{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1190 <br>KARAR NO\t: 2026/1208<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/02/2023<br>NUMARASI\t: 2021/606 Esas - 2023/183 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 12/04/2021<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026<br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin ... hastane inşaatı ile ilgili olarak davalının devraldığı ... AŞ tarafından işveren mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlendiğini, anılan broker şirketin 31.01.2014 tarihli teklif metninde tali müteahhit ve taşeronların da kapsamda yer aldığını, çalışan sayısının 600 olarak gösterildiğini, teklif metninin şartlar başlıklı 9. maddesinde, teminata taşeron işçilerin de dahil olduğunun açıkça belirtildiğini, icap ve kabul doğrultusunda poliçe teklifinin sözleşme halini aldığını, poliçe teminatındaki ... hastanesi inşaatında taşeron ...... Ltd. Şti'nin sigortalı işçisi olarak çalışan dava dışı ...'ın iş kazası geçirdiğini, işçi tarafından Ankara 7. İş Mahkemesinin 2018/128 esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığını, davadan haberdar olunması üzerine durumun davalıya yazılı olarak ihbar edildiğini ve yargılama sırasında müvekkilinin talebi üzerine davanın davalıya ihbar edildiğini, yargılama sırasında müvekkilinin %20, diğer davalı taşeron ...'nın %65 ve işçinin %10 kusurlu bulunduğunu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 78.426,32-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminata hükmedilerek müvekkili ile diğer davalıdan müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kesinleşen bu karar kapsamında zarar gören işçinin vekiline haricen 2 taksitle toplam 163.209,48-TL ödeme yapıldığını, davanın ihbar edilmesine ve ödemenin bildirilmesine rağmen davalının ödeme yapmaması üzerine Ankara 12. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının 34.723,41-TL ödeme yaparak aşan kısma itiraz ettiğini, davalı tarafça sadece müvekkilinin kusur oranına isabet eden kısmın tazmin edileceğinin, taşeron kusurunun teminat dışı olduğunun bildirildiğini, ancak müvekkiline gönderilen teklif mektubunun 9. maddesinde taşeron işçilerinin de teminata dahil olduğunun belirtildiğini, davalının daha önce açılan davalar sebebiyle taşeron işçiler lehine verilen tazminatları müteselsil sorumluluk kapsamında kusur oranına bakılmaksızın ödediğini, önceki bu tür uygulamaların ticari teamül halini aldığını, davalının kötü niyetli olarak teklif metnine ve kendisinin Al Hamra şirketine düzenlettiği poliçeye aykırı olarak müvekkilinin imzası bulunmayan tek taraflı olarak sonradan farklı bir poliçe düzenlediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; davaya konu poliçede taşeron şirketin kusurları ile bunların kusuru nedeniyle sigortalının müteselsil sorumlu olduğu tazminatların teminat dışı olduğunun düzenlendiğini, davacının sunduğu e-posta yazışmaları teklif olmayıp görüşmelerden ibaret olduğunu, daha sonra poliçenin sigortalı temsilcisi... tarafından onaylanıp basımı yapılarak taraflara teslim edildiğini, taşeron kusurlarının teminat dışı olduğu klozu yaklaşık 7 yıldır poliçede yazılı olmasına rağmen bu güne kadar itiraz edilmediğini, yerel poliçe ise poliçe özel şartları ve Irak hukuku tarafından öngörülmüş olan genel hükümlere tabi olmakla birlikte, ilgili poliçede de taşeron sorumluluğuna yer verilmediğini, müvekkilinin brokere basılı ilettiği poliçenin esas alınması gerektiğini, poliçe özel şartı gereği müvekkili müteselsil sorumluluk ve alt işveren kusurundan sorumlu olmadığından, davalının kusuruna isabet eden 36.766,29-TL ödeme yapıldığını, bu ödeme sonucunda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını,davacı tarafça emsal olarak sunulan ödemelere ilişkin poliçelerde taşeron kusurunun teminat dahilinde olduğunu, bu nedenle işbu poliçeye konu talebe emsal kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğu yasal faiz ile sınırlı olup avans faizi talep edilemeyeceğini, ayrıca tazminatın TTK'nın 1427. maddesi gereği ihbardan 45 gün sonra muaccel hale geleceğini, dava açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı sigortalı ile davalı arasında 04/02/2014 başlangıç tarihli işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi akdedildiği, Ankara 12. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, davacının davalı sigorta şirketi aleyhine 163.209,48-TL asıl alacak ve 4.521,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 167.731,28-TL üzerinden takip başlattığı, takip borçlusu davalı tarafından dosya borcuna istinaden 36.766,29-TL ödeme yapıldığı ve borca kısmi itirazda bulunulduğu, icra dosyasının yetkisizlikle İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin ...Esas numarasını aldığı ve itiraz edilmeyen kısım olan 126.421,19-TL asıl alacak ve 21.777,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 148.198,54-TL üzerinden ödeme emri düzenlendiği, taraflarca dosyaya sunulan poliçelerin taşeron kusurundan sigortacının sorumlu olmayacağı kısmı dışında uyumlu olduğu, teklif metninde taşeron kusurunun sorumluluğunun teminat kapsamına dahil olduğu, teklif verenin davalı sigorta şirketi olduğu ve teklifin geri alındığın ilişkin de bir delil sunulmadığı, davacı şirketin teklife konu poliçenin 04/02/2024 tarihi itibariyle yürürlüğe konulmasını istediği, TTK'nın 1425/2 maddesi hükmüne göre tekliften farklı kayıt içeren davacının sunduğunun aksine davalı tarafın sunduğu poliçedeki müteselsil sorumluluk sebebiyle sigortalının kusuru dışında kalan taşeron kusurunun teminat dışı olduğuna ilişkin kaydın geçersiz olduğu, iş mahkemesindeki davanın ihbarına ilişkin dilekçenin sigorta şirketine 25/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu sebeple ihbar tarihinden itibaren sigorta şirketinin faizden sorumlu olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 119.965,76-TL alacaklı olduğu, ancak davalı tarafın 31.561,08-TL asıl alacağı kabul ederek ferileri ile ödediği, bu nedenle 88.404,68-TL yönünden davalı tarafın itirazının haksız olduğu, takip tarihine kadar birikmiş faiz alacağının ise 3.365,85-TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe kısmi itirazının 88.404,68-TL asıl alacak ve 3.365,85-TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, hükmolunan 88.404,68-TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 17.680,94-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; mahkemece faiz başlangıç tarihi yönünden davanın davalı sigorta şirketine ihbar tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, dava dışı 3. kişiye tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte hüküm altına alınıp müvekkilince ödendiğini, bu nedenle faiz başlangıcı bakımından olay tarihinin esas alınması gerektiğini, ihbar tarihinden itibaren faiz işletilebileceği kabul edilse dahi, ihbar tarihinin bilirkişi raporunda tespit edilen 25.02.2019 tarihi olmayıp 22.02.2018 tarihi olduğunu, zira müvekkilince 22.02.2018 tarihli mail ile iş kazasına ilişkin evrakların broker olan İBS şirketine gönderilerek dosya açılmasının talep edildiğini, dolayısıyla ihbar tarihinin 22.02.2018 olduğunu, ancak bu tarihin faiz başlangıç tarihi olarak alınması mümkün olmayıp olay tarihine göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili; davaya konu poliçenin taşeron şirketin kendi kusurlarını ve müteselsil sorumluluktan kaynaklı tazminat ödemelerini teminat altına almadığını, bu hususta TTK'nın 1405. maddesi uyarınca davacı ve... şirketi tarafından 30 günlük sürede poliçeye itiraz edilmediğini, bu nedenle teklif metni geçerli olmayıp poliçe hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketince düzenlenen poliçede taşeron işçilerinin uğrayabilecekleri iş kazaları nedeniyle sigortalıya yüklenebilecek sorumluluklar sigortalının kusuru ölçüsünde (taşeronun kusuru dahil olmadan) ve ayrıca taşeron müteahhit veya tali müteahhite düşecek sorumluluklar ile bunların kusuru nedeniyle sigortalının müteselsilen sorumlu olduğu tazminatların teminat kapsamı dışında olduğunun belirtildiğini, dosyaya sunulan mail yazışmalarına göre 30.01.2014 tarihinde teklif verildiğini, sonrasında lokal poliçe şartlarının görüşüldüğünü ve bir onay maili bulunduğunu, ilgili yazışmaların teklif olmayıp görüşmelerden ibaret olduğunu, daha sonra poliçe sigortalının temsilcisi... tarafından onaylanıp basımı yapılarak taraflara teslim edildiğini, poliçenin davacının taleplerine aykırı bir şekilde oluşturulmasının muhatabının ilgili broker olduğunu, TTK'nın 1405. maddesi uyarınca, sigortacı ile sigorta sözleşmesi yapmak isteyen kişinin, sözleşmenin yapılması için verdiği teklifname, teklifname tarihinden itibaren otuz gün içinde reddedilmemişse sigorta sözleşmesinin kurulmuş