{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 14/05/2026<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/09/2025 <br>NUMARASI\t\t: ... ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av....<br>DAVALI\t: 1-...<br>DAVALI\t: 2-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/05/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili ve davalı .... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  11/12/2022 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı ...'e ait  ...plakalı motosikletin sürücüsünün sevk ve idaresinde iken, ...ya ait müvekkil ...sevk ve idaresindeki ... Plakalı motosiklete çarpması sonucu maddi hasarlı-yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin yaralandığını ve tedavi gördüğünü belirterek,  fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı ...lehine uzman bilirkişiden alınacak tazminat hesap raporuna göre davacının maddi tazminat tutarı belli olduktan sonra peşin harcı yatırmak suretiyle, davalılardan şimdilik  10,00-TL tedavi/hastane masrafı (belirsiz alacak), 10,00-TL bakıcı gideri (belirsiz alacak), 10,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı (belirsiz alacak), 10,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı (belirsiz alacak) olmak üzere toplam 40,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davacı ... lehine 150.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücüden tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 02/07/2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle,  fazlaya ilişkin her türlü hak, talep ve ek dava ikame etme hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00-TL olarak talep edilen tedavi-hastane masrafı taleplerini 11.990,00-TL artırarak 12.000,00-TL'ye, 10,00-TL olarak talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 19.947,30-TL artırarak 19.957,30-TL'ye, 10,00-TL olarak talep edilen geçici kalıcı göremezlik tazminatı taleplerini 377.777,29-TL artırarak 377.787,29-TL'ye ve 10,00-TL olarak talep edilen bakıcı gideri taleplerini 11.211,80-TL artırarak 11.221,80-TL'ye çıkardıklarını toplamda 40,00-TL olarak talep edilen alacaklarının 420.926,39-TL arıtımı ile toplamda 420.966,39-TL'nin kaza tarihi olan 11/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ve dava vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; KTK 97. maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadığını, HMK madde 114 uyarınca tarafları ve konusu aynı olan bir davanın tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, Savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini,  maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanacak sağlık kurulu raporunun dikkate alınması gerektiğini, işbu raporda trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, şayet ölüm söz konusu ise bu durumda da yine illiyet bağının tespiti gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için mahkemece dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, “Geçici İş Göremezlik” tazminatı taleplerinin Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, bakıcı gideri tazminatı; kişi başı teminat limiti ile sınırlı olarak sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, yani davacının bakıcı gideri ihtiyacı olması halinde bakıcı gideri için hesaplanacak tazminat ve maluliyet için hesaplanacak tazminat tutarları toplamının en fazla kişi başı teminat limiti kadar olacağını, bu hususun kaza tarihini kapsayan, sigorta sözleşmesinin devamı niteliğinde olan genel şartlarda açıkça belirtildiğini, davacının bakıma muhtaç olduğunun tespit edilmesi halinde; davacının bakıma muhtaç olduğu kesin şekilde tespit edildikten sonra yapılacak hesaplamada somut olayın özellikleri büyük önem taşıdığını, başvuru sahibinin bakıma ihtiyaç duyduğunun kesin şekilde tespitine ek olarak bakım ihtiyacının karşılanması için bir yardımcı kişinin fiili olarak çalışıp çalışmadığı tespit edilmesi gerektiğini, fiili olarak çalıştırılan bir yardımcı kişi varsa; maaşına ilişkin banka dekontları ve SGK kayıtlarının dosyaya sunulması gerektiğini, fiili olarak çalışan bir yardımcı kişi bulunmuyorsa, bakım ihtiyacının kim tarafından yerine getirildiğinin tespit edilmesi gerektiğini, tedavi süreci için talep edilen bakıcı gideri bakımından; Trafik Sigortası Genel Şartları'nda tanımlanan teminat türleri arasında Sağlık Giderleri Teminatı için; \"Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır.\" şeklinde tanımlama yapıldığını, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin Sağlık Gideri teminatı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak olan hesaplamanın 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, kaldı ki SGK tarafından davacının geçici iş göremez kaldığı iddia edilen dönemde hastalık/geçici iş göremezlik kolundan ödeme yapılmış olabileceğinden mükerrer ödemeye mahal vermemek adına bu hususun SGK'ya müzekkere yazılarak sorulması gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 87. madde uyarınca hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>            Diğer davalı Mehmet Keleş, davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve ek bilirkişi raporları, adli tıp raporunun bir arada değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın maddi tazminat talepleri yönünden kabulü ile, 12.000,00-TL tedavi gideri, 