{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1945 Esas  - 2025/435 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1945 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/435<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...  ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/720 Esas 2022/635 Karar<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 25/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/04/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki pay defteri kaydı istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ... adına kayıtlı diğer davalı ...’nin 65 hissesinin davacı ...’a 2.500,00 TL bedelle devri konusunda 17/12/2020 tarihinde Ankara 35. Noterliği’nin 29092 yevmiye numaralı “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi”ni imzalamış olduklarını, şirket hissesinin devri hususunda davacı ile akit yapan davalı ...'in, kendisinin ticaret siciline tescilin sağlanması konusunda yetkili olduğunu, kanuni süresi içerisinde pay devrinin şirket müdürünce (yani kendisince) yapılmadığında devrettiği paylarla ticaret sicilinde adının silinmesini sağlayacağını kabul ve beyan ettiğini, hisse pay devri işleminin üzerinden 1 yıl geçmiş olmasına rağmen ne davalı şirket ne de ... tarafından hisse devrinin ticaret odasına bildirilmediğini, tescile dair herhangi bir işlem de başlatılmadığını, davalıların kötü niyetli olduğunu, bildirerek,  davacı bedelini ödeyerek satın aldığı şirket hisselerinin ticaret odasına bildirilip adına tescilinin tespitini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br> Davalılara yapılan usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; takip eden hisse devir işlemleri sonrasında davalı şirketin tek ortaklı limited şirket haline geldiği, şirketin tek ortağının ise davaya konu hisse devir sözleşmesinin devreden tarafında yer alan davalı ...'in olduğu, mevcut hukuki durum karşısında bu olgunun, hisse devir işleminin şirketin yegane ortağı tarafından onaylandığını gösterdiğinden ayrıca genel kurul onayına gerek olmadığının kabulünün gerektiği, zira aksi düşüncenin, şirket sözleşmesinde de devre engel herhangi bir hüküm bulunmaması karşısında davalılar bakımından TMK'nın 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği sonuç ve kanaatine varılmakla (Benzer yönde: Yargıtay 11. HD.'nin; 23/04/2014 tarih ve 9143/14323 sayılı ilamı ile 15/01/2015 tarih ve 14676/409 sayılı ilamları),  davanın kabulü ile, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Güneş Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... adına kayıtlı 100 hisseden 25 adedinin davacıya ait olduğunun tespiti ile bu hususun  ticaret sicilinde tescil ve ilanına dair  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yan, davalı adına kayıtlı ve diğer davalı şirket nezdinde bulunan 65 adet hissenin 25'ini 2,500,00 TL bedelle satın aldığını ve buna dair Ankara 35. Noterliği'nin 29092 yevmiye numaralı \"Limited Şirket Pay Devir Sözleşmesi\" imzaladıklarını fakat pay devrini vermediklerini iddia ettiğini, şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacının pay devir sözleşmesi sonrasında üzerine düşen, hisse bedelini şirket kasasına koymadığı , bununla birlikte yerel mahkemece davalının hisse devir işleminin şirketin yegane ortağı olarak davalı tarafından onaylanması gerektiğinden ayrıca genel kurul onayına gerek olmadığından bahsedilmişse de Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına bakıldığında Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin yapıldığı dönemde şirketin 3 hissedarının olduğu, davalının tek başına yetkili konumunda olmadığının görüleceğini, bu davada davalı yönünden husumetinin olmadığının kabulü gerekeceği, tescilin tespiti davasında davalı hasım bizzat şirket olduğunu, davalının Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin yapıldığı dönemde şirketin tüm hisselerine sahip olmadığı, ...'in de şirketin hissedarı olduğu düşünüldüğünde davalının tek başına davacının tescilini yapamayacağının gözetilmeksizin davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan ortaklığın tespiti ile ticaret sicile tescili istemlerine ilişkindir.<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDosya kapsamında yer alan Ankara 35. Noterliği'nin 17/12/2020 tarih, 29092 yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi incelendiğinde; davacı ... ile  davalı ...'in, davalıya  ait davalı ... Güneş Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti.'de mevcut 65 adet hisseden 25 adedini 2.500,00 TL bedel karşılığında devralması hususunda anlaştıkları ve 2.500,00 TL hisse devir bedelinin davalı tarafça nakten ve tamamen alınması üzere, hisselerin davacıya devredildiği  anlaşılmıştır.<br>\tDavalı ... tarafından  Ankara 35. Noterliği'nin 17/12/2020 tarih ve 29092 yevmiye numaralı \"Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi\" ile davacıya  yapılan devre ilişkin herhangi bir tescil ve ilan kaydına rastlanılmadığı, en son yapılan ve 27/09/2021 tarih ve 2021/02 sayılı genel kurul  kararı ile onaylanan hisse devri sonrasında davalı ...'in davalı şirkete ait 100 hissenin tamamını devralarak tek ortak halinde geldiği ve bu hususun ticaret siciline tescil ve 08/10/2021 tarihli TTSG'de ilan edildiği  dosya kapsamında yer alan davalı şirketin ticaret sicil kayıtları  ile sabittir.