{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO        : 2017/503 Esas<br>KARAR NO   : 2025/576\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          \t\t\t\t\t\t<br>DAVA\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/05/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 03/07/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin davalı ... şirketinin sigortalısı olan --------Ş.' de çalışmakta iken 17/03/2014  tarihinde şirkete ait şantiyede meydana gelen iş kazasında ağır yaralandığını, davalının iş yeri sigortacısı olduğunu, müvekkilinin sigortalının işyerinde kalıp ustası olarak çalıştığını, aylık kazancının 2.500,00 TL olduğunu, müvekkilinin iş kazasının meydana geldiği tarihten bu yana çalışamadığı gibi bundan sonra da ayakta ve çok hafif işlerde ancak çalışabileceğini, müvekkilinin belinde meydana gelen hasar sonucu ciddi oranda meslekte kazanma gücünü yitirdiğini, mesleğini icra edemeyecek durumda olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dava dilekçesindeki delil olarak sunulan belgelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalı işverenin olayda bir sorumluluğu yani kusuru olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı, kaza sebebiyle--------- CBS tarafından soruşturma başlatıldığının bildirildiğini, davacının öncelikle olay tarihi itibariyle işverene hizmet akdi ile bağlı olduğunu ve ayrıca kusurun işverenden kaynaklandığının ispatıyla yükümlü olduğunu, davacı taraf işverenin kusurlu olduğunu ispat ettikten sonra kusura isabet eden zararını da ispat etmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, davacının dava dışı ---------Ş 'de kalıp ustası olarak çalışmakta iken, 17/03/2014 tarihinde şantiyede meydana gelen kaza nedeni ile -------Ş tarafından yaptırılan sigorta nedeni ile davacının davalıdan tazminat talep edip edemeyeceği hususunda uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.<br>Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, --------- Esas sayılı dosyası, poliçe, ------- yazı cevabı, --------- yazı cevabı, hastane kayıtları,--------- Esas sayılı dosyası vs tüm belge ve dokümanlar celp edilerek dosyaya eklendiği anlaşılmıştır.<br>Tüm belge ve dokümanların toplandığı, mahkememiz üç kişilik iş sağlığı uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilerek iş kazası nedeni ile davacı ve iş verenin kusur oranlarının % olarak belirlenmesinin istenilmesine karar verildiği, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 26.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; \"..olayın iş kazası olduğu, davalı işveren \"-------Ş.'nin iş kazasının meydana gelmesinde %80 oranında, kazalı işçi ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu,  olayda “kaçınılmazlık” faktörünün etken olmadığı..\" şeklinde rapor sunulduğu taraf vekillerinin itiraz dilekçesi sundukları anlaşılmıştır.Mahkememizce celp edilen --------- Esas sayılı dosyasında usulüne uygun bir maluliyet raporu  bulunmadığından dosyanın ATK ya tevdi edilerek maluliyet raporu aldırılmasına karar verildiği, dosyanın ATK ya tevdi edildiği, ATK dosyada eksik hastane kayıtlarının olduğu hususunda ön rapor sunduğu, gerekli eksikliklerin tamamlanarak tekrardan dosyanın ATK ya tevdi edildiği, 25/10/2024 tarihli ATK raporunda özetle; \"..kişinin maluliyet oranının %25 olduğu, iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği..\" şeklinde rapor hazırlandığı taraflara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememiz 09/01/2025 tarihli 3 nolu ara kararı gereği, dosyanın aktüerya/doktor bilirkişiye tevdi edilerek geçici - kalıcı işgöremezlik ve bakıcı gideri konusunda rapor hazırlanmasına karar verildiği, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği,  31/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"..dönemsel aylık brüt kazancının 1.300,00 TL olacağının kabulu halinde, iş göremezlik tazminatının 1.010.183,84 TL, bakıcı giderinin 1.713,60 TL, toplam iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin 1.011.897,4 TL (26.705,90 USD) olduğu, dönemsel aylık net kazancının 2.500,00 TL olacağının kabulu halinde; İş göremezlik tazminatının 1.332.488,60 TL, bakıcı giderinin 1.713,60 TL, toplam iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin 1.334.488,60 TL, (35.219,70 USD) olduğu, davacının tazminatından sigorta şirketi ve işyerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, temerrüt tarihinin sigorta şirketi için 23.04.2017, iş yeri için 17.03.2014 kaza tarihi olduğu, uygulanacak faizin talep doğrultusunda yasal faiz olduğu..