{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2023/1755 <br>KARAR NO\t: 2026/1428<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/04/2023<br>NUMARASI\t: 2022/248 Esas - 2023/276 Karar<br>DAVA : Tazminat (... Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 11/06/2026<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.07.2021 günü saat 11:15 sıralarında, davalılardan ... ait  ... plakalı aracın sürücüsü davalı ... park halinde bulunan davacıya ait  ... plakalı aracın ön tampon kısmına çarpması ile meydana gelen maddi hasarlı kazada kusurun davalı sürücüye ait olduğunu, kazadan sonra mukim olduğu Almanya'ya dönen müvekkilinin araçtaki hasarın giderilmesi amacıyla yetkili servise başvuruda bulunduğunu, araçtaki hasarın onarım bedelinin KDV dahil toplamda 3.051,92 Euro bedel ile giderilebileceği tespit edildiğini, 100,00 Euro tutarında değer kaybı meydana geldiğini, ekspertiz raporu için toplamda KDV dahil 893,99 Euro ücret ödediğini,  toplam KDV dahil  3.051,92 Euro tutarındaki maddi hasarın aynen  ya da mümkün olmaması halinde fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının; davalı zorunlu trafik ... şirketi  bakımından hasar başvurusunun tebliğ tarihine 8 işgününün eklenmesiyle ulaşılacak tarihten,  davalı araç sürücüsü ... ile araç sahibi ... bakımından ise kaza tarihinden itibaren 3095 s.k. 4/a uyarınca işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselssilen tahsiline, müvekkilinin aracında meydana gelen 100,00 Euro değer kaybının, davalı araç sürücüsü ile davalı araç maliki/işletenden kaza tarihinden itibaren 3095 s.k. 4/a uyarınca işletilecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davalı ... A.Ş.  vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasına karışan ...  plakalı araç müvekkil ... A.Ş. tarafından 28.09.2020/2021 tarihlerini kapsayan Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, hasar bedelinin onarımın Türkiye şartlarında  Türkiye'de onarılmış olsa idi,  KDV hariç 2.373,75 TL'ye onarılacağının tespit edildiğini, ekspertiz ücretinin başvuru sahibi tarafından katlanılması gereken bir masraf olduğunu belirterek davanın reddini talep  etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazadan hemen sonra diğer davalı sürücü ... tarafından aracın yaptırılması teklif edilmiş ise de davacı tarafından kabul edilmediğini, kaza sonrasında davacı tarafından kötü niyetli olarak aracı  piyasa değerinin çok üzerinde kaza ile ilgisi olmayacak şekilde tamir ettirdiğini,  arabuluculuk tutanağında talep edilmeyen hususlar olan değer kaybı ve ekspertiz ücreti yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ve haksız davanın esastan reddini talep  etmiştir.  <br>Davalı ...  cevap dilekçesinde özetle; kaza sonucunda kolluğa haber verildiğini, davacı tarafın aracında meydana gelen zararların gerçek zararı yansıtmadığını, dosyanın içerisinde yalnızca ekspertiz raporu bulunduğunu ve davacının ödeme yaptığına dair herhangi bir fatura mevcut olmadığını, arabuluculuk tutanağında talep edilmeyen hususlar olan değer kaybı ve ekspertiz ücreti yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ve haksız davanın esastan reddini talep  etmiştir. <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile; a)2.916,67 Euro bakiye hasar tutarının davalılar ...  ve ...  yönünden 26/07/2021 kaza tarihinden, davalı ... şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 29.06.2022 tarihinden itibaren ve davalı ... şirketinin kaza tarihindeki bakiye teminat limiti ile (38.626,25TL) sınırlı sorumlu olması kaydıyla; ödeme tarihindeki TL karşılığının 3095 sayılı kanunun 4a maddesi uyarınca uygulanacak değişen oranlarda faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı olan TL tutarının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının değer kaybına ilişkin talebin reddine, davacı tarafından yargılama gideri olarak kabul edilmesi gereken ve ekspertiz ücreti olarak ödenen 893,99 EURO'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı TL olarak davalılardan alınarak davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında ve kazaya ait görüntülerde de görüleceği üzere davacı şahsın aracı sadece ön tampon bölgeden