{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2016/478 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2020/353<br>DAVA\t\t\t: Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/06/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 15/09/2020<br><br>\tMahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>TALEP\t:\t<br>\tDavacılar dava dilekçesinde özetle; kooperatifin ... tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı neticesinde ve genel kurul üyelerince alınan karar doğrultusunda yapılan seçim sonucunda, ..., ..., ...'dan oluşan yönetim kurulu üyeleri ve ...  ...  ile ...  ...  oluşan denetim kurulu üyelerinin görevine son verildiğini, bu genel kurul toplantısında ...  yılının faaliyet raporu ve denetim kurulu raporları okunduktan sonra eski yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibra edilmediğini, ...  tarihli genel kurul toplantısında, kooperatifin bu tarihten önceki mali faaliyetlerini denetlemek üzere hesap teknik komisyonu kurulmasına karar verildiği, komisyonca rapor düzenlendiğini, ... tarihinde kooperatif kasasında mevcut görünen fakat fiilen mevcut olmayan ...  TL'nin ... tarafından ... , ...  ve ...  tarihlerinde üç taksit halinde tutanak belgeleri ile kooperatife ödendiğini, bunlar haricinde bir ödeme olmadığını,  hesap tekniği raporunun düzenlenmesinden sonra kooperatifçe eski yönetim kurulu üyelerine gönderilen Antalya ... ... . Noterliği'nin ... tarih ...  yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ilgili miktarların kooperatifin banka hesabına ödenmesinin istenildiğini, davalıların ...  tarihli dilekçesi ile yatırdıkları fazla aidatın hesap teknik komisyonunca düzenlenen raporunda belirtilen SGK ve vergi borcu sebebiyle ödediği miktardan düşülmesini talep ettiklerini, davalıların kooperatifi zarara uğrattıklarını kabul ettiklerini, ... tarihli genel kurul kararıyla ve oy çokluğu kooperatif eski yöneticisi olan davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, kooperatif üyelerinin sorumluluğunun müteselsil sorumluluk olduğunu, kooperatif müdürü ...'ın da sorumluluğu bulunduğunu, ...  tarihli mizanda ... nezdinde bulunan ... TL personel avansı, ...  tarihli mizanda ...  çıktığını, ...'ın ...  5 aylık maaşı mahsup edilerek ... kaldığının görüldüğünü, ... nezdinde tutulan meblağlar ile ödenmeyerek birikmiş faizi ile kooperatifin borcu haline gelen SGK ve vergi tahakkukları arasında yakın ilişki bulunduğunu belirterek ...  TL personel avansı, ...  TL diğer kişilere verilen kaydıyla mizana işlenen miktar ile ...  TL personel verilen iş avansı kaydıyla işlenmiş miktarlar olmak üzere ...  TL muaccel hale gelmesinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacılar vekili ...  tarihli ıslah dilekçesi ile; talep sonucunu ... TL olarak ıslah etmiştir.<br>CEVAP\t: <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu, aynı iddialarla Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayetle ilgili olarak nitelikli dolandırıcılık suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, ceza dosyasındaki savunmalarını tekrar ettiklerini, kooperatif kasasında iddia edildiği gibi bir paranın bulunmadığını, davacıların iddialarına Antalya ... . Noterliği'nin ...  tarih ...  yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /...  E. Sayılı dava dosyasında davalıların kusurlu olmadıkları yönünde rapor verdiklerini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... cevap vermemiştir.<br>\tDavalı ... vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; ıslahla talep edilen miktarın zaman aşımına uğradığını belirtmiştir. <br>DAVA\t:<br>\tDava, kooperatifin önceki dönem yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ:\t<br>\tDava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 561. maddesinde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>\tAntalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....  tarih ... /... E. ... /...  K. sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının .... ... ..., davalının ...  ...  ... Yapı Koop. olduğu genel kurulun iptali istemli davada davanın kısmen kabulüne ... tarihli ... koop genel kurulu kararın iptaline, bakiye taleplerin feragat nedeni ile reddine karar verildiği görülmüştür.