\" şeklinde rapor hazırlanmıştır.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu anlaşıldı.Davacı vekili 05/05/2025 tarihli dilekçesi ile bedel artırım dilekçesi sunarak dava değerini geçici iş göremezlik tazminatı olarak 7.924,17 TL,  sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 1.324.564,43 TL, bakıcı gideri olarak 1.713,60 TL olmak üzere toplam 1.334.488,60 TL olarak belirlediği, bedel artırım dilekçesini davalı tarafa tebliğ edildiği, itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı ... şirketinin sigortalısı olan-------Ş.' de çalışmakta iken 17/03/2014  tarihinde şirkete ait şantiyede meydana gelen iş kazasında yaralandığını anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; İnşaat işvereni  \"-------Ş.\" nin, 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” Madde 4,  \"Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği\", 31/12/2018-------- tarih sayılı -------- yayınlanan değişiklikten önceki metnine ait Madde 5, Ek 4-A-2'de belirtilen hususlara riayet etmesi gerekirdi. Olayın meydana gelmesini önleyecek güvenlik tedbirleri olarak şu hususların yerine getirilmesini sağlaması gerekirdi:a) Kalıp üzerinde yürüme yolu yapma çalışması yapan kazalının, yüksekten düşmeyi önleyecek sağlam ve korkuluklu uygun platform veya iskele üzerinde çalışmasını, güvenlik ağı oluşturulmasını, eğer bu hususlar uygulanamıyorsa veya yeterli olmayacaksa uygun bağlantı noktaları veya yaşam hatları oluşturularak tam vücut emniyet kemeri sistemi kullanmasını sağlaması gerekirdi. Eğer bu hususlar sağlansaydı, kazalı işçinin düşmesi olayı önlenirdi.<br>Kişisel Koruyucu Donanım Teslim Tutanağında kazalıya emniyet kemeri teslimine ait kazalının imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Emniyet kemerinin tespit edileceği ankraj noktası veya yaşam halatının olay mahallinde bulunduğuna dair bir belge, sağlık ve güvenlik planı ve sağlık ve güvenlik dosyası kaydı bulunduğuna dair bir tespit de bulunmamaktadır, yani işverenlikçe emniyet kemeri kullanım şartı oluşturulduğu da belgelenememektedir. Kaldı ki Yargıtay'ın yerleşik içtihat kararlarına göre işverenin gerekli denetimle kişisel koruyucu kullanımını sağlaması gerekmektedir. Nitekim --------- sayılı kararında “kişisel koruyucu malzemenin kullanılmasını temin etmeyen işveren kusurludur” denilmektedir. Yine -------  nolu kararına göre, iş kazalarını önlemek bakımından, işveren sadece işin niteliğine uygun kişisel koruyucu malzeme vermekle yükümlü olmayıp, verilen kişisel koruyucuların kullanılmasını sağlamak ve bunun uygulanıp uygulanmadığını sürekli ve etkin biçimde denetlemekle de yükümlüdür. <br>b) Kazalı işçiye, çalışmaya başlamadan önce, olayın meydana geldiği kalıp ve kalıba yürüme yolu yapılması işine ait  \"yüksekten düşme\" tehlikesini ve bunu önleyecek önceki maddede belirtilen güvenlik tedbirlerini içerir uygun iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verilmesini sağlaması gerekirdi. Eğer bu husus sağlansaydı, kazalının gerekli emniyet tedbirleri alınmadan çalışması ve dolayısıyla olayın meydana gelmesi önlenebilirdi. Kazalıya genel iş sağlığı ve güvenliği ilgili eğitim verildiğine dair belgenin olduğu Ceza bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Ancak, söz konusu olayın meydana geldiği kalıp ve kalıba yürüme yolu yapılması işine ait  \"yüksekten düşme\" tehlikesini ve önceki maddede belirtilen güvenlik tedbirlerini içerir uygun iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verildiğine dair bir belge olmadığı anlaşılmaktadır. Oysa İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 17'de  \"Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır.