{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/1807 <br>KARAR NO: 2026/790<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2021<br>NUMARASI: 2019/658 Esas, 2021/1109 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 10/06/2026<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>I- DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... ... unvanlı firmanın sahibi olan müvekkilinin davalıya gönderilen 21/08/2019 tarih ve ....... numaralı 102.011,00-TL'lik açık faturanın 86.450,00-TL olan asıl alacağın ödendiğini ancak KDV tutarı olan 15.561,00-TL'nin taraflarına ödenmediğini, davalı tarafından noter ihtarı gönderilmişse de davalının cevabi ihtarname ile eksik ve hatalı işler nedeniyle bedel kesintisi yaptıklarını beyan imalatlarda noksanlık olmadığını beyan ederek, ödenmeyen bakiye 15.561,00-TL KDV bedelinin 09/10/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>II- CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde,  müvekkilinin kardeşi ... ile ile birlikte müştereken malik oldukları iş yerindeki fabrika binasının kısa süre önce yangın geçirdiğini ve binadaki söndürme sistemleri yetersiz kaldığı için binanın büyük zarar gördüğünü, tekrar böyle bir hadise yaşanması halinde ciddi bir zararın oluşmaması için daha profesyonel bir sistem istediklerini, ortak bir referansla davacı ile görüşüldüğünü, davacı binaya gelerek keşif çalışması yaptığını ve fabrika binasına sigorta şirketlerinin de kabul edebileceği tarzda profesyonel bir yangın söndürme sistemi kurabileceğini beyan etmesi üzerine işin davacıya verildiğini, ancak fabrikaya sigortacının çağrıldığını işlemler sırasında yangın söndürme sisteminin usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile sigorta işlemleri yapılamadığını, bunun üzerine davacıya acil olan bu sistemin kurulması için ihtarname gönderdiklerini, ancak davacı taraf kendisine verilen işi yapmadığını, başka firmalara eksiklerin tamamlattırıldığını beyan ederek, davanın reddini dilemiştir.<br>III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece,Dava hukuksal niteliği itibariyle, eser sözleşmesi mahiyetindeki yangın söndürme sistem kurulumuna ilişkin fatura bedelinin ödenmeyen KDV'sinin tahsili istemine ilişkin olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1, 4, 8 ve 10. maddeleri gereğince meydana gelen eser bedeli üzerinden KDV alınacağı, bu verginin mükellefi, hizmeti gören kişi yani yüklenici olduğu, yüklenici, işi teslim ettikten sonra düzenlediği faturada KDV'yi de belirtmişse ve iş sahibi de bu faturayı ödemişse; KDV iş sahibine yansıtılmış olacağı, götürü bedelli işlerde sözleşmede KDV yönünden bir düzenleme yoksa KDV götürü bedelin içinde kabul edildiği, bir başka söyleyişle, asıl olan KDV'nin götürü bedele dahil olduğu, somut olayda olduğu gibi sabit birim fiyatlı işler de götürü bedelli olup, aksi kararlaştırılmamışsa, KDV götürü bedele dahil olduğu, davacı yan asıl alacağın ödendiğini, ancak faturanın KDV kısmının ödenmediğini, davalı yan ise ayıp ve eksik işler olduğunu beyan ettiği, asıl alacak miktarının davalı iş sahibi tarafından davacıya ödendiği yanlar arasında ihtilafsız olduğu, dosya kapsamından da davalı iş sahibinin hak ediş bedelinin tamamını çekincesiz bir şekilde ödediği anlaşılmakta olduğu, cevabi ihtarnamede davalı iş sahibi adına Begam Melisa tarafından  aralarındaki anlaşma gereğince KDV bedelinin sigorta eksper onayından sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını, eksper tarafından uygunluk onayı gelmeyince KDV bedelinin ödenmediğini bildirdiği, ne var ki, yanlar arasında bu yönde herhangi bir yazılı sözleşme olmayıp kararlaştırılan yangın söndürme sisteminin sigorta ekspertiz incelemesi sonucu onaylanınca bakiye bedellerin ödeneceğine dair herhangi bir sözleşme hükmü ispat edilemediği, nitekim dosyada taraflar arasında yapılan işin kapsam ve mahiyetine dair detayları gösterir teknik şartname ve yazılı eser sözleşmesi bulunmadığı, davalı yan savunmasında eksik ve ayıplı işlerin başkasına yaptırıldığını savunmuşsa da, bu yönde başkasına işin yaptırıldığına dair fatura ve defter sunulmadığı gibi yerinde yaptırılan incelemede de pompa grubuna entegre edilen motorların bakımı ve ilk bakımı davacı tarafından yapılmakla birlikte adı geçen motorların yeni değil eski oldukları ve zaten davalının demirbaşı olduğunun anlaşıldığı, asıl alacağın çekincesiz olarak ödenmesi hizmetin eksiksiz olarak alındığına karine teşkil ettiği, davalı yan eksik ve ayıplı işler açısından reklamasyon faturası da tanzim etmiş değildir.  