{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/171 <br>KARAR NO\t: 2025/868<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>DAVA TARİHİ\t: 26/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2025<br><br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------- adresinde 23.12.2022 tarihinde Davalı ------çalışması esnasında Davacı şirkete ait altyapının hasara uğratıldığını, Davacı şirket personeli tarafından hasar tespit tutanağı tutulduğunu, hasar mahallinde fotoğraf çekimlerinin yapıldığını, Davacı şirketin, yüklenici firmasına hasarın giderimini sağlattırmış olduğunu, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedellerinin dosya eki olarak faturaları ve icmal tabloları ile birlikte Sayın Mahkemeye sunulduğunu, Davacı şirketin hasarlardan dolayı toplamda 2.570,16 TL zarara uğramış olduğunu ve bu zararın hasar tarihinden itibaren ------ Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte Davalıdan tahsil edilmesini\" talep etmektedir.<br><br>CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; \"Davacı tarafın beyanına karşılık olarak Davalı kurum nezdinde gerekli incelemelerin yapıldığı, bu incelemelerin sonucunda belirtilen tarih ve adreste Davalı kurum veya Davalı kurumun yüklenici firmaları tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı, dava konusu hasarın meydana gelmesinde Davalı kurumun kusur ve sorumluluğunun bulunmadığının tespit edildiğini\" ifade etmektedir. Davalı taraf beyanının devamında özetle; \"Kabul manasına gelmemekle beraber meydana gelen hasarda Davalı kurumun kusuru olduğu yönünde kanaat getirilmesi halinde dahi, dava konusu hasarın tamir ve bakım miktarlarının fahiş gösterildiğini, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda hasarın giderimi için talep edilen masrafların gerçek değerlerinden yüksek tutulduğunun açıkça görüleceğini ve bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar kalemlerini ve belirlenen masraf miktarlarını da kabul etmediklerini\" ifade etmişlerdir.<br><br><br>RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; \"Yapılan inceleme ve tespitler sonucunda; Dava konusu hasar onarımı için olay tarihinde malzeme maliyetinin yaklaşık 141,36 TL olacağı, Dava konusu hasar onarımı için güncel işçilik maliyetinin olay tarihinde yaklaşık 2.250,00 TL olacağı, Yapılan bu hesaba göre Davacı tarafından paylaşılan hasar onarımı ile ilgili listenin dava konusu alan açısından uygun ve yeterli olduğu kanaatine ulaşmış bulunmaktayım.\" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>Dava, davalı ------ tarafından yapılan çalışmalar kapsamında davacı------- ait (altyapı) kablolara zarar verdiği iddiasına dayalı hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen hasara ilişkin kusur ve sorumluluğun kime ait olduğu ve gerçek zarar miktarına ilişkindir.<br>22/05/2025 tarihli duruşma ara kararı ile  dosyanın  bir  elektrik elektronik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve  11/09/2025  tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, hasar tespit tutanakları, fatura, benimsenen (11/09/2025 tarihli) bilirkişi raporu, icra dosyası içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları kapsamında yapılan kazı çalışmaları esnasında davacı şirket işletmesi altındaki (alt yapı) kablolara zarar verildiği, zarar bedelinin ödenmesi için davalıya başvurulmasına rağmen davalının zararı ödememesi nedeniyle davacı tarafından zarar bedelinin tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, davalının yasal süresi içerisindeki itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği ve davacının itirazın iptali istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Buna göre hasarın davalı şirket tarafından meydana geldiği, hasar tarihlerine ait hasar tespit tutanaklarında belirtilen adreslerde kablolara hasar verildiği,  hasarın onarımının davacının çalışanları tarafından yapıldığı, bu nedenle hasarın meydana gelmesinden kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup,  zarar gören ancak  haksız fiil  sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Talebin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle ve alacağın miktarının tesbiti ancak bilirkişi incelemesi ile tesbit edildiğinden likit bir alacak olmadığı kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Eylemin bir haksız fiil olduğu, davacının zararının haksız fiil tarihi olan hasar tarihinde doğduğu anlaşılmakla hasar tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Faizin türü olarak da yapılan işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu ve her iki tarafında tacir olması nedeniyle davacının avans faizi talep hakkı bulunduğundan avans faizi uygulanmıştır. Asıl alacak 2.391,36 TL üzerinden mahkememizce hesaplanan 451,54 TL faize karar verilmiştir.Davada hükmolunün miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ----- Bölge Adliye Mahkemesinin ------. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve -------- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; \" ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği  anlaşılmıştır. \" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ----- İcra Müdürlüğünün  ------- Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, 2.391,36 TL asıl alacak 451,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.842,90 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Tüm takipler yönünden icra inkar tazminatı taleplerinin reddine<br>3-Peşin alınan harcın karar harcına mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı 1.230,80 TL ile  7.612,00 TL (bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 8.842,80 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,88 ve red 0,12 oranına göre hesaplanan 7.781,66 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 3.168,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 432,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, <br>9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden  2.842,90 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan  386,39 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cc57b69f902eeae6fe67c6d3e8270b4","SID":"9aeed33c8ea793d9"}}