<br>\tAntalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ...  tarih .../... E. .../... K. sayılı dava dosyasının incelenmesinde; müştekinin ... ... ..., katılanın ... ... , ...  ...  ...  ... , ... ..., ... ... ..., ... ...; sanıkların ..., ..., ..., ..., ... ..., suçun görevi kötüye kullanmak suçu olduğu, sanıkların cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>\tYeminli Mali Müşavir ... ..., SMMM ... ..., SMMM ... ... ... tarihli müşterek raporunda özetle; davacı kooperatifin ... ve ... yılı ticari defterlerinin açılış tasdikini süresi içinde yaptırdığı, kapanış tasdikinin bulunduğunu, devir mizan verilerine göre, kasada bulunan nakdin ... adına kooperatife ödendiği, kasadan nakit olarak çıkış yapılan ve hesaplarda kooperatifin alacağı olarak görünen iş ve personel avans toplamının ...  TL olduğu, personel ve iş avans ödemelerinin neye istinaden yapıldığına ilişkin bir açıklama ve belgesinin bulunmadığını, nakit çıkışlarının kooperatifin faydasına olmadığı, zarara uğradığı belirtilmiştir.<br>\tYeminli Mali Müşavir ... ..., SMMM ... ..., SMMM ... ... ... tarihli müşterek raporunda özetle; davalı müdür ...'a ücret ve iş avansı adı altında fazla ödeme yapıldığı, bu nakit çıkışlarının kooperatifin faydasına olmadığı, ... - ... tarihleri arasında kooperatifin ... - ... yılı defter kayıtlarına göre davacı kooperatifin toplam ...  TL zararına sebebiyet verdiklerini, zararın oluşma tarihlerinde davalı kooperatif yönetici ve müdürlerinin görevde olduklarını ve her birinin bu zarardan sorumlu olduğunu belirtmiştir. <br>\tTarafların iddia ve savunmaları ile davanın mahiyeti gereğince kooperatif yöneticilerinin sorumluluk şartları, dava açma koşul ve şartları ile zamanaşımına kısaca değinmekte yarar bulunmaktadır. <br>\t1163 sayılı Kooperatif Kanunu’nun 62. maddesi ve yine aynı kanun’un 98. maddesi yollaması ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 553. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zarardan kooperatife karşı da sorumludurlar.<br>\t1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş ve yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre, işleri titizlikle ve en iyi şekilde yürütmekle ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmış, ayrıca kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu oldukları da ifade edilmiştir. Kooperatifler Kanunu ve anasözleşmede, yönetim kurulu üyelerinin bu sorumluluklarının niteliği yönünden açık bir hüküm mevcut değilse de, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi, kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndaki anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağını göstermiş olduğundan, anonim şirketlerle ilgili hükümlere bakmak gerekmektedir. Anonim şirketlere ilişkin olan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (eTTK)'nun m. 336/1 ve 5. fıkrasında ise, kanun ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği vazifeleri kasten veya ihmal neticesi olarak yapmayan yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu bulundukları belirtilmiştir. Bu tür sorumluluğun neticesi olarak, yönetim kurulu üyelerinin bütün kooperatif işlerine titizlikle ilgi göstermek, yönetim kurulu adına yapılan işlemleri ve harcalamaları kontrol etmek görevini kasıt veya ihmal sonucu yerine getirmemeleri halinde birlikte ve müteselsilen sorumlu olacakları tabiidir. eTTK'nun 336 ve 338. maddelerine göre, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, kusura dayanan bir sorumluluktur. Bu maddelere göre, yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulabilmesi için kusurlu eylemlerinin bulunduğunun sabit olması gerekir. Ancak, kooperatiflerde de uygulanma olanağı bulunan eTTK'nun 338. maddesi, yönetim kurulu üyeleri aleyhine bir kusur karinesi kabul etmiştir. Yani, bir zarar doğmuş ise, bu zararın yönetim kurulu üyelerinin kusurlu eylemleri sonucu oluştuğunun kabulü asıldır. Şu halde, yönetim kurulu üyeleri, kusursuz olduklarını ispat etmeleri gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/01/2014 tarih 2013/11-158E. 2014/33K. sayılı kararı). Davalılar