\", Madde 16 – (1)'de de \"İşyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilmesi amacıyla işveren, çalışanları ve çalışan temsilcilerini işyerinin özelliklerini de dikkate alarak aşağıdaki konularda bilgilendirir: a) İşyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik riskleri, koruyucu ve önleyici tedbirler.\" denilmektedir. Yine  \"Çalışanların iş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik\" Madde 12–(1)'de de: \"Eğitimin verimli olması için, eğitime katılacakların ihtiyacı olan konuların seçilmesine özen gösterilir. Eğitim, çalışanların kolayca anlayabileceği şekilde teorik ve uygulamalı olarak düzenlenir.\" denilmektedir.--------- Sayılı ve 21/05/2018 tarihli ilamında da \"İşçi sağlığı, iş güvenliği ve yapılmakta olan iş nedeniyle işçinin eğitimi, bir kısım mevzuat hükümlerini içerir belgelerin kendilerine verilmesini değil, eylemli olarak, bu bilgilerin aktarımı ve öneminin kavratılması ile sağlanabilir.\" denilmektedir.<br>c) Çalışmaya başlamadan önce, olayın meydana geldiği kalıp söküm işine ait  \"yüksekten düşme\" tehlikesini ve önceki maddede belirtilen güvenlik tedbirlerini içerir, \"İş Sağlığı ve güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği\"ne uygun Risk Değerlendirmesi yapılmasını ve imzalı doküman haline getirilmesini sağlaması gerekirdi. Eğer bu husus sağlansaydı, belirlenen tedbirlerin alınması ve dolayısıyla olayın önlenmesi sağlanabilirdi. Dava dosyasında söz konusu Risk Değerlendirme dokümanı bulunmamaktadır. <br>ç)Söz konusu kalıp ve kalıpta yürüme yolu  yapılması çalışmasına ve alınması gereken tedbirlere ait, bu konuda yetkin kişi tarafından iş sağlığı ve güvenliği denetiminin yapılmasını sağlaması gerekirdi. Eğer bu husus sağlansaydı, söz konusu tedbirlerin alınması, dolayısıyla olayın meydana gelmesi önlenebilirdi. Dosyada olayın meydana geldiği kalıp  işi ve kalıba yürüme yolu yapılması işiyle ilgili iş sağlığı ve güvenliği denetimi yapıldığını belirtir, denetim raporu/ kontrol formu benzeri belge bulunmamaktadır. Oysa işverenin iş sağlığı ve güvenliği denetim yükümlülüğü 6331 sayılı \"İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 4'de açıkça tanımlanmıştır. ---------- Sayılı ve 21/05/2018 tarihli ilamında da şöyle denilmektedir: \"İşçi sağlığı, iş güvenliği ve yapılmakta olan iş nedeniyle işçinin eğitimi, bir kısım mevzuat hükümlerini içerir belgelerin kendilerine verilmesini değil, eylemli olarak, bu bilgilerin aktarımı ve öneminin kavratılması ile sağlanabilir. Eğitimden sonraki aşama ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili önlemlerin alındığının ve uygulandığının denetlenmesidir. İşverenlerce, iş güvenliği açısından yaşamsal öneme sahip bulunan araç ve gereçlerin sigortalılar tarafından kullanılması sağlandığında, kazalanma/hastalanma ihtimalinin tamamen ortadan kaldırılabileceği de yadsınamaz bir gerçektir.” Belirtilen güvenlik tedbirlerinin alınmasının sağlamayan davalı işveren \"----------Ş.\", olayın meydana gelmesinde birinci derecede kusurludur.Kazalı işçi ..., -------- doğumlu ve olay sırasında \"49\" yaşında, aklıselim sahibi kalıp işçisidir. Bu nitelikli birinin, yüksekten düşme tehlikesini öngörerek, sağlam ve korkuluklu uygun platform veya iskele olmadan ve uygun ankraj noktası veya yaşam halatı oluşturulup emniyet kemeri kullanmadan çalışmaması gerekirdi. Böyle davranmayarak can emniyetini riske sokmuştur. Bu bakımdan olayda ikinci derecede kusurludur. Olayda başkaca kusurlu bulunmamaktadır. <br>Olay, söz konusu güvenlik tedbirlerinin alınmaması dolayısıyla meydana geldiğinden, olayda “kaçınılmazlık” faktörü etken değildir. Sonuç olarak;  davalının sigortalısı işveren \"--------Ş.\"nin %80 (Y.Seksen) oranında, davacı işçi ...'ın %20 (Y.Yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Dava konusu iş kazası nedeniyle yapılan ceza yargılamasında da, ----------- E. sayılı dosyasın da da işveren asli kusurlu, işçi tali kusurlu kabul edilmiştir.  