{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2018/1 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2019/575<br><br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 02/01/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 24/09/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette %50 pay sahibi olduğunu, ...'ın da %50 pay sahibi olduğunu, davacının şirket kurulmadan önce de bir etüt merkezi çalıştırdığını, daha sonra diğer ortak ... ile şirket kurulmasının kararlaştırıldığını, etüt merkezini başka yere taşımak istediklerini ve daha büyük bir yer kiraladıklarını, aralarında ... tarihinde ortaklık protokolü düzenlediklerini, protokole göre etüt merkezinin gerekli izinlerinin alınamayarak açılamaması durumuna istinaden davacının ... TL bedelli teminat senedini ...’a teslim ettiğini, bu protokolden sonra şirket kurulmadan evvel ... tarihinde etüt merkezi için bir yer kiralandığını, davalı şirketin ... tarihinde kurularak tescil edildiğini, şirketin kurulup etüt merkezi açılmasına rağmen ...’ın elinde bulunan teminat senedini ciro yolu ile başkasına devrettiğini, bonoyu alan ... isimli şahsın bunu icra takibine konu ettiğini ve davacının aleyhine Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı takip dosyasından icra takibi başlatıldığını, şirketin diğer ortağı olan ...’ın şirket ile ilgili hiçbir işlemde davacıya bilgi vermediğini, her şeyi kendi başına yaptığını, iki ortaklı olan bu şirkette artık ortaklar arasında güven ilişkisinin de sona erdiğini, ...’ın şirketin yönetim ve işlerindeki asli görevlerini yerine getirmediğini, şirkete ve ortaklığa zarar verdiğini, ortaklık anlayışının ortadan kalktığını, bireysel çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin ortadan kalktığını, bu ortamda davacının ortaklıktan çıkmak için haklı bir nedeninin mevcut olduğunu, bu nedenlerle davacının haklı nedenlerle şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde şirketin iflas ve tasfiyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... TL ayrılma akçesinin davacıya verilmesine, şirketin iflas ve tasfiyesine karar verilmesi halinde tasfiye sonucunda ortaya çıkan değerden davacıya düşen miktarın taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilemesini talep etmiştir. <br>Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirkete ait sicil dosyası dosyamız arasına alınmıştır. <br>Antalya Kurumlar Vergi Dairesine ve SGK İl Müdürlüğü'ne davalı şirketin vergi borcu ile sigorta prim borcunun bulunup bulunmadığı hususunda müzekkere yazılmış, cevabı yazılar dosyamız arasına alınmıştır. <br>Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır.<br>Mahkememizce yargılama sırasında ; <br>Davalı şirketin  ticari defterleri de incelenmek sureti ile şirketin aktif ve pasifi de değerlendirilerek davacının ortaklıktan çıkmasına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, koşullar oluşmuş ise talep edilebilecek ayrılma akçesinin tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler ... ve ...'nun mahkememize sunduğu ... tarihli raporda özetle; \"Davalı şirketin ibraz edilen 2016 kurumlar beyannamesine esas bilançosu ve detay mizan verilerinin incelenmesi neticesinde mevcut + alacak(Aktif) toplamının borçlar toplamını karşılayamadığı ve ... sonu itibari ile şirketin -... TL tutarında borca batık olduğu, davacımn davalı şirketteki %50 payına düşen ... TL tutarındaki sermayesinin ... TL'sinin ödendiği, ... TL ödenmemiş sermayesinin bulunduğu, davalı şirketin borçları arasındaki en büyük kalemlerin ise Şirket ortağı ...'a olan borçlar olduğu, 2.Davalı şirketin, kuruluşta taahhüt edilen bakiye sermaye taahhüdünün davacı ortak tarafından ödenmediği, 3.TTK m. 642 uyarınca şirketin kullanılabilir bir öz kaynak üzerinde tasarruf edip etmediği tespit edilemediği, TTK m.593 ve m.612/2 gereği mahkeme kararıyla şirketten çıkma sonucu şirket tarafından esas sermaye paylarının iktisabı halinde, payların itibari değerinin esas sermayenin yüzde yirmisini aşmayacağı hükmü karşısında davacımn davalı şirketteki pay oranın %50 olması nedeniyle pay oranının yasal sınırın üzerinde olduğu, 