{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2024/720 Esas - 2025/382<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/720 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/382<br>HAKİM\t: <br>KATİP\t: <br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 03/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 04/07/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kullanımında olan plaka sayılı araç ile davalı  ait  plaka sayılı aracın 24.06.2024 tarihinde  üzerinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada  plakalı aracın %100 kusurlu olduğu, davacının aracının hem ön hem yan hem de arka kısımdan zarar gördüğü, Kaza tarihinde davalı tarafın \"Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası\" olduğu, Uyuşmazlığa ilişkin dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulduğu,  araçta davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasar miktarı bağımsız eksper tarafından 140.504,30 olarak tespit edildiği, Kaza sebebiyle müvekkile ait araçta meydana gelen gerçek hasar bedelinin davalılarca ödenmesi gerektiği, hasar bedeli ödemesi yapılmadığı, araçta değer kaybının meydana geldiği,  haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği, hasar bedeli, değer kaybı ve araçtan mahrum kalma tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı taleplerin belirsiz alacak davası olarak talep edilmesinde hukuki yarar olmadığı, davacının değer kaybı başvurusunun olmadığı, sigortalı aracın kusurunun ve zararın ispat edilmesi gerektiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede belirtilen teminat miktarınca olduğu, faiz başlangıç tarihine itiraz ettikleri görüldü.<br>Davalı Meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, zararın ispat edilmesi gerektiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığı, değer kaybının olmadığı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;<br> Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat isteminden ibarettir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 24.06.2024 tarihinde meydana gelen kazada kazaya karışan araçların kusur oranlarının ne olduğu, plakalı araçta hasarın meydana gelip gelmediği, değer kaybının olup olmadığı, var ise hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin ve araçtan mahrum kalma bedelinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği hususundadır. <br>Davaya konu kaza; 24.06.2024 tarihinde  kullandığı araç, Çark Caddesi üzerinde sol şeritte ilerlerken, sağ şeritten dönüş kurallarına aykırı şekilde sola Halit Evin Caddesi’ne dönmeye çalışması sonucu çarpışma meydana gelmiş; çarpmanın etkisiyle aracı savrulup park halindeki  ait araca çarpmıştır. Kazada üç araç maddi hasar görmüştür. <br>Sahibinden şirketine, Sigorta Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap olunduğu, e poliçe, kaza tespit tutanağının sunulduğu, kazaya karışan araçların maliklik bilgilerinin UYAP entegrasyondan celbedildiği görüldü. Kül halinde incelendi.<br>KTK 97. Maddesi kapsamında davacının davalı  dava açılmadan önce müracaat ettiği, yine dava açılmadan önce arabulucuk dava şartının sağlandığı görülmüştür.<br> 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.<br>Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425  ve  Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (Sakarya BAM 3. HD 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli,  YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları). Haksız fiil sorumluluğu içerisinde yer alan değer kaybı zararları tarafların kusur oranlarına göre belirlenecek olup makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur oranının ve zarar miktarının doğru bir şekilde tespiti gerekir.<br>Mahkememizce dosya Makine Mühendisi Bilirkişisi  tevdi edilmiştir. <br>Bilirkişinin sunduğu 17.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Kazanın meydana gelmesinde   plakalı araç sürücü  ASLİ (%100)  kusurlu olduğu, Kazanın meydana gelmesinde plakalı araç sürücüsü  olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığı, Kazanın meydana gelmesinde plakalı araç maliki herhangi bir kusurunun olmadığı,  plakalı aracın hasarının giderilmesi için gerekli olan yedek parça ve işçilik bedelinin KDV dahil 117.086,91 TL  (Yüz On Yedi Bin Seksen Altı Lira Doksan Bir Kuruş)  olduğu, Hasar açısından yapılan eksik ödeme KDV dahil 117.086,91 TL  (Yüz On Yedi Bin Seksen Altı Lira Doksan Bir Kuruş)  olduğu,  plakalı aracın 16 yaşında ve 326.881 km olması nedeniyle kaza sonrasında değer kaybının meydana gelmeyeceği, plakalı aracın onarımı sırasında araçtan mahrum kalma tazminatının  9.875,00 TL (Dokuz Bin Sekiz Yüz Yetmiş Beş Lira) olduğu görüş ve kanaatine varıldığına dair tanzim olunan işbu bilirkişi raporu tarafımdan imzalanarak sayın Mahkemenizin takdirlerine saygı ile sunulur,<br>\" şeklinde mütalaada bulunmuştur.<br>Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, bu hususta gerekli harçları yatırdığı, sunulan dilekçenin davalıya tebliğ edildiği anlaşıldı.