sürtme sonucu hasar gördüğünü, davacıya kazadan hemen sonra aracı yaptırmak için teklif edilmiş ise de  davacı tarafından kötü niyetli olarak aracı hem piyasa değerinin çok üzerinde hem de kaza ile ilgisi olmayacak şekilde tamir ettirildiğini,  yapılan piyasa araştırmasına göre dava konusu aracın toplam hasar miktarının KDV dahil 2.500,00 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığını,  ... şirketi tarafından da yaklaşık olarak bu bedel davacıya ödendiğini, davacı kaza sonrasında sadece kaza sebebiyle oluşan zorunlu masrafları değil lüks denebilecek ve müvekkile yüklenmesi mümkün olmayan tamirleri de yaptırarak talepte bulunduğunu,  davacının kaza sonucu uğramış olduğu gerçek zarar tespit edilerek karar verilmesi gerektiğini, ... şirketi tarafından, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabileceğini, olayın meydana geliş şeklinin de göz önüne alındığında davacının talepleri iyiniyetten ve hakkaniyetten oldukça uzak kaldığını, davacının kazadan hemen sonra değil de aradan uzun zaman geçtikten sonra aracı tamir ettirmesinin de mahkeme tarafından göz önüne alınması gerektiğini, harca esas değer kısmında ekspertiz ücreti için talep edilen 893,99 Euro dahil edilmeyerek dava harcı eksik yatırıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar Almanya'da ikamet etmekte ise de Türkiye'de bulunduğu süre rapor almasına yetecek zamanı olduğunu, Türkiye'deki artan döviz kurunu kötüye kullanarak Almanya'da aracının eksperte götürdüğünü, davacı tarafın hakkını kötüye kullanması sebebiyle tazminatı zenginleşme aracı olmadan belirlenmesi gerektiğini, sunulan 01.04.2022 tarihli arabuluculuk son tutanağında görüleceği üzere dava konusu yapılan alacak kalemleri ayrıntılı olarak tespit edilmediğini, araçta meydana gelen hasar şeklinde anlaşmama tutanağı düzenlenmiş ise değer kaybı arabuluculuk tutanağında belirtilmediğini, bu sebeple ekspertiz ücreti yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının zararının, haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiğinin kabulü ile olay günündeki yabancı para üzerinden saptanan zararın Türk parasına çevrilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken Euro üzerinden hüküm kurulması kanuna aykırı olduğunu, aracın onarımı tamamlanmış olmasına rağmen dosyada yapılan işlemler, onarılan parçalar ve yapılan tedarikler ve tedarik sonucu ödenen bedeli gösterir delil davacı tarafından dosyaya sunulmadığını,  ekspertiz raporunun dayandığı kazalı araç fotoğraflarının iddia edilen kazaya ait olup olmadığının kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı, aracın kilometre bilgisinin, aracın nerede ve nasıl tamir edildiği hususunda herhangi bir bilgi bulunmadığı, kaza anında aracın üzerinde bulunan parçaların niteliklerinin (orijinal/eşdeğer/çıkma parça olup olmadığının) tespit edilmediği, değiştiği/tamir edildiği iddia edilen hasarlı parçaların nasıl tespit edildiğinin belirtilmediği, hasar ile kaza arasında illiyet kurulmadığı, hasarın nasıl ve ne şekilde oluştuğuna dair ... şirketine başkaca bir eksper marifeti ile doğrudan inceleme imkanı dahi verilmeden ve araç dahi hiçbir şekilde davalı ... şirketine gösterilmeden ve doğrudan hasar onarımının tamamlanmasından sonra ... şirketine hasar talebi ile başvurulduğunu, davacı taraf aracını kendisi yaptırmaya diretmeyip, müvekkili şirket ile koordineli şekilde yaptırmış olsaydı yedek parçalar eksiksiz tedarik edilecek ve işçilik ücretileri daha makul olacağını, müvekkili şirkete ihbar etmeden işlemleri sonlandırmış olan davacı taraf zararın artmasına kendisi neden olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine göre zarar görenin zararın artmasını önleyecek tedbirleri almakla yükümlü olup başvuran tarafın uğramış olduğu zararın Türkiye’de yapılacak onarım giderinden ibaret olduğu gibi davacı tarafın haklı bir neden olmaksızın sırf tercih hakkına dayanarak bu zararın artmasına yol açacak şekilde aracını yurt dışında tamir ettirmesi nedeniyle oluşan fazla zararın müvekkil şirkete yükletilmesinin adil ve hakkaniyete uygun olmadığını,hükme esas alınan ek rapordan da hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak zararın tespiti yapılması