{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2026/730 Esas   2026/662 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/730 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/662<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: Ankara Batı 2.Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ\t: 10/04/206<br>NUMARASI\t: 2026/278 Esas (Ara Karar)<br><br>TALEP                                    : İhtiyati Tedbir<br>TALEP TARİHİ                     : 10/04/2026<br>KARAR TARİHİ               : 15/05/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 03/06/2026<br><br>Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen karara karşı  süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tTALEP<br>\tDavacı vekili  dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ün ... Temsilcilik Müşavirlik Mühendislik Ltd.Lti.'deki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına/azline, davalının kusurlu eylemleri ile ... Temsilcilik Müşavirlik Mühendislik Ltd.Lti.'ne verdiği şimdilik (HMK.md.107) 1.000,00.TL zararın tazmini ile bu bedelin davalıdan tahsili ile haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte ... Temsilcilik Müşavirlik Mühendislik Ltd.Lti.'ye ödemesini  ve   HMK.nun 389 ve devamı maddelerinde öngörülen şartlar mevcut olmakla, gecikmesinde sakınca bulunması ve telafisi imkansız zararların önüne geçilebilmesi bakımından tensiben verilecek ihtiyati tedbir kararı ile, davalı ...'ün, ... Temsilcilik Müşavirlik Mühendislik Ltd.Lti.'deki müdürlük yetkisinin tedbiren kaldırılmasına/durdurulmasını, bu olmadığı takdirde müdürler kurulu başkanı olan davalının tek başına işlem yetkisinin kaldırılarak şirketin müdürler kurulu tarafından çift imza atılmak suretiyle ile temsil ve ilzamını, bu talep de kabul edilmediği takdirde şirket idaresi için denetim veya yönetim kayyumu atanmasını talep ve dava etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 10/04/2026 tarihli ara karar ile;  tedbir ve dava konusunun aynı olduğu, dava dışı şirketin organsız kalmadığı,  davalının özensiz yönetim ve yetkilerini kötüye kullanıldığı iddiasının yargılamayı gerektirdiği, davanın esasını çözümler mahiyette geçici hukuki koruma kararı verilemeyeceği, bu aşamada davalı yetkilerinin sınırlandırılması ve kayyım atanmasının mümkün olmadığından talebin reddine dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>         İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarihli istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ve davalının dava dışı şirkette  eşit paya sahip olduğunu, davalının müdürler kurulu başkanı olup genel kurulda fiilen karar almanın imkansız olduğunu , davalının yönetim yetkisini kötüye kullandığını, somut olayda yaklaşık ispatın bulunduğunu bildirerek,  ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br> \tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>HMK'nun 389/1 maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>HMK'nun 390/3.maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nın 1. maddesinde \"Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası\" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.<br>Türk Medeni Kanunun 426 maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D.  1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.<br>Türk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.\t<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/(2) ve (3). maddelerinde de; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir. <br>Somut olayda, dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince netice itibari ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/05/2026<br><br>Başkan-         Üye -                             Üye -              Zabıt Katibi <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16dfbf582e402e887ad758d6550c95b3","SID":"6e20dff8beccd827"}}