<br>Tarafların iddia ve savunmaları ile temin edilen deliller kapsamında yürütülen yargılama neticesinde; meydana gelen kazada 2918 sayılı KTK’nın 53. maddesine göre dönüş kurallarına uymakla yükümlü olan araç sürücüsü  sola dönüş yaparken en sağ şeritten kontrolsüz şekilde manevra yapmış olması, dönüş esnasında sol şeritte ilerleyen aracı göz ardı etmiş olması,  KTK 53/b maddesinde belirtilen sola dönüş kurallarını ihlal etmiş olması nedenleriyle  plakalı araç sürücüsü %100 asli kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. <br> KTK’ya uygun şekilde kendi şeridinde seyir halinde olduğu, dönüş yapan araç tarafından önüne geçilerek kazaya sebebiyet verildiği anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurunun olmadığı sonucuna varılmıştır. <br> aracının ise trafik kurallarına uygun olarak park halinde olduğu, kazaya doğrudan ya da dolaylı bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurunun olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Kusurun değerlendirilmesine yönelik 17.03.2025 tarihli bilirkişi raporlarındaki kusur oranlarına yönelik değerlendirmenin mahkememizce uygun olduğu sonucuna varılmıştır. <br>Davacı dava dilekçesinde hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve araçtan mahrum kalma bedelini talep etmiştir. Dava ve ıslah dilekçesi incelendiğinde hasar bedelini sadece davalı  araçtan mahrum kalma bedelini sadece davalı  ve değer kaybı bedelini her iki davalıya karşı ileri sürdüğü tespit edilmiştir. <br>Hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan hasar bedeli talebi kısmi dava olarak değerlendirilmiş, diğer taleplerin başlangıçta belirlenebilir olmadığından belirsiz alacak davası olarak görülmüştür. <br>Kaza nedeniyle  plakalı aracın sol yan ve sol ön taraflarından hasar aldığı,  hasarın onarım için gerekli olan işçilik ve yedek parça bedelinin toplamının  KDV dahil 117.086,91 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacıya hasar bedeli ödemesi yapıldığı ispatlanmadığından davacının hasar bedeli talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br>Davaya konu  plakalı aracın kaza tarihinde 16 yaşında ve 326.881 km'de olduğu, bu yaşta ve kilometrede bulunan aracın kaza sonrası değer kaybı miktarının çıkmayacağı kanaatiyle değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davaya konu plakalı aracın hasarlı bölgeleri için yapılacak onarım ve boya işleri için 15 iş gününün geçeceği, günlük kira bedeli olan 800 TL ve aracın yakıt tüketimi üzerinden yapılacak hesaplama ile davacının talep edebileceği araçtan mahrum kalma bedelinin 9.875,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır. <br>İleri sürülen taleplerin hesaplandığı 17.03.2025 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere ve hesaplamalara itibar edilmiştir. <br>Sonuç olarak, davacının davalılardan tahsilini istediği değer kaybı bedeli talebinin reddine, davalı  tahsilini talep ettiği araçtan mahrum kalma bedeli talebinin kabulüne, davalı tahsilini talep ettiği hasar bedeli talebinin kabulüne karar verilmiştir. Sigorta şirketi yönünden temerrüt ve ıslah tarihinden itibaren,  yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,<br>-117.086,91 TL hasar bedelinin 100,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 17.09.2024 tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 02.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı tahsili ile davacıya verilmesine, <br>-9.875,00 TL araçtan mahrum kalma bedelinin kaza tarihi olan 24.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı  tahsili ile davacıya verilmesine, <br>-Değer kaybı bedeli talebinin reddine,<br>2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 8.672,77-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.597,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.075,17-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı  verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.170,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 3.025,20TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,<br>6-Davacı tarafından yapılan; 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.263,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.263,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%99,92 oranında kabul) 8.256,89-TL lik kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,<br>7- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,<br>8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 md. Gereği taraflara tebliğine,<br>9-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davanın kabul red oranı dikkate alınarak (%99,92 oranında kabul), 3.796,96 TL'sinin davalı  bakiye kısmının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, <br>Dair, davacı vekilinin ve davalı Mithat'ın yüzünde, diğer davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.  03/06/2025<br><br>Katip<br> <br> <br>Hakim <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18464e620bda88b34fd915503eb113dc","SID":"62071d90d1a4f115"}}