{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2021/635 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/303<br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 15/10/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2026<br><br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan  Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/<br>DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 243 Sayılı Genel Kurul kararıyla 01.11.2009 tarihinden beri davalı ...'nin devam eden inşaat halindeki ------- Ada,--------- Blok Daire No:-------- No'lu daire nitelikli taşınmazın hak sahibi olarak --------- no'lu üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 04.03.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararla müvekkilinin kooperatife olan borçlarını ödemediği gerekçesiyle hem şirket ana sözleşmesine ve hem de 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa aykırı olarak üyesi bulunduğu kooperatiften ihraç edildiğini,  anılan ihraç kararı şirket ana sözleşmesine, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa ve yerleşik Yargıtay ve BAM kararlarına aykırı olduğunu, Şöyle ki; davalı Kooperatif'in ana sözleşmesinde kooperatif Yönetim Kurulu'nun üyelikten ihraç kararı almaya yetkili kılınmasına ilişkin Genel Kurul'a verilmiş bir yetkinin söz konusu olmadığını, bu nedenle Ana Sözleşmeye dayalı bir Genel Kurul Kararı ile yetkilendirilmemiş Yönetim Kurulu'nun almış olduğu üyelikten ihraç kararı yoklukla malül olduğundan davacının ihracının hukuka aykırı olduğunu, anılan yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitine ya da iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, davalı kooperatif üyesi olup, üyelikten kaynaklı hak ve yükümlülüklerini yerine getirmekle mükellef olduğu halde, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kooperatifçe bazı ortakların,  diğerlerinden farklı olarak korunması veya zorlanması söz konusu olamayacağını, bu eşitlik süre ve miktar yönünden kendini göstereceğini, diğer taraftan ödemesini zamanında yapmayan ortaklara bir takım yaptırımlar uygulanacağını, davacı, davalı kooperatif olan aidat ve daire bedeli borçlarını ödememesi üzerine,  --------- Noterliğinin 11.03.2020 tarih, ---------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatife olan borcun ödenmesi için usul ve yasaya uygun birinci ihtar çektiğini, davacıya, 27.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, 10 günlük süre geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını, iş bu sefer davacıya, davalı kooperatif olan aidat ve daire bedeli borçlarını ödememesi üzerine, ---------- Noterliğinin 25.08.2020 tarih ----------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatife olan borcun ödenmesi için yasal ve usule uygun olarak  ikinci ihtar çektiğini, davacıya, 27.08.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, bir ay süre geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davacıya, davalı kooperatif olan aidat ve daire bedeli borçlarını ödenmesi için iki haklı ihtar çekilmesine ve belirlenen süreler içinde ödeme yapılmaması üzerine, 26.02.2021 tarihinde yönetim kurulu toplanarak, oy çokluğu ile ana sözleşmenin 14/2 ve kooperatif kanunun 16 ve 27. Maddelerine istinaden ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği için üyelikten davacıyı ihraç edildiğini, davacıya, iş bu ihraç kararı,  yasal süre olan 10 günlük süre için de, ---------- Noterliğinin 04.03.2021 tarih---------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihraç kararı gönderildiğini, davacı, bizzat kendisi  13.03.2021 tarihinde tebliğ almış, 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde üyeliğin ihracı ile ilgili dava açmayarak, iş bu ihraç kararı kendisi için kesinleştiğini, davacının 13.06.2021 tarihine kadar dava açması gerektiği halde davacının, davasını 25.10.2021 tarihinde açmış olduğu görüldüğünden, davanın, hak düşürücü süre sebebiyle reddini talep ettiklerini, ortaklıktan çıkarılan üye, çıkarılma kararı yönetim kurulu tarafından yapılmış ise   ortak, ortaklıktan çıkarma kararının kendisine tebliğinden itibaren 3 ay için de mahkemeden iptal davası açması gerektiğini, davacının kooperatif üyelğinden ihraç kararına ilişkin kararı, tebliği tarihinden sonra üç ay içerisinde dava açması gerektiği halde, hak düşürücü süre içerisinde, dava açmaması sebebiyle, davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. dava zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine, hak düşürücü sebebiyle davanın reddine, davacı aleyhine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. <br><br>DELİLLER :  Nüfus kayıtları, Ortaklık Pay Senedi.