{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/141 <br>KARAR NO\t: 2026/989<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/10/2023<br>NUMARASI\t: 2022/515 Esas - 2023/697 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 18/07/2022<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/06/2026<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin dekoratif taş ticareti yaptığını, davalı ile aralarında bazalt döşeme taş alım satımı gerçekleştiğini, satılan mal karşılığında 76.700-TL bedelli fatura kesildiğini, faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalının, satılan malları ve faturasını herhangi bir itirazda bulunmaksızın teslim aldığını, davalı yetkilisi ile ... üzerinden yapılan yazışmalarda, satılan malların bedelini ödeyeceğini, kendisine zaman verilmesini istediğini,ilerleyen zamanda telefonlara da cevap verilmediğini, ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yine 30.05.2022 tarihinde malın ayıplı olduğunu iddia ederek müvekkiline ihtar çekildiğini, davaya konu faturanın 16.03.2022 tarihinde düzenlendiğini, satışa konu malın da 16.03.2022 tarihinde teslim edildiğini, davalı tarafından faturaya itirazın süresinde ileri sürülmediğini, ayıp iddiasının da aleyhine icra takibi yapılıncaya kadar ileri sürülmediğini, Mart ayında teslim edilen malın iddia edildiği gibi ayıplı veya hatalı olması ihtimalinde de 30.05.2022 tarihinde yapılan bildirimin geçerli bir bildirim olmadığını, davalı tarafından sırf kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verildiğini iddia ederek, davalı tarafından İstanbul Anadolu 5. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan vaki itirazın 61.700-TL üzerinden iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında bazalt taş alım satımından kaynaklı bir görüşme olduğunu, davacı tarafın malzeme parası diyerek müvekkili şirketten 15.000-TL göndermesini talep ettiğini, müvekkilinin de görüşme devam ederken daha sonra anlaşılacak bedelden mahsup edilmek üzere 15.000-TL gönderdiğini, müvekkili tarafından bu bedel gönderilirken taraflar arasında henüz yapılmış bir anlaşma bulunmadığını, davacının bu ödemeyi kötü niyetli kullanarak hemen bir gün sonra 16.03.2022 tarihinde müvekkili şirkete fatura kestiğini, davacı taraf ... üzerinden görüşme ve yazışmalar olduğunu iddia etmiş ise de yazışmaların yapıldığı iddia olunan ...isimli bir şahsın müvekkili şirket ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin ... olduğunu, şirket yetkilisinin ise davacı taraf ile hiçbir görüşmesini veya yazışması bulunmadığını, devam eden süreçte davacının müvekkili şirkete ayıplı ve hatalı olarak sayısı dahi belirtilmeyen bazı bazalt taşları gönderdiğini, gönderilen taşların hatalı ve ayıplı olduğunun bazı iletişim araçları ile defalarca bildirilmesine rağmen olumlu veya olumsuz dönüş yapılmadığını, davacı tarafın, teslim edilmesi gereken bazalt taşları müvekkili şirkete teslim etmediğini, tabiri caizse taşları ortalık alanda bıraktığını, davaya konu taşların müvekkili tarafından kesinlikle teslim alınmadığını, müvekkili şirket tarafından, davaya konu ayıplı ve hatalı bazalt taşlarının davacı tarafından geri alınarak ayıpsız ve hatasız taşların gönderileceği beklenirken davacı tarafından haksız bir şekilde icra takibi başlatıldığını, icra takibi sonrasında müvekkili tarafından ihtarname keşide edilerek hatalı ve ayıplı olan taşların alınarak ayıpsız ve hatasız misli ile değiştirilmesi hususunun ihtar olunduğunu, davacı tarafın elinde davaya konu malzemelerin müvekkiline düzgün bir şekilde teslim edildiğine dair herhangi bir teslimat fişi veya irsaliye bulunmadığını, dava konusu hatalı ve ayıplı bazalt taşlarının davacı tarafından teslim alınmaması üzerine işbu taşlardan dolayı 3. kişilere zarar gelmemesi için nakliye ücretini de bizzat müvekkili karşılayarak ilgili taşları başka bir şantiye alanına müvekkilinin götürdüğünü, mahkemece keşif yapılması halinde ilgili taşların ayıplı ve hatalı olduğunun anlaşılabileceğini savunarak, davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ayıplı ve hatalı ürünlerin bedellerinin alacaklı tarafından kesilen fatura bedelinden mahsup edilmesine, huzurdaki dava kötü niyetli olarak ikame edildiğinden davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI\t: Mahkemece; mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişilerin hazırladığı raporda, davalı şirketin davacıya 15.000 TL avans ödemesi yaptığı, davacı tarafından davalı şirkete 16/03/2022 tarihli 76.700-TL miktarlı fatura düzenlediği, taraflar arasında avans ödemesi ve fatura dışında ticari ilişki bulunmadığı, davacının incelenen 2022 yılı  ticari defterlerine göre  takip tarihi olan 18/05/2022 tarihi itibariyle 61.700-TL alacaklı olduğu, davalının incelenen ticari defterlerine göre davacı taraf 15.000-TL avans ödemesi yaptığı, davalı şirketin ticari defterleri ile davacı ticari defterlerinin birbirini doğruladığı ve takip tarihi itibariyle davalının defterlerine göre de davacıya 61.700- TL borçlu gözüktüğü, davalı tarafça ayıp iddiasında bulunulduğu ve 30/05/2022 tarihli İstanbul 2. Noterliği kanalı ile davacıya ayıplı ve hatalı bazalt taşlarının ayıpsız ve hatasız misli ile değiştirilmesi amacıyla ihtar gönderildiği, ihtarnamenin davalıya 01/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin 65.000-TL (KDV hariç) tutarlı faturanın BA bildiriminde bulunduğu, inşaat bilirkişisi tarafından yerinde yapılan inceleme sonucu bir kısım taşların kenarlarında irili ufaklı kırıklar olduğu ve ürün ebatlarının fatura ile örtüşmediği bu nedenle malın açık ayıplı olduğunu gösterebileceği, davacı tarafça takip öncesi faiz talep edilmiş ise de takipten evvel davalıyı temerrüde düşürmediği ve faiz talebinin yerinde olmadığı tespitleri yapıldığını,davalı taraf her ne kadar ürünlerin ayıplı olduğunu ve taşların teslim edilmediğinden haberleri olmadığını iddia etmiş ise de davacının satışını yaptığı taşlara ilgili alınan raporda bir kısım taşlar üzerinde harç kalıntıları olduğu, taşların döşenip geri söküldüğünün tespit edildiği, taşlardaki açık ayıp nedeniyle davalının 2 gün içinde ayıbı bildirmekle yükümlü olduğu, davalı şirketin faturayı 16/03/2022 tarihinde defterine işlediği, ancak 2 günlük yasal süre içinde davacı tarafa ayıp ihbarında bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacı tarafça kesilen faturanın davalı ticari defterlerine işlendiği ve vergi dairesine BA bildiriminin yapıldığı, bu nedenle ürünlerin teslim edildiği kanaatine varılarak davacının davalıdan KDV dahil 76.700-TL faturadan 15.000-TL avans ödemesi düşüldüğünde 61.700-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle itirazın bu miktar üzerinden<br> iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; taraflar arasında bazalt taş alım satımından kaynaklı bir görüşme olduğunu, davacı taraf, malzeme parası diyerek müvekkil davalı şirketten 15.000-TL göndermesini talep ettiğini, müvekkil davalı şirket de görüşmeler devam ederken, daha sonra anlaşılacak bedelden mahsup edilmek üzere 'Ataşehir bazalt' açıklaması ile 15.03.2022 tarihinde davacı tarafa 15.000-TL gönderdiğini, müvekkil davalı şirket bu ücreti gönderirken taraflar arasında henüz bir anlaşma yapılmadığını, davacı taraf ise bu ödemeyi kötüye kullanarak hemen bir gün sonra 16.03.2022 tarihinde müvekkil davalı şirkete fatura kestiği, davacı taraf, ... uygulaması üzerinden görüşmeler ve yazışmalar olduğunu iddia etmişse de bunun doğru olmadığını, davalı şirketin yetkilisi ... olup,davacı taraf ile 'Nevzat bey' olduğu iddia edilen kişi arasındaki mesaj ve arama kayıtlarını kabul etmediklerini devam eden süreçte davacı tarafından müvekkil davalı şirkete ayıplı ve hatalı olarak sayısı dahi belirtilmeyen bazı bazalt taşları gönderildiğini, davalı şirket, gönderilen bazalt taşlarının ayıplı ve hatalı olduğunu davacı tarafa çeşitli iletişim araçları ile derhal bildirmişse de davacı tarafından müvekkil davalı şirkete olumlu ya da olumsuz bir dönüş olmadığını, teslim edilmesi gereken bazalt taşlarını müvekkil davalı şirkete teslim etmediğini, davaya konu bazalt taşları, müvekkil davalı şirket tarafından kesinlikle teslim alınmadığını, davaya  konu bazalt taşları hatalı ve ayıplı olduğunu, davacı tarafın icra takibi başlatması üzerine  30.05.