edilmediği hususunda itirazda buunmaması nedeniyle davalı tarafından 15/06/2017 tarihinden sonra fatura kesilmemesi sözleşme bedelini talep edemeyeceği anlamına gelmediği, işin teslim edildiği anlaşıldığına göre davalı iş sahibinin götürü bedelli sözleşme bedelini ödediğini ispat etmesi gerektiği, davacı defterlerinde gözüken 52.000,00 TL harici başka ödeme yaptığı iddiasında olmayan davalının ... TL borçlu olduğu kanaatine varılmıştır.<br>         Yine İİK’nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. (Yargıtay 6 HD 23/11/2022 tarih 2021/6454 E., 2022/5432 K. sayılı emsal kararı). Davalı taraf ne kadar borçlu olduğunu belirleyebileceğinden, alacağın likit olduğu kanaatiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmuştur. <br>        İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Hemen belirtilmelidir ki, alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretide ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir. Dosyamızda alacaklı olduğu kanaati ile bakiye alacak talebi için icra takibine girişen alacaklı kötü niyetli bulunmadığı için davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi doğru olmamış kararın bu yönde düzeltilmesi gerekmiştir.<br>            Tüm bunlara ek olarak davacı tarafından davalı şirkete ... .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile usulüne uygun olarak ihtar yapıldığı ve 10 gün içinda borcun ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin .. tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, bilirkişi heyeti tarafından da 10 gün eklenerek... tarihi başlangıç tarihi kabul edilerek işlemiş ... TL hesaplama yapıldığı mahkemece de yapılan hesaplama doğrultusunda işlemiş faize karar verilmesi doğru olmuştur.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin ise kabulü ile kararın kaldırılarak karar verilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br> HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile, ... .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>3-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile,<br>... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile icra takibinin ..00 TL asıl alacak ve .. TL faiz üzerinden devamına,<br>Alacağın likit ve yasal şartları taşıdığı değerlendirilmekle dava konusu asıl alacak miktarı olan ,00 TL'nin %20'si oranında hesaplanan ..,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:<br>4-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 2.896,34-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.488,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.407,89-TL hacın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen  9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 12.934,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7-Davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvuru harcı, 2.100,00-TL bilirkişi ücretileri, 196,30-TL tebligat masrafından oluşan toplam 2.340,70-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 805,20-TL'nin ve davacıdan başlangıçta alınan, 1.488,45-TL peşin harç olmak üzere toplam, 2.293,65-TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>  8-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranına göre 454,08-TL'sinin davalıdan, 865,92-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>9-Bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde ödeyenine iadesine, <br>İSTİNAF YARGILAMASI YÖNÜNDEN:<br>10-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan maktu alınması gereken 427,60 TL'nin alınan nispi harç bedeli 1.355,00 TL'den mahsubu ile kalan 927,40 TL'nin davacıya iadesine,<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,<br>11-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1,30 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,  <br>12-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>13-Karar tebliği, harç iadesi ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca  KESİN olmak üzere ... tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸<br>...<br>Üye ...<br> ¸<br>...<br>Üye ...<br> ¸<br>...<br>Katip ...<br> ¸ <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66380d503f9150ec3a472b5993b02000","SID":"ccfb59550c5b9bc0"}}