<br>\tDavacı tarafından davalı şirket ile  davalı ...'e adına Antalya 5. Noterliği'nin 10/11/2021 tarih, 27998 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmek suretiyle, davalı ...  ile aralarında akdedilen  Ankara 35. Noterliği'nin 17/12/2020 tarih ve 29092 yevmiye numaralı limited şirket hisse devrine konu payların, davacı adına tescilinin şirket müdürü tarafından yapılmasının talep edildiği, davacının ihtarının sonuçsuz kalması üzere eldeki davanın açıldığı görülmüştür.<br>\tDavacı tarafça, dava tarihi itibariyle davalı şirketin tek ortağı olan davalı ...'in şirketteki 65 adet hisseden 25 adedini noterde akdedilen hisse devir sözleşmesi ile kendisine devrettiğini, hisse devrinin ortaklar genel kurulunca kabul edilmek suretiyle limited şirket pay defterine kaydının yapılmadığını, ilan işlemlerinin gerçekleştirilmediğini iddia ederek şirket hisselerinin ticaret odasına bildirilip adına tescilini talep ettiği, davalı tarafça savunma yapılmadığı,  Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br>\tTaraflar arasında davalı şirketin  27/09/2021 tarih ve 2021/02 sayılı genel kurul  kararı ile onaylanan hisse devri sonrasında davalı şirketin tek ortağı olan davalı ...'in  şirketteki  65 adet hisseden 25 adedini  davacıya noterde akdedilen hisse devir sözleşmesi ile devrettiği, pay devrinin genel kurul tarafından onaylanmadığı ve davacı tarafça 10/11/2021 tarihinde aynı zamanda şirket müdürü olan davalı  ...'e 6102 sayılı TTK 598 maddesi uyarınca tescilin sağlamasını teminen gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığı, davacının pay defterinin tescil ve ilan edilmediği  hususlarında bir uyuşmazlık  bulunmamaktadır.<br>\tDavalı ... vekilinin istinaf başvurusu kapsamında uyuşmazlık, davacı ile  davalı ...  arasında akdedilen pay devir sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan devraldığı payların ticaret siciline tescilini  talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı görülmüştür.<br>\tDavacı ile davalı ...  arasında akdedilen hisse devir sözleşmesi tarihi itibariyle yürürlükte bulunan \t6102 sayılı TTK'nun 595. maddesi;  \"(1)Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2)Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş ise esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. (3)Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. (4)Şirket sözleşmesi ile sermaye payının devri yasaklanabilir. (5)Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır. (6)Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. (7)Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır.\" hükmünü içermektedir.<br>\tAnılan hüküm uyarınca, pay devrinin geçerli olarak yapıldığının kabulü için noterde devire ilişkin işlem yapılması, devir işleminin şirkete bildirilmesi, ortaklar genel kurulu tarafından devire onay verilmesi ile devir şirket yönünden tamamlanmış olmakta, devir işlemi ticaret sicile tescil edilmekle de üçüncü  kişiler yönünden aleni hale gelmektedir.<br>\tDavacı tarafından davalı şirkete 10/11/2021 tarihli ihtarname gönderilerek devrin tescil ve kayıt işlemlerinin ivedi olarak yapılmasının ihtar edildiği, anılan ihtar üzerine pay devrini tamamlayan işlemlerin yapılmaması üzerine eldeki davanın açıldığı ve yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere, talep tarihi itibariyle davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarından 100 adet hissenin tamamının davalı ...'e ait olduğu, davacıya hisseyi devreden davalının, davalı şirketin yetkilisi bulunduğu görülmüştür.<br>\tBu bağlamda somut olay irdelendiğinde; her ne kadar 6102 sayılı TTK'nun 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlanmış ise de, taraflar arasındaki pay devrinin noterde yapıldığı, şirket iki ortaklı olup ortaklar hisse devri konusunda anlaştığından noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerekeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15701/2015 tarih, 2014/14676 E, 2015/409 K sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu, ayrıca 6102 sayılı TTK'nun 595. maddesinde 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesinden farklı olarak pay defterine kayıt şartının aranmadığı, davalı tarafın devir işleminden vazgeçildiğine veya devir bedelinin davacı tarafça ödenmediğine  ilişkin noter evrakına eşdeğer bir belge sunmadığı görülmüştür.<br>\tHal böyle olunca ilk derece mahkemesince,  talep ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin tek ortağı ve yetkili temsilcisi olan davalı ...'in, noterden davacıya devrettiği paylara ilişkin tescil isteminden kaçınmasının ve  davacının pay devrinin tescili talebin davalı tarafça reddedilmesinin TMK'nun 2. maddesine aykırı bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\t\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40‬ TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  ‬ 543,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça istinaf aşamasında  yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2025<br><br>Başkan- ...      Üye - ...                         Üye - ...                    Zabıt Katibi -...<br>...       ...   ...    ...<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"374b4261b9ee82244ce8c3c357330fdf","SID":"86a7e2fb80a6d631"}}