{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2022/509 <br>KARAR NO\t: 2026/458<br><br>DAVA\t: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/07/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 21/05/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ---- Noterliği'nin 31.01.1963 tarihli, ----yevmiye numaralı, ---- cilt numaralı Resen Mukavelenamesi uyarınca müvekkillerin murisi ---, davalı --- uhdesindeki ---- ili, --- ilçesi, ---- sicil numaralı, ---- erişim numaralı IV. Grup maden ruhsatının işletilmesinden doğan gelirin yüzde 5'ini alma hakkına sahip olduğunu, murisin 13.01.1976 tarihinde vefatı üzerine mirasçı olan müvekkillerin bu hakka halef olduklarını, davalının maden sahasını ---- Şirketi gibi firmalara rödovans sözleşmeleri ile devrettiğini, rödovansçı şirketlerin ---- Genel Müdürlüğü'ne beyan ettikleri üretim ve satış rakamlarının gerçeği yansıtmadığını, transfer fiyatlandırması yoluyla düşük bedeller üzerinden satış yapıldığını, davalının bu usulsüzlüklere göz yumarak müvekkillerin gelir kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, bilgi alma ve denetim haklarının ihlal edildiğini, davalının rödovans sözleşmelerindeki asgari üretim taahhütlerini dahi takip etmeyerek müvekkilleri kasten zarara uğrattığını, -----Şirketi gibi paravan yapılarla gelirin gizlendiğini, geriye dönük 10 yıllık süreyi kapsayacak şekilde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000-TL tazminatın 23.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini, dava konusu maden ruhsatının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davanın ilgili şirketlere ihbar edilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>SAVUNMA:Davalı  --- vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesi eklerinin tebliğ edilmediğini, uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olmadığını belirterek görev itirazında bulunduğunu, davalının yerleşim yerinin ---- olması nedeniyle yetki itirazında bulunduğunu, veraset ilamında adı geçen ----davacılar arasında yer almaması nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiğini, alacağın belirli olması sebebiyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, adi ortaklık ilişkisinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve sürenin dolduğunu ifade ettiğini, davaya dayanak gösterilen sözleşmenin tarafları arasında müvekkilinin bulunmadığını, sözleşmenin tarafı olan ----- vefatı ile adi ortaklık ilişkisinin sona erdiğini, maden ruhsatının 22.05.2018 tarihinde mahkeme kararıyla müvekkile geçtiğini, mevcut Maden Kanunu uyarınca ruhsatın ortaklar adına tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilin maden sahasındaki faaliyetlerinin - kayıtlarına uygun olduğunu, iddia edilen cezai şartın dahi ispatlanamadığını, davanın ihbar edilmesini gerektiren hukuki bir durumun bulunmadığını belirterek davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.<br>İhbar olunan  ---- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile 28.09.2021 tarihinde----. arasında rödovans sözleşmesi akdedildiğini, müvekkil şirketin --- ili --- ilçesi ---- köyü ve ---- ili - ilçesinde maden sahalarında faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin davacı veya davalı yanla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacı tarafın müvekkil şirketin paravan grup şirketi olduğu yönündeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, ---- arasında bir bağlantı olmadığını, maden ruhsat sahibinin ---- olduğunu, müvekkil şirketin kanuna uygun şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü, vergilerini düzenli ödediğini, Türkiye'nin iki ucunda faaliyet gösteren şirketler arasında paravanlık ilişkisi kurulamayacağını, davacı tarafın davanın müvekkile ihbar edilmesini talep ettiğini, ancak HMK'nın 61. ve 62. maddeleri uyarınca ihbarın ancak taraflardan birinin davayı kaybetmesi halinde rücu ilişkisi kurulabilecek üçüncü kişilere yapılabileceğini, davacı ile müvekkil arasında herhangi bir rücu ilişkisi bulunmadığını, davacının davayı ihbar edemeyeceğini, mahkemece ihbarın nedeninin ve yargılama aşamasının belirtilmediğini, sadece dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, müvekkilin davada taraf sıfatı bulunmadığını, Yargıtay----. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2019 tarihli kararı uyarınca taraf sıfatı taşımayan şirket hakkında hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, bu nedenle ara karardan rücu edilerek müvekkil şirketin dosyadaki kaydının silinmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil şirket hakkında herhangi bir hüküm kurulmamasını talep etmiştir.<br>İhbar olunan ---- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davanın müvekkil şirkete ihbar edilmesini talep etmesine rağmen, HMK'nın 61 ve 62. maddeleri uyarınca davacı ile müvekkil şirket arasında herhangi bir rücu ilişkisi bulunmadığından ihbarın usulüne uygun olmadığını, davacının davayı kaybetmesi halinde müvekkil şirkete rücu etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle mahkemenin ara kararından rücu ederek müvekkil şirketin dosyadan silinmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığını ve Yargıtay ----Hukuk Dairesinin 21.10.2019 tarihli kararı uyarınca taraf sıfatı olmayan şirket hakkında hüküm kurulamayacağını, dava konusu maden ruhsat sahasının ---- ili ---- ilçesinde bulunması nedeniyle yetkili mahkemenin ---- Asliye Hukuk veya Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduklarını, davacıların muris ---- arasındaki gelir ortaklığına dayalı 10 yıllık işletme bedeli taleplerinin kendi içinde çelişkili olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, rödovans sözleşmesinin hukuki niteliğinin ürün kirasına benzediğini ve bu sözleşmeden doğan bedeli yalnızca ruhsat sahibinin talep edebileceğini, müvekkil şirketin rödovans sözleşmesini 10.10.2018 tarihinde ruhsat sahibi --- ile akdettiğini ve --- kayıtlarında ruhsat sahibinin  -- olarak göründüğünü, davacıların ortaklığının müvekkil şirket tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, rödovans sözleşmesinin gizlilik içerdiğini ve KVKK uyarınca üçüncü kişilerle paylaşılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacıların iddia ettiği üretim miktarlarının ve satış fiyatlarının gerçeği yansıtmadığını, ---- yapılan bildirimlerin işletme faaliyet raporları ile sabit olduğunu, 2018 ve 2019 yıllarına ait devlet hakkı ödemelerinin kanuni yükümlülükler çerçevesinde eksiksiz yapıldığını, ---- sicil nolu sahanın 2019 ve 2021 yıllarında ---- tarafından denetlendiğini ve beyanların doğruluğunun teyit edildiğini, müvekkil şirketin rayiç bedelin altında satış yapmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkil şirkete ait ticari defterlerin ve faturaların ticari sır niteliğinde olduğunu ve usulsüz elde edilen bu belgelerin delil olarak kullanılamayacağını ifade ederek, öncelikle davanın ihbarı kararından rücu edilmesini, aksi takdirde taraf sıfatı bulunmayan müvekkil şirket hakkında hüküm kurulmamasını ve davanın esastan reddini talep etmiştir.