{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2024/525 Esas<br>KARAR NO: 2026/260<br>DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 26/07/2024<br>KARAR TARİHİ: 17/03/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin uzun yıllardır alüminyum döküm sistemleri sanayi alanında faaliyet gösterdiğini, davalılar tarafından kurulan ----- ortaklığı ile müvekkili şirket mülkiyetinde bulunan -------üzerinde şirket ve üretim merkezi olarak kullanılmak üzere bir fabrika binasının inşa edilmesiyle ilgili olarak -------- imzalandığını, müvekkiline ait arsa üzerinde, davalıların kurduğu adi ortaklık tarafından inşaata başlandığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin edinimlerini tam ve zamanında yerine getirdiğini, davalı adi ortaklığın su projeyi müvekkili ile imzaladığı sözleşmeye aykırı davrandığını ve edinimi temerrüde düşi ü, davalı adi ortaklığın sözleşmeye aykırılık nedeniyle müvekkili tarafından keşide edilen -----yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işin belirtilen teslim süresi olan ------- tarihinde teslim edilmediğini ve işin yüklenicisi adi ortaklığı edinimi ifada temerrüde düştüğünü bildirdiğini ancak bildirime rağmen adi ortaklığın temerrüt halini devam ettirmesi üzerine bu defa ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile adi ortaklığın işi usulüne uygun bir şekilde teslim etme yükümlülüğünü halen yerine getirmediğini, İlgili kurumlara gerekli başvuruları yapamadığı ve sözleşmeye aykırı hareket ettiklerini bildirerek taraflar arasındaki sözleşmelerin haklı sebeplerle ve derhal feshedildiği ihtar ettiğini, söz konusu Kaba İnşaat Sözleşmesinin 10. Maddesinde sözleşmenin akdine ve taahhüdün ifasına ait vergi, resim ve harçlarla iş kanunu gereğince tesis edilmiş ve edilecek sosyal sigorta primleri kaba inşaat oranında yüklenicinin açacağı iş yeri numarasını belirtmek suretiyle yatırılacak olup yukarıda sayılan ve benzer diğer giderlerin yükleniciye ait olduğunun belirtildiği, adi ortaklığın ödemeleri zamanında yapmadığı ve ----- borcu olduğunu, adi ortaklığın ödemeyi yapmaması üzerine müvekkili şirket tarafından ---- ödeme yapmak zorunda kaldığını, ------- kurucuları olan davalıların söz konusu adi ortaklığın borçlarından tüm malvarlıkları ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili tarafından ---- ödemek zorunda bırakılan borcun belirli olması itibari ile likit olduğunu, müvekkili tarafından likit olan alacağını davalılardan tahsili amacıyla ------ Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalıların haksız ve mesnetsiz itirazları üzerine takibin durduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile, davalıların icra takibine yaptığı itirazın iptaline, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar  tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.<br><br>SAVUNMA:Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin yıllardır şahıs şirketi olarak varlığını sürdüren güvenilir bir firma olduğunu, müvekkili şirket -----, sadece davacının işine mahsus olmak üzere diğer davalı ile adi ortaklık kurduğunu ve bu adi ortaklık ile davacı arasında ----- bulunan alan için kaba inşaat sözleşmesi yapılması kararlaştırıldığını ve taraflar arasında --------tarihli Kaba İnşat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeler tanzim edildikten sonra davacı tarafından bir mimarlık firması yetkilendirilmiş olup tüm inşaat ilgili mimarlık firmasının yönlendirmeleri doğrultusunda inşa edildiğini, proje teslim tarihi ise ------olarak belirlendiğini, davacı ve yetkili mimarlık firmasının talep etmiş olduğu küçük revizeler doğrultusunda müvekkili şirket, kaba inşaatın yapımını tamamlamış fiili olarak teslim ettiğini, ayrıca inşaat davacı tarafından aktif olarak kullanıldığını, davacı ile akdedilen sözleşme  gereği müvekkil şirket ------ üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiş ve inşaatı sözleşmede kararlaştırıldığı haliyle davacıya teslim etmiş olduğundan iş teslim ve iş bitirme tutanağı imzalanmasını istediğini ancak davacı şirket tarafından sürekli olarak geçiştirildiğini, müvekkili şirket bir süre sonra tutanağın davacı tarafça imzalanmayacağını anlamış ve tutanakları imzalamaktan imtina eden davacının müteahhitlik bedeline karşılık olan -----bakiye borcun ödemesini istediğini ancak davacının borcunu ödemediğini ve geçiştirdiğini, davacının borçtan kurtulmaya yönelik ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek zaten teslim edilmiş olan işin tekrar teslim edilmesi istenmiş akabinde ise -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, davacı