hakkında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 557. uyarınca, kusur oranı esasına bağlı farklılaştırılmış müteselsil sorumluluk uygulanacaktır (Kaplan, İbrahim; 6102 sayılı YTTK Hükümlerine Göre Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri ve Diğer Üst Yöneticilerin, Şirkete, Ortaklara ve Şirket Alacaklılarına Karşı Hukuki Sorumluluğu, Ankara Üni. Hukuk Fak. Dergisi, 65 (4) 2016, s. 3508). <br>\t1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile kooperatiflerde de uygulanması gereken TTK'nın 341. maddesi hükmüne göre, genel kurulun dava açılmasına özel olarak karar vermesi gerekir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 04/02/2013 tarih 2012/6649E. 2013/509K. sayılı kararı). 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. ve yine aynı Kanun'un 98. maddeleri yollaması ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nın 336. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zararlardan kooperatife karşı da sorumludurlar. Kooperatif tarafından yöneticilere karşı açılan bir sorumluluk davasının görülebilmesi, TTK'nın 341. maddesi gereğince, genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Ancak, anılan usuli eksiklikler mahkemenin kabulünün aksine dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanabileceğinden anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddini gerektirmez. Esasen bu hususlar üzerinde mahkemece de re'sen durulması zorunludur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/12/2017 tarih 2017/23-2039E. 2017/1555K. sayılı kararı). 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 555/1. maddesi gereği işbu davanın davacı kooperatif adına temsilcileri ya da vekili tarafından açılması gerekir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. madde hükmü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda yer almadığından, mahkemece, davaya davacı kooperatif temsilcilerinin huzuruyla ya da onların vekilleri marifetiyle devam edilmesi gerekmektedir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2019 tarih 2019/1286E. 2019/1072K. sayılı kararı).<br>\t Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesinin yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 560. maddesine göre uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu ve kooperatif adına yetkili genel kurulca işbu davanın açılmasına ilişkin kararın alındığı genel kurul toplantısı ile süre başlamaktadır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/11/2017 tarih 2016/2547E. 2017/3294K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 560. maddede yazılı \"Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır.\" hükmünün belirtilen çerçevede irdelenmesi de gerekir.<br>\tYönetim Kurulu üyelerine karşı aslî dava hakkı sahibi şirkettir. Şu halde iki yıllık sürenin şirketin dava açmaya yetkili organının sorumluyu ve zararı öğrenmesinden itibaren başlayacağı söylenebilir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. Maddesinde şirket adına sorumluluk davası açılmasına karar verme yetkisini genel kurula vermişti. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun döneminde Yargıtay önceleri genel kurul kararını “dava şartı” sayıyordu. Yargıtay 1980 sonrası bu görüşünü yumuşatmış ve mahkemenin davacıya bu eksikliği giderebilmesi için bir ek süre vermesi görüşünü benimsemiştir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. madde Yeni Ticaret Kanunu’na alınmamıştır. Yasa koyucu böylece sorumluluk davasını şirketin yasal temsilcisine, diğer bir anlatımla yönetim kuruluna bırakmıştır. Bu yetki kural olarak görev başındaki yönetim kuruluna aittir. Bunun sonucu olarak, iki yıllık zamanaşımı yönetim kurulunun sorumluyu ve zararı öğrenmesinden başlar. Ortakların yönetim kurulu üyelerine karşı (ister dolaylı zararları için şirkete ister doğrudan zararları için tazminat kendilerine verilmek üzere) açacakları sorumluluk davalarında iki yıllık zamanaşımı zararı ve sorumluları öğrendikleri tarihten başlar (Çamoğlu, Ersin; Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerine Karşı Açılacak Sorumluluk Davalarında Zamanaşımı, Yaklaşım Dergisi Mayıs 2012, s. 3 vd.). <br>\tDavamıza gelince; davacı kooperatif denetim kurulu üyeleri kooperatif eski yöneticilerin kooperatifi zarara uğrattığından bahisle dava açmış, yargılama deva ederken kooperatif tüzel kişilik olarak vekili aracılığı ile davaya katılmış ve yargılamaya devam olunmuştur. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 555/1. maddesi gereği davanın davacı kooperatif adına temsilcileri ya da vekili tarafından açılması gerekir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. madde hükmü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda yer almadığından, davaya davacı kooperatif temsilcilerinin huzuruyla ya da onların vekilleri marifetiyle devam edilmesi gerektiğinden ve tüzel kişilik kendini vekili aracılığı ile temsil ettirdiğinden dava esastan incelenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş ve yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre, işleri titizlikle ve en iyi şekilde yürütmekle ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmış, ayrıca kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu oldukları da ifade edilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 553. maddesin de sorumluluk şartları düzenlenmiştir. Davalı kooperatif yöneticilerin görev süresinde sorumluluklarını gerektirir nedenlerin bulunup bulunmadığı hususlarında dosya bilirkişi heyetine tevdi olunmuştur. Yeminli Mali Müşavir ... .... , SMMM ... ..., SMMM ... ... ... tarihli müşterek raporunda özetle; davalı müdür ...'a ücret ve iş avansı adı altında fazla ödeme yapıldığı, bu nakit çıkışlarının kooperatifin faydasına olmadığı, ...  - ... tarihleri arasında kooperatifin ... - ... yılı defter kayıtlarına göre davacı kooperatifin toplam ... TL zararına sebebiyet verdikleri, zararın oluşma tarihlerinde davalı kooperatif yönetici ve müdürlerinin görevde oldukları ve her birinin bu zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Davacı da belirlenen değer üzerinden davayı ıslah etmiş, davalı ... vekili talebin zamanaşımına uğradığını belirtmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 560. maddesiyle, 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süre öngörmekte ayrıca ceza zamanaşımının daha uzun olması halinde bunun uygulanacak olması nedeni ile davalılar hakkında Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ... /... E. ... /...  K. sayılı dava dosyasında yargılama yapılmış olması, davalıların eyleminin ayrıca suç teşkil etmesi, ceza zamanaşımı süresinin daha uzun olması, bu süre içinde dava açılmış ve ıslah yapılmış olmakla dava ve talebin zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılmıştır. Davalıların 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesi ve aynı kanunun 98. maddesi yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 557. maddesi gereğince, müteselsilen sorumluluklarının bulundukları, davalıların davacı kooperatifin toplam ...  TL zararına sebebiyet verdikleri, zararın oluşma tarihlerinde davalı kooperatif yönetici ve müdürlerinin görevde oldukları ve her birinin bu zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1. Davacının davasının KABULÜNE; <br>2. ... .-TL'nin ...  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ...  TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...  TL mahsubu ile bakiye ...  TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4. Davacı tarafından yatırılan ...  TL başvurma harcı ve ...  TL peşin harç ile davacı tarafından yapılan ...  TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti toplamı olan ...  TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Davalılar yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan ...  TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>7. Karar kesinleştiğinde Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /...  E. ... /...  K. Sayılı dava dosyasının mahkemesine iadesine,<br>8. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,  <br>\tDair, davacılar vekilinin, bir kısım davalılar vekili Av. ...'ın, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/09/2020<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1424d5ecfced4eed2f41bc61ab78ab44","SID":"4ea09de98a60af87"}}