<br>İhbar olunan ---- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların kabul edilmediğini, müvekkil şirketin taraf sıfatına haiz olmaması nedeniyle davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, dava konusu maden ruhsatının -- ili ---- ilçesinde bulunmasına rağmen davanın ---- Ticaret Mahkemelerinde açıldığını belirterek yetki itirazında bulunduğunu, yetkili mahkemenin ---- Asliye Hukuk veya Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve bu hususta zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, müvekkil şirketin dava dilekçesinde adı geçen ----. haricindeki diğer kişi veya firmalarla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkil şirketin merkezinin ---- olduğunu ve --- ili --- ilçesi ---- köyünde demir madeni kırma, eleme ve konsantre tesisi işlettiğini, bu tesisin ----- Şirketi'nin tüvenan demir cevheri tedarik taahhüdü üzerine kurulduğunu, müvekkil şirketin rödovansçı firmadan bedeli mukabili ürün satın aldığını, davacıların faturalardaki fiyatların rayiç bedelin altında olduğu yönündeki iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkil şirketin davacıların varlığından ve maden ruhsatına ortak oldukları iddialarından davanın tebliği ile haberdar olduğunu, maden ruhsatının ---- nezdinde --- adına tescilli olduğunu, davalı --- ile ----Şirketi arasında ----- onaylı rödovans sözleşmesi bulunduğunu, müvekkil şirketin resmi kayıtlara güvenerek yatırım yaptığını, düşük fiyatlı ürün satın alındığı iddiasının reddedildiğini, rödovans sözleşmesinin 6. maddesinde yıllık 300.000,00 ton üretim taahhüdü ve %8 rödovans bedeli belirlendiğini, bu şartların ruhsat sahibi lehine rekabetçi olduğunu, davacıların yaklaşık 50 yıl önceki bir Noter sözleşmesine dayanarak müvekkil şirketi itibarsızlaştırmaya çalıştıklarını, müvekkil şirketin taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın usulden, aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>İhbar olunan----vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davada taraf sıfatına haiz olmadığını, müvekkil şirkete yöneltilen iddiaların tamamen asılsız olduğunu, dava konusu maden ruhsatının --- ili--- ilçesinde bulunmasına rağmen davanın ----- Ticaret Mahkemelerinde açılmasının yetkisiz olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, davanın müvekkil şirkete ihbar edilmesinin hukuki bir yarar taşımadığını,----- ile müvekkil şirket arasında 27.06.1957 tarihinde akdedilen sözleşme sonrası yıllık alacakların bir kısmının ----- Noterliği'nin 06.07.1957 tarihli ve ---- yevmiye numaralı mukavelesi ile ----- devredildiğini, bu durumu---. Noterliği'nin 20.04.1962 tarihli ----- yevmiye numaralı anlaşması ile teyit edildiğini, ----- ve mirasçılarına maden sahasının tahliyesine kadar ödemelerin eksiksiz yapıldığını,---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin --. ve  ---- sayılı 21.02.2017 tarihli kararı ile rödevans sözleşmesinin feshedildiğini, maden sahasının tahliyesine ve  ----- adına tesciline hükmedildiğini, bu kararın --- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 19.10.2017 tarihli ---- sayılı kararı ile kesinleştiğini, davacıların eksik ödeme yapıldığına dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin sözleşme ve ek protokollerde belirlenen oranlar üzerinden tüm ödemeleri tam olarak gerçekleştirdiğini, ---- şirketi ile birlikte hareket edildiği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, davacıların yaklaşık 50 yıl önceki bir Noter sözleşmesine dayanarak haksız kazanç elde etme kastıyla hareket ettiğini, müvekkil şirketin taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br><br>İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, adi ortaklık ilişkisine dayalı alacak istemine ilişkindir.