{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/901 <br>KARAR NO\t: 2026/425<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/12/2024<br>NUMARASI\t: 2024/689 E - 2024/1058 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 17/02/2026<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;  davacının , davalı şirket ile yaptığı  abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan  ... sözleşme  no’lu tesisatla uzun süredir  enerji kullandığını,  faturalarını düzenli olarak ödediğini,ancak  müvekkili  şirkete gelen davalı çalışanlarının müvekkilinin tesisatında  kaçak kullanım olduğu gerekçesiyle  219.506,80-TL'lik fatura tahakkuk ettirdiklerini   ve  bu fatura borcundan kaynaklı   Bakırköy 17.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, ilgili Yönetmeliğe uygun bir kesme olmadığı halde sistemde kesme yapmış gibi gösterip, bu dönemdeki kullanımın  usulsüz ve kaçak olarak  gösterdiğini,  günlük sekiz saat çalışan iş yerini yönetmelik dşına çıkarak 21 saat çalışıyor gibi hesaplama yaptığını, son okuma tarihinden itibaren 23 günlük süre geçmesine rağmen, yine yönetmelik dışına çıkarak belge bulgu yokmuş gibi 365 gün geriye gidildiğini, kulanım faktörü çarpan olarak alınmadan hesaplama yapıldığını, bu sebeplerle müvekkilinin  abonesi olduğu  ... sözleşme No’lu Tesisatla ilgili olarak  haksız yere  tahakkuk ettirilen  219.506,80-TL'lik fatura ve buna dayalı yapılan icra takibinden  borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu mahalde bulunan sayaçta 22.01.2022 tarihinde yapılan kontrolde ... seri numaralı ... marka sayaçta \" şebeke kare buatından ek almak suretiyle harici hat üzerinden enerji kullanıldığı\" tespit edildiği, tespite istinaden tüketici adına 22.01.2022 tarihli H/508351 seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı tanzim edildiği ,söz konusu tutanağa istinaden davacıya yönelik 07.02.2022 son ödeme tarihli kaçak elektrik kullanım faturası düzenlendiği, tespit ve tahakkukun mevzuata uygun olduğunu beyanla ,davanın reddine karar verilmesini  istemiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  Davanın kısmen kabulü ile davacı yanın Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında 111.173,65TL'lik kısım yönünden davalı yana borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,    karar verilmiştir.<br>Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.1-Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  Müvekkili hakkında  haksız ve hukuka aykırı  faturalar nedeniyle icra takibi başlatılmış olduğu, yargılamada  tek bir rapor alınarak karar verilmiş olduğu, Ek rapor alınması gerektiği ve alınması gereken bu ek raporunda heyet tarafından alınması ve tanzim edilmesi gerektiğine ilişkin taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığı ,tek bir mühendis tarafından hazırlanan  hatalı bilirkişi raporunu kabul etmelerinin  mümkün olmadığı, müvekkilinin yıllardır abonesi olduğu davalı kurumdan elektrik hizmeti aldığını,bu hizmetlerin karşılığı olan fatura bedellerini de eksiksiz ve zamanında yatırdığını, elektrik gibi teknik hususları içeren bir alanda alınan bilirkişi raporlarının heyet tarafından hazırlanması gerektiği, bu yönde emsal Yargıtay kaarları bulunduğu, Yargıtay kararları ile kaçak elektrik tüketimine dayalı olarak tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle açılan icra takibinde ; somut olaya göre hesaplama ve incelemenin ne şekilde  yapılacağının mevzuat ve Yargıtay kararlarında açıklandığını,bu sebeplerle    kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.<br>2- Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  mevzuat hükümüne ve mevcut delil durumuna göre, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tespit ve tahakkuku mevzuata uygun olduğu,  davacının kaçak elektrik kullandığının ispat edildiği,hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, bilirkişi tarafından sunulan raporlardaki hesaplamada hatalı bir şekilde sayaç demant değerinin harici hattan beslenen cihazlar üzerinden belirlenen güçten düşülerek fatura hesaplaması hatalı ve mevzuata açıkça aykırı olduğu,bilirkişi tarafından her ne kadar EPTHY 44/2-b hükmüne göre hesaplama yapılması gerektiği belirtilse de hesaplamaya esas teşkil edecek madde EPDK yönetmeliğinin 44. Maddesinin 3. Fıkrası olup,düzenlemenin ;  \"(3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.\".