---------- Yönetim Kurulunun Kartal 9.Noterliğinin 04 Mart 2021 tarih ve ----------- yevmiye numarası ile onaylanan 26/02/2021 tarih 41 numaralı kararı,  İhtarnameler, Kooperatif defter ve belgeleri, ----------- Tapu Müdürlüğü Kayıtları, -------- Belediye Başkanlığı Müzekkere Cevabı, ---------Ş.müzekkere cevabı, ----------Ş. Müzekkere Cevabı, Bilirkişi Raporu, ---------- İcra Dairesinin ----------- esas sayılı dosyası, ---------- sayılı dosyası, Mimari Proje,  dosyadaki sair bilgi ve belgeler. <br> <br>İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE  SONUÇLARI: <br>Dava, --------- Yönetim Kurulunun ---------Noterliğinin 04 Mart 2021 tarih ve----------- yevmiye numarası ile onaylanan 26/02/2021 tarih 41 numaralı kararıyla 1555 üye numaralı davacı ...'in üyelikten ihraç kararının iptali ve daire tahsis istemine ilişkidir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen araştırmaya tabi HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince dava şartları ile taraf sıfatı, harç, hak düşürücü  süre gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmaya katılan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Bilindiği üzere 1163 sayılı kooperatifler kanununun 1. maddesine göre tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve kamu tüzel kişileri ile özel idareler, belediyeler, köyler, cemiyetler ve dernekler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküllere kooperatif denir. Kooperatiflerin esas amacı; yeterli derecede iktisadi güce sahip olmayan gerçek kişilerin meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle rasyonel bir şekilde ve ekonomik olarak karşılamak ve temin etmekten ibarettir.<br>1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 27. maddesinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihraç prosedürü düzenlenmiştir. Bu tür davalarda mahkemece öncelikle, borcun 30 gün geciktirilmesinden sonra ilk ihtarın keşide edilip edilmediği, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki haklı ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda bir aylık sürenin verilip verilmediği, süre içinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun gösterilip gösterilmediği, ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık, anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir . <br>Yukarıda anlan yasal düzenlemeler ,yapılan yargılama ve toplanan deliler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının davalı kooperatife 01/11/2009 tarihinden beri üye olduğu, davalı---------- Yönetim Kurulunun ----------Noterliğinin 04 Mart 2021 tarih ve ----------- yevmiye numarası ile onaylanan 26/02/2021 tarih 41 numaralı kararıyla üyelikten ihraç edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, taraf vekillerince gösteriler deliller ve davanın niteliği gereği resen toplanması gereken bilgi, belge ve deliller dosyaya kazandırılmıştır. Davacının ihraç sebebinin ödenmesi gereken aidat borçlarının ödenmemesi üzerine gerçekleştiği görülmüştür. Ne var ki Mahkememizce bekletici sorun yapılan --------- sayılı dosyasından verilen hükme karşı yapılan istinaf başvuruları üzerine --------- sayılı ilamıyla davacının aidat borcu nedeniyle hakkında başlatılan--------- İcra Dairesinin ----------- esas sayılı dosyasında 15.675,00 TL asıl alacak ve 470.950,50 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verildiği gibi davalı kooperatif  hakkında kötü niyet tazminatına da hükmedildiği ve kararın kesin olduğu anlaşılmıştır. Bu karara göre davacının ihraç işlemine esas borç yönünden % 80 oranında haklı olduğu tespit edildiğine göre ihraç işlemine esas alınan alacağın fahiş nitelikte olduğu açıktır. Yüksek Yargıtay uygulamasına göre parasal yükümlülüğü yerine getirmeyen üyelere çekilen ihtarlarda belirtilen borcun gerçek borcu yansıtması, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş bir fark bulunmaması gerekmektedir. Ancak birinci ve ikinci ihtarnamelerde davacının toplam 603.315,00 TL toplam borcu bulunduğu bu borcun aidat, daire bedeli ve bütçe ödemesi gibi kalemlerden ve işlemiş faizlerden oluştuğu,  ihtarnamelerde işbu borcun hangi aylara ilişkin olduğu gösterilmediği gibi yukarıda açıklanan menfi tespit davası akıbetine göre borcun gerçeği yansıtmadığı da açkça tespit edilmiştir. Ayrıca borca ilişkin gönderilen ihtarnamelerin her ikisinin tebliğ işlemlerinin de usulsüz olduğu görülmüştür. Bunun yanında davalı kooperatifin işbu fahiş borcun tahsili için öncelikle 11/01/2021 tarihinde icra takibine giriştiği, henüz borca itiraz edilmeden 04/03/2021 tarihinde ihraç kararı alındığı, davacının borca 08/03/2021 tarihinde itiraz ettiği ve 25/11/2021 tarihinde menfi tespit davası açtığı, işbu davanın ise 15/10/2021 tarihinde ikame edildiği görülmekle birlikte; davalının bir yandan aidat ve diğer yükümlülüklere ilişkin borcun tahsiline giriştiği halde takibi kesinleştirip icra infaz işlemlerine devem etmek yahut itiraz üzerine itirazın iptali davası açmak yerine paralel şekilde ihraç kararı vermesi çelişkili davranış yasağı kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunmuştur. Buna göre davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı gibi ihraç işlemine esas işlemlerin ve tebliğatların her hâlde hukuki temelden yoksun olması karşısında ihraç karanın hiçbir şekilde hukuki sonuç  doğurmayacağı sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.   Öte yandan kooperatifin yapı kooperatifi niteliğinde oluşu, ihtarnamelerde daire bedeli bulunması, belediye, banka ve bilirkişi raporuna göre de olayda davacıya tahsisli daire bulunduğu sabit görüldüğünden  planda/ mimari projede davacıya verilen daire yönünden üyelik sıfatının tespit ve tahsisi koşullarının da vuku bulduğu kabul ve takdir edilmiştir. Binaenaleyh, davacının ihraç kararının Kooperatifler Kanunun 16 ve 27.maddelerine uygun ve hukuken yerinde olmadığı, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispat ettiği sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile davalı ---------- Yönetim Kurulunun ---------Noterliğinin 04 Mart 2021 tarih ve ----------yevmiye numarası ile onaylanan 26/02/2021 tarih 41 numaralı kararıyla 1555 üye numaralı davacı ...'in üyelikten ihraç kararının iptaline ve davacının, ------- ili,--------- ilçesi, ---------- Mahallesi, ---------- ada ----------- parselde kain --------Blok -----------numaralı bağımsız bölüm yönünden üyelik sıfatının devam ettiğinin tespiti ile işbu taşınmazın/dairenin kendisini tahsisine karar verilmiştir. <br> 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sorumlu tutulmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. <br> <br>HÜKÜM:    Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-)Davanın kabulü ile davalı --------- Yönetim Kurulunun -----------Noterliğinin 04 Mart 2021 tarih ve ---------- yevmiye numarası ile onaylanan 26/02/2021 tarih 41 numaralı kararıyla 1555 üye numaralı davacı ...'in üyelikten ihraç kararının iptaline, <br>2-Davacının,-------- ili, -------- ilçesi, ---------- Mahallesi, --------- ada --------- parselde kain ----------Blok ----------numaralı bağımsız bölüm yönünden üyelik sıfatının devam ettiğinin tespiti ile işbu taşınmazın/dairenin kendisini tahsisine, <br>3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>4-)Davacı adli yardımdan yararlandığından devlet bütçesinden yapılan; 489,00 TL posta ücreti ve 5.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 5.489,00 TL  yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>5-)Davacı tarafından yapılan 8,50 TL vekalet harcı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. II. kısım II.bölüm 10.fıkrası  uyarınca hesap ve takdir edilen  45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider  avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından  Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına)<br> Dair, davacı asıl ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak  üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2026       </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9852ffb2a1bf997e","SID":"fea479d60612b60d"}}