şirketin, müvekkili şirkete olan borcunu  ödemediği gibi feshettiği sözleşmeden doğan ----giderlerinin karşılanması istediğini, müvekkil şirket işi yapmış olduğu sürece, kendisine düşen tüm ------- giderlerini ödediğini, buna ek olarak alt taşeronu olan firmanın dahi ödemelerini kontrol etmiş ve eksiksiz ödenmesini sağladığını, buna ilişkin ---- tahakkuklarını ve ödemeye ilişkin dekontları dilekçe ekinde sunduklarını, yapılan müvekkili şirket ve alt taşeron firma tarafından ----- tahakkuk bildirimlerinin celbi bankalara müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, ----- söz konusu proje kapsamında herhangi bir borç bulunmadığından müvekkili şirketin kapanış yapabildiğini beyan ederek, öncelikle süresi içinde açılmayan davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının talep ettiği ihtiyati haciz talebinin reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen ------yevmiye numaralı Kaba İnşaat Sözleşmesi'nin 5.2. maddesi hükmüne göre sözleşme konusu işin akdini mütcakip 5 ay gibi kısa bir süre içinde, -----tarihinde bitmesinin kararlaştırıldığı, 2.1 maddesi hükmüne göre davacıya ait projenin kaba inşaat işleri, davacının ve davacı tarafından yetkilendirilen ------ yazılı talimatları doğrultusunda yüklenici (davalılar) tarafından ifa edileceğini, 8. Maddenin hükmüne göre projenin yönetimi ve kontrolü işveren davacı adına --------- tarafından gerçekleştirileceğini, 12.2 maddesi hükmüne göre, yüklenicinin (davalıların) işleri sözleşme ve eklerine uygun yapmaması halinde işveren davacı tarafından makul bir süre verileceğini, 12.3 maddesi hükmüne göre varsa geçici kabulde belirtilen noksanlıklar belirtilen süre içinde yüklenici tarafından tamamlanmazsa ve yüklenici yazılı ihtara rağmen eksiklikleri tamamlamazsa yükleniciye ceza kesilerek gerektiğinde işin başkasına yaptırılacağını, davacı tarafın gerek sözleşme süresi olan ----- tarihleri arasında gerekse sözleşmenin süresi bitimini müteakip münasip bir süre içinde davacının ve davacının projenin yönetim ve denetiminden sorumlu kıldığı ------- tarafından keşide edilmiş bir ihtarname veya başka türlü yazılı bir şekilde bildirilmiş herhangi bir projeye aykırı imalat, inşaat işlerine gecikme ve benzeri bir tespitin ihtar yada yazılı bir bildirimde bulunmadıkları, sözleşme süresinin bitiminden 14 ay sonra ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi düzenlendiği, müvekkilinin sözleşme gereği verilen sürede eksiksiz bir şekilde işi bitirip teslim ettiğini, davacının sözleşme bedelinin tamamını ödemediğini, ---- ortaklığına hitaben------ bildirim yazısı ile prim borcu ve faizinin müvekkili adi ortaklığa tebliğ edilmeksizin davacı tarafça ---- tarihinde ertesi günü ödendiğini, ---------- yazısında prim borçlusu olarak görülen adi ortaklığa ödeme için tebliğden itibaren 30 günlük süre verildiğini, adi ortaklık tarafından tebellüğ edilmemiş bu şekli ile söz konusu prim borcuna karşı itiraz haklarının dahi kullanılmasına olanak tanınmadığını, davacı tarafça yapılan ödemeden adi ortaklığın ve müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, sözleşmenin alt taşeronu olan ----diğer davalı ------- tarafından söz konusu prim borçlarının ödendiğini, davacının ihtiyati haciz talebinin haksız olduğundan reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılıma giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.<br><br> İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.<br>b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.<br>c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde  borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde;  davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu,  ödeme emrinin borçluya  tebliğ edildiği; borçlu vekili  tarafından  itiraz dilekçesinde Borca itiraz edildiği,  itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği  huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece  yapılan yargılama sırasında taraflarca  gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen  raporda özetle; \" Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ------- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketlerin kurmuş olduğu adi ortaklığın------ yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, ------yılına ilişkin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdikinin bulunmadığı, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; dosya içerisinde davalılar tarafından idarenin tahakkuk ettirdiği fark prim borcunun gerçeği yansıtmadığı, idareye eksik bildirimde bulunulmadığı, doğru şekilde prim beyanında bulunulduğu, idarenin gerçeğe