{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/97 - 2026/948<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2026/97 <br>KARAR NO\t\t: 2026/948<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/30 Esas - 2025/69 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: BERSA AHŞAP YAPI VE TARIM ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 01/08/2024<br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 18/05/2026<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 18/06/2026<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça davacı aleyhine Kaynarca İcra Müdürlüğü'nün 2022/444 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi yapıldığını, takibe dayanak olarak 09.03.2022 düzenleme tarih tarihli ve 22.04.2022 vade tarihli senedin gösterildiğini, takip konusu senet ile ilgili olarak Kaynarca İcra Dairesi'nin 2022/444 Esas sayılı dosyası gerek haricen gerekse icra dosyasına yapılan ödeme ile dosyanın kapatıldığını, davacı tarafından takibe konu senede ilişkin olarak takip tarihinden önce davalı tarafa ödemelerde bulunulduğunu, toplam 57.500,00 TL davalı tarafa ödemede bulunulduğunu, yapılan bu ödemelere rağmen davalı tarafça17.05.2022 tarihinde Kaynarca İcra Müdürlüğü'nün 2022/444 Esas sayılı dosyası ile senedin tamamı icra takibine konu edildiğini, davalı tarafa, davacının bakiye borcu olduğundan ötürü takip aşamasında itiraz edilmediğini, ancak davalı ile yapılan görüşmelerde bu ödemelerin icra takip borcundan düşüleceği belirtildiği halde bu düşmeler yapılmadığını, müvekkil tarafından takipten sonra davalı tarafa toplam 51.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı taraf takip sonrası ödemeleri icra dosyasına beyan etmiş, ancak takip öncesi ödemeleri beyan etmediğinden bu kez davacı tarafından 09.08.2023 tarihinde 92.930,00 TL ödeme yapılmış ve dosya borcu infaz edildiğini, bu ödemeden sonra davalı taraf vekili tarafından dosyaya haricen tahsil edilen paralar beyan edilmiş ve dosya kapak hesabına göre davalı tarafa toplam 140.255,92 TL ödeme yapıldığını, Netice olarak davalı tarafa; toplam 197.755,92 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafa 197.755,92-140255,92 = 57.500,00 TL fazla ödeme yapıldığını belirterek Kaynarca İcra Müdürlüğü'nün 2023/85 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından fazla yapılan 57.500,00 TL ödemenin davalı taraftan ödeme tarihinden itibaren istirdadına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan Arabuluculuk yapılmadan dava ikame edildiğini; davanın Hak düşürücü sürede açılmadğını; icra baskısı altında ödenmeyen kısım için istirdat /geri alım davası açılamayacağını; davacı tarafın olay silsilesinde vakıa olarak anlattığı hususlar gerçek dışı yada soyut ve kendi kabulü olarak geçebilecek beyanlar olduğunu; davalı firma ile davacı yan arasında ticari olarak bir alışveriş süreci olduğunu ve  ödemelerde aksaklıklar yaşaması neticesinde davalı firmanın alacaklı konumuna geldiğini; davacının davalı firmaya faiz hariç olmak üzere 30.000 TL küsür yapması gereken ödemesi bulunduğunu; davacının davalı firmaya 57.500,00 TL fazla ödediğini ispatla yükümlüğü olduğunu;  davacı tarafça Kaynarca İcra Dairesi'nin 2022/444 E. Sayılı icra dosyasına dayanan senet ile ilgili 57.500,00 TL fazla ödeme yaptığı hususunun gerçeğe aykırı olduğunu belirtrek davanın reddine , karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-6102 Sayılı Kanun'un 5/A.-1 ve HMK nın 115/2 maddeleri  gereğince, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davası kişinin borcu olmadığına yönelik olduğunu, istirdat talebi ise menfi tespit talebini yani borçlu olmadığını da içeren talep olduğunu, davacı istirdat davasında öncelikli olarak borcu olmadığını yani menfi tespit hususunu ispat etmek durumunda olduğunu, bu ispat edildikten sonra bu kez fazla ödeme var ise bunun istirdadına karar verilebileceğini, kısaca menfi tespit istirdat talebinden önce geldiğini, bu durumda icra takip aşamasından menfi tespit talebine yönelik olarak yapılmış bulunan ve taraflar arasında anlaşamama olarak sonuçlanan arabuluculuk son tutanağından sonra bu kez istirdat talebi yönünden arabuluculuk anlaşamama belgesinin sunulmasının istenilmesi yukarıda yapılan izah ve yasa hükmü karşısında yerinde olmadığını, nitekim taraflar arasında zaten yapılmış olan ara buluculuk sürecinde anlaşamama sağlandığını, bunun yanında istirdat talebi menfi tespit talebinin içinde mündemiç olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2025 Tarih - 2025/30 Esas - 2025/69 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; istirdat istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine Kaynarca İcra Müdürlüğünün 2022/444 esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak 09/03/2022 düzenleme ve 22/04/2022 vade tarihli senedin gösterildiğini, takip konusu borcun gerek takip öncesinde haricen gerekse de takip sırasında yapılan ödemelerle tamamen kapatıldığını, takip öncesinde davalı tarafa toplam 57.500,00 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen davalının bu ödemeleri takip dosyasında mahsup etmeden senedin tamamı üzerinden icra takibi başlatıldığını, takip sonrasında da toplam 51.000,000 TL ödeme yapıldığını, nihayet 09/08/2023 tarihinde 92.930,00 TL ödeme ile dosya borcunun infaz edildiğini, böylece davalı tarafa toplam 197.930,92 TL ödeme yapıldığını, oysa gerçek borcun 140.255,92 TL olduğu belirtilerek fazla ödendiği ileri sürülen 57.500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiğinin belirtildiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesinin savunulduğu, ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; davacı tarafından sunulan ara buluculuk son tutanağının menfi tespit istemine ilişkin olduğu, eldeki davanın ise 2004 sayılı İİK'nın 72-(7)  maddesi kapsamında açılmış istirdat davası niteliğinde bulunduğu ve istirdat talebine ilişkin ayrıca bir ara buluculuk son tutanağı sunulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür.<br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde menfi tespit ve istirdat davaları aynı hukuki ilişkinin farklı aşamalardaki görünümleri olarak düzenlenmiştir. Maddenin altıncı fıkrasında borçlu olunmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası düzenlenmiş, yedinci fıkrasında ise borcun cebri tehdidi altında ödenmiş olması halinde borçlunun ödediği paranın geri alınabilmesi için istirdat davası açılabileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Eldeki davada, davacı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle taraflar arasında uyuşmazlık doğduğu, davacının, bu uyuşmazlık kapsamında menfi tespit talebiyle dava şartı ara buluculuk yoluna başvurduğu ve arabuluculuk faaliyetinin anlaşamama ile sonuçlandığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı görülmektedir. Öte yandan ara buluculuk başvurusuna konu edilen hukuki ilişki ile eldeki istirdat davasına konu edilen hukuki ilişkinin de aynı icra takibinden kaynaklandığı dosya kapsamıyla sabittir.<br>Eldeki davada davacının, davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibi kapsamında borcun takip öncesinde ve takip sırasında yapılan ödemelerle tamamen sona erdiğini, buna rağmen yapılan ödemelerin takip dosyasına mahsup edilmeksizin tahsilata devam edildiğini ileri sürerek fazla ödediğini iddia ettiği 57.500,00 TL'nin davalıdan isdirdatını  talep ettiği, bu  durumda eldeki davadaki uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin değil, icra dosyasına yapılan ödemeler neticesinde fazla tahsil edildiği ileri sürülen miktarın geri alınmasına yönelik olduğu, bu haliyle de davacı talebinin 2004 sayılı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72-(7) maddesi kapsamında açılmış bir istirdat davası niteliğine haiz olduğu anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar, yukarıda da değinildiği gibi menfi tespit davası ile istirdat davası aynı hukuki ilişkinin farklı aşamalardaki görünümleri olarak düzenlenmiş ise de, bu iki dava türü hukuki sonuçları ve dava şartları bakımından birbirinden bağımsız niteliktedir. Menfi tespit davasında davacının borçlu olmadığının tespiti amaçlanırken, istirdat davasında cebri icra tehdidi altında veya icra takibi kapsamında ödenen paranın geri alınması talep edilmektedir. Bu nedenle bir dava türüne ilişkin yürütülen zorunlu ara buluculuk sürecinin diğer dava türü bakımından dava şartını karşıladığının kabulü çoğu zaman mümkün değildir.<br>Eldeki davada, dosya kapsamından, davacı tarafından sunulan ara buluculuk son tutanağının menfi tespit istemine ilişkin olduğu  görülmektedir. Eldeki davanın konusu ise fazla ödeme iddiasına dayalı istirdat talebi olup, bu uyuşmazlık dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağından sonra doğmuş yeni bir uyuşmazlıktır. Dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağının ise eldeki dava kapsamındaki uyuşmazlık hakkında bir tespit içermediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının menfi tespit istemine ilişkin son tutanağın, eldeki istirdat davası bakımından dava şartını karşılamadığı, dava konusu uyuşmazlık yönünden usulüne uygun şekilde ara buluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen usulden ret kararının yerinde olduğu değerlendirilmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekilleri ile davacının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/05/2026<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69ff840c8ba542720506cbeb0480e449","SID":"f67966c2a07b75d8"}}