{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/512 <br>KARAR NO: 2026/413<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/02/2026<br>NUMARASI: 2026/....... 2026/.....<br>DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi<br>Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili  tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Ret  talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı vekili  tarafından istenilmiş olmakla,  süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:                                               <br>K A R A R<br>Taraflar arasında görülen  dava sırasında davalı  vekili  tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; dosya tekemmül etmeden, deliller toplanmadan ve bilirkişi raporundaki eksiklikler giderilmeden tahkikatın sona erdirilmesine karar verildiği, Yargıtay  ilamındaki belirtilen şekliyle ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadığı, ayrıca davacının ödemekle yükümlü olduğu harç konusu çözülmeden esasa ilişkin işlemleri yapıldığı,  rapora ilişkin itiraz ve taleplerin değerlendirilmediği, yeni bir heyetten  usulüne  uygun rapor alınmasının gerektiği, deliller toplanmadan ve karşı tarafın beyanları doğrultusunda rapor hazırlandığı,  incelenmesi istenen hususlar bakımından raporda değerlendirme yapılmadığı dilekçede anlatılan sebeplerle Mahkeme heyetinin reddi talebinin kabulü ile  başka bir heyet tarafından yapılacak yargılama ile davanın kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.  Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup,  HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde  taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır. Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye  kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.<br>Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.Dosya kapsamına göre, somut olayda  HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi  ve çekilmesini  gerektirecek sebeplerinin  bulunmadığı, reddeden davalı tarafından mahkemece dosya tekemmül etmeden, deliller toplanmadan ve bilirkişi raporundaki eksiklikler giderilmeden tahkikatın sona erdirilmesine karar verildiği, Yargıtay  ilamındaki belirtilen şekliyle ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadığı, ayrıca davacının ödemekle yükümlü olduğu harç konusu çözülmeden esasa ilişkin işlemleri yapıldığı,  rapora ilişkin itiraz ve taleplerin değerlendirilmediği, yeni bir heyetten  usulüne  uygun rapor alınmasının gerektiği, deliller toplanmadan ve karşı tarafın beyanları doğrultusunda rapor hazırlandığı,  incelenmesi istenen hususlar bakımından raporda değerlendirme yapılmadığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, tahkikatın yapılması ve delil toplama gibi hususlarda hakimin yasal taktir hakkının bulunduğu  yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.İlk derece mahkemesince HMK'nın 42/4 maddesi gereğince reddeden aleyhine  para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre  red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir.  Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında aşagıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, İSTANBUL ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2026/.... D.İş, 2026/... karar sayılı  kararının KALDIRLMASINA,<br>2-Davalının   reddi hakim talebinin   reddine,<br>3-HMK’nın 42/4 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından  davalı  hakkında disiplin para cezası tayinine yer olmadığına,<br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf giderinin üzerinde bırakılmasına,<br> Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a7df0be568298d018fd80f53a64d172","SID":"9ff466807182c8a3"}}