uygun olmayarak prim tahakkuk ettirdiğine dair bir veri olmadığı, ayrıca heyetimizin ------- tahakkukuna ilişkin bir uzmanlığı bulunmadığından, asıl işveren konumundaki mütesilsil borçlu davacının, ifadan imtina edip edemeyeceğinin bilinmediği, tek başına bildirimde bulunulmamasının ise, davalılar tarafından da idareye bir ödeme yapıldığı tespit edilemediğinden, davacının rücu hakkını engellemeyeceği, Mevcut durumda, İdarenin tahakkuk ve tahsil ettiği fark prim borcunun gerçeği yansıtmaması, aksinin varit olması halinde, bu itiraz aslında borcun olmadığına bu bakımdan, asıl borca ilişkin bir defi olduğundan, davacı ifadan imtina etmediğinden davalılara rücu edemeyeceği, İdarenin tahakkuk ve tahsil ettiği fark prim borcunun gerçeği yansıtması, aksinin ortaya konulamaması halinde ise, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının ödemiş olduğu ------- davalılardan talep edebileceği,  Faiz: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdirinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır.\" şeklinde rapor sunulmuştur.Mahkememizce, itirazların değerlendirilmesi ve kök raporda belirtilen ek prim tahakkukunun  yerinde olup olmadığı hususunun da değerlendirilmesi için  kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine ---- uzmanı bilirkişi de eklenmek sureti ile bilirkişi heyetinden ek rapor tanzimi istenilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle;\" Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin -------- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketlerin kurmuş olduğu adi ortaklığın -------yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, ---- yılına ilişkin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdikinin bulunmadığı, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; dosya içerisinde davalılar tarafından ---tahakkuk ettirdiği fark prim borcunun gerçeği  yansıtmadığı,---- eksik bildirimde bulunulmadığı, doğru şekilde prim beyanında bulunulduğu ileri sürülmüş olsa da ------ gerçeğe uygun olmayarak prim tahakkuk ettirdiğine dair bir veri olmadığı, tahakkuk ettirilen primlerin dayanağının, 5510, m.85 hükmü gereği olduğu, tahakkuk ettirilen prim borcunun, iskana konu ilişiksizlik/borcu yok yazısı alınabilmesi için davacı işveren tarafından ödendiği, davacının bu ödemeyi yapmaması halinde -------- mülkiyeti davacıda bulunan inşaat için iskana konu ilişiksizlik/borcu yok belgesi düzenlemeyeceği ve buna bağlı olarak da davacının iskan belgesi alamayacağı, davalılar tarafından da ------- asgari işçilik uygulaması sonucu tahakkuk ettirdiği fark prim borcuna ilişkin ödeme yapıldığı tespit edilemediğinden ve ödeme de davacı tarafından yapıldığından bu hususun davacının rücu hakkını engellemeyeceği, 5510, m.85 hükmü gereği, yapılan bina inşaatına ait asgari işçilik hesabına dayalı tahakkuk ettirilecek fark prim borcunun, 5510, m.89 hükmü gereği inşaatın yapımını üstelenen işveren tarafından ödenmesi gerekeceği, Mahkeme tarafından, davalı adi ortaklığın üstlenmiş olduğu inşaat için -------- tarafından 5510, m.85 hükmü gereği tahakkuk ettirilen asgari işçilik hesabına dayalı fark prim borcunun ve buna ilişkin gecikme zammının 5510 sayılı Kanunun 89'uncu maddesi hükmü gereği, inşaat işvereni statüsüne sahip olan davalı adi ortaklık tarafından ödenmesi gerektiği değerlendirilerek; davalı adi ortaklık işverenleri tarafından ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen ve davacı şirket tarafından iskana konu borcu yok yazısı alınabilmesi için -----ödenen gecikme zammı dahil 192.620,98 TL tutarında yapılan ödemenin davalı adi ortaklık şirketinden alınarak davacıya ödenmesi gerekeceğine hükmedilebileceği, bu hükme bağlı olarak, davalı borçlu adi ortaklık işverenlerinin----Esas sayılı dosyasına yaptıkları takibe itirazın iptali ile ------ sayılı dosyası icra dosyasındaki takibin devamına hükmedilebileceği, davacının ------- tutarlı alacağına takip tarihinden ----itibaren ticari işlere uygulanacak Ticari Avans Faizinin uygulanmasına hükmedilebileceği, Mahkeme tarafından davalı borçlu adi ortaklık şirketi hakkında davacıya asıl alacak tutarı olan --- tutar için -----oran üzerinden İcra İnkar Tazminatı ödenmesine hükmedilmesi halinde, İcra İnkar Tazminatı tutarının --- olması gerekeceği,\" şeklinde rapor  sunulmuştur. Somut olayda taraflar arasında imzalanan ----- yevmiye no. İle ----imzalandığı, davacının işveren davalıların ise yüklenici olduğu, davalıların sözleşmesi konusu işi adi ortaklık olarak üstlendikleri, davalıların adi ortaklığı oluşturan ortaklar olduğu, sözleşme kapsamında doğaacak ------ ödemelerinin davalıların oluşturduğu adi ortaklığın sorumlu olduğu ancak davalıların ödemeleri yapmaması sebebiyle davacının --- yaptığı ödemeleri talep ettiği görülmüştür.Taraflar arasında imzalanan ---- yevmiye no.lu Kaba İnşaat Sözleşmesi’nin 6. Maddesi ile----Maddesinde  düzenlenen Sözleşmeye Ait Vergi, Resim ve Harçlar İle Sigorta Primleri maddesinde; 6.1- 10.1 Bu sözleşmenin akdine ve taahhüdün ifasına ait, vergi, resim ve harçlarla, İş Kanunu gereğince tesis edilmiş ve edilecek ---- primleri kaba inşaat oranında Yüklenicinin açacağı işyeri numarasını belirtmek suretiyle yatırılacak olup yukarıda sayılan ve benzeri diğer giderler Yükleniciye aittir. İhalenin tasdiki tarihinden sonra yeniden vergi, resim ve harçlar konması veya mevcut vergi resim ve harçların ve----- ait primlerin artması gibi sebeplere dayanarak Yüklenici herhangi bir talepte <br>bulunmayacaktır… <br>6.3- 10.3 Yüklenici ve/veya Yüklenici taşeronları bu işte çalıştırdığı personel ve işçilerden tüm resmi kurumlar nezdinde sorumlu olup, bu personel ve işçilerin ücretlerini muntazam ödeyecek ve bunlara ait her türlü vergi, sigorta primleri vs. zamanında ilgili kuruluşlara bildirecek ve ödeyecektir. <br>6.5-10.5 Yüklenici ve/veya Yüklenici taşeronları tarafından istihdam edilecek personelin iş kanunu, sosyal sigortalar kanunu, borçlar kanunu diğer mevzuat hükümlerinden doğacak, ücret, fazla mesai ücretleri, prim, kıdem, ihbar, işe iade davaları sonucu ödenecek tazminatlar, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle ödenmesi gereken her türlü tazminatlar, işçinin iş kazası sonucu yaralanması halinde ödenecek maddi ve manevi tazminatlar, işçinin vefatı halinde ödenmesi muhtemel destekten yoksun kalma tazminatları ve her türlü <br>İşveren yükümlülükleri, gelir vergisi, damga vergisi gibi tüm işçi ve İşveren haklarının ödenmesi ve mevzuattan kaynaklanan personele ve resmi kurumlara karşı ve diğer borç ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesi Yükleniciye aittir. ....Söz konusu bedeller, herhangi bir nedenle İşveren’den talep edilir veya İşverence ödenmesi gerekirse, <br>İşverenin ilk yazılı talebi üzerine, Yüklenici bu bedelleri derhal tazmin edecektir ve Yüklenici, kendisi tarafından yapılacak ödemenin fiilen İşverene yapıldığı güne kadar işleyecek ticari faizi ile birlikte söz konusu tutarları nakden ve defaten ödemeyi, İşverenin kendisine her zaman rücu hakkının saklı olduğunu bildiğini ve bu türden bir rücu talebinde tüm defi ve itirazlarından peşinen feragat ettiğini gayri kabili rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt eder...” Şeklinde hükümlerin düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan ---- borcu ödemesine ilişkin dekontlar ve ---- yazı cevaplarının incelenmesi neticesinde davalılar adına ---- tarafından taahhuk ettirilen ---- gecikme zammı olmak üzere toplam ---- tarihinde davacı tarafından ödendiği, yukarıda bahsedilen sözleşme maddelerine göre ---- primlerinden davalıların sorumlu olduğu, ---- uzmanı tarafından da primlerin yerindeliğinin denetlendiği, davacının davalılar adına ödediği prim borçlarını davalılardan sözleşme hükümlerine göre talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulü yolunda karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve  işin  çabuk  bitirilmesine  engel  olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi, bilirkişi raporu,------- yazı cevabı, prim borçlarının ödenmesine ilişkin dekontlar birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin  kabulüne karar verilmiştir.<br> <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davanın KABULÜNE,<br>1-Davalının --------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,<br>2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan  asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Karar harcı 13.157,93-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.326,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.831,54-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan  427,60-TL başvurma harcı,  2.326,39-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam  2.753,99-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından yapılan  910,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 20.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.910,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.800.00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,<br>Dair; davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/03/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"711e0fefe306bd1b","SID":"02b01c21d9594f18"}}