{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                             <br><br>ESAS NO\t: 2022/325 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/206<br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/05/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 10/03/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda  özetle; Müvekkilinin,  05.09.2019 tarihinde  ... üzerinde sevk ve idaresindeki  ... numaralı  motorsikleti ile şirinevler istikametinde seyir haline iken plakasını alamadığı  bordo renkli bir araç  sürücüsünün aniden önüne kırması neticesinde  direksiyonunu sağa kırmak suretiyle çarpmayı engellemeye çalıştığını, bu arada yere düşmemek için  orada park halinde bulunan  beyaz renkli bir minibüse elini koyduğunu ancak avuç içiyle biraz destekli vurunca müvekkilinin sağ omzunun kırılmak  ve çıkmak suretiyle yaralamalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, müvekkilinin kaza sonrasında sağ omuzunda  kırık ve çıkık  meydana geldiğini, kazaya karışan ve müvekkiline kusurlu olarak aniden çarpan araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerinden kaçması nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmesinin mümkün olmadığını, olay yerine kazayı görenler tarafından ambulans çağrıldığını ve müvekkilinin  hemen ...  Hastanesi'ne kaldırılarak tedavisinin yapıldığını, müvekkilinin sağ omzuna kırık ve çıkma sonrasında tedavi ve ameliyat olan müvekkilinin kazadan ancak  10 gün sonra şikayetçi sıfatıyla ifade verdiğini, kazadan sonra davalı kuruma alınan tam teşekküllü hastaneden alınan   %8 oranında maluliyet raporu alındığını ve müvekkiline çarpan aracın tespit edilememesi nedeniyle davalıya yapılan tazminat talebi, kaza ile illiyet-nedensellik bağı bulunmadığından bahisle reddedildiğini,  fazlaya ilişkin talep ve sair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere   50  TL trafik kazası sonrasında meydana gelen geçici-sürekli iş göremezlik tazminatının (belirsiz alacak olarak)     kaza tarihi olan 05.09.2019 tarihinden itibaren ticari faizle ile birlikte tahsiline, her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Yerleşik içtihat gereğince,  plakası tespit edilemeyen aracın varlığı,  kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispat edilemez ise talebin reddedilmesi gerektiğini, meydana geldiği iddia edilen olayla ilgili davacı tarafın çelişkili ifade ve beyanları dışında kazanın oluştuğuna dair somut deliller bulunmadığını ayrıca önemle belirtmek gerekir ki davacının, kaza tarihi olan 05.09.2019 tarihinde 11 gün sonra 16.09.2019 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliği'nde iddia konusu ile ilgili şikayetçi olduğunu, 05.09.2019 tarihli iddia edilen kazanın meydana gelmesinde her ne kadar plakası belirlenemeyen aracın kusuru bulunduğu iddia edilmekte ise de olayla ilgili olarak kaza tespit tutanağı dahi tanzim edilemediğini, davacının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusursuz olduğunun  da ispat edilemediğini, dolayısıyla kazanın oluş şekli hakkında herhangi bir kanaat getirilememekle birlikte davacı tarafça bilinmeyen aracın varlığını ispata dair herhangi bir bilgi veya belge sunulamadığını, Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, HMK’nin 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılması gerektiğini, haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesine göre, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, tespiti halinde davanın iddia konusu araç sürücüsüne ve sigorta şirketine ihbarına, karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış dosyamız arasına alınmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, tazminat  istemine ilişkindir. <br>Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 05/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasının çift taraflı mı yoksa tek taraflı mı olarak yapıldığı, kusur durumu,  kazada yaralanan davacıda geçici veya sürekli iş gücü kaybı olup olmadığı,  kazada yaralanan davacının malul olup olmadığı, maluliyet oranı ve tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalının  sorumlu olup olmadığı  hususunda toplanmaktadır. <br>Soruşturma dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmış, kazaya ilişkin kamera vb. kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Eldeki davada, 5684 sayılı sigortacılık kanunu m.14 kapsamında davacının karıştığı trafik kazasına kimliği tespit edilemeyen bir kişinin neden olduğu ve davalı ... Hesabı'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, bu hususta ispat yükünün de davacının üzerinde olduğu gözetildiğinde davaya konu trafik kazasına kimliği tespit edilemeyen bir kişinin neden olduğu bu aracın ZMMS yaptırmak zorunda olan araçlardan olduğu yönündeki iddianın ispata muhtaç kaldığı anlaşıldığından kusur ve maluliyet raporu alınmasının dosyanın esasına etki etmeyeceği dikkate alınarak usul ekonomisi ilkesi ve yargıda hedef süreler çerçevesinde davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;<br>1-Davanın ispatlanamadığından reddine, <br>2-Karar tarihine göre alınması gereken  732,00 TL  harcın  peşin alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile eksik yatan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince  hesaplanan  50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davacı ve davalı  tarafından yatırılan ve  artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara  iadesine, <br>  Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın  tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde  istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 10/03/2026          <br><br>         <br>           Katip \t\t                                            Hakim <br>     ¸e-imzalıdır\t\t\t\t      ¸e-imzalıdır     <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"457b6c0f01a2d5801772c9c262d7f127","SID":"ffe646965ce83910"}}