4.Davacının TTK m.614 uyarıca bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak üzere başvuruda bulunduğuna dair dosyada herhangi bir belge ve bilgiye rastlanmadığı, huzurdaki davanın konusu davacımn ileri sürdüğü protokol hükümlerine aykırı olarak teminat senedinin başka kişiye verildiğine dair iddiaya ilişkin olmamakla bu hususun yargılama gerektirmesi ve sözkonsu protokolün şirketin kurulmasından önceki tarihe ait olması nedeniyle ileri sürülen iddiamn TTK m.363/3 gereği şirketin haklı nedenle feshi talebi bakımından haklı neden oluşturup oluşturmadığı konusunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu...\" şeklinde rapor ve tespit edilmiştir. <br>Mahkememizce bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporda somut olaya ilişkin değerlendirmeden ziyade kitabi ve akademik bilgilere yer verildiği, bu hali ile raporun mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli nitelikte olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları ile Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... ve Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyaları da dikkate alınarak davacı tarafından açılan limited şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma veya şirketin feshi ile tasfiyesi ve ayrılma akçesi talebine ilişkin olarak somut olaya ilişkin değerlendirme yapılması ve neticeten davacının çıkma payınında karar tarihine en yakın gerçek değer üzerinden hesaplanması hususunda ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişiler ... ve ...'nun ... havale tarihli raporda özetle; \"...1.Davalı şirkete ait 2016 yılı kurumlar beyannamesi dışında güncel bir veriye tarafımızca ek rapor yazım aşamasında da ulaşılamamış olup, kök raporda ibraz edilen davalı şirketin 2014 kurumlar beyannamesine esas bilançosu ve detay mizan verilerine göre mevcut + alacak (Aktif) toplamının borçlar toplamını karşılayamadığı ve ... sonu itibari ile şirketin -... TL tutarında borca batık olduğu, davacının davalı şirketteki %50 payına düşen ... TL tutarındaki sermayesinin ... TL'sinin ödendiği, ... TL ödenmemiş sermayesinin bulunduğu, davalı şirketin borca batık olmasından ötürü ve herhangi bir çıkma payı hesaplanamayacağı, 2.Davalı şirket sözleşmesinin 6.maddesinde sermayenin tamamının kurucular tarafından nakden taahhüt edildiği ve esas sermaye paylarının itibari değerinin 1/4'ünün tescilden önce ödendiği, kalanın ise genel kurulun alacağı karara göre tescili izleyen: 24 ay içinde ödeneceğine ilişkin hüküm bulunduğu, ayni sermayeye konulduğuna dair kuruluş öncesi TTK m.342, 343 ve 348 dahilinde asliye ticaret mahkemesinde atanmış bilirkişilerce, tespit edilmiş değer biçmeye ilişkin bir rapora da rastlanmadığından, davacının kuruluşta nakden taahhüt ettiği bakiye sermaye borcunun bulunduğu, 3.Davacının, davalı şirketteki pay oranın %50 olduğu, anonim şirketlerde şirketin kendi payının iktisabı halinde, iktisap edilecek pay oranı yönüyle bir sınırlama getirilmemiş olmasına karşın limited şirketlerde istisnai hallerde TTKm.612 ve m.579 gereği şirketin kendi esas sermaye payım, %20 'yi aşmayacak şekilde iktisap edebileceği emredici olarak düzenlendiği, davacımn davalı şirketteki pay oranın %50 olması nedeniyle pay oranının yasal sınırın üzerinde olduğu, 4.Davacımn TTK m.614 uyarıca bilgi alma ve inceleme hakkım kullanmak üzere başvuruda bulunduğuna dair dosyada herhangi bir belge ve bilgiye rastlanmadığı, 5.Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesi .../... E Sayılı dosyadaki davalı şirket ortakları arasında geçen konuşmadan ortaklar arası ilişkinin bozulduğu, limited şirketin öğretide ortaklar arası ilişkiler bakımından şahıs şirketine yaklaşan bir yapısı olduğu, bu yönüyle hâklı nedenle feshi talebine esas olmak üzere adı geçen dosyadaki ifadelerin haklı neden olarak değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu...\" şeklinde rapor ve tespit edilmiştir. <br>Davacı vekili ... tarihli oturumda alınan beyanında; her ne kadar dava dilekçesinde netice ve talep kısmında şirketin iflas ve tasfiyesi ibaresi kullanılmış ise de taleplerinin dilekçe kapsamından da anlaşıldığı üzere taleplerinin şirketin fesih ve tasfiyesi olduğu, sehven iflas kelimesi yazıldığını beyan etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE ; Dava, TTK 638. Maddesine dayalı limited şirkette haklı sebeple ortaklıktan çıkma ve  aynı kanun 641.maddesine göre ayrılma akçesi talebi ile bu mümkün olmadığı takdirde limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine  ilişkindir. <br>Mahkememizce değerlendirilmesi gereken hususun öncelikle limited şirkette pay sahibi olan davacı yönünden haklı sebeple şirketten çıkma ve ayrılma akçesi talebinin yerinde olup olmadığı hususu olduğu görülmüştür. <br>Ortaklıktan çıkma ve çıkarılmayı düzenleyen TTK 638.maddesinde; \"Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. <br>Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.\" düzenlemesi mevcuttur.<br>TTK 593/1.maddesinde; \"Esas sermaye payının şirketçe iktisabına ilişkin 612.maddenin 2.fıkrasında ön görülen paylar dışında, esas sermaye payı, ortaklar arasındaki devirlerde dahil olmak üzere sadece aşağıdaki hükümler uyarınca devredilebilir ve miras yoluyla geçer...\" düzenlemesinin bulunduğu, <br>Aynı Kanun 612.maddesinde de; \"Şirket kendi esas sermaye paylarını sadece bunları alabilmek için gerekli tutarda serbestçe kullanabileceği öz kaynaklara sahipse ve alacağı payların itibari değerlerinin toplamı esas sermayesinin %10 unu aşmıyorsa iktisap edebilir.<br>Şirket sözleşmesinde öngörülen veya mahkeme kararıyla hükme bağlanmış bulunan bir şirketten çıkma ya da çıkarılma dolayısıyla esas sermaye paylarının iktisabı halinde, 1.fıkradaki üst sınır %20 olarak uygulanır...\" hükmünün bulunduğu görülmüştür. <br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin  09/11/2015 gün 2015/4748 Esas - 2015/11693 Karar sayılı emsal içtihatında; \"...6102 sayılı TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca her ortak haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkmasına karar verilmesini talep edebilir. Aynı Yasa'nın 533. (6102 sayılı TTK'nın 608.) maddesi uyarınca da şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri nispette, yıllık bilançoya göre, elde edilmiş olan safi kardan pay alabilirler...\" şeklinde belirtilmiştir.  <br>Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede; dava konusu somut olayda tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi kök ve ek raporlarından  davacı ile dava dışı ... arasında yapılan ... tarihli protokol bulunduğu, davalı şirketin ... tarihinde kurulduğu, taraflar arasındaki protokol gereği davacının dava dışı ... ile davalı limited şirkette %50 %50 pay sahibi  olduğu, davacı tarafından ...'a ... TL 'lik teminat senedi verileceğinin kararlaştırıldığı, ... tarihine kadar gelir ve giderin davacıya ait olduğu, bu tarihten sonra kar ve zararın ortak olduğu vs. hususların kararlaştırıldığı, davalı şirketin mali durumuna ilişkin alınan bilirkişi raporunda şirketin borca batık olduğu, davacının davalı şirketteki %50 payına düşen ... TL tutarındaki sermayesinin ... TL'sinin ödendiği, ... TL ödenmemiş sermayesinin bulunduğu görülmüş olmakla şirkete ödenmemiş sermaye borcu bulunan ve esas itibari ile borca batık olan şirkette davacının payının %50 olduğu, yukarıdaki emredici kanun maddeleri gereği haklı sebep olsa dahi şirketten çıkma ile ayrılma akçesi talebine ilişkin yasal koşuların mevcut olmadığı görülmekle davacının  çıkma talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Davacının terditli olarak talepte bulunduğu haklı sebeple şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin talebinin değerlendirilmesinde;<br>Limited şirkette sona erme ve sona ermenin sonuçlarını düzenleye TTK 636.maddesinde; \"Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. \" düzenlemesi mevcuttur.<br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13/10/2015 tarih  2014/14049 Esas - 2015/10415 Karar sayılı emsal içtihatında; \"...6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesine göre de, haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Ancak aynı maddede belirlendiği üzere, mahkemece, istem yani fesih yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebilir. Bu itibarla mahkemece, 6012 sayılı TTK'nın 573. maddesi uyarınca limited şirketin bir kişi tarafından kurulabileceği hükmü de dikkate alınarak, TTK'nın 636. maddesinin tartışılması ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, anılan bu hususta bir değerlendirme yapılmadan  hüküm tesisi isabetsizdir...