KDV haricindeki asıl alacak tutarını da ödediğine göre KDV ihtarnamesi üzerine ayıp ve eksik iş savunmasında bulunulması somut olay kapsamına uygun düşmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, asıl alacağa ilişkin ödenmeyen 15.561,00-TL KDV tutarının temerrüt tarihi 17/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>IV-İSTİNAF<br>Davalı vekili istinafında, dava konusu işin ticari nitelikte olmadığını, Ticaret mahkemesinin görevsiz olduğunu, eksik ayıplı işleri başka firmaya tamamlattıklarına dair fatura ve belgeleri dosyaya sunduklarını, bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişiler olayın teknik yanlarını tam olarak tespitte yetersiz kaldıklarına dair rapor verdiklerini, Mahkemece yeniden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı işlerin tespit edildiğini ancak Mahkemece bu hususun hiç değerlendirilmediğini, Mahkemece davanın hatalı olarak KDV alacağı olarak değerlendirildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı davada, davalıya  yangın söndürme sistemi ile ilgili olarak iş yaptığını, 21.08.2019 tarihli 102.011,00TL. tutarında açık fatura kestiğini, davalının 86.450,00 TL.'sini ödediğini ancak KDV'si olan 15.561,00TL.'sini ödemediğini, davalının eksik ayıplı iş sebebiyle kesinti yaptığını beyan ettiğini belirterek, 15.561,00TL.'nin 09.10.2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı sahibi oldukları fabrikanın yangın söndürme işini davacıya verdiklerini, sigorta ekspertizinin sistemin usulüne uygun olmadığını bildirmesi üzerine davalıya eksik ve ayıpları ihtarla bildirdiklerini, eksiklerin başka firmalara tamamlatıldığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Yerel mahkemece, eksik ayıplı işlerin başkasına yaptırıldığına dair davalının fatura sunmadığını,  asıl alacağın çekincesiz olarak ödenmesi hizmetin eksiksiz olarak alındığına karine teşkil ettiği, davalı yan eksik ve ayıplı işler açısından reklamasyon faturası da tanzim etmiş değildir.  KDV haricindeki asıl alacak tutarını da ödediğine göre KDV ihtarnamesi üzerine ayıp ve eksik iş savunmasında bulunulması somut olay kapsamına uygun düşmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, asıl alacağa ilişkin ödenmeyen 15.561,00-TL KDV tutarının temerrüt tarihi 17/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Somut olayda taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamakla birlikte, sözlü eser sözleşmesi olduğu her iki tarafın kabulündedir. Davacı pompa grubu motorların bakım montajını yaptığını ve davada ödenmeyen bakiye alacağını talep etmiştir. Davalı ise 07.10.2019 tarihli ihtarı ile, davacının eksik ve ayıplı işler yaptığını davacıya bildirmiştir.<br>Mahkemece işin kapsam ve mahiyeti nazara alınarak, ticari maksatla hareket edildiği belirtilerek, Ticaret Mahkemesi görevli kabul edilmiştir. Uyuşmazlıklarda mutlak ticari davalar hariç, bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir ve ihtilafın iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Eldeki davanın ticari dava olup olmadığının tespiti için, gerçek şahıs olan dava taraflarının ticari sicil kayıtlarında tacir olup olmadığı, tacir ise işin ticari işletmesi ile ilgisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar araştırılıp değerlendirilmeden yargılamaya devam edilerek, karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş belirttiğimiz hususların araştırılarak, sonucuna göre görev hususunun değerlendirilmesidir. Yerel mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından, davalı istinafının diğer sebepler incelenmeksizin  görev yönünden istinafının kabulüne karar verilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin diğer sebepler incelenmeksizin görev yönünden  kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun diğer sebepler incelenmeksizin görev yönünden KABULÜNE, <br>2-.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ...../12/2021 tarih, 2019/.... Esas, 2021/...... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, \t<br>4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,<br>5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t<br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77299cc668b54c2f2162bb46e885121c","SID":"012403fcbc3b20ca"}}