sayılacağını, davacıya iletilen poliçe metni ile poliçedeki teminatın sigortalının kusuru oranında geçerli olduğunun, taşeron müteahhit veya tali müteahhite düşecek sorumluluklar ile bunların kusuru nedeniyle sigortalının müteselsilen sorumlu olduğu tazminatların teminat kapsamı dışında olduğunun bildirildiğini, davacı ve temsilcisi... tarafından kusura ilişkin bu düzenlemeye TTK'nın 1405. maddesi uyarınca geçerli olan 30 günlük süre içerisinde hiçbir itirazda bulunulmadığını, yerel poliçe ilgili poliçe özel şartları ve Irak hukuku tarafından öngörülmüş olan genel hükümlere tabi olmakla beraber, ilgili poliçede de taşeron sorumluluklarına yer verilmediğini, broker süresinde poliçeye itiraz etmediğinden sorumluluğun sigortalının temsilcisi olan broker şirketine ait olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, özel şarttaki taşeron klozu ile taşeronların çalışanlarının zarar görmesi halinde sigortalıya yöneltebilecek kusur oranının teminat altına alındığını, poliçede taşeron/alt işveren teminatı bulunmadığını, müvekkilince sigortalının kusuru oranında ödeme yapılmış olmakla başkaca herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, poliçede bulunan özel şart gereği müvekkili müteselsil sorumluluk ve alt işveren kusurundan sorumlu olmadığı için, sigortalısı olan davacının kusur oranı karşılığı olan 36.766,29-TL'nin 22.02.2021 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, broker ile yapılan görüşmelerin açık ve anlaşılır olmayıp teklif niteliğinde de olmadığını, teminatın kapsamı iletilmiş olan teklif metnindeki gibi olmayıp sonrasında değiştirildiğini, eksik sigorta hükümleri gereği tazminattan indirim yapılması gerekmekte olup mahkemece bu durum araştırılmaksızın karar verildiğini, bu kapsamda brokerin müvekkiline şantiyede 600 işçi çalıştırıldığını belirttiğini, ancak kazanın gerçekleştiği tarihte şantiyede kaç işçinin çalıştığına dair herhangi bir bildirim yapılmadığını, mahkemece bu durum araştırılarak eksik sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini, iş kazası dosyası müvekkili sigorta şirketine ihbar edilmemiş olup, müvekkilinin ilgili mahkeme dosyasında aleyhe hükmedilen vekalet ücreti ve ferilerden sorumlu olmadığını, müvekkili takibe itirazında haklı olduğundan icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, davacı tarafça iş kazası dosyası müvekkili sigorta şirketine yargılama sürecinde ihbar edilmediğinden söz konusu alacak muaccel hale gelmemiş, müvekkilinin faizden sorumlu tutulamayacağını, ayrıca faiz sorumluluğu doğacak ise hükmedilecek faizin ancak yasal faiz olabileceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava, iş kazası nedeniyle işçiye ödenen tazminatın işveren mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Somut olayda; davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olan işveren mali sorumluluk sigortası poliçesi ile davacı işverenin işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun teminat altına alındığı, davacının sigortalı işyerinde davacının alt işvereni ... şirketinin sigortalı işçisi ...'ın 04.12.2015 tarihinde iş kazası geçirerek yaralandığı, sigortalı işçi tarafından kaza nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle işbu davanın davacısı ... şirketi ile alt işveren ... aleyhine Ankara 7. İş Mahkemesinin 2018/28 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda kazanın oluşumda alt işveren ... şirketinin %65, asıl işveren ... şirketinin %20 ve işçinin %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, yargılama sırasında davalı ... şirketi tarafından sunulan ihbar dilekçesi işbu davanın davalısı sigorta şirketine 25.02.2019 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle davanın bu tarih itibariyle ihbar edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 78.426,32-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, asıl işveren ... şirketi tarafından kazaya uğrayan işçiye 10.12.2020 tarihinde 81.602,60-TL ve 18.12.2020 tarihinde 81.602,60-TL olmak üzere toplam 163.205,20-TL ödeme yapıldığı, işbu davanın davacısı sigortalı ... şirketi tarafından ödenen tutarın tahsili amacıyla davalı sigorta şirketi aleyhine 163.209,48-TL asıl alacak ve 4.521,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 167.731,28-TL alacak için 15.02.2021 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, davalı sigorta şirketince borcun 