\" şeklinde belirtilmiştir. <br>Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 25/09/2013 gün  2012/18220 Esas- 2013/16631 Karar sayılı Emsal içtihatında da; \"...ortaklar arasında görülen davalara ilişkin celbolunan belge ve rapor örnekleriyle, soruşturmalara ve açılan ceza davasına ilişkin evrak kapsamları ve bilirkişi raporundan; iki ortaklı limited şirketin davacı ortağı ile diğer ortağı arasında, gerek hukuk gerekse şikayet ve ceza davaları sürecine kadar giden ve devam eden uyuşmazlıklar bulunduğu, kar payı ödemelerinin uzun sayılabilecek bir süreden bu yana yapılmadığı, şirketin ortaklar kurulunun TTK’nun 538.inci maddesinde yapılan düzenleme doğrultusunda ortaklar arasındaki husumet nedeniyle toplanamadığı, iki ortaklı limited şirkette ortaklar arasında olması gereken güven ve işbirliği ilişkisinin onarılması güç şekilde zedelendiği hatta tamamen ortadan kalktığı, husumetin kalıcı hale gelmesi karşısında ortak amacı gerçekleştirmenin de imkansızlaştığı ve bu itibarla şirket faaliyetleri açısından ortaklık ilişkisinin devam ettirilmesinin de imkansız ve taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği, dolayısıyla TTK’nun 549/4.üncü maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu anlaşıldığından şirketin fesih ve tasfiyesine...\" şeklinde  belirtilmiştir. <br>Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; <br>Davacı tarafça şirketin kuruluş aşamasında verilen teminat senedinin şirket ortağı ... tarafından üçüncü kişiye ciro edilerek üçüncü kişi tarafından takibe konulduğu, ayrıca Antalya ...Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyasında da sanık ... aleyhine kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin cezalandırılması istemi ile iddianame tanzim edildiği, bu hususunda kendisi açısından haklı sebepler olduğu belirtilmiş, mahkememizce incelenen takip dosyası ve ceza dava dosyası içeriğinden iki ortaklı olan şirkette gerek hukuk gerekse şikayet ve ceza dava sürecine kadar giden ve devam eden uyuşmazlıklar bulunduğu, ortakların şirketin kuruluş aşamasından bu yana şirkete olan sermaye borçlarını ödemedikleri, şirketin borca batık olduğu, iki ortaklı limited şirkette ortaklar arasında olması gereken güven ve işbirliği ilişkisinin onarılması güç şekilde zedelendiği hatta tamamen ortadan kalktığı, husumetin kalıcı hale gelmesi karşısında ortak amacı gerçekleştirmenin de imkansızlaştığı ve bu itibarla şirket faaliyetleri açısından ortaklık ilişkisinin devam ettirilmesinin de imkansız ve taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği, şirket yönünden TTK'nun 636.maddesindeki haklı sebebe ilişkin koşulların oluştuğunun kabulü ile mahkememizce şirketin feshi ve tasfiyesine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ...’nin FESHİNE, Tasfiye memuru olarak mali müşavir ...’in ATANMASINA, <br>2-Mali Müşavir ...’e ... TL maktu ücret takdirine, ücretin ileride tasfiye giderlerine eklenmek üzere  davacı tarafça karşılanmasına, <br>3-Davacı tarafın ayrılma akçesi talebinin REDDİNE, <br>4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekil ... harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>5-Davacı tarafından yapılan dava ilk masrafı ... TL, tebligat ve müzekkere gideri ... TL, bilirkişi gideri ... TL olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen nispi ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>7-Davacı tarafça kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE, <br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2019<br><br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır   <br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır   <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"165f29ca58c7d15346be92840b5cbec1","SID":"14484b9fd88fd4ae"}}