{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2026/947 Esas   2026/801 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/947 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/801<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2026<br>NUMARASI\t: 2026/187 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN<br><br>TALEP                                  : İhtiyati Tedbir<br>DAVA TARİHİ\t: 26/02/2026<br><br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/06/2026<br><br>\tTaraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı ve kar payı alacağı ödenmesi istemli davanın yapılan yargılaması sırasında, mahkemece, davacı tarafın yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Ltd. Şti.'inin 3 ortağa sahip olduğunu, şirketin güncel hisse durumunun %34 ..., %16 ... ve %50 ... şeklinde olduğunu, kendisinin sermaye koyma borcunu yerine getirmesi ile birlikte kar payı alacağı hususunda dükkan işletmesi ile ilgilenen ... ile anlaştığını, yine dükkan işletmesinin ve müdürler kurulu başkanlığı sıfatının ...'ta olması sebebi ile kendisinin de müdür olarak yetkilendirilmesini istediğini, banka hesaplarını kontrol ettiğinde kazanılan paranın, ...'ın görümcesi ...'na aktarıldığını tespit ettiğini, bunun üzerine tartışmalar yaşandığını, ...'ın eşi tarafından dükkana gelmemesinin istendiğini, şirket içerisinde meydana gelen anlaşmazlıklar sebebiyle ... tarafından haksız azledildiğini,  giderlerin ödenmesi, kar payı dağıtılması gibi görevlerin, sorumlulukların yerine getirmediğini. şirket tamamıyla borçlu durumunda olduğunu,  şirket adına tahsil edilen tüm tutarların ...'nın banka hesabında tutulduğunu, ortaklığın çekilmez hal alması nedeniyle haklı sebeple ortaklıktan çıkma hakkının doğduğunu ileri sürerek haklı sebeple ortaklıktan çıkmasına, çıkma payı ödenmesine, kar payı alacağının tahsiline karar verilmesini, öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla ... Ticaret Ltd. Şti.'ne yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; şirket müdürü görevde olup yönetim boşluğu bulunmadığı, müdürün yetkisinin sınırlandırılmasının amacının müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması olmadığı, kayyım tayinini gerekli kılan koşulların varlığının bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle; \"davacı vekilinin kayyım atanması talebinin reddine\" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir reddi ara kararının hatalı olduğunu, şirket müdürleri arasında anlaşmazlık çıkarak müdürlerin yan yana gelemeyecek derecede husumetli bulunduğunu, şirketin ödenmesi gereken borçlarının ödenmediğini, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağını, yaklaşık ispat durumunun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; Limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma, çıkma payı alacağı ve kar payı alacağı istemli davada; davalı şirkete yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.  <br>Gerek 6102 sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde \"Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası\" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.<br>Somut olayda; davacı yan, hissedarı olduğu davalı şirketten, TTK 638/2 maddesi hükümleri uyarınca haklı sebeple çıkma ve çıkma payı ile kar payı alacaklarının ödenmesi  istemiyle elde ki davayı açarak şirket müdürleri arasında husumet bulunup şirket borçları ödenmediği gibi işyeri olan restoran'da bir başka şirkete ait pos cihazı kullanıldığını iddiasıyla davalı şirkete yönetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemektedir.<br>Hal böyle olunca davalı Limited Şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi davanın niteliği gözetildiğinde sonucu itibariyle ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 732,00-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran davacı taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/06/2026<br><br>  Başkan-         Üye -                      Üye - \t   Zabıt Katibi-<br>   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23a81c962eb51fe1732bf90c0b32623e","SID":"befcf46cfaf9e808"}}