19.957,30-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 377.787,29-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 11.221,80-TL bakıcı gideri tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 10/08/2023 tarihinden, davalı ...ten kaza tarihi olan 27/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, 135.000,00-TL manevi tazminatın  davalı ...'ten kaza tarihi olan 27/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece alınan 20/04/2024 tarihli adli tıp kurulu raporunun, \"adli tıp uzmanı\" imzası bulundurduğundan ve ilgili yönetmelik usulüne uygun olmadığından yasaya aykırı olduğunu, raporun hükme esas alınabilmesi için usulüne uygun düzenlenmiş olması gerektiğini, yerel mahkemece hükme esas almaya elverişli rapor aldırılması gerekirken yönetmeliğe aykırı ATK raporunun hükme esas alınarak eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, mahkeme tarafından maluliyet tespiti, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan bilirkişi raporu ile yapıldığını, heyet raporunu imzalayan hekimlerin  adli tıp uzmanı olduklarını, dava konusu kazanın 11/12/2022 tarihinde meydana geldiğini kaza tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'in esas alındığını, ilgili yönetmeliğin 6. Maddesi uyarınca yerel mahkemece aldırılan raporda yalnızca 3 adet Adli Tıp Uzmanı imzası bulunduğunu, yönetmelikte belirtilen uzman doktorlara ait imzanın bulunmadığını, ayrıca TSB Hukuk komitesinde ekli Sağlık Bakanlığı müzekkeresi uyarınca yetkili olmayan adli Tıp Uzmanları tarafından düzenlenen raporların usule aykırı olduğunu, heyet raporunda da yetkili olmayan 3 adet adli tıp uzmanı imzası bulunduğunu, raporun bu yönüyle de usule aykırı olduğunu, usule aykırı raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde de defaatle belirttikleri üzere, maluliyet tespitinin adli tıp kurumu tarafından yapılması gerektiğini, her ne kadar yargılama sırasında bilirkişi raporunun usulüne uygun alınmadığına ilişkin itirazlarını sunsalar da mahkemece itirazları dinlenmeksizin hukuka aykırı olarak hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hak arama hürriyetinin kısıtlandığını, müvekkili şirket aleyhine nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesinin, taraflarının hak kaybına uğramasına sebebiyet vereceği nedeniyle hukuka ve kanuna aykırı olduğunu  ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının düşük olduğunu, dosya kapsamında alınan maluliyete ilişkin ATK raporuna taraflarınca itiraz edilmişse de, itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor alınmadığını, müvekkilinin maluliyeti %4'ten fazla olup kazanın üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen müvekkilinin kırılan ayağını eskisi gibi kullanamadığını, müvekkilinin maluliyetinin fazla olup dolayısıyla mahrum kaldığı kazanç kaybının da daha fazla olduğunu, ayrıca müvekkilinin talep edilen maddi zararlarının eksik hesaplandığını, öte yandan manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesinin de usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul edilen manevi tazminat miktarının müvekkilinin yaşadığı elem ve ıstırabı karşılamaktan uzak olduğunu, manevi tazminat taleplerinin tümü ile kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle bakıcı gideri, tedavi gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; ayrıca zarar görenin, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince trafik kazalarında motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı da dava açabileceği belirtilmiştir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olduğuna, kırmızı ışık ihlali yapan davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun sabit olduğuna, davacının maluliyetine ilişkin sağlık raporunun olay tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmekle usulüne uygun olduğuna, davacının bakıcı gideri, tedavi gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı alacağını hesaplayan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının yerine olmadığına, davacının yaralanması nedeniyle yaşadığı acı ve  elem, kazadaki kusur durumları, tarafların ekonomik sosyal durumu, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli göz önüne alındığında, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde takdir edilen manevi tazminatın TMK'nın 4. maddesi uyarınca yerinde olduğuna göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı ile davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2025 tarih, ... Esas ...Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin ve davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafça alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, ancak davacı tarafça mükerrer yatırıldığı anlaşılan 615,40 TL istinaf karar harcı ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>3-Davalı sigorta şirketinden alınması gerekli 28.756,21 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.190,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.566,21 TL istinaf karar harcının davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına, <br>4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,<br>6-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/05/2026\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>Üye ....<br>Üye ...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16db595254a28b6b3283626a77644c3f","SID":"324adc6adefc2edb"}}