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri toplanılmış, davalı ile 3. Kişi firmaların ticari kayıtları da incelenmiştir.Bilirkişi ---- rapor içeriğine göre;  davalı  ----- ait 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait yasal muhasebe defterlerinin incelendiğini, söz konusu defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun yapıldığını, tek düzen muhasebe sistemine göre işlendiğini, kapanış yevmiye maddelerinin tamamlandığını, bu nedenle defterlerin delil vasfı taşıdığını, davalının 2019 Yılının Mart Ayında ---- Mal Müdürlüğü nezdinde demir cevheri madenciliği faaliyetinde bulunduğunu, ---- sicil numarası ile mükellefiyet kaydının mevcut olduğunu, ticari faaliyetinin halen devam ettiğini, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında toplam 4.134.381,59 TL tutarında yurt içi rödavans geliri elde ettiğini, bu hasılattan dönemler itibarıyla toplam 4.015.729,42 TL safi kar sağladığını, ticari faaliyetten elde edilen tüm hasılatın ----firmasından kaynaklandığını, defter kayıtlarında başka kişi veya kurumlara ait herhangi bir işleme rastlanmadığını, tüm bu hususların 18.09.2023 itibarıyla tespit edildiğini beyan etmiştir.<br>Bilirkişi ---- rapor içeriğine göre; dava dışı ----- isimli şirketin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığının, 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikine rastlanmadığının, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerinin beratlarının mevcut olduğunun, envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığının, tüm defter kayıtlarının birbirini doğruladığının, davalının 2016, 2017, 2018, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı defterlerinin HMK 222/2 maddesine uygun olduğunun, 2019 yılı defterlerinin ise tasdik bakımından HMK 222 maddesine uygun bulunmadığının, dava dışı ---. ticari defterlerinde dava dışı ---- ile ilgili herhangi bir kayda rastlanmadığının, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2019 yılından itibaren başladığının, 2019 yılında ---- firmasından ---- şirketine 5.664,00 TL bedelli 05.03.2019-04.03.2020 dönemi kira faturası düzenlendiğinin, 2020 yılında 1.180,00 TL bedelli kira faturası kesildiğinin, 2022 yılında --- firmasından ---- şirketine 255.000,00 TL bedelli çek verildiğinin, aynı yıl ---- firmasından toplam 455.000,00 TL tutarında havale geldiğinin, ---- şirketinin 301.180,00 TL bakiye alacağının oluştuğunun ve bu bakiyenin 2023 yılında devam ettiğinin, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılından itibaren var olduğunun,  ---- firmasından gelen faturaların rödevans, araç kiralama ve trafik cezası gibi kalemlerden oluştuğunun, davaya konu sahadan yapılan bir sevkiyat veya maden ile ilgili herhangi bir tespit yapılamadığını beyan etmiştir.<br>Bilirkişi --- rapor içeriğine göre; ihbar olunan ------2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin zamanında gerçekleştirildiğini, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerinin beratlarının mevcut olduğunu, envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde bulunduğunu, tüm defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, şirketlerin ticari defterlerinin HMK 222/2 maddesine uygun olduğunu, rödavans işlemlerinin --- arasında gerçekleştiğini, --- ve ---- şirketleri ile yapılan işlemlerde fiyatlandırmanın düşük yapıldığına dair bir bulguya rastlanmadığını,  ---- Madencilik ile rödavansçı şirketlerin---- ile olan ilişkilerinde rödavans tutarlarını etkileyecek bir işlem tespit edilemediğini, ---kayıtlarında yer alan tutarların ----- hesabına aktarıldığının ticari defterlerde görüldüğünü, ancak bu kayıtların  ----- hesaplarında teyit edilmesi gerektiğini, ----- kayıtlarına ilişkin incelemede cari hesap özeti sunulmadığını ve 28.10.2024 tarihi itibarıyla tüm bu inceleme ve tespitlerin yapıldığını beyan etmiştir.