36.766,29-TL'lik kısmı kabul edilerek icra dosyasına ödendiği, kalan 136.170,20-TL'lik borca ve ferilerine itiraz edildiği, icra dosyasının yetkisizlik ile gönderildiği İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 126.421,19-TL asıl alacak ve 21.777,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 148.198,54-TL üzerinden ödeme emri düzenlendiği ve davalı tarafça süresinde borca itiraz edildiği anlaşılmaktadır. <br>İşveren sorumluluk sigortası genel şartlarının 1. maddesinde sigorta teminatının kapsamı düzenlenmiş olup, \"iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarının\" teminat altına alındığı belirtilmiştir. Genel şartların 2 ve 3. maddelerinde teminat dışı haller sayılmış olup, bu haller arasında alt işverene bağlı olarak çalışan işçiler yönünden bir ayrım yapılmamıştır. Bu durumda poliçede aksi yönde bir özel şart da bulunmaması halinde, sigortalı işyerinde ve mutat faaliyet alanı içerisinde alt işverene bağlı olarak çalışan işçiler bakımından da riskin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunun kabulü gerekir.<br>Davalı tarafça düzenlenen 04.02.2014 tarihli poliçede; sigortalı için taşeron, müteahhit veya tali müteahhit olarak faaliyet gösteren firmaların işçilerinin iş kazası nedeniyle sigortalıya yüklenebilecek sorumlulukların, sigortalının kusuru ölçüsünde poliçe teminatı kapsamında olduğu, taşeron, müteahhit veya tali müteahhide düşecek sorumluluklar ile bunların kusuru nedeniyle sigortalının müteselsilen sorumlu olduğu tazminatların teminat kapsamı dışında olduğu; mahkeme kararlarında işveren ile birlikte kusurlu bulunan 3. kişiler aleyhine hükmedilen müşterek müteselsil zarar talepleri teminat dışı olup, poliçeden yapılacak ödemenin sadece işverenin kusur oranına isabet edecek olan kısım ile sınırlı olacağı; taşeron, müteahhit veya tali müteahhit dahil ve bunlarla sınırlı olmaksızın sigortalının temsilcisi ile işletmenin yönetiminde, denetiminde ve işletmede çalıştırılan kişilere sigorta teminatı verilmediği düzenlenmiştir.<br>6102 sayılı TTK'nın 1423/1 maddesinde; sigortacı ve acentesinin, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildireceği, ayrıca poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklayacağı belirtilmiş olup, maddenin 2. fıkrasında ise aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde sigorta ettirenin, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemişse, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olacağı, aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatının ise sigortacıya ait olduğu belirtilmiştir. Yine TTK'nın 1425/2 maddesinde; poliçenin ve zeyilnamenin eklerinin içeriğinin teklifnameden veya kararlaştırılan hükümlerden farklı olması halinde, anılan belgelerde yer alıp teklifnameden değişik olan ve sigorta ettirenin, sigortalının ve lehdarın aleyhine öngörülmüş bulunan hükümlerin geçersiz olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda delil olarak sunulan e-posta yazışmalarına göre, davacı adına hareket eden broker tarafından teklif sunulmasının talep edilmesi üzerine davalı sigorta şirketi tarafından 31.01.2014 tarihli işveren mali sorumluluk sigortası teklif metni gönderilmiş olup, teklif metninin 9. maddesinde, tüm taşeron ve alt müteahhitlerin iş kazaları nedeniyle sigortalıya gelebilecek tazminat taleplerinin teminata dahil olduğu belirtilmiştir. Buna karşılık sonrasında davalı tarafça düzenlenen poliçede ise, sigortalı için taşeron, müteahhit veya tali müteahhit olarak faaliyet gösteren firmaların işçilerinin iş kazası nedeniyle sigortalıya yüklenebilecek sorumlulukların, sigortalının kusuru ölçüsünde poliçe teminatı kapsamında olduğu, taşeron, müteahhit veya tali müteahhide düşecek sorumluluklar ile bunların kusuru nedeniyle sigortalının müteselsilen sorumlu olduğu tazminatların teminat kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından  teklifin geri alındığına dair herhangi bir delil sunulmadığından, teklife aykırı olan poliçenin alt işveren çalışanlarının geçirdiği iş kazalarından doğan sorumluluğun teminat dışı olduğuna dair hükmü TTK'nın 1425/2 maddesi gereğince geçersiz olup, eldeki dava konusu rizikonun teminat kapsamında olduğunun kabulü gerekmektedir. Dava dışı işçinin açmış olduğu tazminat davasının da davalı sigorta şirketine 25.02.2019 tarihinde ihbar edildiği sabittir. <br>Sorumluluk sigortasındaki zarar