gerekirken genel şartlara aykırı tespit yapılması hatalı sonuca ulaşılmasına neden olduğunu,  davacı tarafından da aracın onarımı yapıldığından eğer KDV ödenmiş ise faturaların dosyasına sunulması gerektiğini, faturalar dosyasına sunulmadan onarım bedelinin KDV'sinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, Hazine 1.320,00-TL'nin KDV ve stopajını makbuz kesen arabulucudan iade almış olmasına rağmen müvekkil tarafından bu düşümler yapılmadan 1.320,00-TL'nin ödenmesine karar verilmesi sebepsiz zenginleşmeye neden olacağanı belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br> Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.<br>Kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye' de tamir ettirmeye ya da Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamayacağından aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.6.2013 tarih, 2013/8078 Esas ve 2013/9341 Karar sayılı kararı).<br> 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.<br>Davacı  yabancı plakalı aracını, kayıtlı olduğu Almanya'da tamir ettirmiş ve orada ekspertiz  raporuna göre belirlenen ve ödenen araç hasarının tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsilinin  hüküm altına alınmasını talep etmiştir. <br>Yukarıda ifade olunan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurulduğunda, yabancı para borcunun alacaklısı olan davacı tarafın, fiili ödeme günündeki kur üzerinden talepte bulunma hakkına sahip olduğu gözetilerek ve davacının talebiyle de bağlı kalınarak karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2016/1715 E. ve  2016/6513 K.sayılı kararı). <br>Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun  ekspertiz raporu ve fotoğraflar incelenerek  aracın hasarlı parçaları, kazanın oluş şekli, illiyet bağı dikkate alınarak uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığının anlaşılmasına göre mahkemece davalı ... şirketinin 2.373,75TL ödemesinin ödeme tarihindeki Euro kuru karşılığı 135,25 Euro olduğu, bu bedelin gerçek zarar olan  3.051,92 Euro dan mahsubu sonucu  2.916,67 Euro bakiye hasar tutarına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Haksız  fiil nedeniyle oluşan gerçek  zarar aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma dair fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ile birlikte kusurlu tarafın zarar görene ödemesi  zorunludur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/3630  E. - 2017/9102 K.,  2014/16984   E. - 2017/1334 K.  sayılı kararları). Dava dilekçesine ekli tercüme edilen belgede %19 KDV de bulunduğundan bu hususa  değinen istinaf  itirazı yerinde  değildir.<br>Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun Yabancı para borcunda faiz işletilmesine ilişkin 4/a  maddesinde \"Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.\" hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle kabul edilen euro cinsinden tazminat için 3095 sayılı Kanun 4.a. maddesi uyarınca faiz uygulanması gerektiğinden yasal faiz uygulanması gerektiğine;  6100 sayılı HMK'nın 323. madde gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup HMK'nın 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerektiğinden  ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından ekspertiz ücretine; davacının Türk vatandaşı olması nedeniyle teminat alınmasına gerek bulunmadığından teminat alınması gerektiğine; Arabuluculuk ücretinden KDV ve stopaj düşülmeden tahsil kararı verileceğinden arabuluculuk ücretinin tahsiline  ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. <br>Bu nedenlerle; davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş. vekili yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.156,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.976,70 TL harcın davalı ...'ten tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br> b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.156,60 TL harçtan peşin alınan 789,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.367,45 TL harcın davalı ... A.Ş'den  tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.11/06/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78cc7395852e796f","SID":"c55805efeeea4ec8"}}