<br>Bilirkişi heyetinin rapor içeriğine göre; ---- Noterliği tarafından onaylanmış olan 06.07.1957 tarihli ve “Resen Mukavelaname” ile, davacının murisi (mirasbırakanı) “---\", davalı---murisi “----arasında, 06.07.1957 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi” akdedilmiş olup, bu sözleşmeyle taraflar (ortaklar) arasında Adi Ortaklık kurulduğu, işbu adi ortaklık sözleşmesinin dava konusu uyuşmazlık bakımından önem arz eden hükümlerine göre; Adi Ortaklığın konusu (amacı), ortak ---- adına Ruhsatı alınan “--- Kazasının ---- Kilise sınırları dahilinden bunan Demir Madeninin taraflarca işletilmesi olduğu, Ortaklıkta,  --- %90 hisseye, “ ---” %5 hisseye, “----” %5hisseye sahip olacağı, sözleşme hükümlerinin ilgili yorum kuralları ışığında yorumundan çıkan anlama göre; Her bir ortak ortaklığa, “katılım payı” olarak “emeğini” koyacağı, ortaklıkta, --- %90 hisseye, “--- ” %5 hisseye, “----” %5 hisseye sahip olacağı, ---- “yönetici (pilot) ortak” olacak ve ortaklığın yönetimi ve temsili onun tarafından gerçekleştirileceği, ortaklık tarafından, --- adına Ruhsatı alınan “---- Kazasının --- Kilise sınırları dahilinde bulunan Demir Madeni” işletilecektir. Yani adi ortaklık söz konusu Madenin işletilmesi (Rödovans Sözleşmeleri ile kiraya verilmek suretiyle kiracı tarafından işletilmesi veya başka şekilde işletilmesi) faaliyeti ile iştigal edeceği, madenin işletilmesi neticesinde elde edilecek gelirler, her bir ortağın hissesi nispetinde ortaklar arasında paylaşılacağı, adi ortaklığın “belirsiz süreli” olarak kurulduğu, takdiri tamamen Mahkemeye ait olduğu, Adi Ortaklığın kurulmasından sonra, ortak  --- ile  ---- Şirketi arasında, 27.06.1957 tarihli Rödovans Sözleşmesi (Maden İşletme Sözleşmesi) akdedildiği, kanaatlerince, Rödovans Sözleşmesi, “Ürün Kirası Sözleşmesi (TBK.md.357 vd.) benzeri sözleşme niteliğinde olduğu, bu sözleşmenin hükümlerinin ilgili yorum kuralları ışığında yorumundan çıkan anlama göre; ----, kendisine ait olan Maden Ruhsatlarını (Maden Arama Ruhsatlarını)  ---- Şirketi'ne devredeceği,  ---- Şirketi ruhsatını devraldığı madeni işleteceği ve gelir elde edeceği, Sözleşme ilişkisi devam ettiği süre boyunca,  ---- “rödovans bedeli (işletim/kira bedeli)” ödeyeceği, Sözleşmenin “belirsiz süreli” olarak akdedildiği, rödovans bedeli genellikle, elde edilen gelirden belirli bir pay verilmek suretiyle ödendiği, yukarıda belirtilen Rödovans Sözleşmesinin tarafı durumunda olan --- Şirketi”nin unvanının sonradan “ ---- Şirketi” olarak değiştiği ve -- Şirketi ile ---- (Yönetici Ortak) arasında, Adi Ortaklık konusu Madenin işletilmesine ilişkin, 20.04.1962 tarihli Rödovans Sözleşmesinin akdedilmiş olduğu ve bu suretle önceki Rödovans Sözleşmesinin yenilenmiş olduğu, 20.04.1962 tarihli Rödovans Sözleşmesinin 1 nolu maddesinde, “1961 yılı sonuna kadar verilmiş olan tonda 1,00 (Bir) lira, bu defa tarafların rızası ve muvafakati ile tonda 85 (Seksenbeş) kuruşa indirildiği, bu 85 kuruştan 10 kuruşun --- ile --- ait olduğunu -- - ikrar ettiği, bu para, ---- tarafından kendilerine her safhada ödenmekte imiş ve bundan böyle de yine---- tarafından lehdarlara ödenecektir” ifadesine yer verildiği, bu ifadeden, --- (kiraya verenin) işbu Rödovans Sözleşmesine istinaden----- Şirketi'nden (kiracıdan) tahsil edeceği Rödovans Bedelinin (kira bedelinin) bir kısmını, aralarındaki Adi Ortaklık gereğince, diğer ortaklar --- ile   (----- vereceği, 06.07.1957 tarihliAdi Ortaklık Sözleşmesi ile kurulmuş olan Adi Ortaklığın ortağı “ ---- 15.06.1974 tarihinde öldüğü, davacıların murisi olan ortak “  (---) 06.07.1976 tarihinde öldüğü, TBK.md.639/bent 2 hükmüne göre; sözleşmede (adi ortaklık sözleşmesinde) ortaklığı mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birini ölümüyle ortaklık(adi ortaklık) sona ereceği, 06.07.1957 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesinde, “ortaklardan birinin ölümü halinde adi ortaklığın “ölen ortağın mirasçıları ile sürdürüleceğinin\" kararlaştırılmış olduğu bir hükme rastlanmadığı, ayrıca, dava dosyası içeriğinde de, yukarıda belirtilen 2 tane ortak öldükten sonra, Adi Ortaklığın “fiili” veya “sözlü” bir anlaşmaya ('fiili” veya “sözlü” olarak akdedilen bir Adi Ortaklık Sözleşmesine) istinaden, ölen ortakların mirasçıları ile devam ettiğini gösteren bir delile rastlanmadığı, davalı da cevap dilekçesinde, ortakların ölümü ile birlikte adi ortaklığın sona erdiğini beyan ettiği, bu durumlar sebebiyle, yukarıda belirten 2 tane ortağı ölümü ile birlikte söz konusu Adi Ortaklığın kanun gereği sona erdiği kanaatine varıldığı, davacıların davalıdan iddia ve talep ettikleri gibi bir alacak haklarının bulunmadığının tespit edildiği, konuya ilişkin takdirin mahkemeye bırakıldığını beyan etmişlerdir.<br>Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli bilirkişi rapor içeriklerine göre; ---- Noterliği tarafından onaylanmış olan 06.07.1957 tarihli ve “Resen Mukavelaname” ile, davacının murisi (mirasbırakanı) “ ----- arasında, 06.07.1957 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi” akdedilmiş olup, bu sözleşmeyle taraflar (ortaklar) arasında adi ortaklık kurulduğu, anlaşma gereği murisin gelir ortaklığına konu maden ruhsatının işletilmesinden doğan gelirlerin %ini almaya hak sahibi olduğu, murisin vefatı nedeniyle bu hakkın kendilerine geçtiği, davacılar murisinin vefatı nedeniyle adi ortaklıktan elde edilen gelirin hisse oranında %5 inin hesaplanarak davacı tarafa verilmesinin talebi ile eldeki davanın açıldığı, bahse konu adi ortaklık sözleşmesinin dava konusu uyuşmazlık bakımından önem arz eden hükümlerine göre; adi ortaklığın konusu (amacı), ortak ----adına Ruhsatı alınan “--- Kazasının ---- Kilise sınırları dahilinden bunan  ---- taraflarca işletilmesi olduğu, ortaklıkta, --- %90 hisseye, “--- ” %5 hisseye, “----” %5hisseye sahip olacağı, sözleşme hükümlerinin ilgili yorum kuralları ışığında yorumundan çıkan anlama göre; her bir ortak ortaklığa, “katılım payı” olarak “emeğini” koyacağı, ortaklıkta,  ---- %90 hisseye, “---” %5 hisseye, “ ---” %5 hisseye sahip olacağı,  ---- “yönetici (pilot) ortak” olacak ve ortaklığın yönetimi ve temsili onun tarafından gerçekleştirileceği, ortak  --- ile  ---- Şirketi arasında, 27.06.1957 tarihli Rödovans Sözleşmesi (Maden İşletme Sözleşmesi) akdedildiği, adi ortaklığın ortağı  --- 15.06.1974 tarihinde öldüğü, davacıların murisi olan ortak “ ---- 06.07.1976 tarihinde öldüğü, TBK.md.639/bent 2 hükmüne göre; sözleşmede (adi ortaklık sözleşmesinde) ortaklığı mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birini ölümüyle ortaklık(adi ortaklık) sona ereceği, 06.07.1957 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesinde, “ortaklardan birinin ölümü halinde adi ortaklığın “ölen ortağın mirasçıları ile sürdürüleceğinin\" kararlaştırılmış olduğu bir hükme rastlanmadığı, ayrıca, dava dosyası içeriğinde de, yukarıda belirtilen iki tane ortak öldükten sonra, adi ortaklığın “fiili” veya “sözlü” bir anlaşmaya ('fiili” veya “sözlü” olarak akdedilen bir adi ortaklık sözleşmesine) istinaden, ölen ortakların mirasçıları ile devam ettiğini gösteren bir delile rastlanmadığı, iki tane ortağı ölümü ile birlikte söz konusu adi ortaklığın kanun gereği sona erdiği kanaatine varıldığı, bu haliyle davacıların adi ortaklık ilişkisi kapsamında talep ettikleri alacağın koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın esastan reddine,<br>2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.415,50  TL harcın  mahsubu ile fazla alınan 2.683,50 TL harcın  karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı taraftan  alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra iadesine,<br>6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.680,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair  bir kısım davacılar, tereke temsilcisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69e31d1d194c6de612ed1704e5bae17f","SID":"bc047c7f012a056f"}}