{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2026/902 <br>KARAR NO\t: 2026/976<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: Dr. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/02/2026<br>NUMARASI\t\t: 2026/184 ESAS -  2026/154 KARAR<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 18/06/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 18/06/2026<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 03/12/2022 tarihinde müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktöre, davalılardan müteveffa ...'in kullandığı ... plakalı otomobilin arkadan çarpması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkilinin eşi ...'ın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda otomobil sürücüsü ...'in aşırı hız, takip mesafesini korumama ve fren tedbirine başvurmama nedenleriyle tam ve asli kusurlu olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Gıda ve Danışmanlık A.Ş. tarafından uzun süreli kiralama sözleşmesi ile işletildiğini, bu nedenle araç işleteni sıfatına sahip olduğunu, aracın kaza tarihi itibarıyla davalı ... Sigorta A.Ş.'ye devrolan ... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenmiş 60990153 numaralı Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede 1.000.000,00 TL manevi tazminat teminatı bulunduğunu, müvekkilinin %85 oranında görme engelli olup, hayatını vefat eden eşinin yardım ve bakımı ile sürdürdüğünü, eşinin vefatıyla hem duygusal desteğini kaybettiğini hem de bakıma muhtaç duruma düştüğünü, bu durumun derin bir elem ve ıstıraba yol açtığını, davalı sigorta şirketine 24/08/2023 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını ve şirketin 03/09/2023 tarihinde temerrüde düştüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar müteveffa ... mirasçıları ve ... Gıda ve Danışmanlık A.Ş.'den kaza tarihi olan 03/12/2022'den, davalı ... Sigorta A.Ş.'den ise temerrüt tarihi olan 03/09/2023'ten itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin müteveffa sürücü ...'in tek mirasçısı olduğunu, ancak terekenin borca batık olması nedeniyle Eskipazar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/93 Esas, 2023/102 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile mirası reddettiğini, bu nedenle müteveffanın borçlarından sorumlu olmadığını belirterek, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, mirasın reddi halinde, mirası reddedenler yönünden davaya devam edilemeyeceği, dosyadaki taraf sıfatlarının ortadan kalkacağı, bu halde mirası reddetmeyerek mirasçılığı devam edenlerin katılımı ile davaya devam edileceği, mirasçıların tamamının mirası reddetmeleri halinde Türk Medeni Kanunu'nun 612 ve devamı maddeleri uyarınca mirasın tasfiyesi yoluna gidilerek, bir tasfiye memuru atanır ve ilgili memurun davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam edileceği, Türk Medeni Kanunu'nun 612 ve devamı maddelerine göre en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilecekleri, bu taktirde reddin, Sulh Hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirileceği, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılacakları, bunun üzerine mirasın, yine iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği  ve tasfiye sonunda arta kalan değerlerin, önce gelen mirasçılara verileceği, somut olayda; kazaya karışan araç sürücüsü ...'in 25.12.2022 tarihinde vefat ettiği, davanın ... mirasçısı davalı ...'e yöneltildiği, Eskipazar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/93 Esas, 2023/102 Karar sayılı ilamı ile tek mirasçı ...'in 27/02/2023 tarihinde reddi miras talebi kabul edilerek tesciline karar verildiği, verilen hükmün 12/12/2023 tarihinde kesinleştiği sabit olduğundan, taraf sıfatı kalmayan mirasçı hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; \"Davanın husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE\" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı ... (görme engelli eş) vekili istinaf dilekçesinde;  öncelikle Eskipazar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/93 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; mirası reddeden vekilinin vekaletnamesinde \"mirası redde\" ilişkin özel yetki bulunmadığı halde taşra mahkemesince bu eksiklik giderilmeksizin mirasın reddi isteminin kabulüne karar verildiğinin tespit edildiği, verilen bu kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiğini, bu vesileyle izah edilen usul hatasının da şekli anlamda kesinleştiği,  işbu karara yönelik yargılamanın iadesi yoluna başvurulacağını, dolayısıyla ortada 3 aylık yasal süre içerisinde \"usul ve yasaya uygun bir biçimde\" reddedilmiş bir miras bulunmadığını, öte yandan bir an için mirasın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu düşünülse dahi, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince ...'in mirası reddettiği ve taraf sıfatının kalmadığı gerekçesiyle, TMK 612. maddesinde öngörülen tasfiye prosedürünü ve taraf teşkiline ilişkin süreç işletilmeli iken, bu süreç işletilmeden bu davalı yönünden tefrik kararı verilerek davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, Zira TMK md. 612 gereğince, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi, terekeye temsilci atanması yasal bir zorunluluk olduğunu, mirasın reddedilmiş olması, davacının alacağına erişimini engelleyen ve davanın esastan görülmesinin önünü kapatan mutlak bir ret sebebi olmadığını, mahkemece resen TMK madde 612 uyarınca, tasfiye prosedürü işletilmeli ve tereke temsilcisi atanması gerektiğini, ilk derece mahkemesi, mirasın reddedildiğini tespit ettiğinde davayı reddetmek yerine, konuyu Sulh Hukuk Mahkemesine bildirerek terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesini sağlamak ve atanacak tasfiye memurunu davaya dahil ederek taraf teşkilini tamamlamak zorunda olduğunu, davacı müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hem hakkaniyete hem de usule aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davalının mirası reddettiği için mirasçılık sıfatından kaynaklanan sorumluluk nedenleri ortadan kalkmış olmakla davada husumetin kendisine  yöneltilmesi imkanı ortadan kalkmıştır. Husumet (sıfat), dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, husumet(sıfat) dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Husumet (sıfat) usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Husumet (sıfat) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için defi değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece re’sen dikkate alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.(Yargıtay HGK’nın 2010/4-4 E. - 4 K. Sayılı 03/02/2010 tarihli kararı).<br>Mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Mirasçı olan dahili davalının pasif husumet ehliyetinin ortadan kalkmasında ise davacının herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece dahili davalının  pasif husumet ehliyetinin ortadan kalkmasında davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı gözetilerek dahili davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gereğinin gözetilmemesi isabetsizdir. (Emsal Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/3011 Esas 2013/3196 Karar sayılı ilamı).<br>Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 355 ve 353/1 inci maddesinin (b-2) bendi uyarınca kabulüne; belirtilen istinaf nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın kaldırılmasına, davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, pasif husumet eksiğinin davacı taraf kusuruna dayanmaması ve dava sırasında ilk kez öğrenilen mirası ret kararından kaynaklanması nedenleri ile davalı için vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/02/2026 tarihli, 2026/184 Esas – 2026/154 Karar sayılı KARARIN KALDIRILMASINA,<br>HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>1-Davanın husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>III-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>IV-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından yapılan 375,00-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>V-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>... <br>...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br>*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83c7ff1e7d9c7c60","SID":"9693ec6dca58df88"}}