{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/608 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/923<br><br>HAKİM\t: ...   ... <br>KATİP\t: ...  ...<br><br>D<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/08/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 30/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 22/01/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t\t: <br>Davacı vekili, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, ...A.Ş tarafından müvekkil şirkete gönderilen sipariş formları incelendiğinde fatura ödemelerinin mal kabul tarihinden itibaren 21 gün içinde ödeneceği belirtildiğini ancak davalı şirket tarafından ödemelerin belirtilen sürelerden sonra yapıldığını, bu gecikme nedeni ile gecikme faizi ödemesi de yapılmadığını bu sebeple başlatılan .... .... ....  E.sayılı icra takip dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin  durduğunu belirterek davanın kabulü ile  itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP\t: <br>Davalı vekili,  Taraflar arasında imzalanan sözleşmede açıkça fiyat farkı, vade farkı talep edilemeyeceğinin belirtildiğini, ayrıca sipariş emrinde de vade farkı talep edilemeyeceğinin açıkça yazdığını, ayrıca,  davacının  takibe konu alacakla ilgili müvekkili şirketi ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>GEREKÇE\t:<br>Dava;  taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacıya yapılan ödemenin geç yapılmasından kaynaklı olarak yapılan ödemenin fer'isi yönünden başlatılan takibe davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. <br>.... .... ....  E. sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafından davalı \"aleyhine temerrüde uğrayan alacak kalemlerinde geç ödeme yapmaktan kaynaklanan faiz alacağından\" kaynaklanan alacağına istinaden 9.678,65 TL nin    tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı,  davalı tarafından 08/02/2023  borcun bulunmadığından bahisle itiraz edildiği, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde olduğu tespit edilmiştir. <br>Cevap dilekçesi ekinde sunulan ve taraflarca inkar edilmeyen 24/10/2022 tarihli sulh protokolü başlıklı sözleşmenin 3.3. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında bu sözleşmeden sontra başlatılan ve eldeki davanın dayanağı olan takibe konu alacağın gecikme bedeli veya faiz olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. <br>Davalı tarafça yapılan asıl alacağa ilişkin ödemeler ile yukarıda anılan sözleşme hükmü dikkate alındığında takibe konu alacağın vade farkı alacağı olduğunun kabılü gerekir. <br>Bu sebeple, öncelikle eldeki dava dosyasında ve dayanak takipte davacının davalıdan vade farkı alacağı talep edip edemeyeceğinin, edecekse bu alacağın asıl alacak mı yoksa asıl alacağa bağlı bir feri alacak mı olduğunun belirlenmesi gereklidir.<br>Yargıtay 19. Hukuk dairesinin istikrarlı kararlarına göre; Vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunması veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerekir.(Emsal karar, Yargıtay 19. HD., 25/10/2017 tarihli, 2016/13496 Esas, 2017/7273 K. sayılı kararı, Yargıtay 19. HD., 26/01/2017 tarihli, 2016/17163 Esas, 2017/518 K. sayılı kararı,) <br>Somut olayda; cevap dilekçesi ekinde sunulan ve varlığı inkar edilmeyen sözleşme ve 30/11/2023 tarihli sipariş emrinde; sözleşmenin 5.3., sipariş emrinin ise 2.1 maddesinde vade farkı alacağı istenemeyeceği de açıkça kararlaştırılmıştır.<br>Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulaması, az yukarıda zikredilen emsal kararlar ve 24.12.2003 tarih 2001/1-2003/1 esas ve karar sayılı karar uyarınca da faturada vade farkı talep edileceği ibaresinin tek başına vade farkı alacağı doğurmayacağı belirtilmiş olduğundan ve ayrıca taraflar arasında vade farkı bedelinin istenmesi konusunda teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut  olmadığı tespit edildiğinden ve ayrıca taraflar arasında yapılan sözleşmede vade farkı alacağı istenemeyeceğine dair açık düzenleme bulunduğundan,  davacının talep ve dava  konusu olan 9678,65 TL vade farkı alacağı talebinin haksız olduğu anlaşılmış  neticede davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM   \t: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;<br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Yeterince harç alındığından harç ikmaline yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>4-A.A.Ü.T.nin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 9.678,64 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  30/12/2024  <br><br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7dd43f323a9038dc60574598bac55141","SID":"dfce92fffda42493"}}