gideriminde sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan gerçek zararı gidermekle kalmayıp, üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi masraflarını da karşılamakla yükümlüdür. Ayrıca ihbar yükümlüğünün yerine getirildiği de anlaşılmakla, üçüncü şahsa ödenen tazminatın temerrüt faizinin de davalı sigortacı tarafından karşılanması gerekmektedir. Davalı kendi temerrüdünün sonuçları ile davacı aleyhine açılan dava ve takip dolayısıyla yapılan giderler ile vekalet ücretinde de poliçe limiti dahilinde sorumludur. Davalının sorumluluğuna tazminat talebi için işlemiş olan ve ileride işleyecek faiz de dahildir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu dava dışı işçiye davacı tarafça ödenmiş olan işlemiş faizi de kapsadığından, davacı tarafça ödenmiş olan işlemiş faizi de kapsayan işbu davada davacının ayrıca davalı sigorta şirketinden olay tarihinden itibaren faiz talep etmesi mümkün değildir. Bu kapsamda hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda; davacının dava dışı işçiye ödediği asıl alacak 88.426,32-TL olup, davacının ihbar tarihi olan 25.02.2019 tarihinden takip tarihine kadar 14.259,65-Tl işlemiş faiz, 16.949,62-TL yargılama gideri ve vekalet ücreti ile 330,17-TL ilk ödeme tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere davacının talep edebileceği toplam alacak tutarının 119.965,76-TL olduğu, davalının 36.766,29-TL kısmi ödemesinin icra vekalet ücreti olan kısmının çıkarılması sonucu 31.561,08-TL asıl alacak ödemesinin toplam alacaktan düşülmesi sonucu davacının talep edebileceği asıl alacak tutarının 88.404,68-TL ve işlemiş faizin 3.365,85-TL olduğu tespit edilmiştir. Ticari nitelikte bulunan dava konusu alacak bakımından avans faizine hükmedilmesi gerekmekte olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise icra inkar tazminatı dışında ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Ancak davanın konusu tazminat niteliğinde olup, tazminat talep koşulları ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, alacağın likit olduğu kabul edilemez. Bu nedenle somut olayda koşulları bulunmamasına rağmen davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi  yerinde bulunmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacının icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak \"davanın kısmen kabulüne,fazla istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine \" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2023 Tarih 2021/606 Esas - 2023/183 Karar Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;<br>\"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik kısmi itirazının iptaline, takibin 88.404,68-TL asıl alacak ve 3.365,85-TL işlemiş faiz üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazla itemin reddine, <br>Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,\"<br>İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;<br>\"Alınması gereken 6.268,85-TL karar harcından davacı tarafından yatırılan 1.682,11-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 4.586,74-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafından yatırılan 1.741,41-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan 2.500-TL bilirkişi ücreti ve 125,05-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.625,05-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.811,28-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Davacı lehine taktir olunan 14.683,28-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davalı lehine taktir olunan  9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranına göre hesaplanan 409,20-TL'sinin davacıdan, kalan 910,80-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,\"<br>Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalı tarafından yatırılan 1.900-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,<br>Davacı tarafından yapılan 52-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 40-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Davalı tarafından yapılan 91-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 30-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, <br>Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,<br>HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.  25/06/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d0db9891e76eb2e5a7def2ff923f64c","SID":"00aa09d707843bfc"}}