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname çekildiğini, ’ortalık alanda’ bırakılan davaya konu ayıplı ve hatalı bazalt taşlarının müvekkil davalı tarafça kabul edilmediği belirtildiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, alacağın likit olmadığını, icra takibi başlatılırken 76.700-TL satılan mal karşılığı fatura alacağı ve 12.500-TL geçmiş gün faiz alacağı olmak üzere toplamda 89.200-TL alacak talebi ile icra takibini başlattığı,daha sonra icra dosyasına sunduğu dilekçe ile 15.000-TL bedelin icra takibi başlatılmadan daha önce kendilerine ödendiğini beyan ederek alacağını 61.700-TL olarak güncellediğini,  davalı şirket, davacı tarafa malzeme gönderip göndermediğini sorduğunda, davacı taraf, bir yer tarif ederek, ''ortalık alana''  bırakılan malzemelerin yerini söylediğini, davalı şirket de 30.05.2022 tarihinde ''ortalık alanda'' bırakılan malzemelerin kendisine gönderildiğini ancak anlayabildiğini, bu tarihte de hem icra takibine itiraz edilmiş hem de davacı tarafa ayıp ihbarı yapıldığını, bilirkişi raporunda; ''İnceleme esnasında açık alanda, 2 farklı yığın halinde duran bazalt yığınında kaç adet bazalt taşının sayılmasının mümkün olmadığı, ürünlerin koli, balya vb. bir paketinin içinde bulunmadığı, Bir kısım taşların kenarlarında irili-ufaklı kırıklar olduğu (8 ve 9 nolu fotoğraflar), bu durumda malın Açık Ayıplı kabul edilmesi gerektiği, 30 Cm x 60 Cm ölçülerinde olması beklenen bazalt taşlarının bir kısmının, 22 Cm, 26 Cm, 27 Cm ve 28 Cm ölçülerinde olduğu (3 ve 4 nolu fotoğraflar), diğer bir ifade ile ürün ebatlarının fatura ile örtüşmediği, bu açıdan da malın açık ayıplı kabul edilmesi gerektiği, ürünlerin bir kısmının (üst sırada olanların) altında harç olduğunun görüldüğü, diğer bir ifade ile, bir kısım ürünün uygulamasının yapıldığının (döşendiğinin) ve söküldüğünün anlaşıldığı (1 ve 2 nolu fotoğraflar), ürünlerin ölçü ve deformasyonun, uygulamaya engel olabilecek şekilde açık ayıplı (kusurlu) olduğu görülüp tespit edilmiştir.<br>'' denildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE\t:Dava, bir adet fatura bedeli bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.HMK'nın 222.maddesi \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir\" hükmünü haizdir. Her iki yanın 2022 yılı ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği 1 adet faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ve davalının avans ödemesinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinde bulunan kayıtların mutabakat içerisinde olduğu  icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya  61.700-TL borçlandığı belirlenmiştir.<br> Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. Maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının faturaları ve alacağı davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması, BA bildirimi yapılmasına rağmen Davalı taraf teslimin yapılmadığını, ayıba vakıf olur olmaz ayıp ihbarında bulunduklarını savunmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. <br>TTK'nın 18/3 maddesinde; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüte düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağı düzenlenmiş olup, kanunda öngörülen tacirler arasındaki bildirim usulleri, geçerlilik şartı olmayıp ispat şartı niteliğindedir. İçeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü gerekir. Davalı; davacı tarafından 16/03/2022 tarihinde düzenlenen faturayı  itirazsız ticari defterlerine kaydetmiş, iade faturası düzenlememiştir. Davalı vekili ayıbın açık ayıp olmadığını ileri sürmekte ise de taşların  kenarlarında ki kırıklar ve dahi taşların kullanılıp  sökülmüş olması da açık ayıp niteliğindedir. Watshap yazışmalarınında peyzaj mimarı bir kişiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı şantiye alanına ortalık yere bırakıldığını ileri sürse de avans ödemesi yapılması, faturaya itiraz edilmemesi,ayıp ihbarının icra takibinden sonra yapılması  hususları bir arada değerlendirildiğinde savunmaları olağan ve kabul edilebilir değildir. Süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlayamayan davalı ayıba dayalı haklarını kullanma hakkını kaybettiğinden davalı vekilinin karara ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.<br>Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu,davalının davacıya 61.700-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kaydı bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 4.214,72-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.054-TL harcın mahsubu ile kalan 3.160,72-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/06/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28efb6a5b59a2ceb0124806576d97443","SID":"9b07c27f09eed420"}}