Hükme esas alınan 06.11.2024 tarihli maluliyet raporuna göre; kaza tarihinde yürürlükte olan 03/08/2013 tarih, --------- sayılı --------- yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve -------- sayılı --------- yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak, kişinin malüliyet oranının % 25.2 (yüzdeyirmibeşnoktaiki) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren   6 (altı) aya kadar uzayabileceği belirlenmiştir. Hükme esas alınan 31.03.2025 tarihli  aktüerya / doktor bilirkişi raporunda; davacının akut travmanın vücut üzerindeki etkisinden kurtulana ve korsesi yapılana ve rahat kullanarak insani ihtiyaçlarını rahat yapabilecek duruma gelene kadar 17.03.2014 kaza tarihinden itibaren 2 ay süre ile başkasının desteğine ihtiyacı olacağı, sürekli olarak başkasının desteğine ihtiyacı olmayacağı,   TRH 2010 yaşam tablosuna göre prograsif rant yöntemi kullanılarak hesaplamanın yapıldığı, davacının aylık bürüt kazancının 1.300,00 TL olarak kabul edilmesi halinde; 1.010.183,84 TL sürekli - geçici iş göremezlik tazminatı, 1.713,60 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.011.897,40 TL olduğunun belirlendiği, ayrıca davacının beyanına göre aylık kazancının 2.500,00 TL olması halinde de toplam zararının 1.334.488,60 TL olacağı belirlenmiş, davacı taraf bedel artırım yaparken 1.334.488,60 TL üzerinden artırım yapmış ise de; tazminat hesaplaması yapılırken davacının aylık kazancını ispat etmesi gerektiğinden tespit ve ispat edilen aylık 1.300,00 TL kazanç üzerinden yapılan hesaplama dikkate alınmıştır. TTK 1427/2 maddesi gereğince sigortanın temerrüt tarihinin başvuru tarihinden itibaren 15 gün sonrası olan 23.04.2017 tarihi olduğu kabul edilmiştir. İş kazasının davalı ... ile dava dışı işveren arasında düzenlenmiş olan poliçe kapsamında olduğu, davacının dava dışı işverenin çalışanı olduğu, davacının yaralanmasına sebep olan olayın iş kazası olduğu, maddi ve manevi tazminatın poliçe kapsamında olduğu anlaşılmıştır. <br>  Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacının iş kazası nedeniyle yaralandığı, dava konusu kazada davalının sigortalısı olan işverenin % 80 kusurlu olduğunun belirlendiği, poliçenin incelenmesinde  manevi tazminatın 50.000,00 USD 'ye kadar teminat kapsamında olduğu, somut olayın özelliği, kusur durumu, davacının yaşı, tarafların sosyal ve mali durumu, maluliyet oranı dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1.010.183,84 TL sürekli - geçici iş göremezlik tazminatı, 1.713,60 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.011.897,40 TL’nin 23.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>2-Davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın KABULÜ ile; 100.000,00 TL’nin 23.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Maddi tazminat talebi yönünden;<br>3-Alınması gerekli 69.122,71 TL harçtan davacı tarafından  yatırılan 344,97 TL peşin harç ve 4.554,54 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.899,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 64.223,20 TL  harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 31,40 TL başvurma harcı,  344,97 TL peşin harç ve 4.554,54 TL tamamlama harcı  toplamı olan 4.930,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davacı tarafından sarfedilen 19.415,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre (%76,39 kabul %23,61 ret) 14.831,11 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>6-ATK eksik rapor ücreti olan 2.039,00 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre (%76,39 kabul %23,61 ret) 1.557,59 TL 'sinin davalıdan, 481,41 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>7-Davalı tarafından  sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 153.665,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 50.026,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Manevi tazminat talebi yönünden;<br>11-Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 6.831,00  TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>12-Manevi tazminat davası yönünden yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>13-Manevi tazminat davası yönünden davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Dair, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere e duruşma ile bağlanan davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fb2b39e26a8929b31bfee9fecfd9069","SID":"14b2b754ab02aead"}}