{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/487 <br>KARAR NO: 2025/1154<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 09.08.2024<br>NUMARASI: 2024/457 Esas - 2024/596 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  dava dışı ... Anonim Şirketi ile borçlu davalı şirket ile genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, davalı şahısların ise müteselsil kefil sıfatıyla ilgili sözleşmeleri imzaladıklarını, sözleşmelere istinaden krediler kullandırıldığını, ancak borçluların borçlarını ödememeleri nedeniyle hesapların kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, dava dışı ... Anonim Şirketinin TMSF'ye devri sonrası temlik eden TMSF ile temlik alan ... Anonim Şirketi arasında düzenlenen kredi alacağı temlik sözleşmesi ile ...  Şirketinin alacağı temlik aldığını ve hukuki işlemlere devam ettiğini, muaccel hale gelen alacağın tahsili amacıyla davalı/borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçluların takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ... Anonim Şirketinin müvekkili şirket ile birleştiğini, bu nedenle müvekkili şirketin alacaklı sıfatının bulunduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak sürecin anlaşmama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamını ve davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dosya kapsamından, kredi kullandıran ... Anonim Şirketi'nin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) 09/07/2001 tarihinde aldığı kararı ile faaliyet izninin kaldırılarak temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF'ye devredildiği anlaşılmıştır. 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun görev ve yetkiye ilişkin 142. maddesinde; “Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından  açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi’nce bakılır. O yerde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri’nde görülür.” hükmü mevcuttur. Hakimler Ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı finans davalarına bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin kararında da 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142. maddesi müstesna tutulmuştur. Bu özel yasa düzenlemesi nedeniyle eldeki davada (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu... \" gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  İlk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece yetkili olduğu bildirilen İstanbul 1, 2 Asliye Ticaret Mahkemeleri aynı statü de olup, bu mahkemeler birer Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, aynı birim içinde yer aldıklarını, usül ekonomisi bakımından mahkemenin dosyaları doğrudan görevli mahkemeye göndermesinin daha uygun ve ekonomik  olacağını, bu nedenle yapılan işlem usül ve yasaya aykırı olup düzeltilmesi gerektiğini, Davalı ... Tic. A.Ş. nin tasfiye memuru olan davalı ... esasen şirketin borçlu olmadığını tam aksine  davaya konu teşkil eden otel olayının  doğru ve detaylı incelenmesi halinde şirketin  alacaklı olduğunu ifade ettiğini, zira şirkete ait otel TMSF tarafından usulsüz satılmış mağduriyete neden olunduğunu, emsal bir olay olan ... ilişkin... Bank olayı unutulduğunu, TMSF otelin satışını takiben şirketi bilgilendirmediğini ve tek yanlı olarak şirketi borçlu gösterdiğini, Diğer yandan  davalılar ... ve ... hakkında bankaların dolayısıyla alacaklının icra takiplerinde dayanak olarak sunduğu kredi sözleşmelerinin imzalanmasından sonra yaklaşık 25 yıl geçtiğini, kefalet sözleşmeleri gerçek kişiler açısından Borçlar Yasası ilgili hükümlerine  göre 10 yıllık sürede zamanlaşımına  / hak düşümüne  uğradıklarından davacı tarafa borçlu olmadıklarının açıkça ortada olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca  iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davaya bakma görevinin İstanbul 1 ve 2 Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş; bu karara karşı, davalılar  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Her ne kadar ilk derece mahkemesinin kararı istinaf edilmiş ise de, ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı olarak nitelenen karar, esasen HSK tarafından belirlenen iş dağılımına ilişkin kesin nitelikte bir gönderme kararıdır. Nitekim, Yargıtay 11. HD'nin 2023/4482 E- 2023/5883 K sayılı, 16.10.2023 tarihli ilamında, \"...1.HSK 1. Dairesinin 1232 sayılı kararıyla bankacılık ve finans uyuşmazlıklarına bakması kararlaştırılan asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerdeki diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi mi yoksa iş dağılımı ilişkisi mi olduğu noktasında toplanan uyuşmazlıkta, HSK 1. Dairesinin 1232 sayılı kararında belirtilen asliye ticaret mahkemeleri ile aynı yerde bulunan diğer asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin GÖREV İLİŞKİSİ OLMAYIP İŞ DAĞILIMI İLİŞKİSİ OLDUĞUNA, DOSYA KENDİSİNE YANLIŞ TEVZİ EDİLEN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN GÖREVSİZLİK KARARI DEĞİL, GÖNDERME KARARI VEREREK ESASINI BU ŞEKİLDE KAPATMASI GEREKTİĞİNE,\" karar verilmiştir. Bu hukuki açıklamalara göre, istinaf incelemesine konu karar, hukuki niteliği itibariyle kesin nitelikte bir gönderme kararıdır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 346 ve 352/1.b maddeleri uyarınca davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin kararı kesin nitelikte gönderme kararı olduğundan, HMK'nın 346 ve 352/1.b maddeleri uyarınca davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin reddine,2-Davalı vekilince yatırılan istinaf peşin karar harcının talep hâlinde iadesine,3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, başvuran üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın  352/1.b maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.06.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c7809cf27338e3d6d7c6dd5edc5efbb","SID":"e094a3a669707815"}}