{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2025/1147 <br>KARAR NO\t: 2025/1641 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 08/04/2025<br>NUMARASI\t: 2024/533 (E) - 2025/247 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 06/11/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/04/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı motosikletin müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarparak yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası davaya konu aracın ZMM sigorta şirketi (... Sigorta AŞ) tarafından hasar bedelinin karşılandığını, ancak araçta değer kaybı da oluştuğunu belirterek HMK'nin 107/1. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL reel değer kaybı bedelinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihi olan 10/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın ölüm veya yaralanma ile sonuçlanmayan bir kaza olması ve talebin yalnızca araca ilişkin maddi tazminat talebine ilişkin olması nedeniyle zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, zamanaşımı süresi sona erdiğinden davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"Davanın zamanaşımı nedeni ile reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere  dava konusu kazanın yaralamalı trafik kazası olup eylem aynı zamanda cezayı gerektiren bir eylem olduğundan zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. KTK'nin 109/1 maddesi uyarınca; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Somut uyuşmazlıkta, ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği belirtilmiş ise de tutanakta yaralanan sürücü, yolcu yada yaya isminin yazılı olmadığı, dosya içeriğinde yaralamalı trafik kazası olduğuna ilişkin delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece davaya konu trafik kazasının maddi hasarlı olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davaya konu trafik kazası 10/04/2022 tarihinde gerçekleşmiştir. Meydana gelen kaza maddi hasarlı trafik kazası olduğundan, KTK'nin 109.maddesi gereğince olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresi iki yıldır. Trafik kazası tespit tutanağı içeriğinde ... plakalı aracın sigorta şirketinin ... Sigorta Şirketi olduğu belirtilmiş olup davacı, tazminat yükümlüsünü 10/04/2022 tarihi itibarıyla öğrenmiştir.Bu durumda 10/02/2022 tarihinden davanın açıldığı 30/07/2024 tarihine kadar geçen sürede 2 yıllık  zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının zamanaşımı süresinin son günü olan 10/04/2024 tarihinden sonraki bir tarih olan 12/06/2024 tarihinde zorunlu  arabuluculuk  başvurusu yaptığından zamanaşımı süresinin durduğundan söz edilemeyeceği, davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü anlaşılmakla, zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç peşin alındığından, ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/11/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9dcc8d5d41ad503","SID":"5136be8274f2e689"}}