şeklinde olduğu ,işbu yönetmelik maddesinde açıkça ayrı bir hat çekilerek beslenen ve müvekkili kurum çalışanları tarafından da tutanağa derç edilen cihazlar üzerinden güç tespiti yapılması gerekmekte iken bilirkişi tarafından sayaç demant değerinin işbu kurulu güçten düşülmesi ve 0,6 çarpanı ile de çarpılarak güç tespiti yapılması açıkça mevzuata aykırı olduğu,  dosya kapsamında sundukları  kaçak elektrik kullanım tutanağının ekinde sunulan cihazların toplam gücü 20.160 W olarak belirtildiği ve kaçak elektrik kullanım bedelinin işbu değer üzerinden hesaplanması gerektiği,mükerrer kaçak iddiası göz önün alındığında davalının sözleşmedeki kurulu güce bağlı kalacağının düşünülemeyeceğini,8 saatlik çalışma süresini kabul etmedikleri gibi,0,6 katsayı çarpımının da hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir.<br>HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve  ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , menfi tesbit      talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan   Bakırköy 17.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı  ... ... Anonim Şirketi tarafından, borçlu... aleyhine 219.506,80TL kaçak elektrik bedeli asıl alacak, 2.458,48TL faiz, 442,53TL KDV olmak üzere toplam 222.407,81TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık  %19,2 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.   Yargılama safahatı incelendiğinde :Mahkemenin 2022/194 esas sayılı dosyasında, davacı ... tarafından davalı ... A.Ş aleyhine açılmış olan menfi tespit davası görülmekte iken, ... A.Ş tarafından ... aleyhine İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/358 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali talepli davanın mahkemenin 2022/194 Esas sayılı dosyasındaki dava ile  birleştirilmesine karar verilmiş,bunun üzerine  2022/194 esas sayılı dosyadaki yargılama sürecinde 13/11/2024 tarihli celsede menfi tespit talepli davanın tefrik edilerek  2024/689   esasına kaydedilmesine karar verilmiştir. İş bu dava ,tefrikine karar verilen (esasen ana dava olan) menfi tesbit davasıdır.Tefrik sonucu ana dava haline gelen , itirazın iptali konulu  dosyada\" 1-Davanın kısmen kabulü İle davalı yanın Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 108.333,15 TL asıl alacak, 1.213,33 TL işlemiş faiz ve 218,40 TL KDV üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ,109.764,88 TL alacağın % 20'si oranında hesaplanan 21.952,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" şeklinde  karar vermiştir.Sözkonusu kararın istinafı üzerine ,Dairemizce Esas No: 2025/473  Karar No: 2025/1776  sayılı kararla  istinaf incelemesi  sonucunda   \" Dosya kapsamından davacının harici hat çekerek kaçak elektrik kullandığı açıklığa kavuştuğundan,hükme dayanak yapılan kök ve  ek bilirkişi raporunun taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu görülmekle,yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek kalmadığı düşünülmüştür.\" gerekçesiyle  \"Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,  \" temyizi kabil olarak karar verildiği kararın temyiz edildiği  UYAP sistem kayıtlarından anlaşılmıştır.  HMK’nın 165. maddesinde; “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.” hükmü düzenlenmiştir.Buna göre görülmekte olan bir davanın sonuçlanmasının, başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için iki şartın gerçekleşmesi gerekir.1- Bekletici sorun yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması,2- İki dava arasında bağlantı bulunması.Davalardan biri hakkında verilecek kararın, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı varsayılır ve biri diğeri için bekletici sorun yapılır.Somut olayda ,her iki dava aynı kaçak tutanağına ve aynı icra takibine  dayanılarak açılmış olmakla,  arasında bağlantı bulunduğu açıktır.Mahkemece ,her iki dava arasında sıkı irtibat bulunmasına rağmen tefrik kararı verilmiş ise de ,bu durumda diğer  davada verilecek kararın bu davayı etkileyecek olması da gözardı edilerek,diğer dava bekletici mesele yapılmamıştır.Bu durumda, aralarındaki bağlantı nedeniyleitirazın  iptali davasının sonucunda verilecek hükmün kesinleşmesinin bekletici sorun yapılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden ,kararın  bu sebeple kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,açıklanan şekilde  yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,\t<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,\t<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/02/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33e1ce1695abc56e7e13070c51cb0ba5","SID":"4cdfceee8e8cbea4"}}